{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/538 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/639<br><br>DAVA\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 14/03/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 17/09/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı, ''...'' kapsamındaki, ''...'' kapsamında yer alan muhtelif inşaat işleri için; alt yüklenici olarak hizmet vermesi konusunda müvekkili şirket ile anlaştığını, projenin başından sonuna kadar davalı şirket tarafından müvekkiline proje maliyetlerini karşılamayacak şekilde eksik ödemeler yapılarak ticari ve ekonomik baskılarla iş tamamlattırılmadığını, bu sebeple müvekkili firma tarafından verilen aşkın hizmetlere (metraj artışları, iş değişiklikleri, yeni işler) ilişkin ödenmeyen bedellerin tazmini ve davalı tarafından el konulan ve kullanılan inşaat malzemelerinin bedelinin iadesi talebiyle 21/05/2018 tarihinde ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açılmış olup halen ...Esas sayısı ile görüldüğünü, müvekkilin; metraj artışı, yeni veya ilave işlerden kaynaklanan alacağı, davalının çeşitli nedenlerle müvekkilinin verimli çalışmasını engellemesinden ve edimler arası aşırı oransızlıktan kaynaklı alacağı, davalının ödemelerde yaptığı gecikmeler ve işin keşfinin artmasına rağmen verdiği hakkediş ödemeleri ve avansın azlığı nedeniyle katlanmış olduğu finansal yükten kaynaklı zararı, davalının, müvekkilin alacağı üzerinden yaptığı haksız kesintilerden kaynaklı zararı, projede müvekkile ait olan ve davalıca fiilen el konulan/kullanılan inşaat malzemelerinin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında iadesi, müvekkilinin sözleşmesiz yaptığı ek işlere ilişkin alacakları talep ve dava edilmiş olduğunu, ancak tahkikata girişilmesi 3 yılı bulmuş ve yargılama halen devam ettiğinden 16.01.2023 tarihinde dava değeri 16.080.000 USD olarak ıslah edildiğini, bu dava uğranılan tüm zararın tespiti ile dava ve ıslah dilekçesinde talep edilen bedelin tahsili hakkında görülmeye devam ettiğini, ancak davalıdan olan alacağı ve uğradığı zarar daha fazla olduğundan huzurdaki belirsiz alacak davasını açma zarureti hasıl olduğunu, huzurdaki dava bahse konu ana davada gerek dava; gerekse de ıslah dilekçesi ile talep edilen bedeli aşan kısmı için ek dava olarak ikame edildiğini, alacakları ile uğranılan zararın gerçek tutarı ana davada yapılan yargılamada tespit edileceğinden, bu aşamada huzurdaki davanın bekletici mesele yapılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>DELİLLER VE GEREKÇE/<br>Dava, sözleşmeden kaynaklı alacak davasıdır. <br>Mahkememizin 23/03/2023 tarih 2023/184 Esas 2023/208 Karar sayılı ilamında özetle ''... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının tetkikinden bu dosyanın işbu davadan önce açıldığı, taraflarının aynı olduğu ve iş bu dosya arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşılmakla mahkememizin yukarıda belirtilen sırasına kayıtlı dosyasının dava tarihi olarak önce ikame edilen ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine'' şeklinde karar verilmiştir.<br>Taraf vekillerinin işbu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurması sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.hukuk Dairesi'nin 13/07/2023 tarih ...  Esas ...Karar sayılı ilamı ile ''Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı taşeron, davalı yükenicidir.<br>6100 sayılı HMK'nın 166'ncı maddesinde davaların birleştirilmesi düzenlenmiş olup bu maddede; \"(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3) Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4) Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. (5) İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır.\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br>HMK'nın 166/2 maddesi gereğince ayrı yargı çevrelerinde görülen ve aralarında bağlantı bulunan davalar ile ilgili tarafların birleştirme talebi bulunmaksızın hakimin resen birleştirme kararı alması mümkün değildir. Davacı vekilince dava dilekçesinde \"bu aşamada ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına \" karar verilmesinin talep edildiği, davaların birleştirilmesinin talep edilmediği anlaşılmaktadır.<br>Somut olayda; ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmesi talep edilmiş olup, davaların birleştirilmesi yönünde bir talep olmaksızın, mahkemece re’sen birleştirme kararı verilmesi HMK'nın 166/2.maddesine aykırı olduğundan mahkemenin yazılı olduğu şekilde davaların birleştirilmesine yönelik kararı hatalı olmuştur.<br>Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin usul yönünden kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine'' şeklinde karar verilmiştir. <br>Kaldırma kararı sonrası mahkememiz işbu esasını alan davada yapılan yargılamada ... Asliye Ticaret Mahkemesini ... Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesine karar verilmiştir.<br>Mahkememiz 17/09/2025 tarihli duruşmada Uyap sisteminde yapılan incelemede ... ATM'nin ... Esas sayılı dosyasının Yargıtay 6. HD'nin ... Esas -...Karar sayılı ilamı ile davanın reddine ilişkin kararın temyizde onama ile kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacının taşeron, davalının yüklenici olduğu 6098 sayılı TBK 470 vd. uyarınca taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı iş bu ek dava kapsamında; asıl dava olan  ... ATM'nin ...Esas sayılı dosyasında davanın reddine ilişkin kararın temyizden geçerek onandığı anlaşılmakla ek dava kapsamında talep edilebilecek alacak bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 648,26 TL karar harcının peşin yatırılan 179,90 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 468,36 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan  9.490,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,<br>6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin  davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, <br>Dair taraf vekillerinin  yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf  kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere  verilen karar açıkça okunup anlatıldı.17/09/2025    <br><br>KATİP <br> ¸e-imzalıdır <br> <br> <br>HAKİM <br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ffef465ea46d6e03","SID":"baa00d5967e58559"}}