{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2022/1837 <br>KARAR NO 2025/1320<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:12/05/2022<br>NUMARASI:2020/129Esas - 2022/344Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesi ile; 20.07.2018 tarihinde müvekkillerinin murisi...'ın sevk ve idaresindeki otobüs ile seyir halinde iken, yabancı plakalı bir aracın çarpması ile meydana gelen kaza neticesinde, otobüsü emniyet şeridine çektiğini ve dörtlüleri yakarak durduğunu, muris... ile ...'ın otobüsten inerek ön tarafta yabancı plakalı araç sürücüsü ile konuştuktan sonra sol arka kısımdaki hasarı inceledikleri sırada, davalı......şirketinin maliki olduğu, davalı sigorta şirketine trafik sigortalı, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile müvekkillerinin murisi ile ...'a çarptığını, akabinde kaza mahallinden kaçtığını, kaza neticesinde müvekkillerinin murisinin kaza mahallinde vefat ettiğini, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunu, müvekkillerinin murislerinin vefatı ile maddi ve manevi zarara uğradıklarını belirterek her bir müvekkili için 200,00'er-TL olmak üzere 1000,00-TL (belirsiz alacak) destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili eş ... için 100.000,00-TL, diğer müvekkilleri çocukların her biri için 50.000,00'er-TL olmak üzere toplam 300.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 22.11.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile; maddi tazminat taleplerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; davacı eş ... için 90.057,75-TL'ye, davacı çocuklar yönünden ... için 24.710,57-TL'ye...için 10.244,71-TL'ye, ... için 9.211,43-TL'ye ve... için 1.145,21-TL'ye artırdıklarını bildirmiş, 08.04.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile de; tazminat taleplerini davacı eş için 144.355,28-TL'ye, davacı çocuklar ... için 33.897,04-TL'ye...için 13.480,72-TL'ye ve ... için 12.022,41-TL'ye artırmıştır.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile, davanın reddini savunmuştur.Davalı......şirketi davaya karşı süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamış, yargılama aşamasında kendisini vekil ile temsil ettirmiş, davalı vekili, kazaya karışan aracın kasko sigortacısına davanın ihbarını talep etmiştir.   İlk derece mahkemesince; davaya konu kazaya ilişkin olarak Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/28 Esas sayılı dosyasında alınan ATK raporu ile mahkemece alınan heyet bilirkişi raporunda müteveffa...'ın kazanın meydana gelmesinde KTK'nın 47/d ve 68/c maddelerini ihlal ederek asli ve %80 oranında, davalı ...'ın ise KTK'nın 52/b maddesini ihlal ederek tali ve %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, müteveffanın eşi ve çocukları olan davacıların desteğinden yoksun kaldıkları, mahkemece alınan ek bilirkişi raporunun denetime açık olduğu, davacı tarafın ıslah dilekçesi doğrultusunda, davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulüne, kabul edilen miktarlara davalılar  ... ve .... Şti. yönünden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren ve sigortalı aracın ticari araç olması nazara alınarak avans faiz işletilmesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geliş şekli, müteveffa ile davacılar arasındaki yakınlık, kusur durumu, manevi tazminatın ölüm gibi bir acının karşılığı ve zenginleşme aracı olamayacağı hususları bir arada değerlendirilerek, davacı eş ... ... için 20.0000 TL, diğer davacı çocuklar için 10.000'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve .... Şti.'den alınarak davacılara verilmesine karar vermek gerektiği kanaati ile;\"1-Davacıların maddi tazminat taleplerinin KABULÜ ile davacı ... ... yönünden 144.355,28 TL, davacı ... ... yönünden 33.897,04 TL, davacı... ... yönünden 13.480,72 TL, davacı ... yönünden 12.022,41 TL ve davacı... ... yönünden 1.145,21 TL tazminatın davalılar ... ve .... Şti.'den 20/07/2018 tarihinden itibaren davalı ... Sigorta A.Ş.'den 23/05/2019 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,2-Davacıların manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ ile davacı ... ... yönünden  20.000 TL, davacı ... ... yönünden 10.000 TL, davacı... ... yönünden 10.000 TL, davacı ... yönünden 10.000 TL ve davacı... ... yönünden 10.000 TL tazminatın davalılar ... ve .... Şti.'den 20/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine\" karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf nedenleri; yapılan tazminat hesabının hatalı ve fahiş olduğu, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi ile yapılan hesaplama neticesinde, davacı ... ... için yaklaşık iki yıl fazla yapılan hesaplama neticesinde 8.161,00-TL fazla tazminat belirlendiği, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranının fazla olduğu, müteveffanın, gerekli önlemleri almadığı ve kazanın oluşumuna tam kusurla sebebiyet verdiği, avans faize hükmedilmesinin hatalı olduğu hususlarına yöneliktir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.(1) Davacı... ... lehine kurulan maddi tazminat hükmüne yönelik istinaf talebinin incelenmesinde;  İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından istinaf yasa yoluna başvuru sınırı davalı  sigorta şirketinin her bir davacıya yönelik istinafı bakımından ayrı ayrı belirlenecektir.Davacılar vekilince dava dilekçesi ile, her bir davacı için 200,00'er-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 50.000,00'er-TL manevi tazminatın davalı sigorta dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, yargılama aşamasında maddi tazminat miktarları artırılmış, ilk derece mahkemesince, davacı...  yönünden 1.145,21 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Dolayısıyla da davalı sigorta şirketi aleyhine, davacı... ... için ilk derece mahkemesinin hükmettiği maddi tazminat miktarı 1.145,21-TL dir. 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalarda verilen karar kesin olup, hüküm tarihi olan 2022 yılı itibariyle kesinlik sınırı 8.000,00-TL'dir. Bu durumda eldeki davada istinaf eden davalı aleyhine davacı... ... için hükmedilen ve istinaf konu alacak miktarı olan 1.145,21-TL, ilk derece mahkemesinin kararının kesinlik sınırı olan 8.000,00-TL'nin altında kalmaktadır. HMK'nın 346/1.maddesi hükmü uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının miktarı itibariyle kesin olduğu durumlarda usulden red kararının yerel mahkemesince verilmesi gerekli ise de, kanun yolu merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, davalı sigorta şirketi vekilinin davacı... ... lehine hükmolunan maddi tazminata ilişkin istinaf dilekçesinin ve isteminin; HMK'nın 346/1 ve 352. maddeleri gereğince ilk derece mahkemesinin kararın, kesin olması nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.(2) Davacılar ... ..., ... ..., ... ..., ...  lehine kurulan maddi tazminat hükmüne yönelik istinaf talebinin incelenmesinde;Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde  usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tazminat hesabına esas alınan, davacıların destek süreleri ile muhtemel bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenmiş ve hata yapılmamış olmasına, davacı ... ... lehine takdir edilen tazminat miktarının doğru belirlenmiş olmasına, dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun, ceza yargılamasında alınan kusur raporu ile uyumlu, denetime açık, ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi heyet raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmamasına, kazaya karışan ve davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın kullanım amacı ticari olduğundan, davacılar lehine takdir edilen tazminata avans faiz işletilmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre davalı sigorta şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının davacı ... lehine kurulan hükme yönelik olarak davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 346/1 ve 352 madde hükmü gereğince USULDEN REDDİNE, diğer davacılar yönünden kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 13.918,53-TL harçtan peşin yatırılan 4.523,84-TL harcın düşümü ile bakiye 9.394,69-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama  giderlerin üzerinde  bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davacı ... ...'a yönelik kurulan hüküm yönünden  HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, davacılar... ..., ..., ... ... ... ve... ... ...'a yönelik kurulan hükümler yönünden miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.18/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6d48b2afbd27c20b","SID":"f2b030131829ea39"}}