{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/2182 <br>KARAR NO: 2025/2105<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/08/2025<br>NUMARASI: 2025/573 E -<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 16/09/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle  Davacı şirket tarafından davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlamış, davalının itirazı üzerine icra dairesince durdurulmuş olduğunu, davalının itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,  davaya konu icra dosyası üzerinden davalı hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine   karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece  7/08/2025 tarihli ara karar ile  ; \"Davacı tarafın talepleri, iddia, borca itiraz dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için vadesi gelmiş muaccel bir alacağın yaklaşık olarak ispat edilmesi gerektiği, taraflar arasında ki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturaların ticari defter ve kayıtlarında yer alıp almadığı, faturaya itiraz edilip edilmediği, ticari hesap ilişkisinin tespiti için tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiği keza fatura konusu hizmetin sağlanıp sağlanmadığı hususunda taraf iddia ile savunmaları yönünden uyuşmazlığın çözümünün teknik inceleme sonucu yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edebileceği dolayısı ile uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmediği, İİK 257/1 maddesi şartlarının bu aşamada olmadığı değerlendirilmekle, ayrıca borçlunun mal kaçırma gayretinde olduğuna ilişkin somut bir belgeler bulunmadığı \" gerekçesiyle  davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine   karar verilmiştir. Mahkemece verilen kararı,davacı vekili  istinaf etmiştir. Davacı  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde;  Somut olayda  İİK'nun 257. maddesinde düzenlenen  şartların tamamının  mevcut olduğu, davaya konu faturalara ilişkin borç vadesi geçmiş olup, bu alacak rehinle temin edilmemiş olduğu, . alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispat şartı sağlandığı, dilekçe ekinde sunulan kaçak elektrik tespit tutanakları,bu tutanaklara dayalı düzenlenmiş faturalara,Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun hesap bültenine, dayanan somut, yazılı ve teknik nitelikte belgeler ile alacağın  net şekilde ortaya konulmuş olduğu,yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın ispatı değil, sadece alacağın varlığına ilişkin kanaat oluşturacak belgelerin ibrazının  yeterli olduğu, emsal içtihatlar gereği kaçak elektrik tespit tutanaklarının  lehe delil olduğu, . icra takibine haksız itiraz edildiği ve borçlunun mal kaçırma riski bulunduğu,  ihtiyati haczin reddi kararı müvekkil şirketin telafisi güç hatta belki de imkânsız zararına sebebiyet vereceği, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali  talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan icra takip dosyasında ,davalı borçlunun böyle bir adreste bulunmadığı halde hakkında tutanak düzenlendiğini beyanla borca itiraz ettiği görülmüştür. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; davalı hakkında sayaçsız ,direkt bağlı şekilde kaçak elektrik kullandığından bahisle tutanak tutulduğu, tutanak altında isim ve imza bulunmadığı görülmüştür. Davacı tarafça dosyaya kaçak  tutanağı,fatura ,aynı adresle ilgili olarak davalının işletmeci olarak adının yazılı olduğu banka post cihazı çıktısı (harcama karşılığı verilen belge)  ibraz edilmiştir. İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir. 2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir: Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”, Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi; “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir. Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin  21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.) Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden  Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır Dosyadaki bilgi ,belgelere  göre yapılan değerlendirmede; talebin para alacağına ilişkin bulunduğu , somut olay ve dava konusu bakımından yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, dava konusu alacağın muaccel olduğu ve ödenmediği, rehin ile temin edilmediği ,  mevcut delil durumuna göre , İİK'nın 257. md. hükmü koşullarının  somut olayda gerçekleştiği değerlendirilerek, , tarafların hak ve menfaat dengesi ve  ölçülülük ilkesi de gözetilerek, ilgili yönetmelikteki hesaplamada esas alınacak miktar ve süreye ilişkin düzenlemelere göre yargılamada sübut konusu ve varsa borç ve miktarı  tesbit edileceğinden, yaklaşık ispat gözetilerek ,davacının  ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken , reddine karar verilmesi   usul ve hukuka aykırı olmakla, davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden ,aşağıdaki gibi  karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf talebinin kabulüyle, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ara  karar kaldırılarak ,yeniden ; Davacının ihtiyati haciz talebinin kabulüne, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...  Esas sayılı  Esas Takip dosyasına konu  fatura ile ilgili olarak;  347.645,70 TL  asıl alacak  ile  sınırlı olmak kaydıyla, borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine kayden  ihtiyati haciz konulmasına , İş  bu ihtiyati haciz işleminden dolayı borçluların  ve 3. şahısların uğramaları muhtemel zarar ve ziyana karşılık, alacağın %15'i oranında HMK 87. maddesine uygun nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun davacı  tarafça işbu  kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde dosyaya sunulmasına, Teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına, teminat yatırıldığında ihtiyati haciz kararından bir suretinin infazı için talep eden davacı tarafa verilmesine, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ed43630b57ff0061","SID":"65996be82aaee728"}}