{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2025/1033 Esas 2025/891  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1033 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/891<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/05/2025 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2024/589 Esas<br><br>TALEP\t: İhtiyati Haciz Kararının Kaldırılması<br>TALEP TARİHİ\t: 21/04/2025 <br>KARAR TARİHİ\t: 11/09/2025 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 12/09/2025  <br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali davasında ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkin talebin ara kararda yazılı gerekçeyle talebin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep eden davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tİhtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep eden davalılar vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkilleri hakkında ihtiyati haciz kararı verildiğini, ihtiyati haciz kararının takibe konularak uygulandığını, takibe itiraz edildiğini, alacaklı bankanın süresi içerisinde itirazın iptali davasını açmadığını, icra dosyasında hacizlerin kaldırılmasını talep ettiklerini, icra müdürlüğünce taleplerinin reddedildiğini, müvekkillerinin taşınmazları üzerindeki ihtiyati hacizlerin kaldırılması gerektiğini, müvekkili ile alacaklı banka arasında kredi konusunda anlaşma yapıldığını, borç için bono ve ipotek verildiğini, ipotek takibi olan borçtan ipotek sonuçlanmadan ilamsız takip yapılamayacağını, bankanın ipotek takibinin devam ettiğini, bu nedenle ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, bonoya dayalı takibin mahkemece iptaline karar verildiğini, esas takibe konu olan belgelere göre müvekkillerinin borcu olmadığını, ihtiyati haciz için yasada öngörülen şartların oluşmadığını, taraflar arasında yapılan sözleşmelere göre müvekkillerinin borcunun bulunmadığını belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacının dosyaya sunduğu genel kredi sözleşmesi ve ekleri gözetildiğinde alacağın varlığı konusunda yaklaşık ispatı için yeterli delil bulunduğu, verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tİhtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep eden davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz kararının icra takibine konularak uygulandığını, ancak ilamsız takibe itiraz edildiğini,  itiraz ile takibin durduğunu, alacaklının süresi içinde itirazın iptali davasını açmadığını, müvekkili ile karşı taraf bankanın kredi konusunda anlaşma yaptıklarını, borç için bankanın bono ve ipotek  aldığını, ipotek takibi olan borçta ipotek sonuçlanmadan ilamsız takip yapılamayacağını, bankanın ipotek takibinin devam ettiğini, ipotek takibi varsa  ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, bono takibinin mahkemece iptal edildiğini, böyle bir durumda ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. \t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir.<br>\tİhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nun 257. maddesi, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermek mecburiyetindedir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı içtihadı emsal niteliktedir). <br>\tİİK'nun 265. maddesinde; ihtiyati haciz kararına karşı itiraz usulü düzenlenmiş olup, düzenlemeye göre borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı 7 gün içinde mahkemeye itiraz edebilecektir. <br>\tHMK'nun \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341/(1).  maddesi; \"İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.\" hükmünü içermektedir.<br>\tİstinafa konu 26/05/2025 tarihli ara karar ihtiyati haczin kaldırılması talebine ilişkindir. HMK'nun 341/1. maddesinde ihtiyati haciz taleplerine ilişkin verilen kararlardan ihtiyati haciz talebinin reddi ve ihtiyati haciz talebinin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.<br>\tSomut olayda, davacının talebi üzerine Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesince 2019/64 D. İş Esas 2019/65 Karar sayılı 06/02/2019 tarihli karar ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, borçlular vekilince ihtiyati haciz kararına itiraz edilmesi üzerine bu kez anılan mahkemece 2019/64 D. İş Esas 2019/65 Karar sayılı 23/12/2024 tarihli ek karar ile borçlular vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazının reddine karar verildiği, bu kez davalılar vekilince 06/02/2019 tarihinde verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının talep edilmesi üzerine mahkemece 26/05/2025 tarihli ara karar ile davalılar vekilinin yerinde görülmeyen ihtiyati haciz kararının kaldırılması talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece verilen ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine dair 26/05/2025 tarihli ara kararın HMK'nun 341. maddesi gereğince istinaf kanun yoluna başvurulabilecek kararlar arasında yer almadığı gözetilerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep eden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde usulden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep eden davalılar vekilinin istinaf başvuru talebinin HMK'nun 341. maddesi gözetilerek istinafa konu olabilecek bir karar bulunmadığından USULDEN REDDİNE,  <br>\t2-İhtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep eden davalılar tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcı ve 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamı olan 2.298,50 TL'nin talep halinde ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep eden davalılara iadesine,<br>\t3-İhtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep eden davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,   <br>\tDosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 11/09/2025 <br><br>Başkan -              Üye -                      Üye -             Zabıt Katibi - <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bbaaf478bee5b6a5","SID":"d787951c587797b5"}}