{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2025/805 Esas<br>KARAR NO:2025/1082<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:12/02/2025<br>NUMARASI:2019/268 E. - 2025/38 K.<br>DAVANIN KONUSU:Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;24.04.2014 tarihli sözleşme ile davalı ...’un eserleri üzerindeki mali hakların kullanımını devraldıklarını, bu haklar kapsamında eserlerin pazarlanıp gelirlerin sözleşmede belirtilen oranlara göre muntazam ödendiğini, buna rağmen davalının 23.07.2019 tarihli noter ihtarnamesi ile herhangi bir gerekçe göstermeden sözleşmeyi feshettiğini, bu işlemin FSEK m.58 kapsamında cayma olarak değerlendirilebileceğini, ancak cayma hakkının koşullarının oluşmadığını,ve bu nedenle ileride hak kaybına uğranılmaması amacıyla işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, davalıya karşı yükümlülüklerin eksiksiz yerine getirildiğini, davalının zarara uğratılmadığını, aksine gelir elde ettiğini, bu nedenle, davalının  taraflarına kanunda öngörülen şekilde süre vermeden, herhangi bir gerekçe göstermeden fesih ihbarnamesi gönderme yoluna gitmesi nedeniyle  5846 sayılı kanunun 58. maddesinde yer alan Cayma Hakkının koşullarının oluşmadığından , davalı tarafından usulüne aykırı haksız ve dayanaksız olarak kullanılan Caymanın İptaline  karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bilcümle dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla;Davacı tarafın sözleşmedeki kendi üzerine düşen edimlerini yerine getirmemiş olması, şeffaflığı ihlal etmesi ve güven sarsıcı davranması çerçevesinde dava konusu sözleşme haklı ve yerinde feshedilmiş olması, FSEK m 58 anlamında bir cayma bildirimi olmaması nedeniyle haksız ve mesnetsiz olan ve koşulları oluşmayan davanın hem esastan hem de taraflar arasındaki sözleşme FSEK m. 52 anlamında belirtilen koşulları taşımadığından usulden reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \" fesih ile caymanın aynı anlama gelmediği,fesih işleminin haklı olup olmadığı, tazminat için koşulların oluşup oluşmadığı, fesihten sonra yapılan devir işleminin geçerli olup olmadığı gibi  konuların  iş bu davanın konusunu oluşturmadığı, somut dava yönünden;ortada cayma bildirimi olup olmadığı, cayma bildirimi var ise iptali için koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekeceği ancak ortada bir cayma bildiriminin bulunmadığı anlaşılmakla,\"Açılan davanın hukuki yarar dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; FSEK 52.maddeye göre eser üzerindeki mali hakların devri ile eser sahibi veya hakkı devreden kişinin o hak ile bağlantısının kesileceğini ve devredilen hakkın devralanın mal varlığına geçeceğini, ani edim doğuran devir işleminin sözleşmenin feshi ile geri alınamayacağını,eser üzerindeki mali hakların Borçlar Kanunu anlamında sözleşmenin feshi ile değil ancak m.58'de düzenlenen cayma hakkının kullanılması ile ilk sahibine geri dönebileceğini, bu nedenle davalının cayma hakkı kullanmadığını, sadece sözleşmeyi feshetmek için ihtarname göndermiş olmasının bu hakların davalıya dönmüş olduğu anlamına gelmeyeceğini, davalı tarafın eserleri üzerindeki mali hakları müvekkiline devretme edimini tamamladığını ve karşılığında da müvekkilinin sözleşmede belirlenen edimlerini tamamladığını, yani sözleşmenin bu edimler bakımından tamamlandığını,davalının eyleminin bir an olsun sözleşmenin feshi olarak kabul edildiğinde dahi sözleşme madde 7'nin açık ve net olduğunu, ilk bilirkişi raporunda tek taraflı fesih yapılamayacağını hukuki bilirkişinin beyan ettiğini ve ikinci defa aynı bilirkişi heyetinin fikir değiştirerek tek taraflı fesih yapılabilir dediğini, sözleşmenin fesih yapılmasının bile belli bir hukuki kaynağa bağlanması gerektiğini, BK'ye göre fesih yapıldığı kabul edildiğinde dahi daha önceden ihtar çekmek kaydıyla var ise borcun ifasını talep etmek zorunda olduğunu, herhangi bir borç olmadığı gibi sanatçının kendilerine devrettiği icracı yorumcu haklarını bilgileri dışında ... bilgileri dışında tahsil edip haklarına tecavüz ettiğini, bu konu ile ilgili 06.06.2016 tarihinde ... bu konuyla ilgili bilgi verildiğini, sanatçının tek taraflı feshin ardından mahkeme kararını bekleme ve üst mahkemenin kararını beklemeden ... ile sözleşme yapmak suretiyle defalarca kişisel kazanç elde etmek için suç işlediğini, BK m.77'ye göre haksız kazanç elde ettiğini,  sözleşme konusu eserler üzerindeki hakların hala müvekkiline ait olduğunu  davalının bildiriminin cayma olarak yorumlanması sebebiyle müvekkilinin hak kaybına uğrama ihtimali olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İstinafa Cevap:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü beyan ve iddiaların doğru ve yerinde olmadığını, huzurdaki davanın doğru olmayan bir yoruma ve hukuki değerlendirmeye dayanılarak açıldığını ve yasal düzenlemelerle bağdaşmadığını, bu nedenle davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığını ve  reddi gerektiğini, müvekkili tarafından noterden gönderilen taraflara karşılıklı hak ve yükümlülükler yükleyen bir sözleşmenin taraflardan biri tarafından feshinden ibaret olduğunu, bu durumda davacı tarafından açılan caymaya itiraz davasının müekkili tarafından FSEK m.58 anlamında bir cayma bildiriminde bulunulmadığından haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının istinaf dilekçesinde yer verdiği diğer itirazları ve özellikle sözleşme gereği iki tarafın da yükümlülüklerini yerine getirdiği beyanının davacı yönünden kabulünün mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava,5846 sayılı kanunun 58. Maddesine dayalı  kullanılan Caymanın İptaline  karar verilmesi istemine ilişkindir.Davacı yan özetle, davalı ...'un eserlerinin mali haklarını devrettiğini  bu hakların davacının mal varlığına geçtiğini, davalının noter ihtarnamesi ile yaptığı işlemin “fesih” olduğunu, FSEK m.58 anlamında cayma olmadığını, buna rağmen, ileride  bunun cayma gibi ileri sürebilme  ihtimaline  karşı, cayma hakkı koşulları oluşmadığından caymanın  iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili  ise, müvekkilinin yaptığı işlemin FSEK m.58 anlamında cayma değil, sözleşmenin feshi olduğunu beyan etmiştir.Mahkemece cayma bildirimi değil fesih bildirimi bulunduğu gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.FSEK’nun 58. maddesinde düzenlenen cayma hakkı, eser sahibinden  hak veya ruhsat iktisap eden kişinin bu hak veya ruhsattan gereği gibi yararlanamayarak menfaatlerinin ihlali halinde kullanılabilen özel bir fesih halidir.Cayma hakkı özel bir fesih ve bazı durumlarda dönme hakkı olduğu için, diğer ihlallerde ve borçlunun temerrüdünde BK’nun 106. maddesinde öngörülen feshe engel olmaz. Dolayısıyla cayma BK’nin fesih ve dönmeye ilişkin hükümlerini bertaraf etmiş değildir (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Dördüncü Bası, s.223 – 224).Somut olayda,davalının noter ihtarnamesi ile yaptığı işlemin cayma hakkının kullanımı olmadığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalının  ihtarnamesinde cayma değil sözleşmenin 7. maddesine dayanarak fesih bildirimi yaptığı hususunun açıkça belirtildiği ve işlemin fesih bildirimi olduğunun tarafların kabulünde olduğu dikkate alındığında FSEK m.58 anlamında bir cayma bulunmadığı çekişme konusu değildir. Davalı tarafından sözleşmenin 7. maddesine dayalı olarak  sözleşmenin feshedildiği davacıya bildirilmiştir.  FSEK’in 58. maddesi anlamında cayma hakkının kullanılmasına ilişkin bir bildirim söz konusu değil ise de, koşulların varlığı halinde taraflar arasındaki sözleşmenin sözleşme hükümleri ve TBK’nin 117. maddesine dayalı olarak feshi mümkündür. Uyuşmazlığın sözleşme ve TBK hükümleri çerçevesinde sözleşmenin feshinin yerinde olup olmadığı değerlendirilerek  çözümlenmesi gerekir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi2008/10140 -2008/11805 sayılı kararı ) Yargıtay 11. Hukuk Dairesi  2010/1270 -2011/10471,\"Davacı vekili, davalılardan ...'nun eser sahibi olduğu \"...\" adlı müzik eserinin müvekkili tarafından gerçekleştirilen televizyon yarışma programında jenerik müziği olarak kullanılması için, eser sahibinin editörü olan  davalı şirket tarafından davacıya lisans verildiğini, ancak sözleşmenin davalılar tarafından tek taraflı olarak fesih edildiğini ileri sürerek, FSEK uyarınca cayma hakkının kullanıldığının bildirilmesine itiraz ederek, hak sahipliğinin tespiti ile sataşmanın önlenmesini talep etmiştir. ...davalının da 20/04/2007 ihtarname ile 08/04/2007 tarihinde .. fesih bildiriminde bulunduğu,... sözleşmenin 6.3. maddesinde belirtilen duruma aykırılık oluştuğundan davalı tarafın sözleşmeyi derhal feshinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....ONANMASINA,\"Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-4-6  maddesi gereğince kabulüne, kararın kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılarak bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/02/2025 tarih, 2019/268 E. 2025/38 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.11/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd1684fb8cac4512","SID":"d1c96122e5415d93"}}