{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2025/1426 <br>KARAR NO: 2025/1312<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ARA KARAR TARİHİ: 18/06/2025<br>NUMARASI: 2022/276 Esas (Derdest Dosya)<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 10/09/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 16/01/2022 tarihinde meydana gelen  kazada davacı ...'nin %92 maluliyet ile yaralandığı diğer davacılar için de maddi manevi tazminat talep etmiştir. Davacılar vekili davacı ...'nin maluliyet oranını ve davalı sürücünün en az %75 kusurlu olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olmakla 28/02/2025 tarihli dilekçesi ile davalılar ... ve sürücü ...'ın taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız ihtiyati haciz konulmasına,  mahkeme aksi kanaatte ise 2918 sayılı yasanın 85/2 maddesi gereği davalılar tarafından kötü niyetli yapılacak devirlerin önüne geçilmesi amacı ile kazaya karışan ... plakalı araç üzerine şayet satılmış ve plakası değişmiş ise güncel plakaya  şerh konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 28/02/2025 tarihli ara kararı ile; \"1)Davacı vekilinin ... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin REDDİNE, 2)İhtiyati haciz talebinin ileride arttırıp, azaltılmak, tamamen kaldırılmak üzere davacı ... yönünden kabulüne; 150.100,00-TL(Yüzellibinyüz Türk Lirası) alacak ile sınırlı olmak üzere;İİK.nun 257. maddesi gereğince davalılar ... ve ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yetecek miktarının ihtiyaten haczine; 3)Mahkememizin  14/02/2023 tarihli celse ara kararı ile davacı ... Yönünden Adli Yardım kararının kabulüne karar verilmiş olmakla  teminat alınmasına yer olmadığına\" karar verilmiştir. Davacı vekili ihtiyati haczin süresinde uygulanamadığını belirterek yeniden talep edilmesi üzerine mahkemece  19/03 /2025 tarihli ara kararı ile; \" Mahkememizin 28/02/2025 tarihli ara kararı ile tesis edilen ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış bulunduğunun tespitine, Davacı vekilinin 15/03/2025 tarihli ihtiyati haciz talebininin ileride arttırıp, azaltılmak ya da tamamen kaldırılmak kaydıyla davacı ... yönünden kabulüne; 150.100,00-TL(Yüzellibinyüz Türk Lirası) alacak ile sınırlı olmak üzere, İİK.nun 257. maddesi gereğince davalılar ... ve ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının borca yetecek miktarının ihtiyaten haczine; Mahkememizin  14/02/2023 tarihli celse ara kararı ile davacı ... Yönünden Adli Yardım kararının kabulüne karar verilmiş olmakla  teminat alınmasına yer olmadığına,\" karar verilmiştir. Bu ara karara karşı davalılar ... ve ...  vekilinin itirazı üzerine 29/04/2025 tarihli duruşmada ve aynı tarihli ara kararı ile; \"1-)Davalı ... vekilinin Mahkememizin 19/03/2025 tarihli  ihtiyati haciz kararına itirazının reddine, 2-)Davalılar vekilinin  ihtiyati haciz kararının nakdi teminata kaydırılması talebinin  davalılar tarafından nakdi teminatın Mahkememiz veznesine depo edildikten sonra talep halinde talep yönünden ara karar tesis edilmesine,  \"  karar verilmiştir. Mahkemece 18/06/2025 tarihli ara kararı ile de; \"1-)Davalılar vekilinin talebinin kabulü ile,  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasın konu ihtiyati hacizlerin Mahkememiz veznesine yatırılan 150.100,00 TL nakde kaydırılmasına,  2-)Harca esas değer kadar teminat Mahkememiz veznesine yatırılmış olması nedeniyle, icra dosyasında uygulanan ihtiyati hacizlerin taşkın hale geldiği anlaşılmakla kaldırılmasına, \" karar verilmiştir.Bu ara karara  karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve  istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; İİK'nun 257/1. fıkrasına göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Bu hüküm gereğince alacaklı, bir para alacağı için ancak vadesinin gelmesi hâlinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nun 258/1. fıkrası gereğince “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur…” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi gerekmez. Bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Başka bir anlatımla  ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralı gereğince mahkemenin alacaklının alacağı hakkında kanaat sahibi olması yeterlidir. Davacılar tarafından iddia olunan zarar, haksız fiilden kaynaklandığından, tazminat, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki \"muacceliyet\" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2019/2782 Esas ve 2019/11935 Karar 12/12/2019 tarihli kararı) Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/8964 Esas 2022/15530 Karar sayılı ilamında \"...Uyuşmazlığın giderilmesi istemine konu olan davalar, haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemiyle açılmıştır. Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki muacceliyet kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Borçlunun temerrüdüne ilişkin 6098 sayılı TBK’nın 117. maddesine göre haksız eylemlerde eylemin işlendiği  tarih itibariyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı düzenlenmiştir. Az yukarıda açıklanan yerleşik yargısal içtihatlarda da bu hususlara işaret edilmiştir.  Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olup, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8., 9. ve 40. Hukuk Dairelerinin yukarıda açıklanan ve benimsenen kararları da bu yöndedir.\"  denilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamı ile, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği bilirkişi incelemesi ile maddi tazminat miktarı belirlenmiş ise de talep artırım dilekçesi ara karar tarihinde  bulunmadığından  Mahkemece taleple bağlı kalınarak  dava değeri üzerinden alınan teminat üzerine ihtiyati haciz kararı verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı, dava değerini arttırmak için mahkemenin süre vermesine gerek bulunmadığından  bu yöndeki istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekilinin yukarıda esas numarası ve ara karar tarihi belirtilen İlk Derece Mahkemesi ara kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE 2-Davacılar vekilinin adli yardım talebine ilişkin kabul kararı olduğundan harç konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.10/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bb23f888144bdb84","SID":"b3899ed214e1344a"}}