{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/838 - 2025/1021<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/838 <br>KARAR NO\t: 2025/1021<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/902 Esas 2024/840 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 11/09/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 11/09/2025<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI\t<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde; 21/10/2016 günü davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın yapmış olduğu tek taraflı trafik kazası sonucunda araç içinde yolcu olarak bulunan müvekkillerin murisleri ...'in hayatını kaybettiğini,  davacıların murislerinin desteğini kaybetmek suretiyle maddi zarara uğradıklarını belirterek, davacıların her biri için 300,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacılara verilmesini talep etmiştir.<br> Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin sorumluluğunun müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, gerçek zarardan poliçe teminat limiti ile sınırlı bulunduğunu, bu nedenle müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün olayda kusurlu olup olmadığının tespiti gerektiğini, hesaplamalarda TRH-2010 tablosunun kullanılması gerektiğini, ceza dosyasındaki bilgilerin nazara alınarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, kaldırma kararında belirtilen müterafik kusurla ilgili olarak, emniyet kemeri takmayan murisin kazanın etkisi ile araçtan fırlayarak yola savrulduğu dikkate alındığında ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihatları doğrultusunda %20 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, hesaplanan tazminattan bu oranda indirim yapılması gerektiği kanaatine varıldığı, ancak alınan aktüer ek raporunda da belirtildiği üzere müteveffanın 5 çocuğunun olduğunun kabulü halinde bile davacılar ve dava dışı 3 çocuk lehine toplam 3.841.528,31 TL destekten yoksun kalma maddi zararı hesaplandığı ve müterafik kusur indirimi yapıldığı halde dahi erişilecek sonucun poliçe limitinin üzerinde kaldığı görüldüğünden, her bir davacı yönünden hükmedilen tutarlara ayrıca yüzde 20 indirim yapılmadığı, öte yandan, davacılar vekilince sunulan nüfus kayıtlarının ve tercümesi dosyaya sunulan mirasçılık belgesinin  incelenmesinde, dava konusu kazada vefat eden ...'ın davacı ...'ın eşi, davacılar ... ve ...'in babaları olduğu anlaşılmış ise de kaldırma kararından sonra davalı vekilince dosyaya sunulan ve Libya Devleti tarafından düzenlenen 19.04.2022 tarihli aile tablosunda müteveffanın 5 çocuğu olduğu belirtilmekte olup, bu resmi belge sebebiyle mahkemece müteveffanın 5 çocuğu olduğunun kabulü ile değerlendirmeler yapıldığı, bu doğrultuda belirlenen destek paylaştırma oranları, değişen asgari ücretler ve TRH-2010 yaşam tablosu ve progressif rant usulüne göre tazminat hesabı yapıldığı, davacılar ve dava dışı 3 çocuk lehine toplam 3.841.528,31 TL destekten yoksun kalma maddi zararının bulunduğu, davalı sigorta şirketinden davacı eş ... ...'ın 206.259,39 TL, davacı oğlu ...'ın 17.031,16 TL ve davacı kızı ...'ın 23.732,38 TL olmak üzere toplam 247.022,93 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı talep edebileceği tespit edildiği gerekçesiyle; \"Davanın kısmen kabulü ile;<br>1-206.259,59 TL destekten yoksun kalma tazminatının 23/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılardan ... ...'a verilmesine,<br>23.732,38TL destekten yoksun kalma tazminatının 23/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılardan ...'a verilmesine,<br>17.031,16 TL destekten yoksun kalma tazminatının 23/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılardan ... ... ...'a verilmesine,<br>2- Fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; hak sahibi olup hayatta olan destekten yoksun kalan sadece davacı müvekkil eş ile davacı iki çocuk bulunduğunu, nitekim Libya Cumhuriyeti Beni Velid Al Cüziye Mahkemesi tarafından verilen veraset ilamına (EK-1) göre vefat edenin mirası davacılar eş ..., kızı asil ve oğlu ... arasında pay edilmiş olup, işbu veraset ilamına göre mirasçı başka çocuk veya şahıs bulunmadığını,   bu kapsamda mahkemece davacılar dışında destekten yoksun kalan bulunmadığına kanaat edilerek karar tesis edilmesi gerekirken davacılar dışında başka çocukların bulunduğuna ilişkin hatalı kanı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; <br>Dava, trafik kazasından  kaynaklanan cismani zarar nedeniyle, maddi  tazminat  istemidir.\t<br>Türk hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlamaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda, dava açan veya takip hakkını kullanan kişinin önceden belirlenen özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.<br>MÖHUK madde 48/1'e göre; ''Türk mahkemelerinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır\". Anılan hükümden de anlaşılacağı üzere, MÖHUK'ta teminat gösterme yükümlüğü konusunda \"yabancılık\" ölçütü esas alınmıştır.<br>MÖHUK madde 48/2 de ise; ''Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar'' hükmü yer almaktadır. Buna göre yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişi teminattan muaf olacaktır.<br>Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir.<br>Yabancı şahıslar tarafından karşılanması gereken bu teminat, dava ve takip şartı olup, kamu düzeni niteliğinde olduğundan, mahkemece bu kuralın re'sen nazara alınması gerekir.<br>Somut olayda, davacılar Libya vatandaşı olup mahkemece, adı geçen davacıların teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.<br>Bu sebeple mahkemece öncelikle, davacıların  teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, teminat gösterilmesi gerektiği sonucuna varılırsa, 6100 Sayılı HMK'nın 115/2 maddesi gereğince, teminat yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine; yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gereklidir. Bu yöndeki dava şartı değerlendirilmeden  işin esasına girilmesi isabetli olmamıştır.<br>Kabule göre de, destek ...'ın veraset ilamının ve nüfus kayıtları örneğinin uluslararası istinabe talebi düzenlenmek suretiyle temin edildikten sonra karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir. <br>Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin kabulüne, HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, teminata ilişkin dava şartı değerlendirilerek, bundan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırı olması nedeniyle KABULÜ İLE; Ankara 4. Asliye  Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 03/12/2024 tarihli, 2022/902 Esas - 2024/840 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>Kararın kaldırılma sebebine göre, davacılar vekilinin istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,\t<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b50c7e1e4187c88b","SID":"c3b50efdb8bcea83"}}