{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t      T.C.<br>ADANA<br>\t BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>   3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/967<br>KARAR NO\t: 2025/1919<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...   (...)<br>ÜYE\t: ...\t\t\t\t\t(...) <br>ÜYE\t: ...         (...)<br>KATİP\t: ...      (...)<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: .... Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 05.06.2024<br>NUMARASI\t: 2022/1127 Esas, 2024/495 Karar<br><br>DAVACI \t: ... - ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... <br>DAVALI \t: 1- ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... <br>DAVALI \t: 2- ... - .... <br>VEKİLİ\t: Av. ...  <br>DAVA\t: Sigorta (Kaza sigortası kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ\t: 18.09.2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 18.09.2025<br><br><br>  .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.06.2024 tarih ve 2022/1127 Esas, 2024/495 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/07/2015 tarihinde davalı şirket tarafından ZMMS sigortası kapsamında sigorta edilen ... plaka numaralı minibüs ile müvekkili mağdur ...'nun kullanmakta olduğu ... plakalı motosikletin çarpması nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, araç sürücüsünün aracı ile kaçtığını, müvekkilinin Fizik Öğretmeni olduğunu ve kendisine ait bahçesinde tarım işleri ile ilgilendiğini ancak kaza sonrası işlerini yapamadığını, araç sahibinin kaza esnasında aracını ehliyetsiz ve yaşı küçük bir kişiye kullandırdığı ve beyanlarında aracı kendisini kullandığını söyleyerek yalan beyanda bulunduğunu, davalı şirkete mağduriyete ilişkin ihtarname gönderildiği ancak cevabın olumsuz olması neticesinde bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.000,00 TL maddi tazminatın sürücü ve işleten davalıdan olay tarihi, sigortacı davalıdan başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, 20.000,00TL manevi tazminatın sürücü ve işleten davalıdan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsilinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>ISLAH : Davacı vekili 02.10.2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 252.636,98 TL'ye ıslah etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açmadan önce dava şartı olan müvekkil şirkete başvuru şartlarını usulüne göre yerine getirmediğini, davanın usulden reddinin gerektiğini, öncelikle tarafların kusur oranın tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini, müvekkil şirkete başvuru tarihinden önce temerrüdün söz konusu olmadığını, bu nedenlerle davanın reddini,  yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tarım işini hobi olarak yaptığını ve gelir kaybı olmasının söz konusu olmadığını, manevi tazminatın haksız fiili yapan kişiye yöneltilmesinin gerektiğini, davacının kusur oranının tespitinin gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini,  yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; davacının davalılara karşı açtığı sürekli iş görmezlik tazminatı talebinin kabulü ile; usuli kazanılmış haklar gözetilerek 80.254,14 TL zararın sigorta şirketi için temerrüt tarihi olan dava tarihinden, davalı ... için olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, usuli kazanılmış haklar gözetilerek 10.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemin  reddine, davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kazanın 2015 yılında gerçekleştiğini, maddi tazminat bakımından taraflarına yapılmış tazminat yahut giderilmiş bir zararlarının bulunmadığını, icra dosyasına yatırılan teminatın taraflarına yapılan bir ödeme ve aynı zamanda borcu sona erdiren bir durum olmadığını, yeniden ve bilinen değerlere göre bilirkişi hesaplaması yapılmak üzere kararın kaldırılmasının gerektiğini, 25.11.2020 tarihli kaldırma öncesi kararda talep ettikleri 20.000,00 TL'den reddedilen 10.000,00 TL'lik kısım için aleyhlerine hükmedilen 3.400,00 TL vekalet ücretinden sonra yeniden kurulan hükümde davalı ... tarafından kaldırılan kararın istinaf edilmemesine karşın yeni tarihli bir hüküm gibi karar verildiğini ve usulü kazanılmış hakları dikkate alınmadan 10.000,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br> Karara karşı davalı ...Ş. vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas 06/12/2023 tarihli bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ayrıca davacının gelirinin raporda hatalı değerlendirildiğini, bozma ilamı doğrultusunda usuli kazanılmış hakları dikkate alınarak davacının güncel gelirinin 2019 yılındaki asgari ücretin katı üzerinden hesaplanması gerekirken bilirkişi tarafından 2015 yılı asgari ücretin katı üzerinden hesaplanmış olmasının güncelleme oranının fazla olmasına ve dolayısıyla karara esas hesap raporunda olması gerekenden yüksek tazminat hesaplanmasına sebebiyet verdiğini, eldeki raporda davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, ve bedensel sağlığını korumaya yönelik önlem alıp almadığının irdelenmemiş olduğunu, bu durumda davacının zararın oluşmaması için gereken önlemleri almayarak zararlı sonucun oluşmasına destek olduğunun kabulünün gerektiğini ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı lehine hükmedilecek tazminattan mahkemece takdiren indirim yapılmasının gerektiğini, SGK tarafından davacı tarafa rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının mahkemece araştırılmasının ve SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapıldığının tespit edilmesi halinde alınan hesap raporunda yapılan ödemenin tenzil edilmesinin gerektiğini, hükmedilen tazminata, usulüne uygun olmadığı için geçersiz sayılması gereken temerrüt tarihi esas alınarak faiz işletildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükmedilecek tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin gerektiğini, gerekçeli kararda iddia, savunma ve itirazları değerlendirilmeksizin hüküm verilmesinin bozma sebebi olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Hükmü, davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili istinaf etmiştir.<br>Dairemizin kaldırma kararı öncesi ilk derece mahkemesinin 25.11.2020 tarihli, 2017/270 Esas, 2020/580 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine dosyanın dairemize gönderildiği ve dairemizin 2021/1423 Esas sayılı sırasına kaydedildiği ve yapılan istinaf incelemesi sonrasında 22.11.2022 tarihli, 2021/1423 Esas, 2022/2240 Karar sayılı kararımız ile davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince  kabulü ile, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/11/2020 tarih, 2017/270 Esas, 2020/580 Karar sayılı kararının davalı ...Ş. yönünden kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararımız sonrası dosyanın ilk derece mahkemesinin 2022/1127 Esasına kaydının yapıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 2022/1127 Esas, 2024/495 Karar sayılı dosyadan 05.06.2024 tarihinde karar verildiği, verilen kararın davacı vekili ve davalı ...Ş. tarafından istinaf edildiği ve dosyanın dairemizin 2025/967 Esasına kaydının yapıldığı görüldü.<br>Davacı vekilinin aleyhine hükmedilen vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Dairemizin, 25.11.2020 tarihli kaldırma öncesi davacı tarafından talep ettikleri 20.000,00 TL manevi tazminat talebine ilişkin reddediln reddedilen 10.000,00 TL'lik kısmına yönelik aleyhlerine hükmedilen 3.400,00 TL vekalet ücretinden sonra, yeniden kurulan hükümde davalı ... tarafından kaldırılan kararın istinaf edilmemesine karşın yeni tarihli bir hüküm gibi karar verildiğini ve usulü kazanılmış hakları dikkate alınmadan 10.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı görülmekle, davacı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.<br>Davalı ...Ş. vekilinin davalı ... şirketine usulüne uygun başvuruya yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusunun incelemesinde;<br>2918 Sayılı Yasanın 97 ve 99. md.leri gereği dosyaya baktığımızda; davacı vekili müvekkilinin 06.07.2015 gününde meydana gelen trafik kazası nedeni ile yaralandığını ve tam olarak iyileşemediğini belirterek davalı ... şirketinden 10/01/2017 tarihinde, hastane evrakları ile kaza tespit tutanağı ve diğer ilgili evraklar ekli olacak biçimde maddi tazminat davası isteminde bulunduğu dikkate alındığında, iş bu başvurunun usulüne uygun olduğu anlaşılmakla, iş bu dava şartının sağlandığının anlaşılmakla, davalı ...Ş.  vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalı ...Ş. vekilinin hükme esas alınan kusur oranına yönelik yaptığı istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Somut olayda, ... plaka sayılı kamyonet sahibi ve sürücüsü davalı  ... yönünden; 2918 sayılı K.Y.T.K.'nın 84/H maddesinde belirtilen ''Kavşaklarda geçiş önceliğine kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, geçi hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermek zorundadırlar.'' kuralı ile karayolları trafik yönetmeliğinin 109/B-8 maddesinde belirtilen ''Trafik zabıtası veya trafik işaret levhası veya ışıklı işaret cihazları bulunmayan kavşaklarda; dönüş yapan sürücüler, doğru geçmekte olan araçlara, geçi hakkını vermek zorundadırlar.'' kuralını ihlal ettiği anlaşıldığından kazanın oluşumunda asli kusurlu olup, kusur oranının ise %70 oranında olduğu ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü ... yönünden; 2918 sayılı K.Y.T.K.'nın 52/B maddesinde belirtilen '' Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.'' kuralını ihlal ettiği anlaşıldığından kazanın oluşumunda %30 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalı ...Ş. vekilinin müterafik kusur indirimine yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın artmasına etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun azalması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.<br> Somut olayda, davacının sol el parmak kemik kırığına bağlı olarak yaralandığı, buna göre dosya kapsamından, davacının yaralanmasının kask takılması zorunlu baş bölgesinden olmayıp beden bölgesinden kaynaklandığı için müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir bir durum yoktur. Koruyucu kıyafet kullanmadığını, dizlik takmadığını bu nedenle maluliyet oranının arttığını belirtmiş ise de Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150/1-a bendi gereğince motosiklet sürücülerinin koruyucu kıyafet olarak kask takması mecburi iken yönetmelikte dizlik takılması gerektiğine ilişkin olarak herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Müterafik kusur indirim sebebi olmadığından bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalı ...Ş. vekilinin SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmadığına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Dosya içinde mevcut 14.04.2017 tarihli SGK Adana İl Müdürlüğünün müzekkere cevabında, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalı ...Ş. vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna ilişkin yapmış olduğu istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br> Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı) <br>Somut olayda, ilk derece mahkemesinin 2017/270 esas, 2020/580 karar sayılı ilamına dayanak yaptığı 25.02.2019 tarihli aktüerya bilirkişi raporu davacı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bu rapora itiraz edilmediği gibi ilk derece mahkemesinin bu rapora istinaden verilmiş kararı da davacı vekili tarafından istinaf edilmemiştir. <br>Bilindiği üzere, kesin süreye ilişkin ara kararının verilmesiyle karşı taraf lehine usulü kazanılmış hak doğmaktadır. Bu ilkenin doğal sonucu, yargısal kesin süreyle sadece tarafların değil, hakimin de bağlı olduğu, dolayısıyla hakimin bu tür bir ara kararından dönmesinin hukuken geçersiz bulunduğudur. <br>Kısaca ister kanun ister hakim tarafından tayin edilmiş olsun, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesi olanaklı değildir. Nitekim, HMK'nın 94/3. maddesinde \"Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.\" denilmiştir.<br>Bu bakımdan davacı tarafından itiraza uğramayan bilirkişi raporundaki miktar ve yine bu miktar yönünden kurulan hüküm istinaf edilmemekle davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmuş, 25.02.2019 tarihli asgari ücret verileri üzerinden, TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine göre hesaplanması, davacının %8  maluliyet oranı ve davalının %70 kusurlu olduğu değerlendirilerek yapılan ödemenin güncellenmiş değeri düşüldükten sonra bakiye 62.585,00 TL zararının bulunduğu anlaşılmıştır. Bu yönüyle davalı vekilinin istinaf başvurusu haklı görülerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekili ve davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜNE, davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.06.2024 tarih ve 2022/1127 Esas, 2024/495 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında  karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; <br>2-Davanın KISMEN KABULÜ ile;<br>-Davacının davalılara karşı açtığı sürekli iş görmezlik tazminatı talebinin KISMEN KABULÜ ile; usuli kazanılmış haklar gözetilerek 80.254,14 TL zararın (Davalı ...Ş.'nin sorumluluğunun 62.585,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ... şirketi için temerrüt tarihi olan dava tarihinden (27.04.2017), davalı ... için olay tarihinden (06.07.2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, <br>-Davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin REDDİNE, <br>-Usuli kazanılmış haklar gözetilerek 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, davacının fazlaya ilişkin istemin  REDDİNE,<br>Harç yönünden:<br>3-a-)Harçlar Kanunu uyarınca maddi ve manevi tazminat davaları yönünden hesaplanan ve davalılardan alınması gereken 6.165,26 TL karar harcından, peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplamda 4.655,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.509,3‬0 TL harcın davalı ...'dan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>b-)İlk derece mahkemesince 05.06.2024 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, <br>c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsiline karar verilen miktarların azaldığı anlaşıldığından dairemiz kararına göre fazla harç tahsil edilen davalı tarafından karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde fazla tahsil edilen kısmın iadesi ile yine dairemiz kararı dikkate alınarak eksik harç tahsil edilen davalıdan harcın tahsili için ilk derece mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,<br>Yargılama giderleri yönünden:<br>4-Davacı tarafından yapılan toplamda 4.687,36‬ TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile  (Davalı ... şirketinin sorumluluğunun 4.306,58‬ TL ile sınırlı olmak üzere) davacıya verilmesine, <br>5-Davacının avansından sarf edilen tebligat, posta ve bilirkişi ücretleri toplamı 3.787,65‬ TL yargılama giderinin 1.253,71 TL'lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile  (Davalı ... şirketinin sorumluluğunun 869,32 TL ile sınırlı olmak üzere) davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacının üzerinde bırakılmasına, <br>6-Davalı ...Ş. tarafından yapılan 150,00 TL yargılama giderinin davanın kabul - red oranına göre hesaplanan 112,83 TL'lik kısmının davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, bakiye kısmının davalının üzerinde bırakılmasına, <br>7-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, <br>Vekalet ücreti yönünden:<br>8-Kabul edilen maddi tazminat yönünden; dava değeri üzerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (Davalı ...'nın sorumluluğunun kesinleşen ilk derece mahkemesi kararında aleyhine hükmedilen miktar olan 17.900,00 TL ile sınırlı olmak üzere) kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine, <br>9-Reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nün 13/3. maddesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara (Davalı ...'nın alabileceği miktarın kesinleşen ilk derece mahkemesi kararında lehine hükmedilen miktar olan 17.900,00 TL ile sınırlı olmak üzere) verilmesine,<br>10-Kabul edilen manevi tazminat yönünden dava değeri üzerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Karahan'dan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacı tarafa verilmesine,<br>11-Reddedilen manevi tazminat yönünden dava değeri üzerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ... Karahan'a  verilmesine,<br>İstinaf giderleri açısından;<br>12-Davalı ve davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,<br>13-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>14-Davalı ...Ş. tarafından yapılan dairemizce aldırılan bilirkişi ücreti ile tebligat ücretleri toplamı 5.225,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine<br>15-Davacının avansından sarf edilen dosyanın istinafa gönderim ücreti 210,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,<br>16-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,<br><br>Dair, manevi tazminat davası yönünden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN, maddi tazminat davası yönünden ise; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan  inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 18.09.2025<br><br>     ...             ...  \t\t\t        ...                   ...<br>      Başkan ...              Üye ...                  Üye ...                    Katip ...<br>    ¸e-imzalıdır             ¸e-imzalıdır              ¸e-imzalıdır                 ¸e-imzalıdır                                                                                                                  <br><br><br><br><br><br><br><br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"62e0740749d2b6cd","SID":"719c1c8e16a2a8a7"}}