{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2025/101 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2025/83<br>DAVA\t\t: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 26/06/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 09/07/2025<br>Davacı vekili tarafından 26/06/2025 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket inTürkpatent ve Marka Ofisi nezdinde \"...\" ibareli siyah ve yeşil zeytin(görsel /şekil) için ayrı ayrı tescillere sahip bulunmakta olduğunu, Müvekkili ... Gıda A.Ş., zeytin, zeytinyağı, sebze ve meyve komposto, konserve gıda üretimi ve satışı ile iştigal etmekte olduğunu, tescilli markaları ile iç ve dış piyasalara ürün sunmakta olduğunu, Müvekkili şirketin marka emtialarının tasnifine dair Nice Anlaşması tebliğine göre; 29. sınıfta tescilli... ibareli ..., yine 29 sınıfta tescilli ... nolu aynı ibareli marka tescili bulunmaktaolduğunu, Öncelikle, SMK m. 30, 149, 159 ve HMK m. 389 vd. Gereğince davalının hiçbir üstün hakkı olmadığını bihakkın veya muhik teminat ile tedbir kararı verilerek; davalının müvekkili şirkete ait marka altında, 29. sınıf ürünleri üretim, ihracat, satış eylemlerinin önlenmesi, tedbirin yüzüne okunarak infazı, aksine davranışının tedbire muhalefet olacağının ihtarı, tespitte belirlenen markanın haksız kullanıldığı stok ürünlerin muhafazası için önlem alınması; davalı şirkette icra infaz ile mühürlenerek muhafazasına karar verilmesi, davalı şirket sahibi ve yöneticisinin saklama sorumluluğunun ihlali halinde yed-i eminliği sui istimal ve HMK m. 398 gereği tedbire muhalefet suçundan yargılanacağının ihtarı; Esasen SMK m. 149 gereği, Markaya tecavüzün tespiti, durdurulması ve men'ine, tecavüzün etkilerinin giderilmesi kapsamında el koyma kararı verilerek ihlal ürünlere, marka taşıyan ambalajlara el konması, toplanması ve imha edilmesine karar verilmesi, ulusal gazete ile ilan kararı verilmesi ve ilan giderinin davalıya yüklenmesi, SMK m. 150 ve 151 gereğince, belirsiz alacak olarak hesaplandığında artırılmak üzere şimdilik 20.000 TL maddi tazminat ve 75.000 TL manevi tazminatın, defterlerde görülecek ilk tecavüzlü satışı tarihinden işleyen değişen oranlı ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi, Marka tecavüzünün tespiti, men'i, giderilmesi ayrı bir dava olarak maktu vekalet ücretine tabi olduğu gözetilerek, tazminat türleri için de ayrı ayrı vekalet ücreti hesaplanması, davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı konuda ve sebebe ilişkin aynı davacı tarafından taraflarına dava açılmış olduğunu, İşbu dosya numarası .... Esas sayılı dosyası üzerinden görülmekte olduğunu, Burada derdestlik itirazlarının bulunduğunu, derdestlik kararı verilmeyecek ise işbu dosyaların birleştirilmesine karar verilmesini davacı tarafın açtığı davanın devam edebilmesi için, kendilerine karşı açılmış olan İzmir Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının sonuçlanması gerekecek olduğunu, İşbu davanın, bahsedilen davayı bekletici mesele yapması gerektiğini, müvekkilinin bu markanın Türkiye'de farklı bir firma tarafından tescil ettirildiğini ve bu durumdan haberdar olması beklenemediğini, tüm Avrupa Birliğinde geçerli olan .... belgeli tescilleri olan bir firmadan bu tescillerini görerek sipariş almış olduğunu, müvekkilinin, hiçbir şekilde davacının marka hakkına tecavüz etmemiş olduğunu, Hiçbir şekilde de ürettiği malı iç piyasada satmamış olduğunu, Siparişi direkt olarak .... tescili olan Almanya firmasından almış olduğunu, onlarla çalışmış olduğunu, Rapordaki kavanoz resimlerinden de anlaşılacağı üzere hiçbirinin üzerinde Türkiye'de satıldığına dair bir ibare bulunmamakta olduğunu, Hepsinin üstünde Almanca yazılar bulunmakta  olduğunu, Hatta birinin üzerinde fiyatı dahi EURO cinsinden görülmekte  olduğunu, Buradan da hareketle, Türkiye'de bu malın dolaşımda olmadığı, Türkiye için üretilmediği de belli iken, müvekkilinin, Türkiye'deki tescil için marka hakkına tecavüz ile suçlanması kesinlikle kanuna ve hayatın olağan akışına aykırı  olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>TESPİT, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, Mahkememizin .... Esas nolu dosyası ile işbu dosyanın her iki dava konusunun  aynı olduğu, bu sebeple dosyalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, dosyanın daha önceki esaslı mahkememizin .... Esas sayılı dosyası ile 6100 sayılı HMK'nun 166 ve devamı maddeleri gereğince birleştirilmesi gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmış, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile; <br>Mahkememizin .... Esasında verilecek kararın bu dosyayı etkisi bulunacağından her iki dosya arasında irtibat bulunması nedeniyle mahkememizin iş bu dosyasının mahkememizin .... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, <br>Usul işlemlerinin ve yargılamanın birleştirilen .... Esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine, <br>Yargılama gideri ve vekâlet ücretinin .... Esas sayılı dosya üzerinden değerlendirilmesine,<br>Dair Esas karar ile birlikte İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 09/07/2025<br>Katip ...<br>e-imzalı <br>Hakim ...<br>e-imzalı</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb75b33483af6009","SID":"edcbba73999a7905"}}