{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1674 <br>KARAR NO: 2025/905<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAH.<br>TARİHİ: 16/12/2020<br>NUMARASI:2017/941Esas- 2020/915Karar<br>DAVANIN KONUSU:Kayıt Kabul<br>KARAR TARİHİ:10/09/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; davacı ile müşteri ...Tic. Ltd. Ştİ, Arasında 21.01.2011 tarih ve 14938 sayılı Genel Faktoring Sözleşmesi akdcdildiği, bu sözleşme kapsamında 21.01.2011 ve devamında 10.06.2011 tarihinde yapılan faktoring işlemi İle dava dışı....Tic. Ltd. Şti. tarafından müflis...Şirketi lehine düzenlenmiş faturalar, faktoring işlem belgeleri ile temlik alındığı, temlik işlemine konu faturaların ödenmesi amacıyla, müflis ... A.Ş. tarafından tanzim olunan 01,06.2011 tanzim tarihli, 30,09.2011 vadeli 9.683,63 TL, 31.10.2011 vadeli, 28.802,96 Tl.,, 29.02.2012 vadeli 70.000,00 TL. ve 30.03.2012 vadeli 185.000,00 TL. nıeblaglı bonolarında ... Ltd. Şti. Tarafından ciro edilerek davacı şirkete teslim edildiği, yapılan faktoring işlemi neticesi 193.070,00 TL tutarındaki faktoring ödemesi .... Tic. Ltd. Şti. Talimatı doğrultusunda şirketin hesabına ödendiği, ancak, faktoring işlemi nedeniyle iktisap olunan bonoların vadesi geldiği halde yasal süresi içinde ödenmediği, yasal süresi içinde tahsil olunmayan bu bonolarla ilgili İstanbul ... İcra Müdürlüğümün ... E. vc ... E., sayılı takip dosyalan ile İstanbul .., İcra Müdürliiğü'nün ... E. ve .. E. sayılı dosyaları üzerinden icra takibine geçildiği, Davacı şirket ile müşteri ....Lkl. Şti arasında, 26.01.2011 tarih ve 14971 sayılı Genel Faktoring Sözleşmesi akdedildiği, sözleşme kapsamında  dava dışı .... Şti. Lehine düzenlenmiş faturaların faktoring işlem belgeleri ile teslim alındığı, temlik işlemine konu faturaların ödenmesi amacıyla Müflis .... A.Ş. tarafından tanzim olunan 01.06.2011 tanzim. 30.12.2011 vadeli 12.876.79 TL. ve 31.05.2012 vadeli 70.000,96 İL bedelli faturaların verildiği ifade edilerek bu bonolarda ... Ltd. Şti. tarafından ciro edilerek davacı şirkete temlik edildiği, yapılan faktoring işlemi neticesinde doğrultusunda şirketin hesabına ödendiği, ancak, faktoring işlemi nedeniyle iktisap olunan bonoların vadesi geldiği halde süresi içinde ödenmediği, yasal suresi içinde tahsil olunmayan bu bonolarla ilgili İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...  ve...esas sayılı dosyalarından icra takibi başlatıldığı, icra takip dosyaları tüm borçlulara tebligat yapılmak suretiyle kesinleşmiş ise de takip dosyasına herhangi bir ödeme yapılmadığı, şirket hakkında iflas kararı verildiği, bu alacakların  müflis şirketin masasına kaydının talep edildiği, ancak atacağın tamamının reddedildiği beyan edilerek davacının 714,455,00 TL. alacağının müflis şirketin sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle;  davacı alacaklının, müflis şirketten olan atacaklarının iflas masasına kaydı için iflas idaresine toplam 1.160.962,20 TL alacak kayıt talebinde bulunduğu, iflas idaresince sunulan belgeler alacağın varlığını tevsik edici bulunmadığından vc yargılamayı gerektirdiğinden bahisle iflas idaresince davacının talebi (78) kayıt sayılı olarak reddedildiği, kararın davacı vekiline 18.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği, bu nedenlerle, verilen red kararının hukuka uygun olduğundan davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, \"...Dosyaya sunulan 13/03/2020 tarihli son rapor ile her bir icra dosyasına konu alacak yönünden ayrı ayrı inceleme yapıldığı, her bir dosya yönünden ödemelerin, iflas tarihine nazaran ferilerin ayrı ayrı hesaplanarak belirtildiği önceki raporlara yönelik taraf itirazlarının da karşılandığı belirlenmekle Mahkememizce yapılan tespitlere iştirak olunmuş, hükme esas alınmıştır. Bundan başka davaya konu takip dosyalarından İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas ve ....esas sayılı dosyaların temlik dışı bırakıldığı belirlenmekle bu takiplere konu alacak yönünden davacı ...yönünden davanın kabulü ile 94.260,73 TL'nin alacağın kayıt ve kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davaya konu diğer 4 dosyaya konu alacağın ise yukarıda açıklandığı üzere davadan sonra davacı ... A.Ş'ne temlik edildiği belirlenmekle, davacı ... yönünden davanın 557.982,36 TL üzerinden kabulüne dair karar vermek gerekmiştir...\" açılan davanın \"Davanın kısmen kabulü ile davacı.... A.Ş'nin 94.260,73 TL alacağının, davacı ... A.Ş'nin ise 557.982,36 TL alacağının müflis ....Şirketinin iflas masasına kayıt ve kabulüne, aşan istemin reddine,\" dair  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Davanın süresi içerisinde açılmadığı ,bilirkişi raporları karşı ileri  sürülen  itirazların dikkate alınmadığı , davalının ticari defterlerinin incelenmemesi nedeninin açıklanmadığı, avans  faiz oranının  her yılbaşında değil farklı tarihlerde değiştiği göz önünde bulundurularak faiz yönünden buna göre  hesaplama yapılması gerektiği belirtilerek mahkemece verilen kararın kaldırılması talep edilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nun 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. İİK 235. maddesinde, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, iflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. M). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.Mahkemenin 21.02.2018 tarihli ara kararında, dava dosyasının celse arasında re'sen seçilecek malimüşavir bilirkişiye tevdi ile; davacının, alacağı temlik aldığı dava dışı 3.kişi konumundaki şirketlerin de ticari defter ve kayıtları ile birlikte davacının ve müflis şirketin ticari defter ve kayıtları birlikte incelenmek suretiyle taraflar arasındaki iş bu davanın ön inceleme duruşmasında tesbit edilen uyuşmazlıkla ilgili iddia ve savunmayı da karşılar şekilde denetime elverişli 3 nüsha yazılı rapor düzenlemesinin istenilmesine, HMK.nun 218-(1) maddesi uyarınca; davacı şirketin ve müflis şirketin iflas idaresi nezdinde bulunan defter ve kayıtlarını mahallinde inceleme hususunda yetki verilmesine,  bu hususta ilgili yere ibraz etmek üzere bilirkişi yetki belgesi verilmesine dair karar verilmiştir. Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen 21.09.2018 tarihli raporda özetle; Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak yasal süresi içerisinde noter açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre dava dışı  ...Şti'den davalı müflis şirketin iflas tarihi olan 19.10.2016 tarihi itibari ile 298.391,81 TL  dava dışı... Şti'den  85.287,17 TL alacağı bulunduğu,davacı şirketin bu alacak tutarlarına ilişkin kambiyo senetlerinin vadelerinde ödenmemesi sonucunda davacı tarafından senet borçlusu ve ciro sahibi 3.şahıslar hakkında icra takibi yapıldığı, icra takiplerini itiraz edilmeden takibinin kesinleştiği , davacı tarafın ilgili icra dairesinden alınan yazılardan davalı şirketten iflas tarihi itibariyle toplam 772.653 ,00 TL alacağının bulunduğu görüş ve tespitinde bulunulmuştur.Davalı vekili tarafından bilirkişi  raporuna karşı sunulan itiraz dilekçesinde , davalının ticari defterlerinin  mevcut olduğu, İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/887 E. Sayılı dosyasında hazırlanan bilirkişi raporları incelendiğinde davalının ticari defterlerinin mevcut olduğunun anlaşıldığı , davacının ticari defter tasdiklerini süresinde yaptırmadığı bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu ileri sürülmüştür.Bilirkişi tarafından düzenlenen 03.05.2019 tarihli ek raporda özetle ;Davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak yasal süresi içerisinde noter açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre dava dışı ...Şti'den davalı müflis şirketin iflas tarihi olan 19.10.2016 tarihi itibari ile 298.391,81 TL  dava dışı ... Şti'den  85.287,17 TL alacağı bulunduğu,davacı şirketin bu alacak tutarlarına ilişkin kambiyo senetlerinin vadelerinde ödenmemesi sonucunda davacı tarafından senet borçlusu ve ciro sahibi 3.şahıslar hakkında icra takibi yapıldığı, icra takiplerine itiraz edilmeden takibinin kesinleştiği , davacının her bir icra dosyası ayrı ayrı belirtilerek  davalıdan iflas tarihi olan 19.10.2016 tarihi itibariyle toplam (dosyaya yapılmış ödemeler mahsup edilerek ) 652.243,09 TL alacağının bulunduğu belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 2. ek raporda özetle; dosyada işlemiş faiz hesabında TCMB web sitesinde yer alan ticari avans faiz oranlarının raporda yer aldığı , 3095 sayılı yasanın 2/1 maddesi uyarınca haziran ayında tespit edilen oran aralık ayında tespit edilen orandan 5 puan veya daha çok farklı ise tespit edilen tarihten itibaren tespit olunan oran geçerli olacak olup , aksi halde 31 Aralıkta tespit edilen geçerli olacağı , iş bu nedenle değişik tarihlerde farklı olan oranlara göre hesaplama yapılmasının yanlış olduğu belirtilmiştir .Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş olup ,davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:Somut davada, davacı şirket dava dışı kişi/şirketlerden Genel Factoring Sözleşmesi uyarınca iktisap olunan bonoların vadesi geldiği halde ödenmediği , başlatılan icra takip dosyalarına da ( İstanbul ..İcra Müdürlüğü'nün ...E. İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün... E. İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı)  herhangi bir ödeme yapılmadığı belirtilerek iflas tarihi itibariyle toplam 714.455 ,00 TL alacağın müflis iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.-Davanın süresi içerisinde açılmadığı yönündeki istinaf sebebi:İstanbul Anadolu ... İflas dairesinin ... sayılı iflas dosyası ile mahkemeye göndermiş olduğu 08.09.2017 tarihli cevabi yazıda İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/272 esas sayılı dosyasında 19.10.2016  günü saat 18:46 itibariyle  iflasına karar verilen davalı müflis şirketin iflas tasfiye işlemlerine başlanıldığı, İİK nun  219 maddesi gereğince adi tasfiye olarak tasfiyesi yapılmasına karar verildiği, iflas kararının henüz kesinleşmediği ve davacı şirket  alacağı hakkındaki ret kararının tebliğ mazbatasının gönderildiği belirtilmiştir. Anılan yazıda cetvelin  03.08.2017 tarihli Karar Gazetesi'nde ve 08.08.2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlandığı, kararın davacı vekiline 18.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği , mevcut iflas dosyalarının zabıt defteri şeklinde tutulduğu belirtilmiştir. -Uyuşmazlığa konu davanın 23.08.2017  tarihinde açılması nazara alındığında, davacının cetveline yönelik itiraz davasını hak düşürücü süre içerisinde açıldığı  anlaşılmakla,   davalı tarafın davanın süresinde açılmadığı yönündeki itiraz sebeplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. -Davalı müflis şirketin ticari defterlerinin incelenmesi yönünde istinaf sebebi:6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın, hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkı, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiği açıktır. Bilgilenme hakkı, yargılamanın içeriğine dair tam bir bilgi sahibi olmanın yanında gerek karşı tarafın gerekse de yargı organlarının dosya içeriğine yapmış oldukları işlemleri öğrenmelerini kapsar. Bilgilenme/bilgilendirme hakkının etkin biçimde kullanılabilmesi için gönderilecek tebligat ve davetiyelerde kanunda öngörülmüş şekil şartlarına sıkı sıkıya uyulması gerekmektedir. Ayrıca bu hak sadece davanın başındaki iddia ve savunmalar açısından değil yargılamanın her aşamasında dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda devam eden bir yargılamada, tarafların açıklamaları için bilgilendirme yeterli olmayıp yargılamada yer alan diğer kişilerin (tanık, bilirkişi gibi) açıklamaları açısından da önemlidir. Bilgilenme hakkının usulüne uygun kullanımı ile tarafların haklarında öğrendikleri isnat ve iddialara karşı beyanda bulunabilme, davaya yönelik bilgi ve belge verebilme yani açıklama yapma hakkı da hukuki güvenceye bağlanmaktadır. Böylece davanın her iki tarafına eşit şekilde açıklama yapma hakkı tanınması ile adaletin görünür kılınması sağlanacaktır. Açıklamada bulunma hakkı, tarafların, yazılı veya sözlü şekilde iddia ve savunmalara karşı itirazda bulunabilme, davaya ilişkin beyanda bulunmalarını sağlar. (Yargıtay 22. H.D. 22/06/2020 tarih 2017/29720 E. 2020/6157 K. Sayılı ilamı)Davaya konu somut olayda, yukarıda da belirtildiği üzere mahkemenin 21.02.2018 tarihli ön inceleme duruşmasında davacının, alacağı temlik aldığı dava dışı 3.kişi konumundaki şirketlerin de ticari defter ve kayıtları ile birlikte davacının ve müflis şirketin ticari defter ve kayıtları birlikte incelenmek suretiyle rapor düzenlenmesine dair karar verilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda,  davacı tarafın sunmuş olduğu ticari defter ve kayıtlar esas alınarak davanın kısmen  kabulüne karar verilmiş ise de; uyuşmazlığa konu davada 21.08.2018 tarihli ön inceleme duruşmasında karar verilen 2 no lu ara kararın yerine getirilmediği ve iş bu ara karardan dönüldüğüne dair bir bilginin de dosyada yer almadığı tespit edilmiştir. Bu haliyle ( başka bir mahkemede davalının ticari defterlerinin incelendiği  nazara alındığında),  bilirkişiden mahkemenin 21.08.2018 tarihli ön inceleme duruşmasında karar verilen 2 no lu ara kararının  ikmal edilmesine yönelik  ek rapor alınarak  varılacak sonuç dairesinde karar ihdası yoluna gidilmesi gerekmektedir.-İşlemiş faizin hesaplanmasına yönelik ileri sürülen istinaf sebebi: 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2/1. Maddesinde, '' (Değişik:15/12/1999-4489/2 md) Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu , sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça , geçmiş günler için birinci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur .Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avansları için uyguladığı faiz oranı , yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmazsa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir . Söz konusu avans faiz oranı , 30 haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan avans faiz oranından beş puan veya daha çok farklı ise yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur. Temerrüt faizi miktarının sözleşmede kararlaştırılmamış olduğu hallerde , akdi  faiz miktarı yukarıdaki fıkralarda öngörülen miktarın üstünde ise , temerrüt faizi , akdi faiz miktarından az olamaz .'' hükmü yer almaktadır.Yukarıdaki açıklamalardan de anlaşılacağı üzere haziran ayında tespit edilen oran aralık ayında tespit edilen orandan beş puan veya daha çok fazla değilse tespit edilen tarihten itibaren bu oran geçerli olacak olup , aksi halde 31 Aralıkta tespit edilen oran dikkate alınarak hesaplama yapılacaktır. Hükme esas alınan bilirkişi tarafından  3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 2/1. Maddesi uyarınca faiz hesaplanması yoluna gidildiği anlaşıldığından, Merkez Bankası'nın resmi sitesinde yayınlanan avans faiz oranlarını yayın tarihi başlangıç alınarak hesaplama yapılması yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin yukarıda belirtilen gerekçe ile  istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK 353.1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;  1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/941 E. 2020/915 K. Sayılı 16/12/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafça yatırılan  istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davalı tarafından yatırılan  istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a5c4e2f5da5f0219","SID":"d8bd8be1330ec56f"}}