{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1630 - 2025/1541<br>\"T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I\"<br><br><br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1630 <br>KARAR NO\t: 2025/1541<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09.07.2024<br>NUMARASI\t: 2024/127 Esas - 2024/555 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av...<br><br>DAVALI\t: GÜVENCE HESABI <br>VEKİLLERİ\t: Av...<br><br>DAVANIN KONUSU\t:  Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle) <br><br>BAŞVURU TARİHİ\t: 02.08.2024<br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 02.10.2024 <br>KARAR TARİHİ\t              : 11.09.2025<br>İLAM YAZIM TARİHİ\t: 11.09.2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.09.2019 tarihinde saat 13:30 sıralarında ...Hastanesi yanı duraklarında plakası ve sürücüsü tespit edilmeyen ... nolu halk otobüsünün müvekkiline çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini,  kaza tespit tutanağının olay yeri krokisi mağdur ve müşteki ifadelerinin ve söz konusu kazaya ilişkin tüm belgelerin Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/11166 Soruşturma dosyasında mevcut olduğunu, anılan soruşturma dosyasında bulunan belgelere göre kazanın meydana gelmesinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza sonucunda sakat kaldığını ve tedavisinin halen devam ettiğini, müvekkilinin kaza nedeni ile uzun bir süredir çalışmadığını, uzun bir süre de çalışamayacağını, müvekkilinin yargılama esnasında ortaya çıkacak ve poliçe limitlerindeki maddi zararından davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasını, müvekkilinin fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000,00 TL daimi maluliyet tazminatı ve fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL geçici iş görememezlik tazminatının davalı sigorta şirketinin tümerrüte düştüğü tarihten işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde talep ettiği maddi tazminata temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını talep ettiğini, davacı tarafça faizin başlangıç tarihinin (temerrüt tarihinin) gösterilmesinin gerektiğini, davanın kamu düzenini ilgilendiren bir dava olmadığını, davacı tarafça belirtilmedikçe mahkeme tarafından faiz başlangıç tarihinin kendiliğinden belirlenmesinin düşünemeyeceğini, bu sebeple davacıya kesin süre verilerek faiz başlangıç tarihini bildirmesinin istenilmesi gerektiğini, faili meçhul trafik kazası olgusunun davacı tarafça ispat edilemediğini, savcılık tarafından yapılan soruşturma kapsamında olay yerini gören mobese görüntülerinin izlendiğini, görüntülerde trafik kazasına saptanmadığını, bu hususun dahi davacının iddia ettiği şekilde bir trafik kazası meydana gelmediğinin en önemli ve tek yeterli kanıtı olduğunu, bir an için kazanın gerçekleştiği düşünülse dahi kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, davacının iddia ettiği zararı ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığınıbelirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş, mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesinin eksik ve hatalı inceleme neticesinde davanın reddine karar verdiğini, her ne kadar kazanın gerçekleştiğine dair bir delil elde edilmediğinden bahsedilse de dava dosyasında ve soruşturma dosyasının içeriğinde kolluk kuvvetlerince tutulan krokiler mevcut olduğunu ve buna istinaden soruşturma başlatıldığını, ayrıca davacıya ait hastane raporlarında belirlenen maluliyet oranlarının dosya kapsamında mevcut olduğunu, mevcut deliller değerlendirilmeden karar verilmesinin adalete ve hakikate aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Dava; Karayolları Trafik Kanunu ve TBK Hükümlerine göre trafik kazası nedeniyle  sürekli iş göremezlik  tazminatı istemine ilişkindir.<br>Davacı, kendisine plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir halk otobüsünün  çarpmış olduğu, bu nedenle yaralandığı ve kazadan dolayı Güvence Hesabının tazmin sorumluluğu olduğu ileri sürülerek eldeki davayı açmıştır.<br>KTK’nun 91.maddesi gereği, aynı kanunun 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere, mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur. Zorunlu mali sorumluluk sigortasının yaptırılmaması durumunda Sigortacılık Kanunu'nun 14.maddesi gereği, zorunlu mali sorumluluk sigortasının kaza tarihindeki limitleri dahilinde işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu Güvence Hesabı karşılayacaktır.<br>     Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartlar C.10. maddesi ile 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır.  Yeni genel şartlar C.11 maddesine göre genel şartlar yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere ve kazalarda  uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak bu tarihten önceki kazalarda ve düzenlenen poliçelerde eski genel şartların uygulanmak durumundadır.<br>         Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3.kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.<br>          Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91.maddesiyle de;  işletenin Aynı Kanunun 85.maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.<br>         Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının ve güvence hesabının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.<br> 5684 sayılı sigortacılık Kanunun Güvence Hesabı başlıklı 14. maddesi \"Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde Güvence Hesabı oluşturulur.<br>Hesaba; a)Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,<br>b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,<br>c) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için,<br>       ç) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için,<br>       d) Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler için Başvurulabilir....\" hükmünü içermektedir.<br> Buna göre rizikonun meydana geldiği tarihte 2918 sayılı Kanun 91. maddesi gereğince Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası bulunmayan, ya da sigortası olup da sigortalısı belirlenemeyen kazalar neticesinde kişiye gelen bedensel zararlar için güvence hesabı oluşturulacağı ve bu tip zararlardan dolayı güvence hesabının sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Güvence Hesabının sorumluluğu rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları ile sınırlıdır.<br>Aynı şekilde ilgili kanuna dayalı olarak; Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) nın,  26.07.2007 Resmi Gazete Tarihli ve 26594 Resmi Gazete Sayılı Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9.maddesi : 1) Hesaba zorunlu sigortalara ilişkin olarak;<br>a) (Değişik bend: 19/06/2009 - 27263 S.R.G Yön\\2.mad) Sigortalının veya sigortayı yaptırmakla sorumlu olanın tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için,<br>b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için,<br>c) Zorunlu sigorta teminat limitleri ile sigorta poliçesinde belirtilen teminat arasındaki fark kadar ödenecek bedensel tazminat tutarları için,<br>ç) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddi ve bedensel zararlar için,<br>d) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada,13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için başvurulabilir. düzenlemesine haiz olup; fonun sorumluluğu yukarıdaki sayılan hallerle sınırlı olmak üzeredir.<br>Bu kapsamda, Güvence Hesabına başvurulabilecek durumları düzenleyen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi ve Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesi gereği, Güvence Hesabının sorumluluğu için, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunduğu halde, bu sigortası yapılmamış olan bir aracın, 3.kişinin zararına sebebiyet vermesi gerekmekte olup;  ayrıca zorunlu olan trafik sigortasının yaptırılması açısından da öncelikle sigortası yapılacak aracın kanun kapsamında kalan tescilli bir araç olması gereklidir.<br>Öte yandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 90. Maddesi kanunda ayrıca özel düzenleme bulunmayan maddi ve manevi tazminatlarla ilgili olarak 6098 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiilere ilişkin hükümlerinin uygulanacağını açıkça düzenlemektedir. Genel kanun olan 6098 sayılı Borçlar Kanunun Haksız Fiilerden Doğan Borç İlişkileri başlıklı 49. Maddesi ve devamı maddelerine göre haksız fillerle ilgili düzenlemeler getirmektedir. 6098 sayılı Borçlar Kanunun 50. Maddesi bu tür davalar için genel ispat külfetine paralel bir düzenlemeyle \"zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat külfeti altındadır\" şeklinde hüküm getirmiştir.<br>Somut olayda,  davacı tarafından  01.09.2019 tarihinde saat 13:30 sıralarında ...Hastanesi yanı duraklarında plakası ve sürücüsü tespit edilmeyen ... nolu halk otobüsünün müvekkiline çarpması neticesinde yaralandığı ileri sürülmektedir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 189- (1) Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir. (2) Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. (3) Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz.  (4) Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir.<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 190- (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 194- (1) Taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. (2) Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.<br>Mahkeme önüne getirilen iddiaların ispatı ancak yasada düzenlenen veya yasanın cevaz verdiği diğer delillerle olabilmektedir. Yeni usûl yasamızın getirdiği pek çok yenilikten birisi de delillerin ancak belirli bir süre içerisinde ve belirli bir usule göre ileri sürülebilmesidir. 6100 sayılı HMK'nun 119/1-f maddesi gereğince davacı iddia olunan her vakanın hangi delillerle ispat olunacağına dava dilekçesinde açıkça yer vermelidir. Aynı şekilde 194. madde de benzer şekilde tarafların dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmaları ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri gerekmektedir. <br> 4721 sayılı TMK'nın 6. Maddesinde açıkça ispat yükü başlığı altında'' kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispat ile yükümlüdür.'' hükümlerine haizdir. Kural olarak herkes iddiasını ispat etmekle mükelleftir.  Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse kendisine ispat yükü düşmeyen  diğer tarafın onun iddiasının aksini ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş sayılır. <br>Davacı kazayı, yaralanmanın bahsi geçen kazadan kaynaklandığını, kazanın karayolunda meydana geldiğini ve iddia olunan trafik kazasının plakası tespit edilemeyen yahut sigortası bulunmayan bir aracın  etkisi ile meydana gelmiş olduğu hususlarını da ispat ile yükümlüdür.<br>Buna göre, davacıdaki yaralanmanın trafik kazasından kaynaklandığını ve iddia olunan trafik kazasının, 2918 Sayılı KTK kapsamında \"Karayolunda\" meydana geldiğini ve ötesinde davalı Güvence Hesabının hukuki sorumluluğuna gitmek için gerekli ön koşul olan plâkası tespit edilemeyen veya kaza anında geçerli ZMMS poliçesi olamayan bir aracın çarpması gibi nedenlerden  dolayı meydana geldiğini ve kazanın meydana geliş biçiminin de dava dilekçesinde anlatıldığı gibi olduğunu gösterir delillerle ortaya konulmalıdır.<br>Dosya kapsamından, olaya ilişkin görgü tanığı ve kamera kaydının olmadığı, olay yeri ve kaza tespit tutanaklarının düzenlenmediği, davacının kaza nedeniyle sonrasında müracaat ettiği hastanedeki tıbbi evraklarının mahiyeti, kazadan çok sonra yapılan şikayet başvurusu neticesinde yürütülen soruşturma dosyasında da davacının iddiasını destekler mahiyette bir delil elde edilemeyip daimi arama kararı alınmış olduğu da birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu  trafik kazasının varlığı bununda ötesinde iddia olunan kazanın , 2918 Sayılı KTK kapsamında \"Karayolunda\" meydana geldiği ve yanı sıra davalı Güvence Hesabının hukuki sorumluluğuna gitmek için gerekli ön koşul olan plâkası tespit edilemeyen veya kaza anında geçerli ZMMS poliçesi olamayan bir aracın çarpma eylemine ilişkin davacı kanunun cevaz verdiği  herhangi bir delil ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.<br>Oluşa ve sonuca göre de, anılan yasal düzenlemeler ve ispat hukukuna ilişkin kurallar  birlikte nazara alınarak sonuca gitmek gerektiğinden; mahkemesince eldeki davanın ispat yokuluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br><br>Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br><br>H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin  09.07.2024 tarihli 2024/127 Esas, 2024/555 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi uyarınca davacıdan alınması gereken  615,40 TL maktu ilam harcı ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>3-İstinaf başvurusu için yapılan ve suçüstü ödeneğinden karşılanan 20,00  TL e-tebliğ ücreti, 394,00 TL posta masrafı olmak üzere 414,00 TL istinaf giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>4-Avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyizi kabil olmak üzere oybirliği ile karar verildi. <br>11.09.2025 <br><br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br>*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır* <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc1de858ada59a72","SID":"8c50a0187b4722ac"}}