{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM  <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2025/1528 <br>KARAR NO:2025/1328<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:31/05/2024<br>NUMARASI:2024/420Esas- 2024/467Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Araç Hasarı Nedeniyle Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:18/09/2025<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı sigorta şirketine, zorunlu trafik sigortalı olan ve davalı...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın, müvekkiline ait olan ve dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki araca çarpması ile yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında her ne kadar dava dışı sürücü ...'in hatalı olduğu belirtilmiş ise de kaza anına ait MOBESE görüntülerin incelenmesi sonucunda davalı...'nın kusurlu olacağının anlaşılacağını, kaza neticesinde, müvekkilinin aracının 3 gün işten kaldığını ve 4.200,00-TL zarara uğradığını, ayrıca araçta 39.600,00-TL maddi zarar oluştuğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 43.800,00-TL zararın, olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile; davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; eldeki davanın, TTK'nin 5/A madde hükmü gereğince dava tarihi itibariyle arabuluculuğa tabi olduğu ve dava dilekçesine ekli olarak arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın sunulması gerektiği, yasal düzenleme dikkate alındığında söz konusu dava şartının noksanlığının sonradan giderilebilecek nitelikte olmadığı, davacı tarafa verilen kesin süreye rağmen arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı gerekçesi ile;\"Davanın USULDEN REDDİNE\" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; davanın, trafik kaza tespit tutanağının iptali ile maddi tazminat istemine ilişkin olması nedeniyle usulden red kararının hatalı olduğu hususuna yöneliktir.Dava, trafik kazasına bağlı araç hasarı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.(1) 26/04/2016 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanunu'nun 5. maddesiyle değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde, zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açabileceği belirtilmiştir. Yasal değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ZMSS sigortacısına karşı artık doğrudan dava açamayacak olup yasa ile özel bir dava şartı getirilmiştir.KTK'nın 97. madde değişikliği ile sigorta şirketine başvurunun dava şartı haline getirilmesinin amacı  zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında dava yoluna gitmeden önce rizikonun gerçekleştiği konusunda bilgisi olmayan ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulmasının sağlanması suretiyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın yargıya taşınmadan çözülmesi böylece hem talepte bulunanın tazminat alacağına bir an önce kavuşmasının temini hem de yargının iş yükünün azaltılmasıdır. Görülmekte olan davada; dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvuru yapılıp yapılmadığı, dava dilekçesinin içeriğinden anlaşılamadığı gibi bu hususta dosyada her hangi bir bilgi ve belgeye de rastlanmamıştır.Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK'nın 115/2.maddesi uyarınca mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.Dava açılmadan önce sigorta şirketine başvurulması yönündeki dava koşulu, davanın devamında giderilmesi mümkün dava koşullarından olup, mahkemece resen gözetilmelidir.6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlığı altında düzenlenen  18/A maddesinin (18) numaralı bendinde “Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hallerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz.” hükmü yer almıştır.  2918 sayılı Kanun'un 97.maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği dava şartı olarak düzenlenmiş olup, ayrıca arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığı ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığı hususu dikkate alınarak karar verilmesi gereklidir.Her ne kadar Dairemizin; ... Sigortacısına yöneltilen davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu yönünde kararları mevcut ise de, Yargıtay'ın aksi yöndeki kararları (Bkz. Yargıtay 4. HD'nin 27.02.204 tarihli 2022/2982 E. - 2024/2110 K.  sayılı ilamı) Dairemizce de benimsenerek daha önceki görüşten dönülmüştür.Bu nedenle mahkemece, ... sigortacısına yöneltilen eldeki davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı gözetilerek, az yukarıda açıklanan KTK'nın 97. maddesi kapsamındaki dava koşulu üzerinde durularak, toplanan ve toplanacak delillere göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.(2) Kabule göre de; davacı vekili dava dilekçesi ile; haksız fiilden kaynaklanan maddi zararını, kazaya karışan aracın sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısından talep etmektedir. Davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan ve aleyhlerine açılan davalar birbirinden bağımsız olduğundan, dava şartlarının (-arabuluculuk vb-) her bir davalı açısından ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. Bilindiği üzere; 7155 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.Somut olayda; araç sürücüsü davalı... aleyhine yöneltilen talep bakımından, davanın, mutlak veya nisbi ticari dava niteliğinde olmadığı, dolayısıyla zorunlu arabuluculuğa da tabi olmadığı göz ardı edilerek, adı geçen davalı yönünden yargılamaya devam edilmesi gerekirken, davanın, adı geçen davalı yönünden de usulden reddine karar verilmesi de hatalıdır.Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülen istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4.madde hükmü gereğince kaldırılmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile,  başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,4/Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 353/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.18/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d4d84526ad9564cd","SID":"443bcb65039fc7a0"}}