{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/2363 <br>KARAR NO: 2025/2283<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 07/08/2025<br>NUMARASI: 2025/586 Esas<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali   <br>KARAR TARİHİ: 24/09/2025  \t<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu tarafından kaçak elektrik kullanımı yapıldığını, borçlu tarafça yapılan kaçak kullanımlar ile ilgili müvekkili kurumca kaçak elektrik tespit tutanağı/tutanakları tanzim edildiğini ve bu tutanağa/tutanaklara istinadenfaturalar düzenlendiğini, son ödeme tarihinde bahsi geçen faturaların borçlu tarafça ödenmemesi üzerine Müvekkili şirketçe İstanbul 9. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, borçlu tarafça icra takibine konu ödeme emirlerine haksız ve dayanaksız şekilde itiraz edildiğini, davalının icra takibine haksız ve dayanaksız itirazı üzerine takip durduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; dava konusu asıl alacak bakımından duruşma ve tebligat yapılmaksızın, davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği öncelikle teminatsız ya da Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulması karar verilmesini talep ettiği görüldü. İlk derece mahkemesince; \"davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine, \" kararı verilmiştir.Söz konusu kararı davacı  vekili istinaf etmiştir. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında \"Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir\" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dava tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı ise 40.000,00 TL 'dir.Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından istinaf edilen davanın değeri  9.201,69 TL olup, dava tarihinde davacı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, davacı istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi  gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı istinaf dilekçesinin, HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca karar kesinlik sınırı altında kaldığından reddine,Harç alınmadığından harç konusunda karar verilmesine yer olmadığına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/09/2025     </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"408f5e04746b556f","SID":"2211d9d0c1af9056"}}