{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2025/977 <br>KARAR NO:2025/1084<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:26/06/2025<br>NUMARASI:2025/390 E. <br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ...'ın ... Şirketi müşterisi olup 17.02.2025 tarihinde davalı şirket tarafından MASAK VE 5549 Sayılı Yasa gerekçe gösterilerek müvekkilinin 249.613,64 USD mal varlığına bloke konulduğunu, müvekkilinin hesabının bu tarihten itibaren davanın açıldığı 30.04.2025 tarihine kadar blokeli şekilde kalmaya devam ettiğini, davalı şirket tarafından 5549 sayılı kanunun 19/A maddesi gereğince 7 iş günü boyunca hesabına bloke konulduğunu, 17.02.2025 tarihli  ... Şirketinden gelen cevapta  Genel Müdürlük tarafından paranın 5549 sayılı yasanın 19/A maddesi gerekçesiyle bloke konulduğundan dolayı müvekkiline gönderilen paranın çekilememesinin gerekçe olarak gösterildiğini, ilgili kanunda 7 günlük bir bloke, erteleme süreli öngörüldüğünü, işbu sürenin ziyadesiyle aşıldığını, müvekkilinin hesabına bakıldığında ise 17.02.2025 tarihinde müvekkilimizin hesabına bloke konulduğunu, bu sebeple ilgili erteleme 24.02.2025 itibariyle sona erdiğini, işbu kanun hükmüne rağmen müvekkilin parası hiçbir gerekçe gösterilmeksizin keyfi olarak 17.02.2025-30.04.2025 dava açılış tarihine kadar blokeli şekilde kalmaya devam ettiğini ve müvekkili yönünden telafisi güç zararların doğduğunu, halihazırda ilgili bedelin keyfi olarak bankaca herhangi bir sebep, mahkeme kararı veya savcılık talimatı gösterilmeksizin el konulduğunu, 17.02.2025 tarihinde konulan blokenin, 73 günü aşkın süredir davalı şirket tarafından haksız bir şekilde devam ettirildiğini ve dava tarihi itibariyle paranın iade edilmediğini, davalı şirketin bu haksız eyleminden dolayı ve bloke konulan bedelin miktarının yüksek olması nedeniyle müvekkilinin çeklerinin, senetlerinin yazıldığını, basiretli tacir olarak sağladığı güvenin blokeden ve borçlarının ödeyemediğinden dolayı ortada kaldığını,müvekkilinin ticari açıdan geri dönülmez bir hale girerek iflas etmenin eşiğine geldiğini, müvekkilinin ayrıca ticari itibarının zedelendiğini, müvekkilinin ruhsal anlamda çöküş yaşadığını, mezkur blokeye dair 5549 sayılı yasanın 19/A maddesi kapsamında askıya alındığını belirttiğini, hiçbir mahkeme kararı veyahut icra işlemi olmaksızın bu şekilde müvekkilinin hesaplarına el konmasının hukuka aykırı olmakla beraber suç teşkil ettiğini, müvekkilinin bu sebeple İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/49066 Soruşturma Sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin işbu maddi manevi zararının bir nebze giderilebilmesi için huzurdaki davayı ikame ettiğini, müvekkilinin alacağının temini bakımından; borçlunun haksız bir şekilde müvekkilinin mal varlığına bloke koymasının, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep ettiklerini bildirerek davanın kabulü ile HMK madde 109 gereği kısmi dava olarak şimdilik fiili ödeme tarihindeki 1.000,00-USD üzerinden takip açılış tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalı tarafın  İstanbul ... İcra Dairesi ... sayılı icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın likit olması, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz etmesi nedeniyle aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece 26/06/2025 tarihli ara kararında özetle;\"davacının hesabına hukuka aykırı olarak bloke konulup konulmadığının tespitinin, davacının vadesi gelmiş bir alacağının mevcut olup olmadığının, varsa miktarının tespitinin yine davacı tarafça yabancı para üzerinden talepte bulunulmuş olmakla somut olayda yabancı para üzerinden talepte bulunup bulunamayacağının yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz koşullarının ve yaklaşık ispatın mevcut olmadığı anlaşıldığından, \"Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından hukuki dayanak olmaksızın müvekkilinin parasına el koyduğunu, davalı şirket tarafından uygulandığı iddia edilen işlem olan 5549 sayılı kanunun 19/A maddesinin mülkiyet hakkını açıkça sınırlamakta olduğunu, kanun koyucunun yedi iş günlük mutlak süre sınırı öngördüğünü, aynı kanuna dayalı olarak çıkan yönetmeliğin 4.maddesinde yine işlemlerin ertelenme süresinin 7 iş gününü geçmeyeceğinin ortaya konduğunu, davalı şirketin hukuki dayanağı olduğu iddia ettiği işlemin yukarıda yer verilmiş mevzuat hükümleri gereğince de hukuka aykırı olduğunu, bu yönüyle mahkemenin  ihtiyati haciz talebimizin reddedilmesine gerekçe göstermiş olduğu uyuşmazlığın yargılamaya gerektirdiği hususunun anlamsız olduğunu, davalı şirket görünürde kurumsal ve güvenilir görünse de açıkça hukuka aykırı işlem yaparak müşterilerinin paralarına el koyduğunu, müvekkilinin zarar görmesini önlemek adına ihtiyati haciz kararının önemli olduğunu, davalı firmanın kripto varlık alım satımı yapması gözetildiğinde malvarlığı kaçırma girişiminin hızlı ve geri döndürülemez şekilde gerçekleşebileceğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İstinafa Cevap:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin hukuka aykırı olduğunu, kanuni yükümlülüklerini yerine getiren gerçek ve tüzel kişilerin hiçbir şekilde hukuki ve cezai bakımdan sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin 17/02/2025’ten itibaren MASAK tarafından sırasıyla verilen 19/02/2025, 06/03/2025, 18/03/2025, 27/03/2025, 11/04/2025, 22/04/2025, 07/05/2025, 14/05/2025, 30/05/2025, 12/06/2025, 23/06/2025 ve 04/07/2025 tarihli işlem erteleme kararlarının gereğini yerine getirdiğini, müvekkilinin yalnızca mevzuattan kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasının karşı tarafça herhangi bir hak ihlali ya da haksız fiil olarak nitelendirilemeyeceğini, bu kapsamda müvekkili hakkında ileri sürülen iddiaların hem hukuki dayanaktan yoksun hem de kanun hükmüyle çelişmekte olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davacı kullanıcının müvekkili bünyesinde hesabı bulunan bir kullanıcı olduğunu,  hesabına 5549 sayılı Kanun'un 19/A maddesi hükmü kapsamında işlem kısıtı uygulandığını, davacının iddiasının aksine 7 günlük işlem erteleme süresi aşılarak bloke işlemi uygulanmasının söz konusu olmadığını, davacının hesabına işlem kısıtı uygulanması yönünde güncel ve süresi içinde karar bulunduğunu, bu hususa ilişkin belgelerin T.C.Hazine ve Maliye Bakanlığı MASAK Başkanlığına yazılacak müzekkere ile ispat olunacağını, davacının işlem hacmi oldukça yüksek bir şirket olduğunu,1000 dolar üzerinden ihtiyati haciz verilmesini gerektirecek hukuki bir sebep olmadığını, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen kararın kaldırılması talebinin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin kanuni sorumsuzluğu bulunduğunu, mahkeme kararının yasaya uygun olduğunu, beyanla davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı vekili dava dilekçesi ile birlikte ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili, müvekkilinin, ... A.Ş. müşterisi olup, 17.02.2025 tarihinde davalı şirket tarafından MASAK ve 5549 sayılı Kanun’un 19/A maddesi gerekçe gösterilerek hesabındaki 249.613,64 USD’ye bloke konulduğunu, ancak yasal 7 iş günü süresi aşılmasına rağmen bu blokenin 30.04.2025 tarihine kadar haksız şekilde devam ettirildiğini, defalarca yapılan başvuruların yanıtsız bırakıldığını, müvekkilin parasını kullanamadığını, ticari itibarının zedelendiğini, çek ve senetlerinin ödenememesi nedeniyle iflasın eşiğine geldiğini,  ileri sürerek; davalının haksız ve kötü niyetli icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına, ihtiyati haciz talebinin kabulüne,  karar verilmesini talep etmektedir.Mahkemece yaklaşık ispat koşulu sağlanamadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekili istinaf talep etmiştir.İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre:\"İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur.\"Bu madde uyarınca ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Dolayısıyla ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur.Somut olayda, davacının davalı nezdindeki hesabına bloke konulduğu ve bu sebeple bu hesaptaki davacıya ait para üzerinde tasarrufta bulunmasının hukuka aykırı olarak engellendiği, alacağın muaccel olduğu ileri sürülerek ihtiyati haciz talep edilmiş ise de; davalı ... A.Ş. vekili, müvekkili şirketin Sermaye Piyasası Kurulu listesinde yer alan, yasal yükümlülüklerini yerine getiren bir kripto varlık hizmet sağlayıcısı olduğunu, 5549 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca şüpheli işlem bildirimi ve işlem erteleme kararlarını uygulamak zorunda bulunduğunu, bu kapsamda 17/02/2025’ten itibaren MASAK tarafından sırasıyla verilen 19/02/2025, 06/03/2025, 18/03/2025, 27/03/2025, 11/04/2025, 22/04/2025, 07/05/2025, 14/05/2025, 30/05/2025, 12/06/2025, 23/06/2025 ve 04/07/2025 tarihli işlem erteleme kararlarının gereğini yerine getirdiğini, bu sebeple hukuka aykırı bloke söz konusu olmadığını savunmuş olup,  davacının hesabı üzerinde bloke konulduğu anlaşılıyorsa da,  söz konusu bloke işleminin hangi sebeple uygulandığı ve hukuka uygun olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği bu nedenle  mevcut deliller kapsamında davacının davalı nezdinde muaccel bir alacağının bulunup bulunup bulunmadığına dair yaklaşık ispat şartının mevcut olmadığı anlaşıldığından  mahkemece aynı gerekçeyle talebin reddine karar  verilmesinin dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu istinaf talebinin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/06/2025 tarih ve 2025/390 E. sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b28fce08e4bc7aa1","SID":"94434d8cdc6a50e8"}}