{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2025/1043 <br>KARAR NO:2025/923<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:10/04/2025<br>NUMARASI:2025/26 Esas - 2025/248 Karar<br>TALEP:Konkordato<br>KARAR TARİHİ:10/09/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP:Konkordato talep edenler vekili dilekçesinde; davacı şirketin merkezinin ... Çorlu/ Tekirdağ adresinde bulunduğunu, şirketin İstanbul İli Şişli İlçesinde ... Şişli/ İstanbul  adresinde turizm tesis belgeli otel tesisi bulunduğunu, şirketin tek ortağının ... olduğu, şirket ve otel olarak işletilen gayrimülkünde sermayelerinin yurtdışı menşeli olduğunu, ...'un 35 yıllık yurtdışı birikimlerini Türkiye’ye yatırım yapmak için harcadığını, ancak elinde olmayan ve Türkiye’nin maruz kaldığı spekilasyonlardan ve tarafına alacaklıları tarafından verilen ve vaad edilen sözler yerine getirilmediği için şirket ve şahsın iflas noktasına geldiğini, 2014 yılında Rusya’da yaşanan ekonomik kriz ve sonrasında 2015 yılında Türkiye-Rusya arasında yaşanan uçak krizi nedeniyle zorlu bir 2 yıl geçiren turizm sektörünün 2018 yılında toparlanmaya başladığını, 2019 yılında da 52 milyon turist sayısı ve 35 milyar dolarlık gelir ile rekor büyüme gerçekleştirdiğini, 2020 yılına yönelik beklentiler ise hem turist sayısında, hem de kişi başı harcamalarda çok daha iyi rakamlara ulaşılacağı şeklinde olduğunu, diğer taraftan 2018 yılında Türk Lirasında yaşanan sert değer kayıplarının ağırlıklı olarak yabancı para cinsinden borçlanarak finansman sağlayan turizm sektörünün borç yükünü arttırdığını, ardından yürürlüğe giren imar barışı ve kamu taşınmazları tahsis süre uzatımı düzenlemelerinin de sektöre yeni borç yükü getirdiğini, olağan ticari hayatına devam ederken Covid-19 salgını sebebiyle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ekonomi durma noktasına geldiğini, bu nedenlerle öncelikle İİK'nın 286. maddesinde öngörülen tüm belgeleri içeren işbu konkordato talebi muvacehesinde öncelikle üç aylık süre ile geçici mühlet verilmesini, gerekli görülmesi halinde geçiçi mühletin 2 ay daha uzatılmasını, geçiçi mühlet neticesinde İİK'nın 289. maddesi gereğince 1 yıllık kesin mühlet verilmesini ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasını, yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin 10.04.2025 tarihli 2025/26 E. 2026/248 K. sayılı kararı ile, konkordato istemine ilişkin talepte, İİK'nın 286. maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak dilekçe ekinde sunulduğu tespit edilmekle 20.01.2025 tarihinden başlamak üzere konkordato talep eden şirkete 2 aylık geçici mühlet verilmesine karar verildiği, geçici komiser heyeti tarafından düzenlenen rapor ve dosya kapsamına göre İİK'nın 289. maddesi uyarınca konkordato talep eden şirkete 20.03.2025 tarihinden itibaren 1 yıl kesin mühlet verildiği, konkordato talep eden şirket vekili 08.04.2025 tarihli dilekçesinde konkordato talebinden tüm sonuçları ile feragat ettiklerini beyan ettiği, HMK'nın 307-315. maddeleri gereğince davadan feragat davaya son veren taraf işlemi olduğu, dosyada mevcut vekaletnamede konkordato talep edenler vekilinin feragat yetkisinin olduğu anlaşıldığı, bu nedenle mahkemenin 08.04.2025 tarihli ara kararı ile feragat tarihi itibarıyla şirket borca batık durumda olmadığından iflas kararı verilmeksizin feragat nedeni ile davanın reddine, konkordato komiser heyetinin görevinin sonlandırılmasına dair karar vermek gerektiği gerekçesiyle Feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.Alacaklı ... vekili 13.05.2025 tarihli istinaf dilekçesinde; konkordato talebinden feragat edilmiş ise de mali kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi ile borca batıklık incelemesi yapılmaksızın karar verildiğini, mahkemenin borca batıklık tespiti yapmaksızın karar vermesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 14.05.2025 tarihli ek kararı ile, gerekçeli kararın 21.04.2025 tarihinde ... tarafından yayınlandığı, alacaklı vekilinin yayın tarihinden itibaren yasal 2 haftalık süreyi aştıktan sonra 13.05.2025 tarihinde istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmış olmakla, süre yönünden istinaf talebinin reddine ilişkin ek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Alacaklı ...vekili Av....'ın istinaf talebinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Alacaklı ... vekili ek karara karşı sunmuş olduğu 03.06.2025 tarihli istinaf dilekçesinde; konkordato talebinden feragat edilmiş ise de mali kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi ile borca batıklık incelemesi yapılmaksızın karar verildiğini, mahkemenin borca batıklık tespiti yapmaksızın karar vermesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Talep, İİK'nın 285 vd. maddelerince açılan adi konkordato istemine ilişkindir.Konkordato talebine ilişkin iş bu dosyada ilk olarak Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemenin 2024/237 E. 2024/487 K. sayılı 02.07.2024 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. ve 115. maddesi gereğince Mahkemenin YETKİSİZLİĞİNE dair kararına karşı konkordato talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, dairemizin 25.12.2024 tarih ve 2024/1480 E. 2024/1794 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiği, ardından 25.12.2024 tarihinde kararın kesinleşmesi ve 08.01.2025 tarihli yetkili mahkemeye gönderme talep dilekçesi üzerine, dava dosyasının İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği, konkordato talebine ilişkin kesin mühlet süresi içerisi içerisinde konkordato talebinde feragat edilmesi üzerine yukarıda yer aldığı şekilde karar verildiği, karara karşı alacaklı ... vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerinde, başvurunun süresinde olmadığından bahisle 14.05.2025 tarihli ek kararın verildiği, ek karara karşı da aynı gerekçelerle istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun \"Kanun Yolları\" başlıklı 308/a maddesi:\"Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.\" şeklindedir.Konkordato tasdik kararı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 21.04.2025 ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında da yine 21.04.2025 tarihinde ilan edildiği, bu nedenle de iki haftalık istinaf süresinin 05.05.2025 tarihinde sona erdiği, alacaklı ... vekili tarafından ise istinaf başvuru süresinden sonra 13.05.2025 tarihinde istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmakla İİK'nın 308/a. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığından İlk Derece Mahkemesinin 14.05.2025 tarihli istinaf başvurusunun süre yönünden reddine yönelik ek kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır.Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme ek kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, alacaklı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Alacaklı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf yoluna başvuran alacaklı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcı ve istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin başvuran alacaklı üzerinde bırakılmasına,4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.d maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 308/a maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi10/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be6f909ab3d9df49","SID":"6e3e49093c1e6647"}}