{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1162 <br>KARAR NO: 2025/988<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 17/09/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile; Taraflar  arasında 01.08.2023 tarihli ... Yazılımları Lisans, Destek Ve Bakım Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin tarafların mutabakatı ile iptal edildiğini ve taraflar arasında 21.09.2023 tarihli ... Yazılımları Lisans, Destek ve Bakım Sözleşmesi imzalandığını, Ağustos 2023 tarihi itibariyle ... Acenteliği firmasıyla birleşme sürecine girmeleri ve şirket personel sayısında artış nedenleriyle toplam 13 aktif  ... kullanıcı lisansının 01.08.2023 tarihli sözleşme ile ilk etapta 41 çıkartıldığını, bunun üzerine 21.09.2023 tarihli sözleşme ile 01.08.2023 tarihli sözleşme iptal edildiğini ve taraflar arasındaki anlaşma sonucu kullanıcı sayısının 51'e çıkartıldığını, davacı  şirket ile ... Acenteliği firması arasındaki birleşme sürecine 01.12.2023 tarihi itibariyle son verildiğini, bu doğrultuda birleşme iptal edilince davacı  şirketin personel sayısında ciddi miktarda düşüş yaşandığını, davalının sözleşme gereği verdiği hizmeti  noksan ve ayıplı ifa ettiği, davacının toplam 1.680.346,88 TL ve  13.827,38 USD ödediği, 21.09.2023 tarihli sözleşme ile taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında sözleşme sayısının 51 olduğu ve sözleşmeye istinaden davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen senetlerin davalıya teslim edildiği ,birleşme iptal olduktan sonra ise bu senetlerin  iade olunması talep edilmiş ise de talebin haksız ve hukuka aykırı olarak reddedildiği ve davalının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlattığı belirtilerek, öncelikle teminatsız olarak iş bu icra takibinin  tedbiren davacılar yönünden durdurulmasına ve icra takibinin iptaline   karar verilmesi , davanın kabulü ile 113 -114 ve 115 numaralı senetle iadesine , fazla ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000 TL yönünden davacıların borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemenin 10.03.2025 tarihli ara kararında ''...Dava dilekçesi ekinde bulunan dayanak belgelere göre, davalı tarafından davacılar aleyhine icra takibi yürütüldüğü, davacılar tarafından tedbir kararı verilmesi talep edildiği, ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan hukuki değerlendirme sonucunda, HMK 389. maddesinde hangi hallerde tedbir kararı verilebileceğinin açıklandığı, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yaklaşık ispat kuralının geçerli olduğu, çoğun içinde azı da vardır kuralı gereği icra takibine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir talebi dahi mevcut olduğu, kıymetli evrakta sebepten soyutluk ilkesi uyarınca davacı şirket yönünden yaklaşık ispat şartının bu aşamada sunulan delillere göre henüz oluşmadığı, davacı ... yönünden ise kambiyo senetlerinde şahsen atılmış imza görülmediğinden yaklaşık ispat şartının oluştuğu anlaşılmakla, icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi şeklindeki ihtiyati tedbir talebinin davacı ... Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi yönünden reddine ve davacı ...yönünden ise 6100 sayılı HMK 389 vd. maddeleri uyarınca dava konusu edilen değerin taktiren %15'i oranında teminat karşılığında davacı ... yönünden kabulüne, ancak işbu davanın icra takibinden sonra açılması sebebiyle davacılar vekilinin icra takibinin durdurulmasına yönelik taleplerinin reddine''dair karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından  yukarıda belirtilen tedbir kararına yönelik istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine dairemizce yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda 04.06.2025 tarih ve 2025/736 E 2025/652 K sayılı ilam ile davalı tarafın ihtiyati tedbire itiraz üzerine bu itirazın reddi halinde kanun yoluna müracaat edebilecekken dava konusu somut olayda doğrudan doğruya ihtiyati tedbir kararının aleyhine ihtiyati tedbire hükmolunan davalı tarafça kanun yoluna müracaat hakkı bulunmadığı belirtilerek  6100 sayılı HMK'nın 341/1 ve 394/5 maddeleri gereğince ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz yolu tüketilmeden istinaf yoluna başvurulamayacağından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun aynı yasanın 352/1.ç bendi uyarınca usulden reddine karar verildiği belirtilmiş ve mahkemenin 14.07.2025 tarihli celsesinde ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itiraz değerlendirilmiştir. Mahkemenin 14.07.2025 tarihli ara kararında ''.... davacı ... yönünden kambiyo senetlerinde şahsen atılmış imza görülmediğinden yaklaşık ispat şartının oluştuğu anlaşılmakla, icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi şeklindeki ihtiyati tedbir talebinin davacı ... yönünden 6100 sayılı HMK 389 vd. maddeleri uyarınca ıslah dilekçesi ile talep edilen değerin taktiren %15'i oranında teminat karşılığında davacı ... yönünden kabulüne, ancak işbu davanın icra takibinden sonra açılması sebebiyle davacılar vekilinin icra takibinin durdurulmasına yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirildiğinden itirazın reddi gerekmiştir.  Her ne kadar ön inceleme duruşmasında ödeme yapıldığından bahisle tedbirin konusuz kaldığı belirtilmişse de Mahkememizce verilen tedbir kararının icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde olduğu, bu haliyle tedbirin devamında halen davacının menfaatinin bulunduğu anlaşılmış'' gerekçesiyle İhtiyati tedbire yapılan itirazın reddine karar verildiği belirtilmiştir. Davalı  vekilinin 11.08.2025  tarihli  itiraz dilekçesinde özetle; davacı A...'ın davaya konu bonolarda şahsen imzasını bulunduğu, dolayısıyla aval veren konumunda olduğu , davacı tarafça tedbir yönünden dosyaya  herhangi bir teminat yatırılmadığı ve davacı tarafından icra dosyası veznesine  dosya borcunun ödendiği, iş bu davadaki menfi tespit isteminin istirdat davası olarak devam ettiği , davacının şahsen imzasının bulunduğu  ve yaklaşık ispatın sağlandığı şeklindeki mahkeme tespitinin  gerçeği yansıtmadığı , iş bu davacının tıpkı bonoyu düzenleyen gibi sorumluluğunun bulunduğu , kanunun aradığı yaklaşık ispat koşulunu davaya konu senetlerin bedelsiz olduğu iddiası bakımından sağlanmadığı, hizmetin ayıp ve noksan olduğu iddiasının ise ispat edilemediği , davacıların davaya konu bono bedellerinin tamamından sorumlu olduğu, davalı şirket tarafından tarafların ortak iradesiyle düzenlenmiş olan sözleşmelere istinaden kullanıcı sayısı artışı ve ücretlendirmeler yapılıp bu kapsamda hizmet verildiği belirtilerek mahkemece verilen ara kararın kaldırılması talep edilmiştir. İnceleme ve gerekçe:  İİK 72/3 maddesi gereği,  İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72 maddesi yanında, HMK 389 vd. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekir. HMK'nın 389. m.; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. \"düzenlemesini, aynı yasanın 390/3 maddesi; 'Tedbir talep eden taraf,  dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Somut davada, davacılardan ... yönünden yaklaşık ispat koşulu sağlandığı belirtilerek ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında tedbir yolu ile icra veznesine yatan paranın alacaklıya verilmemesi İİK nun 72/3 maddesinde belirtilmiştir. İİK m. 72/III, c.2 maddesine göre gösterilecek teminat HMK m. 87 ve m. 392/1 hükmüne göre gösterilir.Burada da ,mahkeme teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı vermek zorunda olmayıp, ihtiyati tedbir kararı verip vermemek mahkemenin takdirine bağlıdır . (bkz. Baki KURU, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı s:361) Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında değerlendirme yapıldığında, mahkemece davacı ... yönünden İİK 72/III maddesi uyarınca verilen ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazın reddine dair verilen hüküm yerindedir. Sunulan istinaf dilekçesinde itiraz sebebi olarak,  davacının mahkemenin teminata yönelik vermiş olduğu ara kararının yerine getirmediği ve tedbirin kendiliğinden kalktığı ileri sürülmüştür.6100 sayılı HMK'nın, \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341/1 maddesinde; \"İlk Derece Mahkemelerinde verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.\" hükmüne yer verilmiştir.Mahkeme tarafından verilen tedbir nedeniyle hükmedilen teminat bedelinin yatırılmaması  istinaf yolunun açık olduğu HMK'nın 341.maddesinde sayılan kararlardan olmadığı anlaşılmakla, aksi yöndeki istinaf sebebi dairemizce inceleme konusu yapılmamıştır.  Sonuç olarak, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan ihtiyati  tedbir kararının kaldırılmasını  talep eden davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 615,40 TL harcın mahsubuna, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,  4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/09/2025  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8a067557dad27c8f","SID":"14fe1fee25fcc511"}}