{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/2115 <br>KARAR NO: 2025/2168<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 08/07/2025<br>NUMARASI: 2025/473 Esas<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 18/09/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile davalı ...  Şirketi arasında, davalı sigorta şirketinin kasko poliçesi kapsamında bulunan ve/veya sigorta şirketi tarafından onarımı talep edilen motorlu karar taşıtının, kasko sigorta teminatına giren bir rizikonun gerçekleşmesi sonucu hasarlı şekilde müvekkili şirkete başvurması halinde; aracın onarımı ve bu kapsamda tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlenmesine ilişkin bir sözleşme imzalandığını, müvekkili şirket, sözleşme uyarınca kendisine düşen tüm edimleri eksiksiz ve zamanında yerine getirmesine rağmen  davalı sigorta şirketi, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini gereğini yerine getirmediğini, onarım bedelini süresi içerisinde ödemediğini ve bu suretle açık bir şekilde temerrüde düştüğünü ileri sürerek İstanbul ... İcra Dairesi’nin ...  Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek davalı Şirketin Tüm Menkul, Gayrimenkul Malvarlığı Ve Üçüncü Kişiler Nezdindeki Hak Ve Alacakları Üzerinde, İİK’nın 257. Ve Devamı Maddeleri Uyarınca, Öncelikle teminatsız şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini,  İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından; \"  Davacı, talebine dayanak olarak sözleşme, hasar dosyası, cari hesap ekstresi, bir kısım faturalar ve mail kaydını sunmuş ise de; faturaların ve cari hesap ekstresinin davacı tarafça her zaman tek taraflı düzenlenebilecek bir evrak niteliğinde olduğu, şu aşamada alacağın varlığı ve miktarı yönünden tahkikat yapılması gerektiği ve yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı\" gerekçeleriyle  İİK 257. ve devamı maddelerinde düzenlenen şartların gerçekleşmemiş olması nedeniyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; dava dilekçesinde de belirtildiği üzere halihazırda ödeme güçlüğü içerisinde bulunan ve SEDDK kararı ile tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin durdurulmasına karar verilmiş olan davalı şirketin; uyuşmazlık hakkında gerçekleştirilecek yargılama faaliyeti esnasında ve sonunda ödeme kabiliyetinin güvence altına alınması amacıyla İİK'nın  257. maddesi ve devamı hükümleri kapsamında malvarlığı üzerinde ihtiyati haciz kararı alınması gerektiğini, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, araç tamir hizmet sözleşmesi gereğince düzenlenen faturaların tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinafa gelen uyuşmazlık ise, ihtiyati haciz kararının kaldırılması koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Yaklaşık ispat konusunda,  ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde \"Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.\" şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış olmakla birlikte bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması gerektiği kabul edilmiştir. Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3. Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Salt fatura düzenlenmesi fatura içeriği malın teslim edildiği/hizmetin verildiğinin ispatı için yeterli olmayıp, bir alacağın varlığının  başka  delillerle  alacaklı tarafından kanıtlanması gerekir. Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından aleyhine ihtiyati haciz istenen davalı aleyhine eser sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağının  tahsili istemine ilişkin  talepte taraflar arasında  eser sözleşmesi ilişkisinin  bulunduğu noktasında ihtilaf bulunmaktadır. İhtiyati haciz talep edenin borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığını ya da kaçtığını ve yahut da alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğunu ispata yarar iddia ve delil de sunmadığı anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur.  Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin değerlendirilmesi bakımından yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b0fab9809bc332ef","SID":"645510296971ed85"}}