{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/987 <br>KARAR NO\t: 2025/823<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 21/07/2025<br>NUMARASI\t: ....... Esas <br>İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>KARŞI TARAF<br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 03/06/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 24/09/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/09/2025<br><br>Taraflar arasında görülmekte olan davada ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karara karşı talepte bulunan davacı vekilince  istinaf kanun yoluna başvurulmuş  olmakla, dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : <br>A) TALEP:<br>Davacı vekili 03/06/2025 tarihinde sunduğu dava dilekçesinde; Müvekkili ............... (“Politeknik”) alüminyum yüzey işlem kimyasallarını kendi tesislerinde üretip müşterilerin hizmetine sunan, dünyadaki az sayıdaki firmadan biri ve ülkemizdeki ilk ve tek firma olduğunu, kurulduğu 1985 yılından beri, uluslararası ölçekte sektörün en güvenilir ve saygın firmaları arasında yer aldığını, ..... 3000 m2'lik alanda kurulu tesislerinde yılda yaklaşık 7500 ton alüminyum yüzey işlem kimyasalı üretip bunun %40'nı, 20'yi aşkın ülkeye ihraç etmekte olduğunu, ülkemize bu şekilde ciddi boyutta döviz girişini sağladığını,  Politeknik halka açık bir anonim şirket olup, yıldız pazarda payları işlem gördüğünü, müvekkili tarafından, “........ Başlangıç Destek Programı” kapsamında, kalay üretimi gerçekleştirmek üzere bir proje geliştirildiğini, Proje numarası 7120826 olup, proje adı “Membran kullanılarak elektro kimyasal yöntemle kalay anotlardan kalay sülfat konsantresi üretiminin sürekli hale getirildiğini, bu proje, geleneksel modellerden tamamen farklılık arz etmekte olup tüm dünya çapında kullanılan düzenekten farklı bir proje olarak tasarlanmış, düzenek kurulmuş ve üretime başlandığını, söz konusu makinelerin, ....desteği ve bünyesinde gerçekleştirilen bir proje niteliğini haiz olması nedeniyle tüm hakları müvekkili  Politeknik'e ait olduğunu, davalının %10 ortağı dava dışı ... ..... 16 yıl 8 ay süreyle müvekkilinin bünyesinde personel olarak çalıştığını, daha sonra müvekkili firmadan ayrılarak davalı şirkette faaliyet göstermeye başladığını, müvekkilinin söz konusu proje kapsamında geliştirilen makinelerin aynısına ilişkin düzeneğin ... ..... tarafından .......'nde kurulduğu ve kullanıma başlandığı bilgisine ulaştığını, ... ...., Politeknik'e ait ticari formülü davalı şirkete taşıdığını, davalı şirketin de dürüstlük kuralına ve hukuka aykırı şekilde elde ettiği bu bilgilerden yararlanarak ticari kazanç sağlamaya başladığını ileri sürerek, davalının TTK'de yer alan hükümlere aykırı davranışları nedeniyle haksız rekabet hâlen devam ettiğinden bu eylemlerinin derhal durdurulması anacıyla HMK'nin 390/3. Maddesi gereği haksız rekabete yol açan makinelerin mühürlenmesine ya da mahkemenin tayin edeceği bir yere taşınması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama sonunda davanın kabulü ile haksız rekabete yol açan makinelerin imhasına, MK 107. Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ve tasilde tekerrür olmamak kaydı ile şimdilik 500.000 TL tazminatın ihlal tarihinden itibaren işleyecel faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>B) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/07/2025 tarih ve ..../.... Esas sayılı kararı ile; <br>\"İİK.nun ihtiyati hacizi düzenleyen 257. Maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği hükme bağlanmış olup anılan hüküm rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş (muaccel hale gelmiş) para alacağına ilişkindir. Aynı yasanın 257/2. Maddesinde ise henüz vadesi gelmemiş (muaccel hale gelmemiş) alacak talepleri hakkında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi koşulları belirlenmiş ve bu durumlarda ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin bulunmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar yada bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması hallerinin gerçekleşmesi aranmıştır. <br> İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun onuncu kısım birinci bölümde geçici hukuki korumalar üst başlığı ile, ihtiyati tedbirin şartları ise 389. maddede düzenlenmiştir. Maddede, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakınca yahut ciddi bir zarar doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği belirtilmiştir.<br>Tüm dosya kapsamına göre; dosya içerisinde yer alan evraklar incelendiğinde söz konusu  talebin yargılama ile netlik kazanacağı kanaati oluşmakla İİK'nun 257. maddesi uyarınca yaklaşık ispat koşulu dosya kapsamında gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.\" gerekçesi ile; \"Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine\" karar verilmiştir. <br>C)İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinafında; ...... SHM'nin ..../... Diş sayılı Delil tespiti raporunda davalının üretim modellemesi, ekipmanları ve metodlarının müvekkili ile aynılık derecesinde benzer olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin davalının eylemleri sebebiyle ciddi ve telafisi imkansız zararlara uğramakta olduğunu, ihtiyati tedbir verilebilmesi için tüm koşulların oluştuğunu ve tüm hakları müvekkiline ait olduğu tartışmasız olan bahse konu proje üzerinde davalı tarafın herhangi bir hak sahipliği iddiası bulunmadığını, dolayısıyla proje üzerindeki hak sahipliği hususunda taraflar arasında yargılamayı gerektirir bir uyuşmazık bulunmadığınıi, hem hakkın elde edilmesinin zorlaşmaması hem de imkansızlaşmaması hem de yargılama süresinde yaşanacak gecikmelerden dolayı daha fazla zarara uğramaması için tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>D) DELİLLER: <br>....... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..../... Esas sayılı dosyası kapsamı<br>E) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>Dava, haksız rekabete yol açan makinelerin imhasına ve uğranılan maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine; talep, haksız rekabete yol açan makinelerin mühürlenmesine ya da mahkemenin tayin edeceği bir yere taşınması yönünde ihtiyati tedbir verilmesine yöneliktir. <br>Eldeki dava ... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılmış iken,  .....Asliye Hukuk Mahkemesinin E..../..., K.../....  sayılı kararı ile, görevli mahkemenin .... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi üzerine dpsya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin.../... Esas sırasına kaydedilmiştir.<br>Davacının ihtiyati tedbir talebine ilişkin olarak ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/07/2025 tarih ve .../.... Esas sayılı kararı ile; söz konusu talebin yargılama ile netlik kazanacağı kanaati ile; \"Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine\" karar verilmiş; karara karşı talepte bulunan davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf incelemesi, dairemizce 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Öncelikle belirtmek gerekir ki, karar başlığında tarafların vergi numaraları, davacı ve vekilinin adresinin yazılmaması,  6100 sayılı HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de,  bu eksikliğin mahallinde her zaman düzeltilebileceğini değerlendiren Dairemiz anılan hususu eleştirmekle yetinmiştir.<br> Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 Sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nin 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usûle yer verilmiştir. HMK’nun 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı ve HMK'nin 394/5. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkında verilen karar karşı  kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir.<br>HMK'nin \"İhtiyati Tedbirin Şartları\" kenar başlıklı 389. maddesinde “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddede ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır.<br>HMK'nin ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, \"yaklaşık ispat\" kavramından bahsedilerek kabul edilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hâkim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez. Karşı tarafı riskle karşı karşıya bırakacak veya onun ticari hayatını ya da yaşantısını zora sokacak nitelikte verilecek tedbir kararının amacına uygun düşeceğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>Talepte bulunanın iddiaları, dosya kapsamı ve sunulan deliller az yukarıda yapılan  açıklamalar ışığında ele alındığında; davacının iddialarının yargılamayı gerektirdiği, mevcut dosya kapsamı, delil durumu ve yargılamanın bulunduğu aşama itibarıyla davacının ihtiyati tedbir kararı verilmesi için haklılığını yasaya uygun ve yaklaşık olarak ispat edemediği, davacı tarafın iddia ettiği hususların yargılama sonucu ortaya çıkabilecek hususlara ilişkin olduğundan, talebin reddi yönündeki mahkeme gerekçesi yerinde olup, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ilk derece mahkeme kararında usûl ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı kanısına ulaşan Dairemiz, talepte bulunan vekilinin istinaf itirazlarını yerinde görmemiştir.<br>Bu itibarla, talepte bulunan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenler ile; <br>\t1-) İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin inceleme konusu ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince   ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-) Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-) İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t4-) İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan  istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,\t<br>\t5-) Dairemiz kararın taraflara ilk derece mahkemesince tebliğine, <br><br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br><br><br>Başkan<br>e-imza<br> <br>Üye<br>e-imza<br><br>Üye<br>e-imza<br><br>Katip<br>e-imza<br><br><br><br><br>\t<br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ab76b07ad13113fe","SID":"eacc74f158eadcd7"}}