{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1716 <br>KARAR NO\t: 2025/1500<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/06/2025 Ara Karar<br>NUMARASI: 2025/435 E.<br>DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 17/09/2025\t\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan 08/07/2025 tarihli dilekçe ile;  Yerel mahkeme tarafından verilen  04/06/2025 tarih 2025/435 Esas sayılı ara kararın,  23/06/2025 tarihinde verilen İstinaf Başvuru Dilekçesi ile istinaf edildiği, mahkemece istinaf kanun yoluna başvurana ödenmesi gerekli olan harç ve masrafları kesin süreye rağmen yatırılmadığı gerekçesiyle  davacılar vekilinin  istinaf başvurusunun ayrı ayrı yapılmamış sayılmasına karar verildiği, davacılar vekilince ara karara itiraz edilerek istinaf incelemesi neticesinde ihtiyati tedbire karar verilmesi  talep edilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkemesinin 2025/435 E ve 04/06/2025 tarihli gerekçeli ara kararla: \"...İhtiyati tedbir, kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumlarında meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte hukuki korumadır.<br>İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup çekişmeli olan vakıanın gerçeğe yakın bir derecede ispatlanması gerekir. Mahkeme tarafından mevcut delillere göre tedbir isteyen tarafın hakkını muhtemel görmeli ve tedbir verilmesini gerektirir sebeplari de varit görmelidir. HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir talebinin haklılığı konusunda tam bir kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir ispatın yeterli olacağı öngörülmüştür.<br>Somut talep nedeniyle dosya kapsamı itibarı ile ihtiyati tedbir isteğinin haklılığı konusunda yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmadığı, asıl dosyada davacıların dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların yargılamayı gerektirdiği, mevcut durum itibarı ile yaklaşık ispat sağlayıcı delil bulunmadığı, bu nedenlerle 13/04/2025 tarihli genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Asıl dosyada davacıların ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,...\" <br> 08/07/2025 tarihli ve ara kararında ise; \"...Bir kısım davacılar vekili Av. ... 23/06/2025 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurmuş ise de, her bir davacı yönünden ödenmesi gerekli olan istinaf harç ve masraflarını yatırmadığı anlaşılmakla mahkememizce istinaf kanun yoluna başvurana ödenmesi gerekli olan harç ve masrafları yatırması için muhtıra çıkartılmış ve 29/06/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup bir haftalık kesin süreye rağmen davacılardan ... dışındaki diğer istinaf talebinde bulunan davacılar yönünden ödenmesi gerekli olan harç ve masraflar bir kısım davacılar vekili tarafından ikmal edilmediğinden HMK'nın 344. maddesi gereğince istinaf talebinde bulunan davacılardan ... dışında diğer yukarıda isimleri yazılı davacılar yönünden bir kısım davacılar vekili Av. ...'ın istinaf başvurusunun ayrı ayrı yapılmamış sayılmasına,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacılar vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece Mahkemesi ihtiyati tedbir taleplerine ilişkin vermiş olduğu kararda ; Somut talep nedeniyle dosya kapsamı itibarı ile ihtiyati tedbir isteğinin haklılığı konusunda yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmadığı, asıl dosyada davacıların dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların yargılamayı gerektirdiği, mevcut durum itibarı ile yaklaşık ispat sağlayıcı delil bulunmadığı, bu nedenlerle 13/04/2025 tarihli genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatinin hasıl olduğu gerekçesiyle tedbir taleplerini reddettiğini, ara karar öncesi davalıya beyanlarını sunması için süre verildiğini, davalının tedbire ilişkin vermiş olduğu beyan ve cevap dilekçesinin çelişki içermekte olup hem davacı müvekkillerinin Kooperatif ortaklığından istifa ettiğini hem de genel kurulda çıkarılan borçlardan sorumlu olduğu bu ödemeleri ödemekle yükümlü olduğu gibi çelişkilerle dolu beyanda bulunduklarını, yerel mahkemenin ise dava dilekçelerinde sunmuş oldukları nedenlere ilişkin yaklaşık ispat sağlayıcı delil bulunmadığı, bu iddiaların yargılamayı gerektirdiği gibi kısa matbu bir gerekçe ve ara karar ile taleplerini reddettiğini, ancak bu sürede dava dilekçesindeki iddiaları ispatlar nitelikte  Kayseri Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden gelen evrakların mahkemece incelenmediği kanaatinde olduklarını, HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir talebinin haklılığı konusunda tam bir kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir ispatın yeterli olacağının öngörüldüğünü, davalı yönetim Kooperatifinin adeta bir ticarethane gibi yönetmiş olduğundan işbu tebligat içeriğinde erken ödeme yapanların borcunun 100.000,00 TL olacağının 450.000,00 TL ödemekten kurtulacağını yine genel kurulda alınan bir diğer karar 2023 genel kurulda alınan alacak kararlarından muaf tutulacağının belirtildiğini, tüm bu durumların dosyadaki belgeler ile de sabit olduğunu, baştan sona usulsüz kanuna aykırı olan bu usulsüzlükler silsilesinin durdurulması için tedbir taleplerinin genel kurul kararının uygulanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiklerini,  dava dilekçelerinde ayrıntılı olarak belirttikleri üzere dava konusu usulsüz alınan genel kurul kararının icrası halinde hem davacı müvekkillerinin hem de kooperatifin  diğer ortakları adına mağduriyete yol açacağını, dosyaya sunmuş oldukları tutanaktan anlaşılacağı üzere 13.04.2025 tarihli genel kurula çağrılmayan ortaklar toplantı gününden tanıdıkları vasıtasıyla haberdar olduğunu, ancak üyeliği devam eden bu ortakların toplantı yerine alınmadığını, genel kurula katılma ve oy hakları ellerinden alındığını, tüm ortakları adına usulsüz alınan bu kararın telafisi imkansız zararlara yol açacağından; dava sonuna kadar ihtiyati tedbir talebi kararı verilmesi gerektiğini, genel kurul çağrılarının usule uygun yapılmadığı dilekçelerinde ve sundukları delillerde ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden gelen evraklarla sabit olduğunu, bu  durum bile  genel kurulda alınan tüm karar maddeleri yönünden  ihtiyati tedbir taleplerinin yerinde olduğunu gösterdiğini, yine dava konusu genel kurulda toplantıya katılan kişilerin bir kısmının  üyelikleri gerçek olup olmadığının, genel kurula katılan bütün üyelerin gerçek üye olup olmadığının, genel kurula katılarak oy kullanan bütün üyelerin kooperatife ödemelerinin bulunup bulunmadığının tespiti yapıldığında davanın haklılığı bu yönden de ispat olacağını, 13.04.2025 tarihli toplantıya katılan üyelerin ; ... limited şirketi yetkilisi : ...  ,... Ltd.şti yetkilisi ..., ... Ldt.şti. yetkilisi : ... ... Ltd.şti. yetkilisi: ...,..., ...,... , ...'ın üyelik devralma devir verme gibi bir çok işlemlerin usulsüz yapıldığını, yine ... ve ...  yargılama sırasında alınacak bilirkişi raporunda da görüleceği üzere kooperatife ödeme yapmamış  üyeler olduğunu, özetle davalı son yapılan genel kurula karar yeter sayısını sağlayabilmek kendi istediği gibi karar alabilmek için kooperatifin gerçek üyelerini çağırmadığını, saman üyelerle kooperatife istediği üyeleri çağırıp istemediklerini çağırmadığını, davacı müvekkili ...'nün dava konusu genel kurul kararlarına oylama sırasında olumsuz oy kullanarak muhalefet gerekçelerini tutanağa yazdırdığını, yine genel kurulda alınan madde 10 'da  bütçe görüşülmesinde davacı müvekkili ...'nün şerhi bulunduğu üzere alınan bu kararın da iptali gerektiğini, alınan kararın b maddesinde konutunu ve tapusunu teslim almış ortakların 100.000,00 TL ödemeyi yapmaları durumunda 21.05.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında karara bağlanmış tüm ödemelerden muaf tutulacağının kabul edildiğini, bu kararın eşitlik<br>ilkesine eşit işlem ilkesine kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiğini, eğer ki amacın, eşitliği sağlamak ise o halde neden tüm ortaklardan ödemelerini 100.000,00 TL'ye tamamlamasının beklendiğini, davalının, bir kısım ortaklardan 100.000,00 TL ödeme alındığını bir kısım ortaklardan da bu bedelden aşağı bedel alındığını, yani ek ödemenin somut bir şekilde hangi sebebe dayandığını izah ve ispat etmesi gerektiğini, 10 nolu bu madde yönünden ; Kooperatifler yasasinin 23.m ve 81.m de belirtilen eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, ana sözleşmeye aykırı olduğunun açık ve net olduğunu, delillerinin iddialarının yaklaşık ispatın ötesinde açık net bir gerçeği hukuksuzluğunun yaklaşık ispattan öte tam bir ispatı gösterdiğini, Genel kurul kararının uygulanmasının geri bırakılması için tüm bu nedenlerin yeterli olduğunu, bu hükmün dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi hâlinde,hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması,hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hâle gelmesi,gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edileceğini, tüm müvekkillerin yüzde doksanının tamamlanmış olan kooperatifin tamamının tamamlanıp kooperatifin feshi iradesinde olsa da mevcut yönetimle kooperatif lehine uzun zamandır bir şey yapılmamış olmamasının yapılan ödemelerin aidatların nereye harcandığının belirli olmaması kooperatif borcunun olmamasına rağmen  kooperatif inşaatlarının yıllardır aynı durumda olması bu genel kurula ilişkin yapılan ödemelerin de boşa gideceğinin aşikar olması nedeniyle alt-orta gelir düzeyindeki müvekkilleri için  ödeme yapmak bir amaca ilişkin değil kandırılmaya ilişkin olduğunu, yıllarca mağduriyet yaşamış müvekkillerinin daha fazla mağduriyetine ve bu usulsüzlüklerin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, dosya kapsamına göre HMK 389. maddesi uyarınca yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiği gibi tedbir kararı verilmemesi halinde telafisi imkansız zararlar doğacağını, taraflarınca  bir kısım ortaklar adına yapılan şikayet ile  Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın  2023/46294 soruşturma dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, tüm usulsüzlüklere üyelerden   toplanan ödemelerin nereye harcandığının meçhul olması, kooperatif yönetimine olan güven ve inancın zedelenmesii kooperatifin adeta bir ticarethane gibi yönetilmesi nedeniyle  işbu genel kurul kararı ile de alınacak ödemelerin nereye harcanacağının bilinememesi, kooperatifin çoktan tasfiye olması gerekirken yıllardır yüzde doksanı tamamlanan inşaatlara bir çivi bile çakılmamış olması hususunun birlikte değerlendirildiğinde ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, yönetimin özellikle son zamanlarda ortaklara karşı ' sen 30.000,00 TL ver  üyelikten çıkarayım, şu ödemeyi yap üyeliğini devralayım ' gibi  genel kurul alınan tutarlardan farklı olarak ne koparabilirsem mantığıyla usulsüz olarak para topladığını, buna ilişkin tanık anlatımları ve banka hesap hareketlerinden görüleceğini, zaten dava dilekçelerinin ekinde sunmuş oldukları müvekkillerine gelen tebligatlarda 1 Mayıs 2025 Tarihine kadar 100.000,00 TL  ödeme yapanların diğer alacaklardan muaf tutulacağının açıkça kanuna aykırı olarak karara bağlandığını, bu durumun Kanunun; şekil, usul ve konusu bakımından amir hükümlerine karşı gelinmesinin Kooperatif ana sözleşmesine aykırılıkla kamu düzeni ve kamu yararının ihlalini yarattığını, 6100 sayılı kanunun 389. maddesinde “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elden edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” hükmünün mevcut olduğunu, ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için aranan koşullar talepte bulunan müvekkilleri tarafından  sağlandığını, mahkemenin vermiş olduğu söz konusu karara dayanak gösterdiği gerekçelerin hukuki bir isnadının bulunmadığını, ilgili kanun hükmüyle açıkça çelişen, bu kararın verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, talepte bulunan müvekkillerinin hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşmasından ya da tamamen imkansız hale gelmesinden zarar görecek kişiler olup, kanun kapsamında hukuki işlemlerini gerçekleştirdiklerini, kanun hükmü gereğince bu talebin kabulünün gerektiğini ileri sürerek yerel mahkemenin ara kararına karşı istinaf konun yoluna başvurma zorunluluğunun doğduğunu beyan ederek yerel mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının kaldırılmasına ve mahkememizce  yapılacak olan istinaf incelemesi neticesinde  ihtiyati tedbire karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>Yapılan inceleme sonunda derdest asıl dava dosyasında davacılar vekili Av. ...'ın mahkememize sunduğu 12/05/2025 tarihli dava dilekçesi ve eklerinde özetle; asıl dosya davacıları davalı ... Yapı Kooperatif'inin ortakları olduğunu, davacıların kooperatif genel kurul kararlarından haberdar edildiği müddetçe üzerine düşen aidat ödemelerini eksiksiz olarak yaptığını, 2015/2016 yıllarında ise kesin maliyet adı altında her asıl dosya da davacılar ödeme alındığını, kooperatifle ilişiklerinin kesildiği ve üyelik ortaklıktan çıkarıldığı bildirildiğini, 13/04/2025 tarihli olağan genel kurul toplantısı yapılmasına binaen borç ödemelerine ilişkin tebligatlarının davacıların eline ulaşması ile durumdan haberdar olduklarını, davacıların 13/04/2025 tarihli olağan genel kurul toplantısına çağrılmadıklarını, çağrı kağıdını almadıklarını, davacılara 24/04/2025 - 03/05/2025 arasında tebliğ edilen borç durumlarını bildirir tebligat ile durumdan haberdar olduklarını, toplantıya çağrılmadığı halde toplantı günü toplantıya katılmak isteyen üyelerin toplantı salonuna alınmadığını ve ilgili genel kurul hazirun listesinde ortak olarak isimlerinin bulunmadığını, yazılan tutanakta birçok oylamada karar yeter sayısının altına düşülmesin diye sayı, oy, kabul ve red sayılarının yanlış gösterilerek tutanak tutulduğunu ve karar yeter sayısı gündem maddelerin hiçbirinde sağlanmadığını, yine davalı tarafın faaliyetlerine bir şirket gibi devam ettiğini ve aldığı usulsüz kararlar ile haksız bir menfaat temin etmeye çalıştığını, 13/04/2025 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemin 10. maddesinde bütçe görüşülmesinde davacı ...'nün şerhi bulunduğu üzere alınan kararın da iptalinin gerektiğini, alınan kararın b maddesinde konutunu ve tapusunu teslim almış ortakların 100.000,00-TL ödemeyi yapmaları durumunda 21/05/2025 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında karara bağlanmış tüm ödemelerden muaf tutulacağı kabul edildiğini, bu kararın eşitlik ilkesine, eşit işlem ilkesine ve kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiğini, davalının bir kısım ortaklardan 1000.000,00-TL ödeme alındığını bir kısım ortaklardan da bu bedelden aşağı bedel alındığını, yani ek ödemenin somut bir şekilde hangi sebebe dayandığını bildirmesi gerektirdiğini, yine çıkarılan tebligatta 100.000,00-TL'nin erken ödemesi halinde üyelerin 450.000,00-TL gibi bir ödemeden kurtulacağı ve bu kişilerden aidat kira adı altında bir ödeme alınmayacağını, erken ödeme yapanların bu aidat ve kira ödemelerinden muaf tutulması yine bahsedilen bu tutarı ödeyenlerin 2023 genel kurulunda alınan ödemelerden muaf tutulduğundan bahsedildiğini, dava dilekçesinde belirtilen hususlar nedeniyle alınmış olan genel kurul kararlarının 1163 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğu gibi hukukun genel ilkelerine hakkaniyet ve dürüstlük kurallarına, eşit işlem ilkesine uygun  olmadığını, tüm ortakları adına usulsüz alınan olağan genel kurul kararların telafisi imkansız zararlara yol açacağından dava sonuna kadar 13/04/2025 tarihli genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebine ilişkindir.         <br>Davacı tarafça istenen ihtiyati tedbir yönünden mahkemece verilen 04/06/2025 tarihli gerekçeli ara kararla: \"...İhtiyati tedbir, kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumlarında meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte hukuki korumadır.<br>İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup çekişmeli olan vakıanın gerçeğe yakın bir derecede ispatlanması gerekir. Mahkeme tarafından mevcut delillere göre tedbir isteyen tarafın hakkını muhtemel görmeli ve tedbir verilmesini gerektirir sebeplari de varit görmelidir. HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir talebinin haklılığı konusunda tam bir kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir ispatın yeterli olacağı öngörülmüştür.<br>Somut talep nedeniyle dosya kapsamı itibarı ile ihtiyati tedbir isteğinin haklılığı konusunda yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmadığı, asıl dosyada davacıların dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların yargılamayı gerektirdiği, mevcut durum itibarı ile yaklaşık ispat sağlayıcı delil bulunmadığı, bu nedenlerle 13/04/2025 tarihli genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Asıl dosyada davacıların ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,<br>2-Kararın bir suretinin taraf vekillerine tebliğine, tebligat giderinin asıl dosya davacılarının yatırdığı gider avansından karşılanmasına,<br>Dair, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile....\" karar verilmiştir. <br>Davacılar vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.<br>Mahkeme davacıların herbiri yönünden ayrı ayrı istinaf harç ve giderlerini yatırması için davacılar vekiline muhtıra göndermiştir.Davacılar vekili sadece birer tane istinaf harçlarını yatırdığından mahkeme 08/07/2025 tarihli istinaf değerlendirme kararıyla davacılardan sadece ... yönünden istinaf edildiğine, işbu davacı dışındaki diğer davacılar yönünden ise istinaf başvurularının ayrı ayrı yapılmamış sayılmasına dair karar vermiştir.Bu karar davacılar vekilne tebliğ edilmiş,işbu istinaf değerlendirme kararı hakkında ayrıca istinafa başvurulmamıştır.Bu nedenle davacılaradan sadece ... yönünden olmak üzere istinaf edildiği kabul edilmiştir. İstinaf  eden işbu davacı yönünden de ön incelemede bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin adı geçen davacı yönünden olmak üzere ileri sürdüğü istinaf sebepleriyle ilgili olarak esastan inceleme yapılmıştır.<br>İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açaklamar, yasal sebep ve gerekçeler ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin sözkonusu mahiyetteki ihtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK 389 vd maddesi gereğince yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmaması nedeniyle davacı tarafın sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de , istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile davacı tarafın söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu  bu  nedenlerle de davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından,İstinaf ettiği kabul edilen Davacı ... yönünden yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2025/435 Esas sayılı,  04/06/2025 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı ... yönünden olmak üzere vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına, <br>İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine, <br>İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına , <br>HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,  <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3  md uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  17/09/2025  <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d6ac0294737df80","SID":"5a959d3d7ec6185e"}}