{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1206 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1387<br>KARAR TARİHİ\t: 25/08/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/06/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/512 Esas <br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Haciz<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 25/08/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/08/2025<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekilince, davalı ile aralarında 22/03/2019 başlangıç tarihli hizmet sözleşmesi akdedildiği, sözleşme gereğince verilen hizmette ilişkin  kesilen e faturaya davalı tarafça itiraz edilmediği ve fatura bedelinin ödenmediği, sözleşmenin davalı tarafında haksız olarak fesh edildiği beyanı ile itirazın iptali talepli davada ihtiyati haciz karar verilmesi  talep  edilmiştir. <br>Davalı cevap dilekçesi ile davacının sözleşme ile yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediği, davacının güvenlik elemenlarının işten çıkarılması sürecinde zorunlu arabuluculuğa başvurmadığı, davacının sözleşmeden kaynaklı işilik alacaklarına dair yükümlülüğünün yerine getirmediğini beyan etmiştir.  <br>Mahkemece  11/06/2025 tarihil ara kararla itiraz edilen faturaya dayalı alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiğinden bahisle yasal koşulları oluşmayan talebin reddine karar verilmiştir. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 22.03.2019 tarihli personel temini hizmet sözleşmesi olduğunu, sözleşmeye göre faturaların davalıya ulaştıktan 20 gün içinde ödeneceğini, 2024 Kasım–Aralık dönemine ait toplam 2.136.554,28 TL tutarında 6 adet e-faturanın davalıya iletildiğini, davalının, sözleşmeyi haksız feshederek ödemeleri yapmadığını, davalı hakkında çok sayıda İş Mahkemesinde davasının ve borç kaydının bulunduğunu, ödeme gücünün zayıf olduğunun ileri sürüldüğünü, mahkeme, İİK m. 257/1 uyarınca vadesi gelmiş borcun yeterince ispatlanamadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin red edildiğini, hizmetin verildiğinin ve faturaların kesinleştiğinin belgelerle sabit olduğunu, davalının icra takibine yaptığı itirazın kötü niyetli olduğunu davalı, şirketin piyasaya ve çalışanlara karşı borçlu olduğunun dosya kayıtlarıyla görüldüğünü, İstanbul BAM 14. HD 2025/552 E., 2025/545 K. sayılı kararı emsal gösterildiğini belirterek, yerel mahkeme ara kararının kaldırılarak, ihtiyati haciz talebinin teminat aranmaksızın kabulüne, aksi halde en düşük teminatla kabulüne karar verilmesine istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLER VE GEREKÇE;<br>Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;\" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)<br>Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\" şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.<br>İİK.'nın 258.maddesinde ise; \"İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.<br>Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.\"<br>Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.<br>Ancak, kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.<br>Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.<br>Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.<br>Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK'da bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı, vurgulanmak istenmiştir.   <br> Taraflar arasında 22/03/2019 başlangıç tarihli hizmet sözleşmesi akdedildiğinin anlaşılmasına, sözleşme gereğince verilen hizmete ilişkin kesilen e-faturaya dayalı alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz talep edilmesine göre yaklaşık ispat koşulu sağlandığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince İİK 257. maddesi gereğince koşulları oluştuğundan ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.  <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür.<br>Bu itibarla, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun  kabulü ile ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz isteminin reddine dair verilen kararın 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1).b.2 maddesi uyarınca kaldırılarak İİK 257. maddesi gereğince koşulları oluştuğundan ihtiyati haciz isteminin kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM  :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/512 Esas sayılı dosyasında verilen  11/06/2025 tarihli ARA KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-İhtiyati haciz talep eden tarafın yatırmış olduğu 615,40 TL istinaf karar harcının talep edene iadesine, <br>3-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yolu harcının davalıdan alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine, <br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,<br>B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;<br>1-İhtiyati haciz talep eden alacaklı yönünden ihtiyati haciz talebinin KABULÜ ile,<br>2-İİK'nun 257. maddesi uyarınca, ihtiyati haciz talep edenin 2.286.364,70 TL alacağını karşılayacak şekilde davalı şirket aleyhine  davalı şirket adına kayıtlı haczi kabil gayrimenkul ve motorlu araçlarla sınırlı olmak kaydıyla İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, <br>3-Aleyhine ihtiyati haciz istenen ve 3. şahısların muhtemel zararlarına karşılık olarak  2.286.364,70 TL'nin % 15'i oranında hesaplanarak takdir olunan 342.954,70 TL nakit teminatın mahkeme veznesine depo edilmesi veya aynı miktarda kesin ve süresiz bir banka teminat mektubunun mahkemeye ibrazı halinde kararın yerine getirilmesi için bir örneğinin ihtiyati haciz talep eden davacı vekiline verilmesine,<br>4-Kararın verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde infaz edilmemesi halinde kendiliğinden kalkmış sayılacağına,<br>5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>6-Teminat alınması ve devamındaki işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>7-Görülmekte olan bir dava içinde ihtiyati haciz talep edildiğinden davacı lehine avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, <br>8-Artan yargılama giderinin istek halinde yatırana iadesine,<br>9-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak  oy birliği ile karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1702ec0325c9955f","SID":"9c2af3c0b406b338"}}