{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/487 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/542<br><br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 20/03/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 11/06/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH  \t : 11/06/2025<br>Bakırköy ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası ile başlatılan dava mahkemenin ..... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi olarak yukarıda belirtilen esasına kayıt olmuştur. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 13/12/2022 tarihinde Fiyat Teklifi ve Teknik Şartname, 24/01/2023 tarihinde ise Daire Karşılığı Asansör İşleri Yapım Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkili şirketin işveren, davalı şirketin ise yüklenici firma olduğunu, sözleşme uyarınca davalı tarafın asansör işlerin yapımını üstlendiğini, karşılığında ise müvekkiline ait olan İstanbul İli, ..... İlçesi, ..... ada, .... parselde tapuya kayıtlı olan \"..... Mah. .....Sok. No:32 D:27 Bahçelievler / İSTANBUL\" adresindeki taşınmazın bedel olarak devrinin kararlaştırıldığını, davalı şirketin sözleşmede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyerek sözleşmeye aykırı hareket ettiğini ve sözleşme tarihi üzerinden 10 ay geçmesine rağmen işi bitirmediğini, taraflarınca Bakırköy ..... Sulh Hukuk Mahkemesine başvurularak ..... Değişik İş sayılı dosyasıyla bilirkişi raporu ile tespit ettirilen sözleşmeye aykırılıklar nedeniyle 17/12/2024 tarihinde arabulucuya başvurulduğunu, ancak başvurunun olumsuz sonuçlandığını, kötü niyeti açıkça ortaya koyan bilirkişi raporuna rağmen davalı şirketin hakkı olmadığını, bilerek ve hukuku gözardı ederek taşınmazı kullanmaya devam ettiğini ve taşınmazı müvekkiline teslim etmediğini, taşınmazın sözleşmenin imzalandığı 24/01/2023 tarihinden itibaren davalı tarafından bedelsiz kullanıldığını, bu nedenlerle davanın kabulünü, davalının haksız olarak elinde bulundurduğu taşınmazın teslimini, müdahalenin önlenmesini, fazlaya ilişkin istemleri saklı kalmak koşuluyla şimdilik 1.000,00-TL ecrimisil bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir.<br>Eldeki dava, dosya üzerinden olmak üzere aşağıda ayrıntısı verilen açıklamalar doğrultusunda incelenmiştir.<br>6100 sayılı HMK’nın “Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar” başlıklı 138/1. maddesinde, Mahkemenin, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar vereceği, gerektiği taktirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebileceği belirtilmiştir.<br>Dava şartları ve ilk itirazların karara bağlanması için, tarafların açıklamaları yeterli ise hâkim, dosya üzerinden karar verebilir. Verilen karar (görevsizlik veya yetkisizlik kararı gibi) davayı (o mahkemede) sona erdirici nitelikte ise, hâkim tarafları ön inceleme duruşmasına davet etmeden (dosya üzerinden) gerekli kararı verebilir. Bu hâlde ön inceleme duruşması yapılmasına, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine ve tahkikat aşamasına geçilmesine gerek kalmaz (Kuru B., s 286). <br>Nitekim 6100 sayılı HMK’nın 138. madde gerekçesinde de, usule ilişkin hususların, şekli nitelik taşıdıklarından yargılamanın başında dosya üzerinden de incelenerek karara bağlanabileceği ancak mahkemenin kararını vermek için tarafların dinlenmesine ihtiyaç duyması hâlinde bunu tahkikat aşamasında değil, ön inceleme oturumunda yapacağı, böylece dava şartları ve ilk itirazlarla ilgili sorunların, en geç tahkikat başlamadan ön inceleme duruşması sonunda karara bağlanmasının amaçlandığı belirtilmiştir.  <br>Anılan düzenleme ile hâkime dava şartlarına ilişkin olarak hangi aşamada karar verilmesi noktasında takdir hakkı tanınmış olup, hâkim tarafların dinlenmesine ihtiyaç duymaması hâlinde gerekli gördüğü takdirde dosya üzerinden de karar verebilecektir.<br>6100 sayılı HMK’nın 30. maddesi uyarınca hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olup, dava şartlarına ilişkin bir sorunun yargılamanın başında çözülmeyip sonrasında dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ekonomisi ilkesi ile de bağdaşmayacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/15-2141 esas, 2019/442 karar)<br>7155 Sayılı Kanun ile 6102 TTK.'nın 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/a maddesi uyarınca bu kanunun 4. maddesinde belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın alacak ve tazminatları hakkında dava açılmadan önce arabuluculağa başvurmuş olması dava şartıdır. Belirtilen kanunun 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Kanunun eklenen 18a/2. Madde de ise arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması durumunda bir işlem yapılmaksızın usulden reddine karar verilir düzenlemesi bulunmaktadır. <br>Davanın 20/03/2025 tarihinde açıldığı, dava açıldığı tarih itibari ile arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu buna rağmen davacı tarafça belirtilen yükümlülüğünün yerine getirilmeden davanın açılmış olduğu, görevsizlik kararından sonra arabuluculuğa başvurulması ile işbu eksikliğin giderilemeyeceği zira mezkur dava şartının tamamlanabilir dava şartı olmadığı, (Yargıtay 11. HD' nin 2024/3170 esas, 2025/1085 karar,  Yargıtay 6. HD' nin 2024/3201 esas, 2024/4336 karar ve yine Yargıtay 3.HD' nin 2023/4643 esas ve 2024 2797 karar sayılı ilamları ile de sabit olduğu üzere) mahkememizce evrilen kesin sürenin HUAK gereğince, arabuluculuk son tutanağının sunulması için verildiği, başvuru yapılması bakımından verilmediği ve ancak davacı vekili dilekçesi ile de sabit olduğu üzere dava tarihinden önce arabuluculuk başvurusu bulunmadığı anlaşılmış olup tüm bu açıklamalar ışığında mahkemece dosya üzerinden 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca davanın  dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda  açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı tarafça açılan davanın arabuluculuk dava şartının yokluğu nedeniyle HMK 114/2 ve 7155 sayılı Kanunun 20 ve 23.maddeleri ve 6325 sayılı Kanunun 18a/2. maddeleri gereğince usulden reddine, <br>2-Alınması gerekli harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br><br>3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde davacıya iadesine,<br>Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve  345. maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.  11/06/2025<br><br><br>Katip .....<br>¸e-imzalıdır  <br>Hakim .....<br> ¸e-imzalıdır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a7e2a3b98519ae64","SID":"2fea98ac8b1bcbb8"}}