{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1182 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1391<br>KARAR TARİHİ\t: 25/08/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/06/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/601 Esas <br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Haciz<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 25/08/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/08/2025<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Mahkemece  26/06/2025 tarihli ara kararının yapılan yargılaması neticesinde; <br>\"İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; \"müvekkil Şirket.... Şti tarafından Borçlu .... Şti  malzeme alımları hususunda  ticari iş ilişkisi kurulmuştur. Bu hizmetlere, iş ilişkisine bağlı olarak da Müvekkil Şirketçe dilekçemiz ekinde yer alan faturalar kesilmiştir. Ek'li faturalar, cari hesap ekstresi tahsil edilemeyince;  Manisa İcra Müdürlüğü’nün 2025/20976 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır. Ancak davalı şirket; \"ödeme emrine, borcun tamamına, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferileri\" itiraz etmiştir. Davalı Şirketin, takip konusu borca ve fer'ilerine itiraz etmesi haksız ve mesnetsizdir. Taraflar arasındaki iş ilişki neticesinde doğan fatura alacağı, tanzim ve tevdi edilmiş fatura incelendiğinde davalı nezdinde tahakkuk eden alacağın muacceliyet kazandığı görülecektir. Alacağını tahsil etmekten başka bir amacı olmayan müvekkil şirket tarafından başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız bir biçimde itiraz edilmesi açıkça kötü niyet göstergesidir. Hal böyle iken Davalı/Borçlunun amacının, müvekkilin alacak hakkına kavuşmasını engelleyerek bu hakkı sebepsiz olarak sürüncemede bırakmak olduğu açıktır. Müvekkil Şirket Otomat ve Metal Sanayi alanında faaliyet gösteren sektörün önde gelen ve bilinen firmalarındandır. Müvekkil şirket tarafından davalı şirkete ürün hizmeti, alım satımı sağlanmıştır. Verilen hizmet neticesinde oluşan fatura bedeli davalıdan talep edilmiştir. Davalı icra takibi öncesi ve sonrasında davalı/borçlu borcunu ödememekte ısrar etmiştir. Davalı şirket, faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi ekte yer alan mail yazışmalarından görüleceği üzere, konu borçları kabul etmiştir. Ancak tüm bunlara rağmen söz konusu fatura bedellerini de ödememiştir. T.T.K 21/2 maddesi; \" Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibar  en sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır\" hükmü uyarınca kendisine gönderilen fatura içeriğine itiraz etmeyen davalının fatura içeriğini kabul ettiği kanun hükmü ile sabittir. davalı/borçlu şirketin,şirketten mal kaçırma ve şirketin içini boşaltma durumunun mevcut olmasını haricen öğrenmiş bulunmaktayız. Yaptığımız araştırmalar sonucunda borçlunun malları kaçırma çabası içerisinde olduğu tespit edilmiştir. Borçlu şirket, ekte yer alan 27 Ocak 2025 tarihli  haberden görüleceği üzere, kendi ortakları ile \"Dalandırıcılık, özel belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma\",  suçlarından dolayı davalı olmuşlardır.  Haberin detayları incelendiğinde; davalı şirketin  mal kaçırma saiki ile hareket ettiği, bu doğrultuda ellerinde yer alan hurda mallara kadar satış yaptığı sübut bulmuştur. Davalı/Borçlu Şirket yetkilileri, şirket içindeki ortaklar arasında yargıya ve medyaya intikal eden birtakım olayları gerekçe göstererek ödeme yapmaktan imtina etmektedir. Mail yazışmalarında da bu husus yer almaktadır.Haber linki ve ekran resmi aşağıdadır. Davalının mal kaçırma ihtimali vardır.  Müvekkil şirkette 50 den fazla işçi çalışmaktadır. Bu alacağın tahsil edilememesi halinde müvekkil şirket finansal açıdan zor durumda kalacaktır. Alacak haklarımızın zarar görmemesi adına borçlunun  taşınır taşınmaz malları ile bankalardaki ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine Teminat aranmaksızın mahkemeniz aksi kanaatteyse uygun görülecek teminat oranında “ihtiyati haciz yolu ile tedbir kararı” (3.şahıslara satılamaz ve devredilemez şerhi) konulmasını talep etme zaruriyeti doğmuştur. Yukarıda anlatılan nedenlerle, müvekkil alacağının tahsiline ilişkin uyuşmazlığın çözülmesi ve Manisa İcra Müdürlüğü’nün 2025/20976 E. sayılı dosyasına yönelik yapılan itirazın iptali amacıyla  öncelikle zorunlu arabulucuğa başvurulmuştur. Ancak Manisa Arabuluculuk Bürosu 2025/417 Büro Dosya Numarası 2025/88954 Arabuluculuk Dosya Numaralı arabuluculuk dosyasıyla yapılan arabuluculuk görüşmesinden herhangi bir netice alınamamış olup, arabuluculuk süreci görüşme sonucu anlaşamama ile sonuçlanmıştır. Müvekkil şirketin, davalı borçlu şirketten alacağını tahsili amacıyla Manisa İcra Müdürlüğü’nün 2025/20976 E.  sayılı dosyasıyla başlatmış olduğu takibe, davalı/borçlu şirket kötü niyetli olarak itiraz etmiş ve takibi durdurmuştur. Davalı tarafın hiçbir hukuki dayanağı olmayan itirazları müvekkilin alacağını tahsilini güçleştirmiş ve müvekkili zarara uğratmıştır. İtiraz dilekçesindeki itirazların haksızlığını ve davalının kötü niyeti , sunulan delillerimiz ile ispat edilebilecek bir husustur. Davalı /borçlunun itirazları sebebiyle icra takibinin haksız yere durması üzerine iş bu itirazın iptali davasını açma zaruriyeti doğmuştur. Yukarıda sunulan nedenlerle; Haklı davamızın kabulüne, Fazlaya ilişkin haklarımızın ve sair yasal haklarımızın saklı tutulmasına, Davalının taşınır taşınmaz malları ile bankalardaki ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine Teminat aranmaksızın mahkemeniz aksi kanaatteyse uygun görülecek teminat oranında “ihtiyati haciz yolu ile tedbir kararı” (3.şahıslara satılamaz ve devredilemez şerhi) konulmasına; Manisa İcra Müdürlüğü’nün 2025/20976 Esas sayılı dosyasındaki davalı itirazinın iptali ile takibin devamına, Haksız ve kötüniyetle itiraz mevcut olduğundan itiraz edilen kısım üzerinden %20 icra-inkar tazminatının davalı tarafından tahsiline, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davalı tarafından tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.<br>Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde; 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise; \"Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\" şeklinde belirtilmiştir. <br>İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin İİK'nun 258/1.maddesi uyarınca alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması gerekmektedir.<br>Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgelere göre, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati hacze yönelik yaklaşık ispat ve muacceliyete ilişkin koşulların gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle ihtiyati haciz talebinin reddi gerektiği  kanaatine varılmış ve açıklanan nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur. \"gerekçesiyle, davacı vekilinin  ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiştir.<br>İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı ... Şti., davalı .... Şti.’ye sağladığı ürün/hizmet karşılığı düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine Manisa İcra Dairesi’nde takip başlattığını, davalının, faturalara itiraz etmediğini ve borcu kabul ettiğine dair e-posta yazışmalarının dosyaya sunulduğunu, davacının iddiasına göre davalı şirketin, mal kaçırma ve şirketin içini boşaltma faaliyetlerinde bulunduğunu, basına yansıyan ve ortakları hakkında “dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, güveni kötüye kullanma” suçlamaları içeren haberle bu durumun desteklendiğini, yerel mahkemenin, davacının ihtiyati haciz talebini 26.06.2025 tarihli ara kararla reddettiğini, davacının, TTK m.21/2 ve Yargıtay 19. HD 2015/19940 E., 2015/7449 K. ilamına dayanarak, irsaliyeli faturaların alacağın varlığını ispatladığını, borçlunun mallarına ihtiyati haciz konulmasının zorunlu olduğunu savunduğunu belirterek, yerel mahkeme ara kararının kaldırılarak, teminat aranmaksızın veya uygun görülecek teminat karşılığı, davalıya ait taşınır/taşınmaz mallar ile banka ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar üzerine ihtiyati haciz konulmasını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLER VE GEREKÇE :<br>Talep,  itirazın iptali davası sırasında ihtiyati haciz istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekilince, taraflar arasındaki ticari ilişkide  fatura alacağına istinaden alacaklı bulunduğu, faturaya 8 gün içinde itiraz edilmediği, mail yazışmalarında   alacağın borçlunun kabulünde olduğunun anlaşılacağı, davalının mal kaçırma gayreti içinde bulunduğu beyanı ile ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir.<br>Davalı tarafça , müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı, kabul anlamına gelememekle faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemiş olsa dahi fatura edilebileceği bir işin varlığının, fatura bedeli kadar işin davacı tarafından  süresinde ve ayıptan ari olarak yapıldığının kanıtlanması gerektiği, itirazın iptali davasının kısmi dava olarak açılamayacağı   beyanıyla davanın ve ihtiyati haciz talebinin reddi talep edilmiştir. <br>Mahkemece, 26/06/2025 tarihli ara kararla alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden  ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;\" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)<br>Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.\" şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.<br>İİK.'nın 258.maddesinde ise; \"İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.<br>Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.\"<br>İhtiyati haciz kararına itirazı düzenleyen İİK.'nın 265.maddesinde de ise; \"(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.<br>Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.<br>İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./17.mad) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.\" hükümleri mevcuttur. <br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından, dosya kapsamına göre ihtiyati hacze dayanak alacağın varlığı ve miktarının yapılacak yargılamayla belirleneceğinden bu kapsamda mevcut ve muaccel bir alacağın varlığı ile bu hususta yaklaşık ispattan söz edilememesine, ara kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/601 Esas sayılı kararın sayılı ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin olarak verilen 26/06/2025 tarihli  ARA KARARININ, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcı alındığından ve yeterli olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 25/08/2025<br><br>\t\t\t<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2394fd47c50071ec","SID":"f9aefe798137e993"}}