{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       Esas-Karar No: 2024/703 Esas - 2025/30<br>                        T.C.<br>\t     ...\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t   TÜRK MİLLETİ ADINA<br>6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t               GEREKÇELİ KARAR\t\t<br>ESAS NO\t: 2024/703 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/30<br><br><br>DAVA\t: İpoteğin Fekki <br>DAVA TARİHİ\t: 06/03/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 21/01/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/02/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan ipoteğin fekki davasının yapılan açık yargılaması sonunda,  <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava dışı ... adına kayıtlı olan ...... .... ... ... ... ... Talimat sırasına kaydedilen dosyada satış henüz tamamlanmadan takibe konu borcun 13.03.2023 tarihinde ödendiğini, dosyanın haricen tahsille banka tarafından kapatıldığını, akabinde taşınmazın müvekkili tarafından satın alındığını, taşınmazın üzerinde bulunan ipoteğin henüz kaldırılmadığını, müvekkilinin taşınmazın adına tescili sonrasında yaklaşık 8 aydır taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını beklediğini, borcun tamamen ödenmiş olması halinde, tesis edilmiş olan ipotek kaydının kaldırılması işlemini yerine getirme borcunun tüm masraflar kendisine ait olmak üzere alacaklıya ait olduğunu beyanla ipoteğin terkinine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... arasındaki borçtan dolayı ...'nun taşınmazına ipotek konulduğunu, daha sonra ...'nun borcunu haricen tahsille kapattığını, lakin ipoteğin fekki müessesinin ... yüzünden işletilemediğini, borç ödendikten sonra ...'nun defaatle müvekkili bankanın Kulu Şubesinden telefon görüşmeleri kapsamında çağrıldığını, gerekli açıklamalar yapılarak taşınmazının üzerindeki ipoteğin kaldırılması işleminin yapılacağının anlatıldığını, dava dışı ...'nun defaatle çağrılmasına rağmen müvekkili bankanın ilgili şubesine gitmediği ve ipoteğin kaldırılması işlemine vücut vermediği için bahse konu taşınmaz üzerinde ipotek devam ettiğini, somut olayda bankanın herhangi bir kusuru, kastı veya taksirinin olmadığını, tüm kusurlu davranışın dava dışı ...'da olduğunu, açılan davanın hakkaniyete ve TMK'nın 2. Maddesine aykırı olduğunu, müvekkili bankanın dava açılmasına sebebiyet vermediğini beyanla davanın reddine  aksi kanaatte olması halinde ise müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediği hususunun dikkate alınmasını ve müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>Davanın ... .... ... ... ... ... Esasına kayden açıldığı anılı mahkemenin 2024/97 Esas, 2024/389 Karar sayılı ve 11/06/2024 tarihli görevsizlik kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi ve davacı vekilinin dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebi üzerine dosyanın öncelikle ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilerek 2024/495 Esas kaydını aldığı, anılı mahkeme tarafından 2024/495 Esas, 2024/457 Karar sayılı ve 31/07/2024 tarihli karar ile dosyanın bankacılık/finans ihtisas mahkemesine gönderilmesine dair gönderme kararı üzerine mahkememize tevzi edilmekle işbu 2024/703 Esas kaydını aldığı görülmüştür.<br>Dava ipoteğin kaldırılması(ipoteğin fekki) istemine ilişkindir.<br>Davacı özetle; dava konusu taşınmazda dava dışı eski malikin davalı bankaya olan borcu nedeniyle ipotek bulunduğunu, dava dışı eski malik tarafından borcun ödendiğini, taşınmazın davacı tarafından satın alındığını ancak banka tarafından ipoteğin kaldırılmadığını ileri sürmüş, davalı banka ise özetle; borç ödendikten sonra ipoteğin kaldırılması işlemleri için eski malikin defaatle müvekkili bankaya çağrılmasına rağmen müracaat edilmemesi nedeniyle ipotek fek sürecinin yerine getirilemediğini savunmuştur.<br>Taraflar arasında; dava konusu taşınmazda eski malinin borcu nedeniyle ipotek tesis edildiği, ve devam eden süreçte borcun sona erdiği hususu ihtilaflı olmayıp, aralarındaki uyuşmazlığın esas itibariyle bankanın, dava dışı önceki malik tarafından kullanılan kredi sebebiyle tesis ettiği ipoteği borcun ödenmesi akabinde kendiliğinden kaldırması gerekip gerekmediği noktasındadır.<br>Dosya kapsamında; ihtilaf konusu ipoteğin dava dışı eski malikin davalı banka nezdinde kullandığı kredinin teminatı olarak davalı lehine tesis edildiği, borcun son bulduğu, ilgili icra takip dosyasının haricen tahsille kapatıldığı, fakat dava tarihi itibariyle ipoteğin kaldırılmadığı sabittir. Yine dava açıldıktan sonra da uyap takbis entegrasyonu üzerinden yapılan tapu kaydı sorgulamasında ipoteğin devam ettiği (kaldırılmadığı) anlaşılmıştır.<br>4721<br> Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun, \"İpoteğin terkinini isteme hakkı\" başlıklı 883. Maddesi uyarınca; Alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir.<br>Yasal düzenlemeden görüleceği üzere,  davalı banka lehine krediye bağlı olarak kurulan ipoteğin kredi borcunun bitmesi halinde taşınmaz malikinin ipoteğin terkinini isteme hakkı bulunduğu ve dolayısıyla banka tarafından ipoteğin kaldırılması gerektiği açıktır.<br>Davacının ipotek şerhinin kaldırılması için dava açmadan önce bankaya başvurması gerektiği veya fek talebinin mutlaka yazılı şekilde yapılması gerektiğini öngören bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. İpoteğin fekki hususunda davacı yeni malike karşı, eski malik tarafından bankaya müracaat edilmesi hususunun şart koşulması bakımından hukuki dayanak bulunmamaktadır. Bu itibarla davalı bankanın bu yöndeki savunması yerinde görülmemiş, dava tarihi itibariyle davacı yanın fek istemi haklı görülmüştür.<br>Dava açıldığı tarihte ipoteğin devam ettiği ve dava açıldıktan sonra da ipoteğin kaldırılmadığı veya bu hususta banka tarafından HMK'nın 308. Maddesi anlamında \"davayı kabul\" beyanında bulunulmadığına göre HMK'nın 326. Maddesinde yer alan emredici düzenleme doğrultusunda alyehine hüküm kurulan davalı bankanın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekir.<br>Nitekim benzer konuda ... .... ... ... ... ...  K sayılı ve  04/12/2024 Tarihli kararında; bu hususta \"Davacının talebi olmaksızın ipoteği kaldırması gerekmekle bu husus dava açıldıktan sonra dahi davalı banka tarafından yerine getirilmemiş olduğundan davanın kabulü ile  davacı davasında haklı olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu kılınması usul ve yasaya uygun bulunmuştur. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2022/7968 Esas 2023/1015 Karar,Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin benzer konulu 2018/6579 Esas ve 2018/12161 karar,) \" denilmiştir.<br>Yapılan açıklamalar kapsamında; ipoteğin tesisine konu alacağın sona erdiği, taşınmaz maliki olan davacının ipoteğin terkinini isteme hakkı bulunduğu, banka tarafından ipoteğin kaldırılması gerektiği, aksi durumun hukuki dayanağının bulunmadığı, ancak dava tarihi itibariyle ipoteğin devam ettiği, davalı bankanın dava açılmasına sebebiyet vermedikleri yönündeki savunmasına da itibar edilemeyeceği hep birlikte gözetilerek davanın kabulüne ve aleyhine karar verilen davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>1-Davanın KABULÜ ile; ... .... ... ... ... ... ile tesis edilen İPOTEĞİN TERKİNİNE,<br>2-Alınması gereken toplam 27.324,00-TL karar ve ilam harcından, önceden peşin ödenen  6.831,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 20.493,00-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan ........Ü.T uyarınca hesaplanan 64.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 6.831,00-TL Peşin/nisbi Harcı, 272,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.531,10TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2025<br><br><br><br>e-imza                                                                                                            e-imza<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fe65588bc659e14d","SID":"c63a3efa024177f5"}}