{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2025/500 <br>KARAR NO\t: 2025/1100<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/03/2025 (Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2024/433 Esas,  2025/182 Karar<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı taraf arasında ticari ilişki bulunduğunu, bir kısım ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğini ve faturanın usulüne göre davalı yana tebliğ edildiğini ancak davalı tarafın 30/09/2015 tarihli ve ... numaralı 33.072,00.-TL, 18/10/2015 tarihli ve ... numaralı 38.420,17 TL ve 30/10/2015 tarihli ... numaralı 1.040,00.-TL tutarlarındaki 3 adet faturayı ödemediğini, borcun ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe davalının kötü niyetli olarak borç miktarını müvekkilinin ortağı ...'e ödediğini iddia ederek itiraz ettiğini ancak adı geçen kişinin müvekkilinin ortağının olmadığını, davalı tarafın malzemeleri, sahibi olduğu ve kendisinin işlettiği ... Elektrik işletmesi için aldığını beyanla Erzurum ... İcra Müdürlüğü'nde 2017/... sayılı dosyada toplam 72.532,17.-TL olan asıl alacak  ve işlemiş faize ilişkin ilamsız takipte gönderilen ödeme emrine vaki itirazının iptaline, İİK'nun md 67/2 ye göre asıl alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında kararlaştırılan fatura bedelinin bir kısmının iş başlangıcından önce ödemeye başlanması şartıyla davacı-alacaklı ...Mdencilik tarafından gayri resmi yetkili kılınan ve alım-satım işleminin gerçekleştirildiği ... ilçesinde de herkes tarafından davacı şirketin şirket ortağı olarak bilinen ...'e 2015 yılının 11. ayında tamamının ödemesi hususunda sözlü olarak anlaştıklarını, davacı şirket ile yapılan ticari iş sonucu kaydedilen borç miktarının gayri resmi yetkili kılınan ve ... ilçesinde herkes tarafından şirket ortağı olarak bilinen ...'in ... Bankası hesabına yatırıldığını, iş bu borcun ferileri ile birlikte eksiksiz olarak davacı tarafa ödendiğini, ...'in söz konusu borcun müvekkilinden tahsil edilerek davacı şirkete ödendiğine dair tanıklık edeceğini beyanla davanın reddine, takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İlk Derece Mahkemesince; \"...Tüm dosya kapsamı ve Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2024/... Esas, 2024/...Karar ve 25/09/2024 tarihli ilamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf kaldırma kararı doğrultusunda davalı vekilinin 20/05/2023 tarihli beyan dilekçesi nazara alınarak davacı şirketle ... arasında ticari mümessillik iddiasını ispat yükünün davalı üzerinde olduğunun kabul edildiği, davalının ödeme savunmasını yazılı delil ile ispat edemediği, cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı, bu bağlamda mahkememizce davalı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı, davalı tarafın yemin teklif etmesi üzerine davacı şirket yetkilisinin yemin beyanının talimat mahkemesi aracılığı ile alındığı, davacı şirket yetkili tarafından davacı şirket ile ... arasında ticari mümessillik olmadığına ve davalı tarafça ödeme yapılmadığına yönelik yemin edildiği, yargılamanın devam eden safhasında davalı tarafça icra dosyasının kapatıldığının beyan edilmesi üzerine bu hususun icra müdürlüğünden sorulduğu ve dava tarihinden sonra ödeme yapılarak icra dosyasının haricen tahsil olarak kapatıldığının beyan edildiği, bu haliyle eldeki itirazın iptali davasının konusuz kaldığı ancak davacı tarafın dava açılış tarihi itibariyle kısmen haklı olduğu, icra takip dosyasındaki asıl alacak yönünden dava açılış tarihi itibariyle davalının itirazının haksız olduğu, faiz talebi yönünden ise davalı taraf icra takibinden önce temerrüte düşürülmediğinden davalının bu hususta itirazının yerinde olduğu, icra takibine konu alacağın likit ve davalının itirazının haksız olduğu...\" gerekçesiyle <br>\"...Davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-İcra takibine konu asıl alacağın %20'si oranında 14.506,43 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın esasının kalmadığı tespit edilmesine rağmen yalnızca geçmiş duruma dayanılarak tazminata hükmedilmesinin usule ve hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından istinaf ilamı doğrultusunda yemin delili işletildiğini, davacı şirket yetkilisinin yemin beyanı alındığını ancak bu beyanının gerçeğe aykırılık ve eksik yemin nedeniyle itirazın olmasına rağmen mutlak doğruluk içerdiğinin varsayıldığını, müvekkilinin ödeme yaptığına dair savunmasının yazılı delille desteklenmediği gerekçesiyle reddedildiğini, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile uyumlu olmadığını belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:\t<br>Dava; ticari satıma dayalı fatura alacağının tahsili için girişilen ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, davalı vekili tarafından kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi yönünde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda; <br>Dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dairemizce verilen 25.09.2024 tarihli kaldırma kararı minvalinde ödeme iddiasını kanıtlama yükümlülüğü altında bulunan davalının teklif ettiği yeminin davacı şirket yetkilisi tarafından usulüne uygun eda edildiği görülmekle davalının iddiasını ispatlayamamış sayılacağından yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasında ve karar tarihi itibariyle geçerli olan AAÜT üzerinden yazılı miktarda vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, yine alacak likit ve belirlenebilir olmakla icra inkar tazminatına hükmedilmesinde de isabetsizlik olmadığı görüldüğünden, ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-İstinaf başvurusu aşamasında davalı taraftan yeteri kadar harç alındığından harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davalı tarafınca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 11/09/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. \t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8620979b46e17ca2","SID":"addda89e037131c3"}}