{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br><br>T.C.<br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/110 <br>KARAR NO\t: 2025/177<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 30/10/2024<br>NUMARASI\t: ......... Esas - ....... Karar<br><br>DAVACILAR\t: <br>\t\t<br>\t\t<br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t:  <br><br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (trafik Kazasından Kaynaklanan Ölüm Nedeniyle Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Ve Manevi Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 14/09/2022<br><br>KARAR TARİHİ \t: 19/02/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 21/02/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davacılar vekilince ve davalı ......... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş  olmakla, dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A) DAVACININ İDDİASI VE TALEBİ:<br>Davacı vekili, 14/09/2022 tarihinde sunduğu dava dilekçesinde; 03/05/2019 günü ...., ...... ilçesi, ...... ......... yolunda meydana gelen kazada davalı ......'in yönetimindeki ........ plakalı aracın ...... yönetimindeki motosiklete çarparak, davacılardan .......'nın eşi, diğer davacılar ....... ve .......'ün babası olan .......'nin ölümüne sebep olduğunu, kaza tespit tutanağında motosiklet sürücüsünün asli, araç sürücüsünün tali kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, tanık beyanları dikkate alındığında, olayın meydana geliş şeklinin kaza tespit tutanağında anlatılandan farklı olduğunun ve davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun tespit edileceğini, davacı .........'nin evli, iki çocuklu, SGK emeklisi olduğunu,  ayrıca büfe olarak çalıştırdığı kendisine ait bir esnaf işletmesi bulunduğunu, dolayısıyla vefat tarihinde iyi bir gelire sahip olduğunu ve eşine destekliğinin devam etmekte olduğunu, ..........'nin ölümü ile eşi davacı ........'nın destekten yoksun kaldığını, ayrıca davacıların eş ve babalarının kaybı ile onun manevi destekliğinden yoksun kaldıklarını, müteveffaya çarparak ölümüne neden olan kusurlu aracın ........ sigortalısı davalı sigorta şirketine 21/05/2021 tarihinde yapılan başvuru üzerine sigorta firması tarafından 57.722 TL ödeme yapılmış ise de, yapılan bu ödemenin davacının hak edeceği maddi tazminat miktarının çok altında olduğunu, yapılan eksik ödeme ile davalı sigorta şirketinin 06/06/2021 tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünü, ......<br> Arabuluculuk bürosuna ...... başvuru no, ....... dosya no ile yaptıkları arabuluculuk başvurusunun da anlaşmazlık ile neticelendiğini ileri sürerek, TALEP: Destekten yoksun kalma tazminatı yönünden dava belirsiz alacak davası olmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı eş ....... için 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sürücü ...... yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek, davalı sigorta şirketi yönünden ise ( sigorta poliçe limiti aşmamak üzere) temerrüt tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini; davacı eş ...... için 100.000 TL, davalı çocuklar ..... ve ..... için 50.000'er TL olmak üzere toplam 200.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faiziyle birlikte davalı sürücü ......'ten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.  <br>B) DAVALILARIN SAVUNMASI:<br>Davalı sigorta vekili cevabında; davacı eş .......'ye, %25 kusur oranı ve müteveffanın kasksız ve alkollü şekilde motosiklet kullandığı nazara alınarak %30 oranın müterafik kusur indirimi yapılarak 21/04/2022 tarihinde 57.722 TL tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödeme ile müvekkili şirketin tazminat sorumluluğunun sona erdiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile kusur oranının tespiti bakımından dosyanın ATK trafik ihtisas dairesine gönderilmesi, ayrıca müteveffanın dava dışı desteklerinin bulunup bulunmadığının  araştırılması, kaza ile müteveffanın ölümü arasındaki illiyet ilişkisinin ATK raporu ile belirlenmesi, mütevaffenın gelirinin resmi belgeler ile kanıtlanması, davacının kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatlar varsa mahsubu, müterafik kuusrun tespiti hâlinde tazminattan indirim yapılması gerektiğini, ceza dosyasında uzlaşma olması durumunda davanın yerleşik yargıtay içtihatları gereği hiçbir araştırmaya gerek kalmadan reddi gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemek kaydı ile faiz başlangıç tarihinin dava tarihi, faiz türünün de yasal faiz olması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.<br>- Davalı ....... cevabında; huzurdaki dava 2 yıllık süre içerisinde açılmadığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, kazayla ilgili soruşturma dosyasının, dava açılması hâlinde de ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kazanın müteveffa .......i'nin kullandığı motosiklet ile bir anda müvekkilinin kullandığı araca doğru manevra yapması neticesinde meydana geldiğini, mütevaffanın kaza anında alkollü olmasının etkisi ile motosikleti idare edemeyerek müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın önüne manevra yaptığını,  manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, talep edilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.<br>C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>...... Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/10/2024 tarih ve E......, K...... sayılı kararı ile;<br> \"Dava,  03/05/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların murisinin vefatı nedeni ile murisin eşi davacı ......'nin eksik destekten yoksun kalma tazminatı alıp almadığı, davalıların tazminattan sorumlu olup olmadığı ve davalı .......’in tüm davacılara karşı manevi tazminat bedelinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir<br>... <br>Davacı .........'nin destekten yoksun kalma talebi yönünden yapılan değerlendirmede; mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; 03/05/2019 tarihinde meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun tespiti amacı ile Nöroloji Uzmanı ...... ile Adli Trafik Uzmanı Volkan İçen   tarafından düzenlenen 19.01.2023 havale tarihli raporda ........ plakalı araç sürücü .......'in 0.0(alkolsüz) olduğu, ...... plakalı motosiklet sürücüsü müteveffa ........'nin otopsi sırasında alkol ölçümü yapıldığı, 39 mg/ dl etanol saptandığı, kazaya sürücü müteveffa ........'nin münhasıran  alkollü olmasının etkili olmadığı, ....... plaka sayılı motosiklet sürücüsü müteveffa ........'nin %75 oranında, .......... plaka sayılı otomobil sürücüsü .......'in ise %25 oranda  kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür. Tarafların itirazı üzerine kusur yönünden bu defa dosya Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas dairesine gönderilerek 26.10.2023 tarihli, ......... sayılı rapor alınmış olup bu raporda da  müteveffa sürücü .......'nin %90 oranında, ...... plaka sayılı otomobil sürücüsü davalı ......'in ise %10 oranda kusurlu olduğu tespiti üzerine mahkememizce alınan kusur raporu ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunun birbiriyle uyumlu olmadığından çelişkinin giderilmesi için dosyayı Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulunu'na gönderilmiş olup 27.02.202 4 tarihli, ....... sayılı raporda da müteveffa sürücü ....'nin %90 oranında, ....plaka sayılı otomobil sürücüsü davalı ....'in ise %10 oranda kusurlu olduğu anlaşılmakla rapor dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olduğu kanaati ile hükme esas alınmıştır.<br>Kusur durumunun tespiti sonrasında dosya aktüer bilirkişisine gönderilmiştir. Aktüerya bilirkişisi tarafından 14.08.2023 tarihli rapor dosyaya ibraz edilmişr. Taraf itirazları üzerine dosya yeniden aynı bilirkişiye gönderilerek ek rapor düzenlenmesi talep edilmiş. Güncel içtihatlar dikkate alınarak düzenlenen aktüer bilirkişisinin 12/06/2024 tarihli ek raporunda, davacılar murisi .....'nin alkollü olması nedeniyle müterafik kusur indirimi taktiri mahkememize bırakılarak ve davalı sigorta şirketi tarafından daha önce ödenen 57.722,00 TL bedel dikkate alınarak davacı .......'nin ödeme tarihinde gerçek zararının 40.119.91 TL olduğu, davacı .....'ye yapılan ödemenin gerçek zarardan 17.602,09 TL olduğu, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplamada ödeme miktarının tazminat miktarını karşılaması nedeniyle davalı sigorta yönünden açılan destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Davacıların, davalı .....'e karşı manevi tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede; davacılardan ......' müteveffanın eşi, diğer davacılar ise çocuklarıdır. Manevi tazminat yönünden ödettirilecek para miktarı ne tazminat ne de cezadır. Mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını<br> amaç edinmediği gibi kusurlu olana  yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmak ve ruhi ızdırabın dindirilmesini sağlamaktır. Murisinin ölümü nedeniyle murisin eşi ve çocukları olan davacıların üzülmemesi hiç bir şekilde mümkün olmadığından, davalının kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ölen ile davacıların sosyal ilişkileri, yakınlıkları dikkate alınmış ve böylece davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü, kısmen reddine karar verilmiş, belirlenen manevi tazminat bedelinin  olay tarihi olan  03/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ......'den tahsili ile davacılara verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Manevi tazminat yönünden davacılar  arasında  ihtiyari dava arkadaşlığı olup, HMK 58 maddesi uyarınca ihtiyari dava arkadaşlığında, davaların birbirinden bağımsız olduğu ve dava arkadaşlığında her birinin diğerinden bağımsız hareket edeceği, bu durumda  davacılar lehine kabul edilen kısım yönünden  davacıların ihtiyari dava arkadaşı olmaları nedeniyle lehlerine AAÜT 10. maddesi gözetilerek talepleri yönünden  ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiştir.\" gerekçesi ile; \"Davacının davasının kısmen kabulü ile, 1-) Davacı .....'nin destekten yoksun tazminatına yönelik ...... Aleyhindeki maddi tazminat davasının reddine; 2-) Davacıların manevi tazminat talebinin kabulü ile davacı ...... lehine 20.000,00 TL, davacı...... lehine 10.000,00 TL, davacı ....... lehine 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ......'den tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine\" karar verilmiştir.  <br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Hükme karşı davacılar vekili ve davalı ....... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>- Davalı ....... vekili istinafında; *Mahkemece hükmüne itibar edilen bilirkişi raporunda müvekkilinin % 10 oranında kusurlu olduğu yönündeki tespitin hatalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını, bilirkişi heyetince tanık beyanı dikkate alınmaksızın kusur oranarının belirlendiğini,<br> kazaya tanık olan .......'in \".. Aracın ön kısmında eşimin yanında oturduğumdan dolayı motorları gördüm ve eşimde sola sinyal vererek sol şeride geçti. Sonrasında sollama esnasında hemen önümüzde bulunan motor ani manevra yaparak benim oturduğum sağ tarafa bir anda çarptı.\" şeklinde beyanda bulunduğunu, dolayısıyla kazanın motosiklet sürücüsü müteveffanın ani manevra yapması ile meydana geldiğinin açık olduğunu, bu ani manevra yapılmasa kazanın meydana gelmeyeceğini, müvekkiline % 10 kusur izafesinin kabulünün mümkün olmadığını, *müteveffanın hem trafik kurallarına riayet etmemesi hem de kasksız, ekipmansız ve alkol etkisiyle motor kullanması göz önünde bulundurularak hükmolunan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini,  *evli ve 1 çocuk babası olan şöför olarak çalışan müvekkilinin<br> bakmakla yükümlü olduğu bir ailesi varken yüksek meblağlarda tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirtmiş, *meydana gelen kazada müvekkilinin kusuru bulunmadığından, hükmedilen manevi tazminat hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğundan ve hükmedilen manevi tazminatın ödenmesi hâlinde müvekkili yoksulluğa düşecek olduğundan ilk der ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>- Davacılar vekili istinafında; *Mahkemece kusur oranının hatalı belirlendiğini, kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden hatalı oran üzerinden karar verildiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığının .... soruşturma sayılı dosyasında alınan kusur raporunun mahkemeyi bağlayacağını yine ceza dosyası celp  edilmeden ceza dosyasındaki kusur oranları dikkate alınmadan yargılama yapılmasının hatalı olduğunu, alkol kullanımının<br> kazada etkili olmamasına rağmen ihtisas Dairesince buna önem verildiği itirazına karşılık, kurulun nöroloji raporundan bahsederek müvekkilinin alkollü olduğuna ilişkin saptamayı rapordan çıkarmasına rağmen kusur oranını değiştirmediğini, kusur tespitine ilişkin Daire ve Kurul raporunun tanık beyanları dikkate alınmadan hazırlandığını, kurulan yalnızca davalı ......'in beyanına dayalı olarak kusur oranını belirlediğini, yine kurulun \"müteveffanın otomobilin varlığını dikkate almadığı şeklindeki tespite itirazları sonrası bunu rapordan çıkardığını ancak yine kusur oranını değiştirmediğini, kusuru neye göre belirlediğini de açıklayamadığını, hükme esas alınan kusur raporunun kabulünün mümkün olmadığını, ...... ....... makine trafik kürsüsünden ya da Karayoları Genel Müdürlüğü Trafik ve Fen alanında uzman kişilerden oluşacak bilirkişi heyetinden, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması gerekirken bunun yapılmadığını, kusur raporuna itirazlarının son celse dahi karşılanmadığını, * düşük kusur oranı üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarının dahi ödenmediğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminat miktarının 69.205,96 TL olarak hesaplandığını, davadan önce yapılan ödeme itibarıyla her ne kadar  Mahkeme kararında gerçek zarardan fazla ödeme yapıldığı belirtilmiş ise de, bu raporda temerrüt faizi, vekalet ücreti, yapılan masraflar ve zararın diğer ferilerinin dikkate alınmadığını, bu konuda taraflaca bir ibraname düzenlenmediğin, ayrıca karar esas olacak hesaplamanın karar tarihine en yakın alınacak rapor tarihi olması gerektiğinin de açık olduğunu, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, karşı taraf için hükmedilen vekalet ücretleri ve davacılar tarafından karşılanan yargılama giderleri de dikkate alındığında verilen kararın davacıların ruhi izdırabının dindirilmesini sağlamaktan çok uzak olduğunun kolaylıkla anlaşılacağını, davacıların yaşamış oldukları kaybın davacı .....'nın eşinin varlığına en çok ihtiyaç duyduğu döneme denk geldiğini, diğer davacıların da hayata hazırlandıkları ve tutunmaya çalıştıkları dönemde  babalarından mahrum kaldıklarını, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatlar oldukça düşük kaldığını, belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>Davacı vekili, 03/05/2019 günü, davalı ......'in yönetiminde bulunan ve diğer davalı sigorta şirketine .... poliçesi ile sigortalı olan ......plakalı aracın ....... yönetimindeki motosiklete çarparak, davacılardan ...'nın eşi, diğer davacılar .... ve ....'ün babası olan ....'nin ölümüne sebep olduğunu, kazanın tamamen davalı ...'ın kusuru ile meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine sigorta firması tarafından 57.722 TL ödeme yapılmış ise de, yapılan bu ödemenin davacı eş ....'nın hak edeceği maddi tazminat miktarının çok altında olduğunu ileri sürerek, belirsiz alacak davası olmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı eş ... için 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sürücü ... yönünden olay tarihinden itibaren işleyecek, davalı sigorta şirketi yönünden ise (sigorta poliçe limiti aşmamak üzere) temerrüt tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini; davacı eş .... için 100.000 TL, davalı çocuklar ... ve ... için 50.000'er TL olmak üzere toplam 200.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faiziyle birlikte davalı sürücü ....'ten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Davalılar davanın reddini savunmuşlar; Mahkemece, 'Davacı .....'nın destekten yoksun kalma tazminatına tazminatına yönelik ... Aleyhindeki maddi tazminat davasının reddine; 2-) Davacıların manevi tazminat talebinin kabulü ile davacı ..... lehine 20.000,00 TL, davacı .... lehine 10.000,00 TL, davacı .... lehine 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 03/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ....'den tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine<br>\tİstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.<br>Öncelikle belirtmek gerekir ki, karar başlığında hükmü veren Mahkemenin (...... Asliye Ticaret Mahkemesi) adının yazıldığı kısma \"3 nolu kalem\" ifadesinin yazılması ve yine karar başlığında  tarafların ve taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması,  6100 sayılı HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de,  usûle ilişkin bu aykırılığın mahal mahkemesince her zaman düzeltilmesinin mümkün olduğunu değerlendiren Dairemiz, bu hususu eleştirmekle yetinmiştir. \t<br>HMK'nin \"Hükmün kapsamı\" başlıklı 297. maddesinin ikinci fıkrasında; \"Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.\" hükmü düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre mahkemece, her bir talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu yön kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilecektir. Öte yandan, HMK'nin 303/2. maddesinde; \"(2) Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder.\" hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda, talep ya da davacı taleplerinden biri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi ya da dava konusu<br> talepten başka bir konuda karar verilmesi hâlinde, böyle bir karar aleyhine davacı tarafça kanun yoluna başvurulmamış olsa dahi aleyhine kesin hüküm oluşturmayacak ve davalı yararına da usûlî kazanılmış hak doğmayacaktır. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/12/2015 tarihli, 2014/8548 esas, 2015/8074 karar sayılı, 08/11/2013 tarihli, 2013/4975 esas, 2013/6940 karar sayılı ilamları)<br>Davacılar vekili, davacı.... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatının, her iki davalıdan -davalı ... için kaza tarihinden, davalı .... için, sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte-  müştereken ve müteselsilen talep ettiği hâlde , davacı ....'nın davalı ....'ten olan maddi tazminat (destekten yoksun kalma  tazminatı) talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, ortada hali hazırda istinafen incelenebilecek bir karar bulunmamaktadır. <br>Bu itibarla, istinaf eden taraf vekillerinin istinaf başvurularının kamu düzenine ilişkin açıklanan nedenlerle kabulü ile, inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeksizin  HMK'nin 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle;\t<br>1-) Davacılar vekili ile, davalı .... vekilinin istinaf başvuruların kamu düzenine ilişkin açıklanan nedenle ayrı ayrı KABULÜ ile, inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararının 353/1-a.6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-)Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,\t<br>3-) Kaldırma nedenine göre, istinaf eden tarafların sair istinaf itirazlarının bu aşamada  incelenmesine yer olmadığına,<br>4-)İstinaf eden taraflarca peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilâm harçlarının talepte bulunmaları hâlinde yatıranlara İADESİNE,<br>5-) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-) İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>7-) Dairemiz kararının taraflara tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nin 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19/02/2025 tarihinde oy birliği  ile karar verildi.\t<br><br><br><br>Başkan<br>e-imza<br><br>Üye<br>e-imza<br><br>Üye<br>e-imza<br><br>Katip<br> e-imza<br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9be86110e0e47ebd","SID":"cbeb421772b12be9"}}