{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/2183 <br>KARAR NO: 2025/2211<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 10/07/2025<br>NUMARASI: 2025/482 Esas<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 18/09/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu davalının  müvekkili kurum ile elektrik abonelik sözleşmesi ile adresine elektrik perakende satışı yapılmış olup işbu sözleşme dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı tarafından takibe konu aylık fatura tüketim bedellerinin ödendiğini, davalıya karşı tahakkuk ettirilen  fatura bedelleri insan müdahalesi olmaksızın endeksör cihazı ile davalı adına kayıtlı elektrik sayacından ölçülen tüketim endeks değerlerine göre tahakkuk ettirildiğini, borçlunun ilamsız takip niteliğinden ötürü bir itiraz dilekçesi sunarak müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemekte ve bu sayede zaman kazanmaya çalıştığını, borçlunun tamamen haksız ve kötü niyetli işbu icra  takibine itirazıyla kullandığı elektrik borcundan kurtulmaya çalışmakta, bu doğrultuda hukuki hakları kötüniyetli ve haksız yönde kullandığını, hal böyle iken haksız ve  kötüniyetli itirazın hükümden düşürülmesi hukukun ve hakkaniyetin bir gereği olduğunu, açıklanan tüm nedenler ve toplanacak deliller,  borçlunun itirazının yerinde olmadığını, bu sebeple İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına borçlunun yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile davalının icra inkâr tazminatına, AAÜT 16/2. Maddesinin C bendi uyarınca arabuluculuk avukatlık vekalet ücreti de dahil olmak üzere tüm yargılama gideri ve vekalet ücretine mahkum edilmesi için işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, davaya konu icra dosyası üzerinden davalı borçlunun hak ve alacaklarının ivedilikle ihtiyaten haczi taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme,dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği ve davacı tarafın iddialarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile; \"1-Davacının ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, 2-İşbu ara kararın tensip tutanağı ile birlikte  taraflara  tebliğine\" dair  kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinafı kabil olarak  10/07/2025 tarihinde karar vermiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının normal tüketim bedellerini ödemediğini,bu konuda yapılan takibe itiraz ettiğini,İİK 257.maddedeki ihtiyati haciz koşullarının sağlandığını ve ihtiyati haciz verilmesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, taraflar arasındaki sözleşmeye göre tahakkuk eden tüketim  faturaları alacağının tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile  ihtiyati haciz talebine  ilişkindir.İstinafa gelen uyuşmazlık ise ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda,  ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine  2 adet fatura alacağına dayalı olarak  toplam  2 adet fatura karşılığı olan 142.455,50 TLnın gecikme zammı ve faiziyle tahsiline dair  toplam 152.202,95 TL  alacağın tahsili talebiyle takip başlatıldığı, borçlunun itirazında borca ve ferilerine itiraz ettiği görülmektedir. Somut olayda, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğu, takibe konu faturaların sözleşme gereği düzenlenen tüketim faturaları olduğu, takibe itirazda sözleşmeye ilişkin itirazın ileri sürülmediğine göre alacağın muaccel olduğu ve rehinle de temin edilmediğinin anlaşılmasına göre  mahkemece talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne,HMK 353/1-b-2 md gereğince ilk derece mahkeme kararının  kaldırılarak   yeniden  talep hakkında hakkında  aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>A-Davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden talep  hakkında; 1-İhtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne, İİK’ nun 257/1 inci maddesi gereğince dava konusu 2 fatura toplamı   alacak miktarı ile sınırlı biçimde 142.455,50  TL karşılığı davalının menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına  iş bu dava sonuna dek kayden  ihtiyati haciz konulmasına, bu haciz  işleminden borçlu şahısların uğramaları muhtemel zarar ve ziyana karşılık olmak üzere HMK’ nın 87 ıncı maddesine göre nakit veya kabul olunacak banka teminatı olarak davacıdan alacağın % 15'i oranına karşılık gelen  21.368,33  TL teminat karşılığında  alacağa yeter miktarda, taşınır ve  taşınmaz malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının  İHTİYATEN HACZİNE, 2-Teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına,3-HMK'nın 393. maddesi uyarınca tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içerisinde ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının talep edilmemesi ve aynı süre içerisinde belirlenen teminatın yatırılmaması halinde ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkacağı hususunun  talep eden tarafa ihtarına, 4-Karardan bir suretin taraflara İlk Derece Mahkemesince tebliğine, İstinaf incelemesi ile ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davacıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davacının istinaf sebebiyle yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dced6d4c61e1c276","SID":"ac291d3408328c7b"}}