{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İZMİR <br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t  <br>ESAS NO\t: 2023/939 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/796<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br>DAVA TARİHİ\t: 20/11/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 18/09/2025<br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili mahkememiz 2023/905 esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkilleri ...'ın 05.07.2012 tarihli ve 8105 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ndeki ilan ile davalı ...'nin (1) hissesini dava dışı...'tan 25,00 TL karşılığı devraldığını,...ın, 05.07.2012 tarihli ve 8105 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ndeki ilan ile (1) hissesini dava dışı...an 25,00 TL karşılığı devraldığını, ...ın, 05.07.2012 tarihli ve 8105 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ndeki ilan ile (1) hissesini dava dışı ... devraldığını, ...ın, 05.07.2012 tarihli ve 8105 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ndeki ilan ile (1) hissesini dava dışı ...an 25,00 TL karşılığı devraldığını, ...'ın, 05.07.2012 tarihli ve 8105 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ndeki ilan ile (1) hissesini dava dışı ...'tan 25,00 TL karşılığı devraldığını, ...n, 18.04.2012 tarihli ve 8051 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ndeki ilan ile (80) hissesini dava dışı ...'ndan 2.000,00 TL karşılığı devraldığını, 10.03.2014 tarihli ve 8524 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ndeki son ilana göre davalı şirketin müvekkilleri dışında 24 ortağının daha bulunduğunu, müvekkillerinin yaklaşık son on yıldır şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaklardan ve şirket yetkilisinden bilgi alamadıkları gibi yıllardır şirketin kar dağıtımı yapılmadığını, şirketin bilançolarının müvekkillerine gösterilmediğini, müvekkillerinin davalı şirketin ticaret sicilde kayıtlı olan adresine gittiğinde adreste bulunmadığını tespit ettiğini, müvekkillerinin 292 hisse ile çoğunluk paya sahip olan ortağa ve 1'er hisseye sahip diğer ortaklara da ulaşamadığını, yine vergi dairesi kayıtlarında da davalı şirketin inaktif olduğunun müvekkilleri tarafından öğrenildiğini, müvekkilleri ile diğer ortak arasındaki güven ilişkisi sona erdiği gibi müvekkilleri ile şirketin diğer ortak ve yetkilisi arasındaki iletişimin kopması nedeniyle yaklaşık son 10 yıldır genel kurul ve yönetim kurulu toplantılarının yapılmadığını, müvekkillerinin şirketin mali durumu hakkında bilgi alamadığını, müvekkillerine kâr payı da ödenmediğini belirtilerek müvekkili ...ın (80) hisse; ...'ın (1) hisse;...n (1) hisse; ...ın (1) hisse ve ...'ın (1) hisse ile ortak oldukları davalı şirket ortaklığından ayrılmasına / çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Mahkememiz... Esas sayılı dosyası 23/11/2023 tarihli tensip tutanağı ile davacıların her biri yönünden harç ikmaline karar verilmiş, harçlar yatırılmış, 30/11/2023 tarihli tensip tutanağı ile davacılar yönünden harç ikmali sonrası davacı ...'ın davasının tefrik edilerek... Esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır.<br>Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, bilirkişi görüşüne başvurulmuştur.<br>SMMM bilirkişi Celalettin İşcan mahkememize sunduğu 19/02/2025 tarihli raporunda; davacıların çıkma payı alacağının olmadığını, sahip olunan her bir pay için 102,74-TL borç stoğunun olduğu sonuç ve kanaatini bildirmiştir.<br>Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ...Tekstil Nakliye ve Turizm İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. aleyhine açılan, TTK'nun 636. Md. uyarınca haklı nedenle tasfiyesiz olarak feshine karar verilmesi talebine ilişkin dava olduğu, davanın 04/12/2023 tarihinde açıldığı  ve derdest olduğu anlaşılmıştır.<br>Somut olayda, Mahkememiz... Esas sayılı dosyası ile İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde, her iki davanın da davalısının aynı şirket olduğu, eldeki davada ortaklıktan çıkma/ayrılma isteği, ... Esas sayılı davada ise davalı şirkete karşı açılmış TTK 636.md uyarınca haklı nedenle feshine karar verilmesi talepli dava olduğu, her iki davanın birlikte görülmesi gerekli ve zorunlu olduğu, her ne kadar mahkememiz ... Esas sayılı dosyası açılış tarihi iş bu davadan sonra olsa da, şirketin fesih ve tasfiye davasının ana dava olduğu ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu, bu nedenle her iki dava dosyası arasında bağlantı bulunduğu, her iki dosyanın birlikte görülmesinin usul ekonomisi yönünden de uygun olduğu anlaşılmakla Mahkememizin iş bu dosyasının, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamaya birleşen dosya üzerinden devam edilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere;<br>1- Mahkememizdeki bu dava ile İzmir...ATM'nin... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat nedeni ile ve usul ekonomisi gereği HMK 166. maddesi gereği DAVANIN BİRLEŞTİRİLMESİNE,<br>2- Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılarak yargılamaya birleştirilen dava dosyası olan  İzmir... ATM'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına,<br>3- Birleştirme kararı nihai bir karar olmadığından yargılama giderlerinin birleştirilen dosya üzerinden karara bağlanmasına,<br> Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 166/1 Maddesi  ve 168. Maddesi göz önüne alınarak bu aşamada kesin olmak üzere nihai karar ile birlikte istinaf yargı yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi.18/09/2025<br><br>Başkan ...<br> E-imza<br>Üye ...<br> (Muhalif)<br>Üye ...<br>E-imza <br>Katip ...<br>E-imza <br><br>Muhalefet Şerhi: <br><br>Mahkemenin yukarıda belirtilen esasına kayıtlı davacılar ..., ..., ... tarafından ... Tekstil ... Ltd. Şti. aleyhine açılan 6102 sayılı TTK m.638/2 bağlamında ortaklıktan çıkma davasında yapılan yargılama sonucu hatalı olarak davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığından bahisle davanın ayrılmasına karar verilmiş; her bir davacı için davanın ayrı bir esasa kaydı yapılmış, bu suretle yargılamaya devam olunmuştur.<br>Yine hatalı olarak davacıların açmış olduğu limited şirketten çıkma davasının heyetçe görülecek dava ve işlerden olduğundan bahisle ayrılan dosyaların mahkeme heyetine tevdiine karar verilmiş, bu suretle yargılamaya heyetçe devam olunmuştur.<br>Çıkma davasına ilişkin yargılama devam ederken bu kez davalı limited şirketin bir başka ortağı tarafından şirketin haklı sebeple feshi için TTK m.636/3 kapsamında dava açılmış, bu dava, mahkemenin 2023/949 esasına kaydedilmiş ve yargılamaya devam edilmiştir.<br> 6100 sayılı Kanun'un \"İhtiyari dava arkadaşlığı\" başlığını taşıyan 57. maddesinde; “Birden çok kişi, aşağıdaki hâllerde birlikte dava açabilecekleri gibi aleyhlerine de birlikte dava açılabilir:<br>a)Davacılar veya davalılar arasında dava konusu olan hak veya borcun, elbirliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması,<br>b)Ortak bir işlemle hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri, <br>c)Davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması”, yine \" İhtiyari dava arkadaşlarının davadaki durumu\" başlığını taşıyan 58 inci maddesinde ise; \"İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır. Dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder.\" hükmü yer almaktadır.<br>Bu durumda, maddede açıkça sayılan dava konusu hak ve borcun ortak olması, birden fazla kişinin ortak bir işlem (örneğin sözleşme) ile borç altına girmiş olması, davanın birden fazla kişi hakkında aynı (veya benzer) sebepten doğmuş olması hâllerinde birden çok kimsenin birlikte dava açması olanaklı olduğu gibi, birlikte aleyhlerine de dava açılabilir. Maddede sayılan bu hâller dışında ihtiyari dava arkadaşlığından söz etmek mümkün değildir.<br>Birlikte dava açma hakkına sahip olanlar davalarını birlikte açmak zorunda değildirler. Bu kişilerden her biri ayrı ayrı dava açabilecekleri gibi, dilerlerse (isterlerse) birlikte de dava açabilirler. İşte bu son hâlde, davacılar arasında dava arkadaşlığı doğar; fakat bu, ihtiyari  (isteğe bağlı) bir dava arkadaşlığıdır (Yargıtay HGK 16.04.2025 tarih, 2023/1-851 Esas, 2025/238 Karar sayılı kararı).<br>İhtiyari dava arkadaşlığında, dava arkadaşı sayısı kadar dava vardır; bu davalar, (mahkemece) birlikte görülür. Bu ise, zaman, emek ve masraftan tasarruf sağlar, tahkikat ve yargılamayı kolaylaştırır ve basitleştirir ve nihayet çelişik hükümler verilmesini önler  (Baki Kuru, Medenî Usul Hukuku El Kitabı, C.1, 2. Baskı, Ankara 2021, s. 956).<br>6102 sayılı TTK'nın 638. maddesi gereğince açılan limited şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkin olan işbu davayı ortak, haklı sebeplerin varlığı halinde açabilir. Bilindiği üzere limited şirketlerde, şirket ortaklığından çıkma için haklı sebep teşkil edecek nedenlerin hangi haller olduğu hususu Türk Ticaret Kanununda sayılmamıştır. Buna göre; haklı nedenler somut olayın özelliğine göre ortaya konulup değerlendirilmek durumundadır. Taraflar arasındaki anlaşmazlıkların niteliği, şirket ortağının ortak sıfatının devamında yarar kalmaması gibi haller, limited şirket ortaklığından çıkma gerekçesi olarak gösterilebilecektir (Samsun BAM 3. HD 12.09.2023 tarih, 2023/297 Esas, 2023/1289 Karar sayılı kararı).<br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, aynı hukuki sebebe dayanarak ortaklıktan çıkma talebinde bulunan davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması (Kayseri BAM 6. HD  28/12/2022 tarih, 2022/2815 Esas, 2022/2816 Karar) göz ardı edilerek davaların ayrılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Yine hatalı olarak davacıların açmış olduğu limited şirketten çıkma davasının heyetçe görülecek dava ve işlerden olduğundan bahisle ayrılan dosyaların mahkeme heyetine tevdiine karar verilmiş, bu suretle yargılamaya heyetçe devam olunmuştur.<br>18/6/2014 tarih ve 6545 sayılı yasa ile değişik 5235 sayılı yasanın m.5/3'te asliye ticaret mahkemelerinin heyetçe çalışma prensipleri düzenlenmiş olup, hangi dava ve işlerin heyetçe yürütülüp sonuçlandırılacağı sınırlı sayıda ifade edilmiştir. Bu fıkrada belirtilen dava ve işler dışında kalan uyuşmazlıklar, mahkeme hakimlerinden biri tarafından görülür ve karara bağlanır.<br>Söz konusu fıkrada şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan genel kurul kararlarının iptali ve butlanına ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak sorumluluk davalarına, organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, fesih, infisah ve tasfiyeye yönelik davalara ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır. Limited şirkette çıkma, çıkmaya katılma ve çıkarılma davaları bu fıkrada sayılan dava ve işlerden olmayıp, mahkeme hakimince davacıların açtığı ortaklıktan çıkma davalarının heyete tevdii doğru olmayıp, bu husus, tabii hakim ilkesine de aykırılık oluşturmuştur. Bu nedenle dosyanın ilgili hakime tevdii ile yargılamaya ilgili hakim tarafından devam edilip sonuçlandırılması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun oy ve görüşüyle alınan kararlara katılmıyorum.<br>6100 sayılı Kanun'un \"Davaların birleştirilmesi\"  başlığını taşıyan 166. Maddesinde; \"(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.<br>(2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.<br>(3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir.<br>(4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.<br>(5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.\" hükmü yer almaktadır.<br>Buna yasa hükmüne göre davaların birleştirilmesi için aralarında bağlantı var sayılmalı ve daha sonra açılan dava, daha önce açılan dava dosyası ile birleştirilmelidir.<br>Aralarında bağlantı bulunan davaların tahkikat aşamasının birlikte yürütülmesi aynı işlemlerin farklı davalar bakımından tekraren yapılmasını önleyeceği için hem davaların kısa sürede ve daha az masrafla sona ermesini sağlar hem de mahkemelerin birbiriyle çelişen kararlar vermesine engel olur (Ali Cem BUDAK, Varol KARAASLAN, Medenî Usul Hukuku, 5. Baskı, İstanbul 2021, s. 247).<br>Maddenin birinci fıkrasında  \"ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir\" ifadesinden anlaşılması gereken zaman itibariyle önce açılan davada birleştirilebilir şeklinde olmalıdır. İşbu dosyasının 20/11/2023 tarihinde açıldığı, birleştirme kararı verilen mahkemenin ... Esas sayılı dosyasının ise 04/12/2023 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, HMK 166.maddesi gereği davaların birlikte görülmesi yönünden verilecek birleştirme kararının ilk açılan...Esas sayılı dosyasına olması, birleştirme kararı verilecek ise bunun ilk açılan dava dosyası üzerinden değil sonra açılan dava dosyası üzerinden değerlendirilmesi gerektiği düşüncesi ile, davaların birleştirilmesi yönündeki sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.<br><br>\t\t\t\t\tÜye ...<br>\t\t\t\t\t E-imza<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dc64b2c95ac57d1a","SID":"9afb53dee82cb0ac"}}