{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2017/46 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2020/57<br><br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 25/01/2017<br>KARAR TARİHİ\t: 21/01/2020<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>TALEP\t: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nin genel kurulunda aylık Ek ödeme borcu karar altın alındığını, davalının bu borcu ödemediğini, borçlu aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, davalının  takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, icra takibi yapıldığını, kooperatiflerde genel kurul, bütün ortakları temsil eden en yetkili organ olduğunu, Genel kurulca mevzuata uygun  olarak alınan kararların tüm ortakları bağlayıcı  olduğunu, davalının kooperatif üyesi olduğunu, borçlunun genel kurul tarafından kararlaştırılan ek ödeme borcunu ödemediğini, borçlu genel kurulda alınan ek ödeme kararının iptali için Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtığını, borçlunun bu kararın iptalini sağlayabilmesi için bu karara karşı toplantıda muhalefet şerhi düşüp, genel kurul toplantısından sonra 1 ay içerisinde ana sözleşmeye aykırılık iddiasıyla kararın iptali için bu karara karşı dava açması gerektiğini, ancak borçlunun 1 aylık hak düşürücü süre içinde iptal davası açmadığını bu nedenle genel kurulda alınan ek ödeme kararının kesinleştiğini, dolayısıyla borçlunun derdest dava nedeni ile itirazının haksız ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca borçlunun faize ve faiz oranına itirazının da haksız olduğunu, genel kurulda alınan kararlar gereği borçlunun üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmesi ve alınan kararlara  uyması gerektiğini, davalı tarafından muaccel hale gelmiş borcun ödenmemesi nedeniyle haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP\t: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu davada ek ödemeler v.b. Ödeme istemli davacı kooperatifin  genel kurul kararına dayandığını, ancak genel kurul kararının  kesinleşmediğini, davacı kooperatif daha önceki yönetimdeki kişiler ile husumet yarattığını, binaların eski oluşu ve yıkılma tehlikesi  bulunması nedeniyle deprem testi v.b. para toplama yönündeki kararları hukuka aykırı olduğunu, dayanak yapılmak istenen genel kurul kararı için iptal davası açıldığını, halen derdest olduğunu, bu nedenle Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasının bekletici mesele yapılmasını, deprem testi ve yıkılma tehlikesi bulunan binalara ek harcama ve yenileme yapılması tadilatlar yapılması için toplanmasına karar verilmesi geçersiz olduğu gibi rasyonel düşünceye de aykırı olduğunu, davanın reddini talep etmiştir. <br>DAVA\t:<br>Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: <br>Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 99. maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4 ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.<br>Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun davalı olduğu, ... TL asıl alacak ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL için ilamsız takiplere mahsus icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun takibe itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. <br>Bilirkişi ...'in ... tarihli raporunda özetle; davalının kooperatif üyeliğinin devam ettiğini, davalının ... tarihi itibari ile ... TL ek ödeme borcunun ... TL gecikme faizi borcunun olduğunu belirtmiştir.<br>Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararının incelenmesinde davacının ..., davalının ... olduğu, genel kurul kararının iptali istemli davada davanın reddine karar verildiği görülmüştür. <br>İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.   <br>Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir.<br>İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 24/11/2016  tarih 2016/4405E.  2016/15076K. sayılı kararı).<br>Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 24/02/2016 tarih 2015/2561E. 2016/1050K. Sayılı kararında; \"...“Ek ödeme Yüklemi” başlıklı 31. maddesinde “Anasözleşme, ortakları ek ödemelerle yükümlendirebilir. Ancak, ek ödemelerin yalnız bilânço açıklarını kapatmada kullanılması şarttır. Ek ödeme yüklemi sınırsız olabileceği gibi, belirli miktarlarda veya iş hacmi ile veya paylarla orantılı olarak sınırlandırılabileceği” öngörülmüştür. Aynı şekilde, söz konusu Yasa’nın 52/1. maddesinde, ek ödeme ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4’ünün rızasının gerektiği düzenlenmiştir. Anılan hükümler emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, BK'nın 19 ve 20. maddeleri hükümlerine göre mutlak butlanla batıldır. Yok hükmünde olan kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir. Sonradan icazetle dahi geçerli hale gelmezler. Yokluk halinde, hukuki işlem bir veya daha fazla unsurunun yokluğu nedeniyle şeklen dahi olsa mevcudiyet (varlık) kazanamamaktadır. Hukuken yok olan bir işleme hiçbir hukuki sonuç bağlanabilmesi mümkün değildir. İptali  kabil  kararlar ise, daha çok ortakların menfaatlerini koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında, yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlal edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar. Bu nitelikteki kararların yokluğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi, açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir. Öte yandan,1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, geçersiz olması (yokluk) hali, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin  iştirak etmesi iddiaları dışında yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin red oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın bu iddiaların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir...\" denilmiştir.\t<br>Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 06/04/2015 tarih 2015/2441E. 2015/2298K. sayılı kararında; \"...Takip konusu alacak genel kurul kararlarına dayanmakta olup, genel kurul kararlarının kesinleşmesi halinde katılmasalar dahi bu kararlar tüm üyeler için bağlayıcı olacağından ve bu kararların ortaklara ayrıca tebliği gerekmediğinden, alacağın miktarı davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir yani likit alacak niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Bu durumda mahkemece, davalının itirazında haksız olduğu tespit edilen miktar üzerinden davacı lehine İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile bu talebin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır...\" denilmiştir.<br>Davamıza gelince, davacı kooperatif üye aidat alacağının tahsili amacıyla ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı ile itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Davacı kooperatifin ... tarihli genel kurulunda ... tarihinden itibaren 1 yıl geçerli olmak üzere her üyeden aylık ... TL aidat ve ... TL ek ödeme alınmasına karar verilmiş, ... tarih ve .../... sayılı kooperatif yönetim kurulu kararı ile de davalının ... TL ek ödeme borcunun olduğuna karar verilmiştir. Davacı genel kurul kararının iptali istemi ile dava açmamış ise de bir başka üye Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmış, anılan mahkememin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. İptali  kabil  kararları, daha çok ortakların menfaatlerini koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında, yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlal edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar. Ek ödemeye ilişkin genel kurul kararının iptali yönünde bir karar bulunmaması, genel kurul kararlarının iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğurması, hüküm kurmaya ve denetime elverişli birkişi raporunda davacının davalıdan takip tarihi itibari ile ... TL ek ödeme ve ... TL gecikme faizi alacağının olduğunun belirlenmesi nedeniyle talep bağlı kalınarak asıl alacak yönünden itirazın iptali gerekmiştir. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçlunun ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönününde davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1. Davacının davasının KABULÜNE, <br>2. Davalının Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasına yapmış oluduğu itirazın ... TL asıl alacak yönünden İPTALİNE takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA;  <br>3. 2004 Sayılı İİK nun 67 maddesi gereğince hesaplanan ... TL  icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>5. Davacı tarafından yapılan ... TL harç, ... TL posta ve bilirkişi masrafı olmak üzere toplam ... TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, <br>6. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>7. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>9. Kararın kesinleşmesine müteakip davacıların ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, <br>Dair; davacı  ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 Sayılı HMK'nın 341. maddesi gereğince KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/01/2020<br><br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>  ¸e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9068f5a7435c8d27","SID":"d316c3e3afad1377"}}