{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/956 - 2025/1002<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2025/956 <br>KARAR NO\t: 2025/1002<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18.03.2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/192 Esas <br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ\t: 18.09.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 18.09.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen ara karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 30.12.2024 tarihinde davalı ... sevk ve idaresinde bulunan davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigortası kapsamında sigortalanan ve diğer davalı ...'un işleteni olduğu ... plaka sayılı aracı ile kırmızı ışık ihlali yaparak yaya geçidinden geçmekte olan ...'e çarpması sonucu davacılar desteği ...'in vefat ettiğini, davacıların müteveffanın annesi, babası ve kardeşi olduğunu, zararların sabit ve muaccel olduğunu belirterek belirsiz alacak davası olarak  davacı ... için 720.000,00 TL, davacı ... 980.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 100,00 TL cenaze gideri ve ... ve ... için ayrı ayrı 1.000.000,00 TL, ... için 500.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, zararın büyüklüğü ve davalıların borçlarından kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya çalışmaları ihtimalinin olduğunu, davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile bankalardaki varlıklarına, dava dilekçesinde belirtilen tazminat tutarlarını karşılayacak şekilde  ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece 18.03.2025 tarihli ara karar ile; alacağın varlığına ve muacceliyetine ilişkin yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmediği, davalıların taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kaçmaya hazırlandıklarına ilişkin yeterli delil sunulmadığı, davacının ihtiyati haciz talebinde haklı olduğunu ispatlayamadığı, İİK'nın 257. maddesinde aranan ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ara karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kaza tespit tutanağı ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 10.01.2025 tarihli bilirkişi raporuna göre, kazanın oluşumunda davalı ...'un tam kusurlu bulunduğunu, ceza davasında da davalı ... tam kusurlu bulunarak mahkum olduğunu, zararın haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geldiğini, maddi ve manevi tazminat haklarının belirgin bulunduğunu, zarar tutarının net olarak belirlenmesini beklemenin hakkaniyetle bağdaşmayacağını, maddi tazminat bakımından belirsiz alacak niteliğinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak dava açıldığını, 2004 sayılı Kanun'un 258/1. maddesine göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olmasının yeterli bulunduğunu, sonuç olarak 2004 sayılı Kanun'da ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öngörülen koşulların gerçekleştiğinin açık olduğunu, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davacıların talebinin davalılar ... ve ... yönünden kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDavacılar vekilinin istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDavacılar vekili, 30.12.2024 tarihinde davalı ... sevk ve idaresinde bulunan davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigortası kapsamında sigortalanan ve diğer davalı ...'un işleteni olduğu ... plaka sayılı aracı ile kırmızı ışık ihlali yaparak yaya geçidinden geçmekte olan ...'e çarpması sonucu davacılar desteği ...'in vefat ettiğini, davacıların uğradığı zararların sabit ve muaccel olduğunu, davacı ... için 720.000,00 TL, davacı ... 980.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 100,00 TL cenaze giderleri, ve ... ve ... için ayrı ayrı 1.000.000,00 TL, ... için 500.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, zararın büyüklüğü ve davalıların borçlarından kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya çalışmaları ihtimalinin olduğunu, davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile bankalardaki varlıklarına, dava dilekçesinde belirtilen tazminat tutarlarını karşılayacak şekilde İİK'nın 257.madde hükmü gereğince ihtiyati haciz konulmasını talep etmiş, mahkemece koşulları oluşmadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. \t<br>\tİİK’nın 257.maddesi hükmüne göre :\"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.<br>\tVadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>\t1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>\t2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;<br>\tBu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.<br>\tİİK'nın 258.maddesinde ise; \"İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.<br>\tMahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. <br>\tİhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.<br>\t2004 sayılı İİK'nın 258/1. madde metninden de anlaşıldığı üzere ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' gereklidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değil, diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklının alacağın varlığı ve haciz sebepleri hakkında yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanaat getirecek deliller sunulması gerekir.<br>\tSomut olayda, davacılar vekili tarafından davalıların maliki ve sürücüsü ile zorunlu mali mesuliyet sigortacı olduğu aracın yaya geçidinden geçmekte olan ...'e çarpması sonucu vefatı nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep edilmiş olup talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada talep edilen tazminat miktarı ve ölçülülük ilkesi gözetildiğinde ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı, manevi tazminat yönünden ise manevi tazminat miktarının, kapsamının ve koşullarının hakimin takdirine bağlı olduğu, tazminat yükümlüsünün tutum ve davranışları olayın özelliği, kusurun varlığı, niteliği, ekonomik, sosyal çevre ve benzeri pek çok subjektif etkene göre hakim tarafından belirlenen bir tazminat türü olup, maddi tazminat gibi miktarı objektif koşullara göre belirlenecek bir tazminat türü olmadığından alacağın muaccel olması yanında, ihtiyati hacze esas belirli bir miktar olması gerektiği, yargılama aşamasında delil durumuna göre her zaman mahkemeden istenebileceği gözetildiğinde dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davacılar vekilinin davalılar ... ve ...'a yönelik istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacılar vekilinin 18.03.2025 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1(f) maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c5625323c8699f5","SID":"d1e5961e13ae91e2"}}