{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1289 <br>KARAR NO: 2025/1399<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/04/2025<br>NUMARASI: 2025/128 Esas 2025/337 Karar <br>DAVA: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 29/06/2022<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; Müvekkil şirket ile davalı arasında ... plakalı 2008 model ...marka  ... aracın alım satımı konusunda toplam 460.000-TL'ne anlaştıklarını, davalı tarafa; Keşideci ...Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından ... San. ve Tic. Ltd. Şti. emrine düzenlenen ... Bakırköy Şubesi’ne ait ... çek seri numaralı, 30.07.2022 tarihli, 100.000-TL, E1-... çek seri numaralı, 30.08.2022 tarihli, 100.000-TL bedelli çekler ile; Keşideci ... EDT..Ltd. Şti. tarafından davacı emrine düzenlenen ... Tuzla Şubesi’ne ait ... çek seri numaralı, 24.08.2022 tarihli, 40.000-TL, ... çek seri numaralı, 27.08.2022 tarihli, 40.000-TL bedelli çek, ... çek seri numaralı, 31.08.2022 tarihli, 40.000-TL bedelli çek olmak üzere toplamı 320.000-TL bedelli çekleri 11.05.2022 tarihli tediye makbuzu karşılığında, keşideci davacı tarafından davalı emrine düzenlenen ... Tuzla Şubesi’ne ait ... çek seri numaralı, 30.08.2022 vade tarihli, 140.000-TL bedelli çek 18.05.2022 tarihli Tediye Makbuzu karşılığında davalıya teslim edildiğini, ancak aracın teslim edilen çeklere rağmen müvekkil şirkete devir tesliminin yapılmadığını, Kadıköy  13. Noterliğinden ... Yevmiye numara ve 27.05.2022 tarihli ihtarname gönderilerek, ihtarın tebliğ edildiği tarihten itibaren 3 gün içinde ... plakalı 2008 model ...marka ... ... aracın müvekkil şirkete devir işlemlerinin gerçekleştirilmesini veyahut çeklerin müvekkil şirkete iade edilmesini aksi halde yasal yollara başvurulacağı ihtar edildiğini,ihtarın davalıya 31.05.2022 tarihinde bizzat tebliğ edilmesine rağmen aracın devri yapılmadığı gibi çeklerin iade edilmediğini, müvekkil şirketin davalıya davaya konu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili;  dava dilekçesinde belirtilen ... plakalı araca ilişkin, tarafların bir anlaşması olmadığını, aracın müvekkiline ait olmadığını, bu aracın kime ait olduğunun Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak konunun aydınlatılmasının mümkün olduğunu, çeklerin alınma sebebinin, anılan araç ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, tarafların kendi aralarında gelişen, farklı bir konudan dolayı alınan çekler olduğunu, kaldı ki; buna ilişkin ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek  davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı taraf keşidecisi olduğu dava konusu çekleri dava konusu aracın ileride yapılacak devir tescil işlemlerine mukabil olarak davalıya verdiğini, ancak davalı tarafından dava konusu aracın devir tescil işlemlerinin yapılmadığını iddia ederek bedelsizliğe dayalı menfi tespit isteminde bulunduğu, çeklerin incelenmesinde davacının keşideci, davalının lehtar olduğu, ... plakalı aracın satışına ilişkin 11.05.2022 tarihli 320.000-TL bedelli tediye makbuzu ve 18.05.2022 tarihli 140.000-TL bedelli tediye makbuzu dışında yazılı bir sözleşme vs. yazılı delil ibraz edilemediği, makbuzlarda yer alan imzaya davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine imza incelemesi amacıyla makbuz asıllarının dosyaya ibrazı için davacı tarafa kesin süre verildiği, ancak kesin süre içerisinde makbuz asılları dosyaya sunulamadığı, belge içeriğinde yer alan imzanın davalıya ait olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği, bununla birlikte dava konusu araca ilişkin aktif pasif sicil kayıtları incelendiğinde de  aracın davalı adına hiçbir zaman kayıtlı olmadığı, davacı tarafça dava konusu çeklerin iddia edilen araç satım işlemine ilişkin olarak davalı tarafa verildiği, bunun karşılığında tediye makbuzlarının alındığı hususlarının ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEBLERİ: Davacı vekili, makbuz aslının davalı  uhdesinde bulunması sebebiyle dosyaya sunulamamış olsa da, dosyaya ibraz edilen suret, belge içeriği ve üzerindeki imza itibariyle aslına ciddi anlamda şüphe uyandıracak veya sahte olduğuna dair bir kanaat oluşturacak nitelikte olmadığını, tediye makbuzunun aslı davalı tarafta bulunmasa dahi, sunulan belge sureti üzerinden ilk dijital imza incelemesi veya belge üzerindeki işaret ve ibarelerin teknik açıdan incelenmesine yönelik bir bilirkişi incelemesi yaptırılması mümkün olduğunu, ilk derece mahkemesi, delil niteliği taşıyan belgeye ilişkin olarak, belgenin aslına ulaşma yönünde bir celp işlemi gerçekleştirmediği gibi, imza inkarı bulunmasına rağmen imza incelemesine başvurma yönünde de herhangi bir işlem yapmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurduğunu, işbu husus delillerin serbestçe takdiri ilkesine (HMK m. 198), davayı aydınlatma yükümlülüğüne ve adil yargılanma hakkına açıkça aykırı olduğunu, davalının kendi üzerine hiçbir kayıt tesis etmemiş olması, kendisi açısından kötü niyetin açık bir göstergesi iken; mahkemece bu durumun adeta lehine yorumlanması, hukuk güvenliği ilkesine ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı bir değerlendirme niteliği taşıdığını, davalının taraflar arasında süregelen bir borç ilişkisi bulunduğuna ilişkin açık ikrarı doğrultusunda herhangi bir araştırma yapılmadığını; makbuz asıllarının davalı tarafta bulunduğu açıkça beyan ve ikrar edilmesine rağmen zikredilen belgelerin davalıdan celp edilmemesi sebebiyle haksız ve salt yargılamayı sürüncemede bırakmak adına davalı tarafça ileri sürülen imza inkarına ilişkin imza incelemesi yapılamadığını, mahkemenin delilleri değerlendirme ve toplama yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, çekler nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı taraf ... plakalı 2008 model ...marka ... ... aracın 460.000-TL'ye satışı konusunda anlaşıldığı, bunun üzerine davacı tarafça davalı tarafa dava konusu toplam bedeli 320.000-TL olan çeklerin 11.05.2022 tarihli 320.000- TL bedelli tediye makbuzu ve 18.05.2022 tarihli 140.000-TL bedelli tediye makbuzu karşılığında teslim edildiği, ancak aracın davacı şirkete devir işleminin gerçekleştirilmediği, Kadıköy  13. Noterliğinden ... yevmiye numaralı ve 27.05.2022 tarihli ihtarnamesi ile dava konusu aracın devir ve tesliminin davalıdan talep edildiği, buna rağmen aracın aracın davacı şirkete devir teslim işleminin gerçekleştirilmediği iddia edilerek araç alım satımına ilişkin verilen çeklerden kaynaklı olarak davacı tarafın davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti talep edilmiştir.TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi, ... sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.\" hükmünü haizdir. Hükümden anlaşılacağı üzere, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır. Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde ödeme yaptığını ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir.Alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya çek verdiğini iddia eden davacı, aslın hilafını iddia ettiğinden bu iddiasını ispat yükü altındadır. Kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla (örneğin avans olarak) verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerekmektedir.Tediye makbuzu, ödeme yapan taraf tarafından düzenlenirken tahsilat makbuzu ise ödeme alan taraf tarafından düzenlenir. Davacı da iki adet tediye makbuz fotokopisi sunarak, çeklerin tediye makbuzuyla karşı yana teslim edildiğini ileri sürmektedir. Makbuzu düzenleyen davacı olduğu, ödemeyi yaptığını ileri sürmesine göre makbuz aslının davacıda bulunması gerekir. Zira ödemeyi yapan taraf ödeme yaptığını ispata yarayacak belge aslını karşı tarafa teslim ettiğini ileri sürmesi ve bu belgenin karşı taraftan istenilmesi gerektiğini ileri sürmesi kabul edilebilir değildir. Tediye makbuzu ödemeyi yapan tarafından ödeme yapılanın inkarı ihtimaline binaen ödeme yapılandan alınır. Davacı tarafın iddialarının HMK'nın 31 maddesiyle bir ilgisi olmayıp ödemeyi (çekleri ) aldığını karşı taraf zaten inkar etmediğinden makbuzun üzerinde ki \" ... plakalı aracın satışına karşılık\" yazılı  kayıt nedeniyle tediye makbuzuna dayandığından avans iddiasını ancak kendi tarafından düzenlenen tediye makbuzu ile kanıtlayabilir. Davalı ise böyle bir makbuz imzalamadığını savunmuş olup makbuza dayanan davacı makbuzun aslını ibraz edememekte ancak aslının karşı yanda olduğunu ileri sürmektedir. Davacının iddiasının kabulü elinde makbuz aslı bulunmayan bir kişinin fotokopi belge sunarak ödemenin makbuz ile yapıldığını kanıtlama imkanı elde edecektir.Davacı vekilinin belge asılının davalıdan istenmesi gerektiği, fotokopi makbuz incelemesi yaptırılması talepleri yerinde olmayıp ,davalının elinde borç ikrarı niteliğinde kambiyo senetleri mevcut olup, fotokopi tediye makbuzunda ki imzaların davalı tarafça inkarı nedeniyle ancak elinde ki makbuz aslını ibraz ederek iddiasını kanıtlayabileceğinden makbuz asıllarının sunulmaması nedeniyle davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davalının elinde ki borç ikrarı niteliğinde bulunan çeklerin bedelsizliği davacı tarafça kanıtlanamadığından davacı vekilinin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"437c79c6031394db","SID":"b00f6ebf8fd97d06"}}