{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/1141 - 2025/723<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t       <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t<br>ESAS NO\t: 2025/1141 <br>KARAR NO\t: 2025/723<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 05/08/2025<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2025/418 Esas<br><br>\t\t     \t<br>Yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Davacı vekili, davalı  kooperatifin 1978 yılında kurulduğunu, davalı kooperatifin amacı konut yapımıyken, 11 yıl konut yapımı için beklendiğini,  ancak konut yapılamadığından,  kooperatife ait zeytinlik tarlanın satılması için  ana sözleşmenin md 6/4 ve md 23/9 maddeleri eklenerek, arsanın 40.000.000,00 TL bedele satıldığını, bu satışa ilişkin genel kurula da davacı ve ailesinin davet edilmediğini, bu konuda Ankara  10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/387 esas sayılı dosyası ile \"tapu iptali ve tescili\" davası açıldığını, davalı kooperatifin  25.05.2025 tarihli genel kurulda tasfiye kararı aldığını, davacı ile daha pek çok kooperatif üyesinin buna itiraz ettiğini, kooperatif üyeliğinin tespiti için iş bu davanın açıldığını,  kooperatin tasfiyesinin söz konusu olduğundan tasfiyenin önlenmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini,  talep etmiştir. <br>Davalı vekili, davacıların müvekkili kooperatife karşı üyeliğin tespiti davası açtığını ve dava konusu ile ilgisi olmayan kooperatifin 2,5 yıl önce satışını yaptığı  ve üçüncü kişiye ait taşınmaz için ihtiyati tedbir talep ettiğini, ayrıca 21.05.2025 tarihli dava dilekçesinde, henüz o tarihte yapılmamış 25.05.2025 tarihli genel kurulun tasfiye kararına tedbir talep edildiğini, iddiaların gerçek dışı olduğunu, davanın tek amacının üyelik tespiti davasında dava konusunda farklı talep edilen tedbir kararlarını almaya çalışmak olduğunu savunarak talebin reddini  istemiştir. <br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>İlk derece Mahkemesi'nce \"İhtiyati tedbirin tanımı ve koşulları 6100 sayılı HMK'nun 389.  maddesinde belirtilmiştir. Buna göre;mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya tamamen imkansız hale gelebileceğinden endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK 390/1maddesi kapsamında tedbir talep eden taraf dilekçesinde ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda, dosyada gelinen aşama itibariyle tarafların haklılık durumunu değerlendirmek mümkün olmadığından talebin reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yerel mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesinin müvekkillerini ileride telafisi imkansız zarara sokacağını, müvekkillerinin annesi ... ile ...'nın üye olup uzun yıllar kooperatife ödeme yaptığını, ancak iş bu dava açılana kadar müvekkillerine hiçbir toplantı daveti yapılmadığını, gönderdikleri belgeler ile vasilik kayıtlarının kabul edilmediğini, usulsüz toplantılar yapıldığını ve en sonunda  kooperatifin tasfiyesine karar verildiğini, kooperatifin amacı konut yapmak iken zeytinlik tarlanın doğal sit alanı olması nedeniyle konut yapılamadığından taşınmazın satışı için ana sözleşmede değişiklik  yapıldığını ve arsanın satışına ilişkin genel kurula da müvekkillerinin çağırılmadığını, devam eden dava açısından üyeliğin tespiti ispat edilene kadar kooperatifin tasfiye edilmesi riski bulunduğundan tedbir taleplerinin keyfi bir talep olmayıp mecburiyet olduğunu, tedbir kararı verilmesi için gerekli ispat koşulunun sundukları belgelerle gerçekleştiğini, 42 yıllık kooperatifte herhangi bir imalat yapılmadığını, üyelerin uzun yıllar ödediği aidatların enflasyon ve ekonomik nedenlerle değer kaybettiğini, davalı kooperatifin temel amacını değiştirerek taşınmazı sattığını, bu nedenlerle tasfiye kararının tedbiren durdurulması gerektiğini belirterek, istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIK\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: <br>Uyuşmazlık; kooperatif üyeliğinin tespiti amacıyla açılan davada,  kooperatifin tasfiye sürecinin tedbiren durdurulması talebinin  yerinde olup olmadığı hususunda toplanmıştır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t :<br>Talep, kooperatif üyeliğinin tespiti amacıyla açılan davada ihtiyati tedbir  isteminin reddi ara  kararının  kaldırılması istemine ilişkindir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1  gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2025/418E. sayılı dava dosyasında verdiği 05/08/2025 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,<br>4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br> 17/09/2025  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\t HMK m. 362/1,f  uyarınca  KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  17/09/2025\t\t\t\t<br>    <br>Başkan<br>  e-imzalı<br>Üye <br>  e-imzalı<br>Üye <br>  e-imzalı<br>Katip <br> e-imzalı <br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c3fafffe6cb8849d","SID":"8f8171da1b6474c0"}}