{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2025/943 <br>KARAR NO:2025/1083<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:05/05/2025<br>NUMARASI:2025/226 E. - 2025/229 K.<br>DAVANIN KONUSU:İhtiyati Tedbir<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ... ile 22.04.2015 tarihinde imzaladığı İşletme Lisans Anlaşması kapsamında Marmaris’teki ...’s restoranlarının 01.05.2015–01.05.2025 tarihleri arasında işletilmesine lisans verdiğini, 2016 yılında tadil protokolü ile adres değişikliklerinin yapıldığını ve sözleşmenin ...’den ortağı ve müdürü olduğu  ... Şti.’ne devredildiğini, ancak ...’ün şahsi sorumluluğunun devam ettiğini, restoranların kira sözleşmelerinin doğrudan müvekkili şirket ile taşınmaz malik(ler)i arasında bulunduğunu ve...’ın alt kiracı sıfatı taşımadığını, sözleşmenin 10 yıllık süreyle sınırlı olup yenilenme vaadi içermediğini, bu nedenle 01.05.2025 tarihinde sona ereceğinin 15.11.2024 tarihli ihtarnamelerle...’a bildirildiğini, buna rağmen...’ın feshi kabul etmeyerek 28.04.2025 tarihli ihtarname ile sürenin devam ettiğini ileri sürdüğünü, ayrıca 30.04.2025 tarihli e-postasında ...’s ... restoranında markaların kapatılacağını ancak ...’s ... için lisansın 2026’ya kadar sürdüğünü iddia ettiğini, oysa adres değişikliği protokolü gereğince sözleşmenin diğer hükümlerinin aynen devam ettiğini, bu nedenle Lisans Alan’ın iddiasının mesnetsiz olduğunu, sonuç olarak 01.05.2025 itibarıyla Lisans Alan’ın restoranları tahliye etmeyerek haksız işgalci konumuna düştüğünü, markasal kullanımlara devam ederek Sınai Mülkiyet Kanunu m.29/ç kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerde bulunduğunu, bu durumun müvekkili şirketin kiracı sıfatıyla taraf olduğu kira ilişkilerini riske soktuğunu ve telafisi güç zararlar doğurduğunu, bu sebeplerle  ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne, restoranlar'daki işgalin ve müvekkil şirketin söz konusu alanları kullanmasına engel olan hukuka aykırı fiillerinin durdurulmasını, ihtiyati tedbiren...'a ait teçhizat ve eşyaların cebri icra yoluyla kaldırılarak restoranlar'ın tahliyesine ve kira sözleşmelerine konu alanların boş olarak müvekkili şirkete teslimine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece;Açılması muhtemel esas hakkındaki davaya konu talebi karşılayacak mahiyette tedbir kararı verilemeyeceğinden \"İhtiyati tedbir talebinin reddine,\"karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:İhtiyati tedbir talep eden vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup,istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinin telafisi güç zararların doğmasına sebebiyet verdiğini, taraflar arasındaki sözleşme sona ermesine rağmen lisans alan tarafından restoranların tahliye ve teslim edilmediğini, lisans alan adı işgalinin devam ettiğini, tedbir kararının verilmesi adına yaklaşık ispatın sağlanması yeterli görülmekteyse de somut uyuşmazlık özelinde tedbir dosyasındaki yazılı delillerin işgalin haksızlığının kesin delillerle ispat edildiğinin göstergesi olduğunu, mevcut durumda kiracı sıfatını haiz müvekkili şirkete restoranların lisans alan tarafından teslim edilmemesi nedeniyle müvekkili şirketin ne söz konusu yerleri kullanabilmekte ne de bu yerlerden ayni hak sahibi olarak yararlanabilmekte olduğunu, müvekkilinin restoranı işletemediğini, hukuki menfaatinin korunması için ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu, lisans alanın müvekkili şirketin kiracı sıfatını haiz olduğu restoranlardaki mevcut haksız işgalinin önlenmesi gerektiğini, müvekkilinin taraf olduğu kira sözleşmelerinin kiraya verenler tarafından lisans alanın haksız eylemleri nedeniyle feshedilmesi riski olduğunu, bu durumun müvekkili şirketin ticari faaliyetlerini doğrudan etkilemekte olduğuun, başta restoranların bulunduğu Marmaris beldesi olmak üzere çevre bölgede müvekkilinin ticari itibarını zedelemekte ve telafisi güç zararlara sebebiyet verdiğini, söz konusu alanın müvekkiline teslim edilmemesi nedeniyle ciro kira bedeli ile ödeme yapılamadığından ve restoranların açık tutulması sağlanamadığından bahsi geçen kira sözleşmelerinin kiraya verenler tarafından feshine ve dolayısıyla restoranların kaybına yol açabileceğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İstinafa Cevap:Karşı taraflar ... Şti. ve ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkeme kararının isabetli olduğunu, davanın esasını çözer nitelikte ihtiyati tedbir verilemeyeceğini, talep edenin isteminin yargılamayı gerektirir nitelikte olduğunu, tedbir kararı kabul edilirse yargılama konusunun ortadan kalkacağını, aynı gerekçelerle İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/784 Esas sayılı dosyasında da tedbir talebinin reddedildiğini, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi 2025/150 Esas, 2025/133 Karar ile reddedildiğini,  sözleşmenin sona erdiği iddiasının doğru olmadığını, talep edenin “...’s” olarak adlandırdığı restorana ilişkin herhangi bir lisans sözleşmesi veya bu lisansın ... Ltd’ye devrine dair muvafakatnamenin mevcut olmadığını, bu nedenle bu restoran yönünden ileri sürülen iddiaların incelenme imkânının bulunmadığını, diğer restoranda ise müvekkilinin ...Ltd’den finansal veriler üzerinden ... yöntemiyle devralarak işletmeci olduğunu, tarafların mutabakatıyla restoranın bitişik adrese taşındığını, bu süreçte yaklaşık 1 yıldan fazla faaliyette bulunulamadığını,...’s olarak adlandırılan restoranın 05.08.2016’da açıldığını ve resmi belgelerde lisans süresinin 04.08.2026’ya kadar olduğunun yazılı olduğunu, 2025 yılı kira bedelinin dahi ödenerek lisansın devamının ortaya konduğunu,  müvekkilinin 01.05.2025 itibariyle işletmeci olduğu restoranların ... Ltd’nin uzaktan müdahalesiyle kapatıldığını, bu sebeple çalışamaz hale getirildiğini, dava dışı kişiler hakkında tedbir kararı verilemeyeceğini, böyle bir talep varsa kiraya verenlere yöneltilmesi gerektiğini, sözleşmeyle bağlı kalmaya zorlayacak şekilde tedbir kararı verilemeyeceğini, yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini, müvekkilinin sözleşmesinin sona erdirilmeye zorlandığını, oysa sözleşmenin devamının zorunlu olduğunu, ayrıca ...’s franchise işletmecileriyle yapılan görüşmelerde sözleşmelerin süresi dolduğunda yenilendiğinin öğrenildiğini belirterek, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun reddini istemiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nin 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Talep; lisans sözleşmesinin süresinin dolması üzerine talep edence feshedildiği iddiasına  dayalı olarak, lisans alanın kullanmakta olduğu  taşınmazlardaki  restoranların tahliyesi ve  teslimine yönelik ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.HMK’nin 389/1. maddesindeki  düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nin 390/3. maddesinde, \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır.Somut olayda, talep eden  yan;   taraflar arasındaki sözleşme süresinin dolmasına rağmen lisans alanın kiracısı oldukları restoranları tahliye etmeyerek işgale devam ettiğini,müvekkilinin tarafı olduğu söz konusu taşınmazlara ilişkin kira sözleşmelerinin devam etmesine rağmen restoranların teslim edilmemesinin  ciro üzerinden kira ödeme imkânını ortadan kaldırarak kiraya verenlerin feshe gitmesine sebebiyet verebileceğini , bunun  telafisi güç zararlara yol açtığını, zira ticari itibarının zedelendiğini, ne kira gelirinden yararlanabildiğini ne de işletme faaliyetini sürdürebildiğini belirterek , ihtiyati tedbir yolu ile  kiracısı olduğu taşınmazlardan lisan alan karşı tarafın tahliyesi ile taşınmazların boş olarak teslimini  talep etmiş ise de;  iddianın ve tedbir talebinin  içeriği  dikkate alındığında, taraflar arasında sözleşmesel ilişki olduğu, sözleşmenin feshi hususunun yargılamayı gerektirdiği  , ihtiyati tedbir müessesesinin geçici hukuki koruma fonksiyonu  dikkate alındığında,  dava sonucunda elde edilecek menfaatin , davayı esastan çözecek ve ihtiyati tedbir kararı ile elde edilmesi sonucunu doğuracak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesine yasal olanak bulunmadığı  açıktır.Bu nedenlerle, mahkemece  uyuşmazlığı esastan halledecek mahiyetteki  ihtiyati tedbir yolu ile lisans sözleşmesine konu restoranların tahliye ve teslimi   talebinin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Talep eden vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/05/2025 tarih ve 2025/226 E., 2025/229 K. sayılı kararına karşı talep eden vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı talep eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Talep eden tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0341a41f961f92dd","SID":"c8bd46036c9c80eb"}}