{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2015/605 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2020/53<br><br>DAVA\t\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 11/11/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 21/01/2020<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t:<br>TALEP\t:\t<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... plakalı araç ile müvekkilin davalılardan ...'ın kullanımında olan ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu yaramalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, davacı ...'un kaza nedeniyle ağır yaralandığını, kazadan sonra hayatını normal olarak devam ettiremediğini, davacının ve ailesinin üzüntü ve keder yaşadıklarını, belirterek şimdilik ... TL çalışma gücü kaybı nedeniyle sürekli iş göremezlik, efor kaybı zararları ve olağan yaşantıya dönebilmesi için ihtiyaç duyulan süre ile ilgili fiilen çalışmamaktan kaynaklanan zararları, ... lehine ... TL eşi lehine ... TL, her bir çocuk için ... TL olmak üzere ... TL manevi tazminat davalılar ... ve ...'den mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, davalı sigorta şirketi yönünden maddi tazminat taleplerinin sigorta poliçesindeki limitler kadar sorumluluğa hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebinden feragat etmiştir.<br>CEVAP\t:<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; maluliyetin ortaya çıkıp çıkmadığının adli tıp raporu ile belirlenmesini, illiyet bağının kurulmasını, tedavi masraflarının poliçe kapsamı dışında olduğunu, yasal faiz talep edilebileceğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ... ya ihbarını, kazaya davalı sürücünün neden olmadığını, davacı araç sürücüsünün kazaya sebep olduğunu ve emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın oluşumuna neden olduğunu, SGK tarafından karşılanan tüm tazminatların mahsubunu, davacı ... yakınlarının manevi tazminat talep etme haklarının bulunmadığını, davalılardan ...'ın asgari ücretle çalışan biri olduğunu, tazminatın buna göre belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVA\t:<br>Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davadır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: \t<br>Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.<br>Davacının sosyo ekonomik durum araştırma yapılmış, davacının hastane kayıtları ile tarafların tutundukları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp olunmuştur.<br>Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... E. .../... K. Sayılı kararının incelenmesinde, sanığın ..., katılanının ... olduğu, taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, kararın ... tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br>Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporuna göre; \"Davacı otomobil sürücüsü ...’un % 25 (Yüzde yirmibeş) oranında kusurlu, Davalı kamyonet sürücüsü ...’ın ise % 75 (Yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu,\" olduğu belirlenmiştir.<br>Adli Tıp ... İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporuna göre; \"... oğlu, ... doğumlu ...'ın ... tarihinde geçirmiş olduğu  trafik kazası nedeniyle meydana gelen yaralanmasının, 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlananan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümleri kapsamında;  1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği, ilk 4(dört) ayında başka birinin bakımına muhtaç olduğu\" belirtilmiştir.<br>Trafik kazası nedeniyle maruz kalınan maddi ve manevi zararın sigorta şirketinin de aralarında bulunduğu davalılardan tahsili istemine ilişkin bulunduğu, uyuşmazlık, her ne kadar haksız eyleme dayalı ise de; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigorta hukukundan kaynaklandığı ve davanın, Türk Ticaret Kanunu’nun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevine girmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2016  tarih 2014/14706E. 2016/11417K. sayılı kararı ).<br>Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2016 tarih 2016/2010E. 2016/4825<br>K. Sayılı kararı).<br>Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 02/03/2017 tarih 2014/19438E. 2017/2199K. Sayılı kararında; \"...Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. O halde, hükmedilen maddi tazminatta sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden faiz başlangıcının asıl ve ıslah edilen kısım yönünden kaza tarihi olarak; sigorta şirketi yönünden ise asıl ve ıslah edilen kısım yönünden dava tarihi olarak kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli değildir...\"denilmiştir.<br>Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Türk Medeni Kanunun 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu bedel, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin  09/10/2017 tarih 2016/3622E. 2017/13558K. sayılı kararı).<br>Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 13/10/2016 tarih 2014/9955E. 2016/8876K. sayılı kararında; \"...\tDava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir... Davacı vekili, yargılama sırasında davalı ...'den ... tarihinde toplam ... TL ödeme aldığından ... tarihinde maddi tazminat talebinden feragat etmiştir. ... tarihli feragat dilekçesinde feragatin nedeninin davadan sonraki ödeme olduğu, bu nedenle davalıya dava açmakta kusuru bulunmaması nedeniyle müvekili aleyhine vekalet ücreti vs gibi yargılama giderlerine hükmedilmemesi ihtirazi kaydıyla feragat ettiğini belirtmiştir. Somut olayda hakkın özünden feragat söz konusu olmayıp; davalı sigorta şirketi ve diğer davalılar kendilerine karşı dava açılmasına yine kendileri sebebiyet vermişlerdir. Bu nedenle, feragat nedeniyle reddedilen maddi tazminat yönünden davalılar lehine davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozma sebebi ise de...\" denilmiştir.<br>Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 26/06/2018 tarih 2018/1468E. 2018/5097K. sayılı kararında; \"...Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2. maddesi hükmüne göre ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Dava konusu olayda; davalı ...’nin davacı müşterek çocuk ...’a otomobiliyle çarpmak suretiyle kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği, bu yaralanma neticesinde davacı ...’ın iyileşme süresinin 6 (altı) ay olduğu ve sürekli iş göremezlik halinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde yaralanmanın derecesine göre yaralananın yakınları olan diğer davacıların yansıma yoluyla oluşan manevi zarar talepleri yerinde değildir. Mahkemece, yansıma yoluyla manevi zarar talep eden davacı ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden, adı geçen davacılar lehine manevi tazminata karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir...\" denilmiştir. <br>Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 11/10/2017 tarih 2015/12866E. 2017/5721K. sayılı kararında; \"...Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2. maddesi hükmüne göre ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Dava konusu olayda; davalıların davacı çocuğu darp ederek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdikleri anlaşılmaktadır. Şu halde basit yaralanma hallerinde yaralananın yakınlarına yansıma yoluyla oluşan zararları nedeniyle tazminata hükmolunamayacağı gözetilmeden...\" denilmiştir.<br>Davamıza gelince; davacı trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. ... günü saat ... sıralarında sürücü ..., yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... Caddesi üzerinde ... Caddesi yönüne seyrederek olay yeri kavşak mahalline geldiğinde, refüj aralığından kavşağa giriş yapan sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonetin sağ ön yan kısmına, aracının ön kısmı ile çarpması sonucu yaralamalı dava konusu kaza meydana gelmiştir. Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporuna göre; \"Davacı otomobil sürücüsü ...’un % 25 (Yüzde yirmibeş) oranında kusurlu, Davalı kamyonet sürücüsü ...’ın ise % 75 (Yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu,\" dur. Adli Tıp ... İhtisas Kurulu'nun ... tarihli raporuna göre; \"... oğlu, ... doğumlu ...'ın ... tarihinde geçirmiş olduğu  trafik kazası nedeniyle meydana gelen yaralanmasının, 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlananan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği hükümleri kapsamında; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği, ilk 4(dört) ayında başka birinin bakımına muhtaç\"tır. Davaya konu olayda; davalı ...'ın haksız fiil hükümlerine göre, davalı ...'nin araç işleten sıfatı ile sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketleri yönünden ise ZMM Genel Şartları hükümleri gereğince sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Yargılama devam ederken davacı vekili taraf maddi zararlarının karşılandığını ve maddi tazminat taleplerinin olmadığını ve maddi tazminat ile ilgili taleplerinin olmadığını belirtmiş ve feragat etmiştir. Maddi tazminat talebinin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekmiştir. Bunun dışında davacı ...'un trafik kazasında yaralanmış olması nedeni ile davacının duyduğu elem ve ızdırap gözetilerek, kusur raporu, kusur oranları, tarafların mali ve içtimai durumları da değerlendirilmiş, çekilen elem ve ızdırabı kısmen de olsa gidermek maksadı ile manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine  davacı yönünden ... TL manevi tazminata karar verilmiştir. Diğer davacıların manevi tazminat talepleri yönünden ise; davacı ...'un yaralanmasının derecesine göre yaralananın yakını olan diğer davacıların yansıma yoluyla oluşan manevi zarar talepleri yerinde olmadığından davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1. Davacı ...'un maddi tazkminata ilişkin davasının feragat nedeniyle REDDİNE,  <br>2. Davacı ...'un manevi tazminata ilişkin davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,  <br>...-TL manevi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılar ... ve .... den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a  verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, <br>3. Davacı ... dışındaki davacıların manevi tazminat talepli davalarının ayrı ayrı REDDİNE, <br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL davalılar ... ve ....'den müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,<br>5. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı ...'un manevi tazminat talepli davası yönünden hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ...'a iadesine, <br>6. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı ...'un manevi tazminat talepli davası yönünden hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ...'a iadesine,<br>7. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı ...'un manevi tazminat talepli davası yönünden hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ...'a iadesine,<br>8. Davacı ... tarafından yapılan ... TL harcın davalılar ... ve ....'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine; davacı ... tarafından feragat sonrası yapılan ... TL posta ve bilirkişi giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak ... TL'sinin davalılar ... ve ....'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine; bakiye kısmın davacı ... üzerinde bırakılmasına,<br>9. Davacılar ..., ... ve ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>10. Davalılar yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>11. Davacı ...'un maddi tazminat istemli davasında  davalı ... ve .... kendilerini vekil ile temsil ettirmiş ise de feragatle sonuçlanan davada hakkın özünden vazgeçme söz konusu olmayıp, ödeme nedeniyle feragat gerçekleştiğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>12. Davacı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ....'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,<br>13.  Davalı .... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden ...'un manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ....'ye verilmesine,<br>14.  Davalı .... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden ...'un manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ....'ye verilmesine,<br>15.  Davalı .... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden ...'un manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ....'ye verilmesine,<br>16.  Davalı .... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden ...'un manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ....'ye verilmesine,<br>17. Karar kesinleştiğinde davacı ve davalı tarafında yatırlan gider avansından arta kalan kısmın yatıran davacı ve davalıya iadesine,  <br>Dair; davacı vekilinin yokluğunda davalı ... vekili ile davalı ...'ın yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345. maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/01/2020<br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b75b712be822ddfd","SID":"13f2c4a2dc041dfd"}}