{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1399 <br>KARAR NO\t: 2025/1533<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/117 E.  -  2023/11 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/01/2023 tarih ve 2022/117 E. - 2023/11 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkili şirketin “...” ibareli tanınmış markalarının WIPO nezdinde de tescil edildiğini, davalı tarafın 2020/143269 numaralı “...” ibareli marka başvurusuna <br>müvekkili şirketin “...” ibareli markaları gerekçe gösterilerek yapılan itirazın <br>Markalar Dairesi Başkanlığı ve YİDK tarafından, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, <br>müvekkili şirketin “...” ibareli markalarının ülkemizde ve yurt dışında <br>birçok ülkede marka tescili ile korunduğunu, yedi kıtaya ihraç edildiğini,  çok uzun süreden beri piyasada olması nedeniyle ayırt ediciliği <br>yüksek bir marka niteliğini kazandığını, dava konusu “...” markasının tesciline izin verilmesi halinde bunun <br>müvekkilinin markasının sulandırılmasına sebebiyet vereceğini, benzerlik değerlendirilmesi yapılırken  <br>SMK’nın 6/1 maddesinden ziyade 6/5 maddesinin dikkate alınması gerektiğini, <br>müvekkili markasının tanınmışlık düzeyinin markaların benzerliğini arttırdığını, <br>dava konusu marka ile müvekkili şirketin “...” ibareli markalarının aynı sınıfta yer alan <br>mal ve hizmetleri kapsadığını ve ortalama tüketicinin iş bu dava konusu marka ile müvekkili <br>markalarını benzer olarak algılayacağını, başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nin  31/01/2022 tarih, 2022-M-753 sayılı kararının 5.sınıfta yer alan ''tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insanlar ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı müstahzarlar, bebek mamaları'' yönünden iptali ile markanın tescil edilmiş olması halinde anılan mallar yönündün hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.  <br><br>Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı şahıs vekili,  <br>davacının “...” markasının ayırt ediciliği düşük bir ibare olması nedeniyle 3.kişiler <br>tarafından bu ibareye bazı ekler eklenerek kullanılmasının mümkün olduğunu, davacının buna katlanmasının gerektiğini, <br>taraf markalarının biçim, renk, düzenleme tarzları itibariyle ortalama tüketicileri iltibasa <br>düşürecek derecede benzer olmadığını, <br>“...” ibaresinin davacıya <br>özgülendiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının “...” ibareli markasının katı gıdaya ve daha çok “bisküvi” ürününe özgülendiğini, ... markasının ise zayıflamaya yardımcı bitki çayları ürünlerinde <br>kullanıldığını, <br>tarafların yaptıkları işin ve ürettikleri ürünlerin tamamen farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,  davalının  \"... \" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"... \"  ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki  iltibasın oluşmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen  markadan \" haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği \" hususlarının kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şahsa ait marka başvurusu ile müvekkiline ait markalar arasında ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, davaya konu markaların hitap ettiği tüketici kitlesinin dikkat düzeyinin düşük olduğunu, bu durumun markaların karıştırılma ihtimalini arttırdığını, müvekkilinin \"...\" ibareli markalarının tanınmışlığının da iltibas tehlikesini güçlendirdiğini, 6769 <br>sayılı SMK'nın 6/5.maddesi şartlarının gerçekleşmediğinin kabul edilemeyeceğini,  müvekkilinin markalarının asli unsuru olan \"...\" ibaresine dava konusu markada doğrudan yer verildiğini, davalı markasındaki minimal farklılıkların markalar arasında ayırt edicilik sağlayacak vasıf ve yeterlilikte bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t:Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tHer ne kadar dava dilekçesinde davalı olarak \"...\" gösterilmiş ve yargılama davalı \"...\" aleyhine yürütülüp sonuçlandırılmış ise de, dava konusu 2020/143269 sayılı markanın başvuru sahibinin \"...\" olduğu, ilk derece mahkemesince anılan davalıya gönderilen davetiyelerin bizzat, annesi ... ve anneannesi ...'e tebliğ edildiği, bu isimlerin, incelenen nüfus kayıtlarına göre ...'nın anne ve anneanne isimleri ile uyumlu olduğu, yine bizzat ... tarafından dava dosyasına cevap dilekçesi ile ihtiyati tedbire itiraz dilekçesi sunulduğu, bu dilekçelerde belirttiği adresin de yargılama sırasında ...'na davetiye tebliğ edilen adres olduğu, bu durumda davalı safında maddi hata sonucu gösterilen ...'nın gerçekte ... olduğu, davalı adının nüfus kayıtlarına ve dosya kapsamına uygun olarak değişirilmesinin taraf değişikliğine neden olmayacağı anlaşıldığından, karar başlığında davalı gerçek kişinin adı \"...\" olarak düzeltilmiştir.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı konusu \"...\" ibareli başvuru ile davacının \"...\" esas unsurlu markaları  arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak 6769 sayılı kanun 6/1 anlamında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, Yargıtay 11. HD.'nin \"... \" ibaresini davacının markları ile benzer bulmayan 18.01.2024 tarih ve 2022/4053 E- 2024/438 K sayılı, \"...\" ibaresini davacı markaları ile benzer bulmayan 26.10.2020 tarih ve 2020/616 E.- 2020/4442 K. sayılı, \"...\" ibaresini davacı markaları ile benzer bulmayan 12.10.2020 tarih ve 2020/119 E.- 2020/3987 K. sayılı, \"...\" ibaresini davacı markaları ile benzer bulmayan 10.04.2018 tarih ve 2016/7123 E.- 2018/2557 K. sayılı, \"...\" ibaresini davacı markaları ile benzer bulmayan 04.11.2019 tarih ve 2019/141 E.- 2019/6786 K. sayılı ilamlarının da bu yönde olduğu, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2025<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"18b3d7d071a3d15d","SID":"4548e716cfdec980"}}