{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2025/305 Esas<br>KARAR NO: 2025/712<br>DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi<br>DAVA TARİHİ\t: 09/04/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 18/09/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>İDDİA:  Davacı vekili dava dilekçesinde \"Müvekkil şirketin ticari defterlerinden olan Yönetim Kurul Karar Defteri kayıp olmuş olup bu hususta mahkemeniz nezdinde defter zayi davası açmamız hasıl olmuştur. Şöyle ki; müvekkil üstüne düşen koruma ve gözetme yükümlülüğüne uygun şekilde defterlerini korumasına rağmen Yönetim Kurul Karar Defteri kaybolmuştur. Bu kayıp olayından müvekkil ------- tarihinde haberdar olmuştur. Çünkü müvekkil karar defterine karar almak için aradığı vakit yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple tüm adresleri detaylı aramış ancak yine de defteri bulamamıştır. \tMüvekkil şirket tek ortaklı Anonim Şirkettir. Yani şirketin tüm payları müvekkil ------aittir. Yani karar defterini başka ortaklardan saklama gibi bir konu söz konusu olamaz. Kuruluştan itibaren tüm kararlar şirketin tek yetkilisi ve tek hissedarı --------- tarafından alınmıştır. Müvekkil son 3 ayda 2 adet şube açılış kararı ve adres değişikliği kararı almıştır. Yani defteri en az 3 defa karar için kullanmış ve kararların tasdiki için noter ve ticaret sicile götürmüştür. Bu işlemler sırasında da kayıp olma ihtimali söz konusudur. Ancak müvekkil kayıp olduğunu  07.04.2025 tarihinde anlamıştır. Müvekkil şirket başka bir şekilde defterleri nasıl kaybetmiş olduğunu düşündüğü vakit; ----- talimat dosyası kapsamında şirketin adresi olan ------ adresinde --------tarihinde yapılan istihkaklı haciz sırasında bir çok evrak incelenmiş ve adres borçlu şirket ilişkilendirilmeye çalışılmıştır. Bu duruma tarafımızca itiraz edilmesine rağmen mahalde incelemeler ve aramalar yapılmıştır. Bu tarihten sonra da defterler bulunamamıştır. Oysaki icra müdürlüğü de istihkak iddiamızı kabul etmiş ve İİK md. 99'a göre karar vermiştir. Haciz yapılan adres bir restoran olduğundan ve istihkaklı haciz fiili bir durum yaratmış olduğundan ve şirket yetkilisi haciz esnasında mahalde olmadığından defter kayıp yani zayi olmuştur. Öncelikle icra müdürlüğünden defterler sorulmuştur. Ancak dairede herhangi bir defter olmadığı ifade edilmiştir. Bu yüzden defterler kayıp olmuş ve nerede olduğu bulunamamıştır. Defterin zayi olmasında müvekkilin herhangi bir kusuru söz konusu değildir. İstihkaklı haciz sırasında evrakların incelenmesi için taşıma yapılmış bu sırada defterlerin kayıp olduğu düşünülmektedir. Her ne suretle olursa olsun Yönetim Kurulu Karar Defteri zayi olmuştur. Bu sebeple mahkemeniz nezdinde işbu zayi davasını açmamız hasıl olmuştur.\" ileri sürmüş ve \"müvekkil şirket olan ----Yönetim Kurulu Karar Defterinin zayi olduğunun tespitine, müvekkil şirkete ait olan Yönetim Kurulu Karar Defteri yönünden zayi belgesi verilmesine,\" karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>DELİLLER\t------ yazı cevabı aşağıdaki gibidir:<br>İlgi yazı ile 30.04.2025 tarihinde tastiki yapıldığı belirtilen ----- ait karar defteri ve damga vergisi defteri makbuzlarının asılları istenilmektedir. Ancak Noterliğimiz bilgi işlem arşiv kayıtlarında yapılan araştırmada ---- tarihinde adı geçen şirkete ait işlem kaydına rastlanılmamıştır.Şirkete ait -------yevmiye sayılı “görülmüştür ve onay yenilemesi yapılmış” Yönetim kurulu karar defteri ile ---- yevmiye sayılı “görülmüştür ve onay yenilemesi yapılmış”damga vergisi defterleri tesbit edilmiştir. İstenilen makbuzların bu işlemlerle ilgili olup olmadığının bildirilmesi halinde talebiniz yerine getirilecektir.Tanık ... 18/09/2025 tarihli celsede aşağıdaki şekilde beyanda bulunmuştur:<br>\"Şirket çalışanıyım, kasiyer olarak çalışırım, şirketin 15-20 kişilik bir personeli vardır, muhasebecisi kim bilmiyoru, şirket adresinde 20/03/2025 tarihinde hacze gelindi, tüm evraklara baktılar, yönetim kurulu karar defterini de açıp kontrol ettiler diye biliyorum, çünkü herşeye baktılar, defterin kaybolması ile ilgili bilgi sahibi değilim, 20/03/2025 tarihli haciz sırasında kaybolmuş olabilir, dediğim gibi herşeyi yerinden çıkardılar ve dağınık bıraktılar, defterlerin kaybolduğunun ne zaman fark edildiği hususunda bilgi sahibi değilim\"-------Talimat sayılı dosyaları ---- üzerinden eldeki dava dosyasına eklenmiş ve incelenmiştir. <br><br>HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, davacı şirketin yönetim kurulu karar defterinin kaybolduğundan bahisle açılan zayi belgesi verilmesi taleplidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18/2 maddesi uyarınca \"Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.\"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7 maddesi uyarınca \"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.\"Yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca davacının TTK 82. madde hükmünden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerin korunması için gerekli dikkat ve özeni göstermiş olması ve ziyanın irade dışı sebeplerle meydana gelmesi gerekir ------Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın ticari defterler ve kayıtların kaybolmasına dayalı zayi olması nedeniyle zayi belgesi verilmesine ilişkin çekişmesiz yargı işine ilişkin olduğu, davacının ticari defterlerinin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğradığını ispatlamakla mükellef olduğu, davacının bu madde hükmünden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerin korunması için gerekli dikkat ve özeni göstermiş olması ve ziyanın irade dışı sebeplerle meydana gelmesi gerektiği, yukarıda ortaya konulan tanık beyanları, noterlik yazı cevabı ve -------- dosyasındaki haciz tutanağı incelenip dikkate alındığında, davacının defterlerinin saklama süresi içerisinde ve irade dışında (haciz işleminin icrası sırasında) kaybolmuş ve zayi olmuş olabileceği, davacının bu hususta ihmalinin bulunmadığı, bu sebeple davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7 maddesi uyarınca kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,<br>1-Davanın KABULÜ ile, davacı --------- yönetim kurulu karar defterinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7 maddesi uyarınca ZAYİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,<br>Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ------------ Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9008b4d9eb6ad63d","SID":"8f9bf00d8fc015bf"}}