{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/1353 <br>KARAR NO: 2025/1266<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/01/2025<br>NUMARASI: 2022/549 Esas - 2025/6 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Kasko Sigorta Poliçesi Kapsamında Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/09/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkiline ait ... plakalı aracın, dava dışı...'ın sevk ve idaresinde iken 27/09/2021 tarihinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazasında hasarlandığını, davalı tarafça hasar dosyası açılmasına rağmen aracın perte ayrılacağı iddiasıyla onarım onayı verilmediğini, eksper ile yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, davalı şirketin aracın değerini kaza tarihine göre onarım tutarını ise onarım tarihine göre belirlediğini, araç fiyatlarındaki artış nedeniyle aracın onarımının tercih edildiğini ve aracını parça bedeli ve işçilik olmak üzere toplam 49.900,00-TL bedele  yaptırdığını, aracın yapılan onarımı sonucu çalışır duruma geldiğini, ağır hasar kayıtlı bir araç olmadığını, bunun üzerine davalı şirkete tekrardan başvuru yapıldığını, ancak davalı şirketçe herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davaya konu aracın hasar onarım bedeli olan şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın hasar tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu araç üzerinde rehin hakkı olduğundan dain mürtehin'in kayıtsız şartsız muvafakati olmaksızın açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, sigortalı aracın kiralık olması nedeniyle kiralık araç klozu kapsamında onarımın ekonomik olduğunun değerlendirilmesi halinde %80'nin muafiyet kapsamında tenzilinin gerektiğini, aracın eksper incelemesi sonucu mevcut zararına göre ... uygulamasının ekonomik olduğunu, sigortalı aracın pert olması halinde hasar anındaki rayiç değerinin dikkate alındığını, temerrüt tarihinden itibaren işlemiş faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; 27/09/2021 tarihli kaza tespit tutanağına  göre ... plakalı aracın dava dışı ...'ın sevk ve idaresinde iken  tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası yaptığı, araç sahibinin davacı ... olduğu, aracın ... (ticari), sigorta şirketinin ... Sigorta, poliçe nosunun ... ve poliçe bitiş tarihinin 31/12/2021 olarak tespit edildiği, ... Birliği'nden gelen 03/08/2022 tarihli tescil raporuna göre; ... plakalı aracın 2008 model, ... marka ... katlı otobüs olarak 'okul servisi-ticari' olarak, ... şasi nosu ile tescil edildiği, araç sahibinin ... olarak göründüğü, şasiden geçmiş araç ve sahiplik bilgileri sorgulama raporuna göre; kaza tarihi olan 27/09/2021 tarihinde ... şasi nolu aracın ... plakası ile ... adına kayıtlı olduğu, aynı şasi nolu aracın 05/04/2022 tarihinde ... plakası ile davacı adına tescil edildiği, 06/04/2022'de plakasının yine davacı adına tescil ile ... olarak değiştirildiği, aracın kayıtlarda yine 2008 model, ... marka ... katlı otobüs olarak 'okul servisi-ticari' olarak göründüğü, davalı tarafından gönderilen poliçeye göre ise; 21/12/2020-21/12/2021 tarihlerini kapsar ... poliçe nolu poliçenin sigortalısının  davacı ... olarak göründüğü, sigorta konusu aracın ... plakalı, ... şasi nolu, 2015 model  ... Minibüs olarak göründüğü, 27/09/2021 tarihli ek poliçe ile 'tescil bilgi değişikliği' nedeniyle plakanın ...olarak düzeltildiği, davacı vekilince sunulan ... İşlem Sonuç Belgesi'nde ise; ... şasi nolu, 2015 model ...  Okul ... Minibüs olan ... plakalı aracın 04/02/2022'de trafikten çekildiğinin görüldüğü, ek poliçe, kaza tutanağı ve artes kaydının birbiri ile uyumlu olmasına rağmen, Noterler Birliği kayıtlarının bu kayıtlarla çeliştiği, Noterler Birliği kayıtlarında herhangi bir düzeltme talep edildiğine dair bir başvuru bulunmadığı ve bu yönde bir delil sunulmadığı, kaza tarihinde ... plakasının davacı adına tescilli olduğuna dair bir tespit yapılamadığı gerekçesiyle davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekilinin istinaf nedenleri; sigorta poliçesi, aracın tescil belgeleri ve kaza yerine ait tespit tutanağının  dosyada mevcut olduğu,  taraf sıfatında bir hata olmadığı, mahkemenin ... Birliğine  yazmış olduğu müzekkerede  aracın yalnızca plakasını yazıldığı şase bilgilerinin yazılmadığı, Noterler Birliğinin de farklı şase numaralı ve farklı markalı bir aracın sorgu bilgilerini gönderdiği, ... plakanın bu yanlış şaseli araç üzerinde olduğunun bildirildiği, ancak bu aracın tescil tarihinin 06.04.2022 olduğu, oysa müvekkiline ait aracın ilk olarak ... plaka  ile  18.12.2020 tarihinde alındığı,  aracın üzerine 21.12.2020 tarihinde ...  Bankası tarafından rehin konulduğu, kazanın 27.09.2021 tarihinde gerçekleştiği ve müvekkiline ait aracın 07.02.2022 tarihinde trafikten çekme belgeli olarak satıldığı, mahkemece  sadece müvekkilinin adının yazması nedeni ile tescil tarihi, şase numarası ve marka-model kontrolü yapılmadan plaka değişiklikleri araştırılmadan eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verildiği, hususlarına ilişkindir. Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. (1) 6102 sayılı TTK'nın 1453. maddesi uyarınca malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1406. maddesi uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Yine TTK'nın 1456/1. maddesinde \"Sınırlı ayni hak ile takyit edilmiş bir mal üzerindeki, malike ait menfaat sigortalandığı takdirde, kanunda aksi öngörülmemişse, sınırlı ayni hak sahibinin hakkı sigorta tazminatı üzerinde de devam eder\" düzenlemesine; 1456/2. maddesinde ise \"Sigortacıya, mal üzerinde sınırlı ayni hak bulunduğu bildirildiği takdirde, ayni hak sahiplerinin izni bulunmadıkça, sigortacı sigorta tazminatını sigortalıya ödeyemez. Ayni hakkın sicille alenileştiği veya sigortacının bunu bildiği durumlarda bildirime gerek yoktur. Sigortalı menfaate konu malın tamiri veya eski hâline getirilmesi amacıyla ve teminat gösterilmesi şartıyla, tazminat sigortalıya ödenebilir\" düzenlemesine yer verilmiştir. Ayrıca Türk Medeni Kanunu'nun 879. maddesi uyarınca, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatının alınması gereklidir. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatını almak suretiyle sigortadan, kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur. Öncelikle talep hakkının rehin hakkı sahibinde olması, yani sigorta bedelinin rehin hakkı sahibine ödenmesi gerektiği durumda, rehin hakkı sahibinin muvafakatinin bulunması halinde sigortalıya sigorta bedeli ödenebilir. Bu durumda dava açma hakkı da öncelikle rehin hakkı sahibinde olduğundan bir dava şartı olarak aktif dava ehliyeti olan davacı sıfatının da rehin hakkı sahibinde olduğu, buna karşın daini mürtehinin muvafakati halinde bu şartın yerine getirilmiş sayılacağı Yargıtay ilgili Dairesinin ve Dairemizin yerleşik içtihatları ile de ortaya konulmuştur. Somut olayda; davaya konu kasko sigorta poliçesinde, dava dışı ... Bankası A.Ş Milas/Muğla Şubesi'nin dain mürtehin sıfatı ile hak sahibi olduğu görülmekte olup, davacının sigorta poliçesine dayanarak tazminat talebinde bulunabilmesi için, dain mürtehinin bu konuda açık muvafakatının alınması gerektiği gözetilerek karar verilmelidir. O halde mahkemece yapılacak iş, poliçe üzerinde dain-i mürtehin kaydı olduğu dikkate alınarak, dava dışı rehin hakkı sahibi bankadan rehin hakkının devam edip etmediğinin, rehin hakkının devam etmesi halinde eldeki dava yönünden davacıya kayıtsız ve şartsız olarak muvafakat verilip verilmediğinin sorulması, muvafakat verilmediği takdirde, davacının dava açma hakkının ve aktif dava ehliyetinin bulunmadığı dikkate alınıp, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olup, bu hususa yönelik araştırma yapılmadan yanılgılı değerlendirme ve eksik incelemeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Bknz. HGK 29/09/2020 tarih 2017/17-2247 E.- 2020/692 K., Yargıtay 4.HD'nin 19.12.2022 tarih 2022/6958 E.- 2022/12601 K. sayılı ilamı) (2) Kabule göre de; poliçeye göre sigortalının  davacı ..., aracın 2015 model .. Minibüs olduğu, motor no; ... şasi no; ..., plakasının ...,  sigorta başlangıç bitiş tarihinin 21/12/2020-21/12/2021  olduğu; kazaya konu aracın dosya içerisinde ve kaza tespit tutanağında  ruhsat bilgisine rastlanmadığı, mahkemece ... Birliğine yazılan müzekkerede de poliçede belirtilen motor ve şasi numarası belirtilmediği anlaşılmış olup bu durumda; kaza tarihi itibariyle  motor no; ..., şasi no; ..., ... plakalı aracın ve dosya kapsamında mevcut  poliçeye  ek, kaza tarihinde plaka değişiklik zeyilnamesi düzenlenmesine göre plakanın  ... olarak düzeltildiği  de gözetilerek ... Birliğine yeniden müzekkere yazılarak tescil kayıtlarının celbi ile davaya konu aracın ilgili Trafik Tescil Müdürlüğünden tescil belgelerinin celbi sağlanıp bu konuda gerekli araştırma yapılarak davacının aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığı konusunda değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi de  hatalıdır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda (1) nolu maddede açıklanan nedenle kabulü ile,  İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/01/2025 tarih ve 2022/549 Esas - 2025/6 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca  kaldırılmasına, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının  talebi halinde iadesine, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"12c51f3b77a0a534","SID":"521a3fa1d3df2a85"}}