{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   31. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/1056 - Karar No:2025/746<br>                       <br>                         T.C.<br>                        ANKARA<br>       BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>                31. HUKUK DAİRESİ<br>       \t                                                     <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  \t\t     \t(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1  md)\t<br>\t                                                                  <br>ESAS NO\t: 2023/1056 <br>KARAR NO\t: 2025/746<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/310 E-2023/447 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t:18/09/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23/09/2025<br>\t<br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın  kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde  taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili,  davalının üstlendiği işin bir bölümünün davacı tarafından yerine getirilmesi amacıyla alt yüklenicilik ilişkisi kurulduğunu, davacının üstlendiği işleri eksiksiz yerine getirip yapılan işin karşılığı 495.830,10 TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalının borcunu ödemediği gibi ayrıca 174.050,00 TL bedelli iade faturası düzenlediğini, bu faturayı kabul etmediklerini, daha önce toplam 75.000,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye alacaklarını tahsili için başlattıkları icra takibinin davalının itirazı üzerine durdurulduğunu belirtip, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı vekili ;Yaptıkları bir kısım ödemelerin dikkate alınmadığını, icra takibinden sonra da 6.780,00 TL ödeme yaptıklarını, ayrıca icra takibine konu edilen ve toplam bedeli 240.000,00 TL olan 2 adet bononun henüz ödeme tarihlerinin de gelmediğini belirtip davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHMESİ KARARI ÖZETİ :<br>Mahkemece \"Davadaki talep ; davacının eser sözleşmesinden kaynaklanan ve ödenmediği ileri sürülen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Davalı şirket ... AVM ve konutları inşaat işini yürütmekte iken davacı ile varılan anlaşma uyarınca işin bir bölümünü oluşturan su ve ısı yalıtımı, bodrum perdeleri, tadilat ve tamirat işlerinden oluşan bir kısım işlerin yerine getirilmesi işini davacı  üstlenmiştir. Yapılan iş ile ilgili olarak hakediş raporları düzenlenmiştir. Davacı üstlendiği iş nedeniyle oluşan alacağının 495.830,10 TL olduğunu belirtip, buna ilişkin fatura düzenlemiştir. Faturadan kaynaklanan alacağının ödenmediği, bu nedenle davalıdan alacaklı olduğu düşüncesinde olan davacı tarafından davalı hakkında 15/03/2022 tarihinde Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2022/5497 esas sayılı icra takibi başlatılmıştır. İcra takibi ile 495.830,10 TL asıl alacağın 22.030,84 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili talep edilmiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalının 25/03/2022 tarihli itirazı üzerine icra takibi durdurulmuştur. İcra takibi başlatıldıktan sonra 24/03/2022 tarihinde davalı tarafından 6.780,00 TL daha ödeme yapılmış, bu hali ile toplam ödeme miktarı 81.780,00 TL'ye ulaşmıştır. Davacımız bu ödeme toplamını icra takibindeki asıl alacağından mahsup ettikten sonra kalan 414.050,10 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptali amacıyla 27/04/2022 tarihinde itirazın iptali davasını açmıştır.<br>Her iki tarafın kabulünde olduğu gibi davacının üstlendiği iş nedeniyle oluşan imalat alacağı 495.830,10 TL olup, icra takibinden önce ve takip başlatıldıktan sonra yapılan ödeme miktarının da toplam 81.780,00 TL olduğu tartışmasızdır.<br>Davacı icra takibi ile 414.050,10 TL'nin tahsilini talep etmiş ise de; gerek icra takibinin başlatıldığı gerekse davanın açıldığı tarihten sonra 23/05/2022 ödeme tarihli 120.000,00 TL bedelli ve 23/06/2022 ödeme tarihli 120.000,00 TL bedelli bonolar ödeme amacıyla davacıya verilmiş olup, bu bonoların ödeme tarihleri gelmeden icra takibi ile talep edilme koşullarının oluşmadığı, üstelik yargılama sürmekte iken her iki bono bedelinin de vadesinde davacıya ödendiği görülmüştür. Bu nedenle icra takibi ile talep edilen 414.050,10 TL davacı alacağı içerisinde yer alan ve takip ve davadan önce ödeme tarihi gelmeyen bonoların bu alacak içerisinde çıkarılması gerektiği, bu hali ile davacının davalıdan talep edebileceği alacağının 174.050,10 TL olduğu kabul edilmiştir.<br>Davalı taraf davaya cevap ve itirazlarında 174.050,10 TL iade faturası düzenlediklerini, bu faturanın düzenlenmesine davacının neden olduğunu, bu nedenle iş bedelinden iade faturası bedeli düşüldüğünde davacının kendilerinden alacağı kalmadığını söylemiştir. İade faturası davacının kabulünde olmayıp, iade faturası kapsamı ve bilirkişi raporunda yapılan değerlendirme dikkate alındığında iade faturası bedeli kadar miktarın davacı alacağından mahsubunun mümkün olmadığı, bu hali ile icra takibi ve dava tarihi itibariyle henüz ödeme tarihleri gelmeyen fakat davadan sonra ödenen her biri 120.000,00 TL bedelli bonolardan kaynaklanan alacakların icra takibi ile talep edilemeyeceği, davalı tarafından düzenlenen iade faturası bedelinin de davacı alacağından mahsubu gerektiğini davalı tarafından ispat edilemediği, bu hali ile davacının davalıdan tahsili gereken alacağının 174.050,10 TL olduğu, bu miktara yönelik davalı itirazı haklı nedene dayanmadığı için iptali gerektiği, fazla miktarlar yönünden davacı icra takibi yapmakta haksız olmakla birlikte kötü niyetli olarak icra takibi yapıldığının kanıtlanamadığı, davacı alacağının ancak bilirkişi raporu ile belirlenebilir nitelikte olduğu, bu nedenle icra inkar tazminatı isteme koşullarının da oluşmadığı kabul edilip davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir.<br>\t\t\t\t\t\t<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 414.050,10 TL alacağın bir kısmının keyfi olarak davadan sonra ödenerek konusuz kalmasının davalı lehine sonuç doğurmayacağını, davanın tam kabul edilmesi gerektiğini, müvekkilinin bu miktarda alacaklı olduğunun ortaya çıktığını, ancak mahkeme kararıyla zarara uğratıldığını, 414.050,10 Tl nin ileri bir tarihte ödeneceğine dair iddia ve sözleşme bulunmadığını, senetlerin davalının müvekkiline dayatması ile alındığını, muaccel hale gelen ve davalının temerrüdü ile sonuçlanan bir alacağın müvekkili tarafından vadeye bağlandığının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin kısmi ödemeleri kabul etmesinin yasa gereği olduğunu, dava açıldıktan sonra davalı tarafından yapılan kısmi ödeme nedeniyle konusuz kalan miktar yönünden davanın açılmasına davalının sebep olduğunu  bu nedenle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve müvekkili lehine hükmedilmesi gerektiğini, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 174.050,10 TL alacağı itirazın keyfi ve dayanaksız olduğunu, bilirkişi incelemesinde de bu miktarın aynen tespit edildiğini  belirterek mahkeme  kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibin haksız olduğunu, müvekkilinin borcunun olmadığını, ödemeler ile iade faturası ile bu durumun açık olduğunu, davacının işi eksik yaptığını, bu nedenle 37,39 ve 40 numaralı hakedişlerin kesin hesapta düzeltildiğini ve bu düzeltme ile ilgili iade faturasının düzenlendiğini,  iade faturasının kabul edilmemesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda iade faturası ile ilgili hatalı değerlendirme yapıldığını, iş bitiminde hakedişin yeniden düzenlenebileceği ve eksik yapılan iş nedeniyle iade faturası düzenlenmesini engelleyecek bir durum bulunmadığını belirterek mahkeme kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br>\tGEREKÇE:<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>  HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1- Taraf vekilerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2- Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85  TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55  TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına.<br>\t3- Davalıdan alınması gereken 11.889,36 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.972,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.916, 86 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına.<br>4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere  18/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.   <br><br> Başkan                 Üye                         Üye                         Katip<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4d2e921e1f23be1a","SID":"03a6047e9e87b707"}}