{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2023/220 Esas 2025/947  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/220 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/947<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE  TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:16/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/233 Esas 2022/596<br> Karar <br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 30/03/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 18/09/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 18/09/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibine itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;  müvekkillerine usulüne uygun şekilde hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmediğini, müvekkillerinin iddia edilen borçtan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilli ...'un kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, kefalet tutarı 700.000,00 TL olarak gösterildiğinden kefalet tutarını aşacak şekilde sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, talep edilen temerrüt faizi oranının fahiş olduğunu, talep edilen faiz miktarının hangi tarihler itibari ile hangi oranlar üzerinden hesaplandığının belirtilmediğini bildirerek davanın reddini, kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacı banka ile davalı şirket arasında 31/01/2019 tarihli 700.000,00 TL limitli kredi çerçeve sözleşmesi düzenlendiği, davalı ...'un 700.000,00 TL limitle müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığı, sözleşmenin 4.2. maddesi uyarınca davacı bankanın muacceliyetinin oluştuğu 2021 Kasım ayı itibariyle ticari kredilere fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranının %21,00 olup, bu orana göre temerrüt faiz oranının %50 fazlası %31,50 olduğu, davacı banka tarafından davalı borçlu şirkete ve davalı kefile keşide edilen ihtarname ile miktar da belirtilerek 3 gün içerisinde ödenmesinin istenildiği, davalı asıl borçlu şirket ile davalı kefile 25/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği, 3 günlük sürenin eklenmesiyle temerrütün 29/12/2020 tarihinde oluştuğu, davalı kefil ...'un davalı asıl borçlu şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, Yargıtay uygulamaları da nazara alınarak fiilen uygulanan faiz oranının esas alınması gerektiği, bilirkişi raporunun sözleşme hükümleri ve dosya kapsamı itibariyle yerinde olduğu, alacağın likit bulunduğu, davacı tarafça kötü niyetle takibe geçildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takip dosyasında itirazının 687.760,87 TL asıl alacak, 226.875,11 TL işlemiş faiz, 11.343,75 TL BSMV ve 10,80 TL masraf olmak üzere toplam 925.990,53 TL için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %31,50 oranında faiz ve faize %5 oranında BSMV işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan meblağın %20'si oranında hesaplanan 185.198,11 TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalıların tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hesap kat ihtarı tarihinde davacının alacağından daha az bir miktarı talep etmesinin fazlalık kısımdan vazgeçtiği ve fazla miktarın daha sonra talep edilmeyeceği  anlamına  gelmeyeceğini, eksik istemenin maddi yaptırımının sadece faizin başlangıç tarihi ile ilgili olduğunu, alacağın aslını sona erdirme durumunun söz konusu olmadığını, hesap kat ihtarı tarihinde doğmuş ancak kat ihtarında talep edilmemiş   6.564,79 TL ve  615,72 TL alacakların takip tarihi itibarı ile asıl alacağa eklenerek hesaplama yapılması gerektiğini, bu yönü ile bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, temerrüt faiz oranı açısından yapılan değerlendirmenin de yerinde olmadığını, takip tarihi itibarı ile banka tarafından takibe düşen kredi borçlara uygulanan temerrüt faizinin %42 olduğunu, davalılar hakkında başlatılan icra takibinde de %42 temerrüt faizi talep edildiğini, temerrüt faiz oranının hatalı belirlenmesi sebebiyle işlemiş faiz miktarı bakımından 76.501,15 TL eksik tespit yapıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tAnkara 4. İcra Müdürlüğünün 2022/525 sayılı icra takip dosyası sureti, genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarı, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 10/10/2022 tarihli rapor, banka hesap ekstreleri dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tDava konusu Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2022/525 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine toplam 1.008.315,46 TL nakit alacağın tahsili istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara 17/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği, 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde davalıların 17/01/2022 tarihinde borca itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 30/03/2022 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.<br>\tDavacı banka ile davalı şirket arasında 31/01/2019 tarihli 700.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalının anılan sözleşmede aynı limit ile müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığı, davalı ...'un diğer davalı asıl borçlu şirketin ortağı olduğu, kefaletin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun bulunduğu dosya içeriğiyle sabittir. <br>\tDavacı tarafından davalılara gönderilen ve toplam 685.282,43 TL nakdi borcun 3 gün içinde ödenmesi ihtarını içerir 23/12/2020 tarihli hesap kat ihtarnamesinin davalılara 25/12/2020 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. <br>\tYargılama aşamasında alınan ve banka kayıtları üzerine yerinde yapılan inceleme ile hazırlanan bilirkişi raporunda, davalıların 29/12/2020 tarihinde temerrüte düştükleri, kat tarihindeki asıl alacak miktarı hesap kat ihtarında yer alan miktardan fazla ise de, kat ihtarındaki taleple bağlı kalınarak hesaplama yapıldığı, davalıların temerrüt tarihinde davacının aynı türdeki kredilere fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranının yıllık %21 olduğu, sözleşme gereği %50 fazlası olan %31,50 oranının temerrüt faiz oranı olarak esas alınacağı, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan 687.760,87 TL asıl alacak, 226.875,11 TL işlemiş faiz, 11.343,75 TL BSMV ve 10,80 TL masraf olmak üzere toplam 925.990,53 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.<br>\tDavacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazlarının haksız olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bankacı bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınarak yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.\t<br>\tTaraflar arasında davacıyla davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde diğer davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlattığı, davalıların icra takibine itiraz ettikleri hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davalıların icra takibine itirazlarının haksız olup olmadığı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davacı tarafından davalı asıl borçlu şirket ve davalı kefile gönderilen ihtarname ile 3 gün atıfet süresi tanınmış olup, anılan ihtarname davalılara aynı tarihte tebliğ edilmiştir. Verilen atıfet süresi sona erdikten sonra davacı tarafından davalılar aleyhine işbu dava konusu icra takibi başlatılmıştır. Takip tarihi itibarıyla davalı kefil yönünden TBK'nun 586. maddesinde düzenlenen takip koşulu oluşmuştur. <br>\tDava konusu icra takibinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren %42 oranında temerrüt faizi uygulanması talep edilmiştir. Mahkemece ise, hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren %31,50 oranında faiz işletilmesine karar verilmiştir. <br>\tTaraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin müşterinin borçlar tamamen ödeninceye kadar yükümlülükleri ve temerrüt hükümleri başlıklı 4.2 maddesinde, müşterinin temerrütün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için banka tarafından TCMB'ye bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %50 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul ettiği hükme bağlanmıştır. <br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2023 tarih 2022/3534 Esas 2023/7327 Karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerekmektedir. <br>\tBilirkişi raporunda banka kayıtları üzerine yerinde yapılan incelemede, temerrüt tarihi itibarıyla davacı bankanın aynı türdeki kredilere fiilen uyguladığı faiz oranının yıllık %21 olduğu tespit edilmiştir. İspat yükü kendisinde olan davacı tarafından davalı yanın temerrüt tarihinde fiilen daha yüksek oranda akdi faiz uygulandığına ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge de sunulmamıştır. Davacının davalı yanın temerrüt tarihinde uyguladığı en yüksek kredi akdi faiz oranına %50 ilavesiyle kredi alacağı yönünden %31,50 oranının uygulanması gereken temerrüt faiz oranı olduğu anlaşılmıştır.   <br>\tHal böyle olunca mahkemece, davacı yanın temerrüt tarihinde benzer kredilere fiilen uyguladığı faiz oranının daha yüksek olduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile davacı bankanın davalıların temerrüt tarihinde fiilen uyguladığı tespit edilen en yüksek faiz oranı esas alınarak bu oran üzerinden sözleşme hükümleri gözetilerek temerrüt faiz oranının tespit edilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tÖte yandan, davacı banka kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı şirketin kredi hesabını kat ettikten sonra davalı borçlulara gönderdiği hesap kat ihtarnamesinde kat tarihi itibarıyla davalılardan alacaklı olduğu nakit alacak miktarını tespit etmiştir. Anılan hesap kat ihtarı ekinde yer alan hesap özetinde de kalemler halinde kredi numaraları da belirtilmek suretiyle ana para, gecikme faizi, BSMV miktarı belirtilerek toplam alacak miktarı hesap kat ihtarında yer alan miktarla uyumlu olacak şekilde gösterilmiştir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda da kat tarihi itibarıyla davacı bankanın alacaklı olduğu anapara miktarı hesaplanırken, hesap kat ihtarı ekinde yer alan hesap özetindeki K9000387 hesap numaralı kredi için 532.469,11 TL, K9000388 hesap numaralı kredi için 49.913,07 TL bakiye anapara miktarları aynı miktar ise de, kat tarihine kadar işlemiş akdi faiz, işlemiş gecikme faizi ve BSMV miktarları kat ihtarı ekindeki hesap özetinde yer alan miktarlardan daha fazla hesaplanarak ana para ile kapitalize edildiğinde hesap kat ihtarında yer alan kapitalize edilmiş anapara miktarından daha fazla miktarda anapara hesaplanmıştır. Anılan hesaplama yapıldıktan sonra bilirkişi hesap kat ihtarındaki kapitalize edilmiş anaparaya ilişkin talebin aşılamayacağı gerekçesiyle hesap kat ihtarındaki kapitalize edilmiş anapara miktarını esas almıştır. Yapılan hesaplama ile kat ihtarı ekinde yer alan hesap özetindeki kapitalize edilmemiş anapara miktarları aynıdır.    <br>\tBu durumda, mahkemece bankacı bilirkişinin banka kayıtları üzerinde yaptığı inceleme sonucu hesap kat tarihinde davacının davalılardan alacaklı olduğu kapitalize edilmiş anapara miktarı daha yüksek hesaplanmış ise de, kat ihtarında yer alan kapitalize edilmiş anapara alacağına ilişkin davacının talebiyle bağlı olduğu, hesap kat ihtarı ekinde yer alan hesap özetindeki davacı bankanın hesap kat tarihi itibarıyla davalılardan ödenmesini talep ettiği kapitalize edilmemiş anapara miktarları ile bilirkişi hesabındaki kapitalize edilmemiş anapara miktarlarının da aynı miktar olduğu gözetilerek hesaplama yapmasının usul ve yasaya uygun bulunduğu, hesap kat ihtarında yer alan hesap kat tarihindeki kapitalize edilmiş anapara alacak miktarına ilişkin talebin aşılamayacağı gözetilerek hüküm kurulması isabetlidir.  <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne yönelik kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 435,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/09/2025<br><br>Başkan -              Üye -                    Üye -                 Zabıt Katibi -<br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"20befe97d5719bd9","SID":"ac81c838165e8157"}}