{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ              <br><br>ESAS NO\t\t: 2019/467  <br>KARAR NO\t\t: 2020/164<br><br>DAVA\t\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 14/06/2012<br>KARAR TARİHİ\t: 04/03/2020<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>1.Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin kullandığı motorsiklet ile sürücüsü ... olan ... plaka sayılı aracın ... tarihinde çarpışarak trafik kazası meydana geldiğini, kazada müvekkilinin yaralandığını, kazadan dolayı araç sahibi ve araç sürücüsü hakkında Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile dava açılmış bulunduğunu, aracın ZMMS sigortasının olmadığından zararın davalı ...dan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı gösterilen ... vekili özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>2.Dosyanın kapsamı/aşamaları gereği yargılama safaatı hakkında kısa bir açıklama yapmak gerekmektedir.<br>3.Davada öncelikle, davalı olarak ... gösterilmiştir ve Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... esas, .../... karar sayılı ilamı ile özetle; davanın kabulüne karar verilmiştir. Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası açıldığında, mahkemece  Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasına davaların birleştirilmesi konusunda muvafakat sorulmuş ancak ilgili mahkemece birleştirme talebinin uygun görülmediği bildirilmiş ve dosyalar birleştirilmemiştir.<br>4.Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası, .../... karar sayısı ile karara çıkmış olup, dosyadaki bilgilere göre ... tarihinde kesinleşmiştir. İş bu dava araç sürücüsü ile işletene karşı açılmıştır.<br>5.Dava konusu olaya ilişkin, Antalya ... Sulh ceza mahkemesinin .../... esasında ceza yargılaması yapılmış olup, davacı ilgili dosyada katılan sıfatını almıştır. Ceza yargılaması sonucunda, Antalya ... Sulh ceza mahkemesinin .../... esas, .../... karar sayılı ilamı ile, sanık olarak yargılanan ... cezalandırılmış ve karar temyizde onama sonucu ... tarihinde kesinleşmiştir. Ceza yargılamasında aldırılan ATK kusur raporunda davacının kusursuz olduğu, ...'ın ise tamamen kusurlu olduğu belirtilmiş, mahkemece bu oran esas alınmıştır.<br>6.Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... esas, .../... karar sayılı ilamına bakıldığında; Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyadaki raporlar dikkate alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.<br>7.Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... esas, .../... karar sayılı ilamı davalı ... tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay ... HD'nin .../... esas, .../... karar sayılı ilamı ile Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih .../... esas .../... karar sayılı ilamı ile; \"Mahkemece, kazaya karışan ve dava dışı sürücü ... tarafından kullanılan (... plakalı) aracın zorunlu trafik sigortası bulunmadığından  bahisle davalı ... sorumlu tutularak,davanın kabulüne karar  verilmiş ise de; yargılama sırasında tensip zaptı ile sehven ... plakalı (başka bir araca ait) trafik tescil kaydı celbedilmiş, kazaya karışan ... plakalı aracın  trafik kaydı getirtilmemiş  ve bu aracın kaza tarihini kapsar şekilde ZMSS poliçesi bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.<br>Kaldı ki; kaza tutanağında ... plakalı araç maliki olarak ... gösterilmiş olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu  (plakası ... olarak belirtilen aracın) tramer kaydında da;sigortalı olarak ...  gözükmektedir. <br>Bu durumda mahkemece, ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde ZMSS poliçesi bulunup bulunmadığının tespiti, ZMSS poliçesi varsa düzenleyen sigorta şirketinin tesbit edilmesi, davalı vekili tarafından temyiz dilekçesi ekinde sunulan tramer kaydında belirtilen ... nolu poliçe örneğinin de dosyaya getirtilmesi  ve sonucuna göre  bir karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde ve eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru değildir.\" şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur.<br>8. Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası, .../... esasını almıştır ve bozmaya uyulmuştur. Mahkemece bozma ilamı gereği, gerekli araştırmalar yapılmıştır ve kazaya karışan aracın ... ye ait sigorta poliçesinin olduğu anlaşılmıştır. ... tarihli celsede, davacı tarafın aşamalardaki beyanları dikkate alınarak, taraf değişikliği talebinin kabulüne karar verilmiştir. Nihayetinde, mahkemece görevsiz olduklarından bahisle usulden ret kararı vermiştir.<br>9.Kararın kesinleşme tarihi ... dur ve davacı tarafça dosyanın görevli mahkemeye gönderilme talebi de ... dur. Usuli bir eksiklik yoktur. Süresi içinde görevli mahkemeye başvuru halinde, yeni mahkemede görülmeye başlayan dava, görevsiz mahkemede açılan davanın devamıdır.(KURU, Baki/ARSLAN, Ramazan/ YILMAZ, Ejder., Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, Genişletilmiş 16. Baskı, Ders Kitabı, s. 156) Davanın açılma tarihi, ... dir. KTK'nun 109/2. maddesinde ise, haksız fiilin aynı zamanda cezayı gerektiren bir fiil olması halinde uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı kabul edilmiştir. Davanın açıldığı tarih ve kaza tarihi dikkate alındığında, davalı ... şirketinin cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere, uzamış zamanaşımı süresi 8 yıl olup, davalının zamanaşımı itirazı yerinde değildir. Dava, ... de açılmıştır. HMK m. 124 açılmış olan davada uygulanabilecek bir madde hükmüdür. Yine bakıldığında; davanın açılma tarihi,  01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'dan ve 30.06.2012 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren ve 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddelerinde değişiklik öngören 6335 sayılı Kanundan öncedir. 6335 sayılı yasa ile TTK m. 5 inci maddesinde; \"Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.\" hükmü yer almaktadır. 6335 sayılı Yasanın 38. maddesi ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen geçici 9. maddesi “Bu kanunun göreve ilişkin hükümleri, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalarda uygulanmaz. Bu davalar, açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan Kanun hükümlerine tabidir” hükmünü içermektedir. Asliye hukuk mahkemeleri ile Asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki 6335 sayılı yasa ile yapılan değişiklik ile görev ilişkisine dönmüştür. Değişiklikten önce ise, iş bölümü ilişkisi mevcuttur. İş bölümü ilişkisinin usuli etkisi, iş bölümü itirazının ilk itiraz olması ve mahkemenin iş bölümü itirazı yok ise ilgili kanun hükümlerini uygulayarak yargılama yapmasındadır. Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin böyle bir itiraz olmadan dosyayı mahkememize göndermesi usule uygun değildir. İş bölümü ilişkisinin mahiyeti, davanın süreci, adil yargılanma ve bunun yansıması makul sürede yargılanma hakkı düşünülerek, mahkememiz dosyada yargılama yapmış ve dosyayı, davayı uzatacak şekilde sonuç doğurmaması açısından mahkemeye iade etmemiştir.<br>10.Davacı vekilinin,  Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasına verdiği taraf değişikliği talebini içerir dilekçesinde belirttiği sebepler  mahkemecesince HMK m. 124 gereği yerinde bulunmuştur. Mahkememizce de Yargıtay kararları düşünülerek, HMK m. 124'ün şartlarının mevcut olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davalı olarak ilk gösterilen ... davanın açılmasına sebebiyet vermemiştir. 6100 sayılı kanunun 124. maddesine göre; Bir davada taraf değişikliği, özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür.  Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder. Mahkememizce yargılama giderlerine de hükmedilmiştir. Dava, bir bütündür ve hüküm tarihinde yürürlükte olan tarife gereği maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davalı ... şirketinin cevap dilekçesinde örnek gösterdiği Yargıtay ilamına dayanılarak, HMK m. 124 uygulanmasının yanlış olduğuna ilişkin beyanı da yerinde görülmemiştir. Çünkü örnek ilam, dahili davalı kurumunun usulde olmadığına ilişkindir. İş bu düzenleme ise iradi taraf değişikliği düzenlemesidir.<br>11.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; usul yönünden talep değişikliği talebinin kabul edilmesinin yanlış olduğunu, zamanaşımı itirazları olduğunu, esas yönünden gerekli araştırmaların yapılması gerektiğini, davacının davasını ispat etmesi gerektiğini beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>12.Mahkememizce dosya .../... esasını almıştır. ... tarihli tensip tutanağında sehven davalı olarak (uyaptan silinmemesi sonucu) ... gösterilmiştir. ... tarihli celsede ise asıl davalı olan ... ye tebligatların yapılması istenmiştir ve bunun için masraf talep edilmiş, takip eden celsede masraf dosyaya yatırılmadığından tekrar ara karar kurulmuştur.<br>13.Dosyanın aşaması dikkate alınarak, yapılan kontrolde  Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... (bozmadan önce .../...) esas sayılı dosyasının ... tarihli celse tutanağının altına mahkeme hakimi tarafından \"dava dilekçesinin, son duruşma zaptının ve ... tarihli ... dan gelen yazı cevabının ... ye tebliğ edilmesine\" karar verildiği, ... tarihli havale ile mahkeme hakimi tarafından imzalandığı görülmektedir. Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin bozmadan önce .../... esasında sigorta şirketinin davalı olmadığı, dolayısıyla sigorta şirketine hiç bir tebligatın yapılmadığı, Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin,  Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyadaki raporlar dikkate alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. <br>14.6100 sayılı HMK'nun 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasınıda içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir. Savunma hakkını güvence altına alan T.C Anayasa'sının 36. maddesinde de buna paralel düzenleme bulunmaktadır. (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261; Yargıtay 17. HD nin  2018/195 esas,  2019/11853 karar; 2019/157 esas,  2019/10419 karar;  2017/2656 esas,  2019/9725 karar sayılı emsal ilamları)<br>15.Mahkememizce tüm bilirkişi raporlarının da davalıya tebliğine karar verilmiş ve tebliğ yapılmıştır.<br>16.Hukuk yargılamalarında temel bazı ilkelerden bahsetmek yerinde olacaktır.<br>17.Tazminat yargılaması hususunun ceza yargılaması ile ilişkisi de 6098 sayılı \"Türk Borçlar Kanunu\"nda (m. 74) düzenlenmiştir. Buna göre; <br>\"Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.<br>Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.\"<br>18.Ayrıca; aynı ilke hukuk uygulamasında yenleşmiş olmakla; T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2011/17-50 esas , 2011/231 karar nolu 27/04/2011 karar tarihli mahkememizce de emsal görülen kararından özetle belirtildiği üzere, ceza mahkemesince verilen beraat kararı , kusur ve derecesi , zarar tutarı, temyiz gücü ve isnat yeterliliği , illiyet gibi esaslar hukuk hakimini bağlamaz. Ayrıca, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin, 2018/2037 Esas,  2018/6418 Karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; Ceza mahkemeleri tarafından verilen kararların hukuk mahkemelerine etkisi hususu Anayasa Mahkemesi' nin  2013/4701 başvuru numaralı, 23/01/2014 karar tarihli kararında değerlendirilmiş olup, söz konusu karara göre; \"...58. Hukuk ve ceza davalarının konuları, tarafları ve amaçları farklı olduğundan, ceza mahkemesi kararları, hukuk davaları için kural olarak kesin hüküm oluşturmaz. Haksız fiil nedeniyle açılan tazminat davalarını çözmek bütünüyle hukuk hâkiminin görevi içindedir. Bir  \"bekletici sorun\" iddiası karşısında kalan hâkimin, görevi dışındaki bu iddianın mutlaka görevli mahkemede çözülmesini  bekleme yükümlülüğü yoktur. Kendisi de birçok durumlarda  ileri sürülen hususu karara bağlayabilir. Kaldı ki, mülga 818 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereğince hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin mahkûmiyet kararıyla  bağlı ise de, maddi olayı tespit etmeyen beraat kararı hukuk hâkimini bağlamaz. Onun için hukuk hâkimi, topladığı deliller doğrultusunda karar verebilir. Ceza mahkemesinin delilleri tespit ve takdiri ile hukuk mahkemesinin delilleri tespit ve takdirinin farklı olmasının bir sonucu olarak, bir olayda sebep sonuç bağı bulunmadığına dair ceza mahkemesi kararı dahi hukuk hâkimini bağlamayabilir.<br>Kaldı ki AİHM de, Türk hukuk sistemine göre, hukuk mahkemelerinin ceza mahkemeleri kararlarına tabi olmadığını, bu nedenle ceza davasının sonucunu beklemek için yargılamayı uzun bir süre ertelemek durumunda bulunmadığını belirtmektedir. (bkz. Mustafa Türkoğlu / Türkiye, B. No. 58922/00, 8/8/2006, § 40).\" hususları belirtilmiştir.<br>19.Antalya ... Sulh ceza mahkemesinin .../... esas, .../... karar sayılı ilamı ile, sanık olarak yargılanan ... cezalandırılmış ve karar temyizde onama sonucu ... tarihinde kesinleşmiştir. Ceza yargılamasında aldırılan ATK kusur raporunda davacının kusursuz olduğu, ...'ın ise tamamen kusurlu olduğu belirtilmiş, mahkemece bu oran esas alınmıştır. Ceza dosyası kesinleşmiştir.<br>20.Davalı sigorta şirketi ilgili dosyada taraf olmadığından, kendisi hakkında kural olarak kesin delilden bahsedilemez ise de Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere güçlü delil vardır.<br>21.Yargıtay 17. HD nin 2013/17240 esas, 2015/4054 karar sayılı benzer emsal ilamı;<br>\"Kusura ilişkin temyiz itirazları yönünden, davalı ... hakkında ... Ağır Ceza mahkemesinin ... tarih .../... esas, .../... sayılı kararı ile cezalandırılmasına karar verilmiş, iş bu kararda  Adli Tıp Trafik ihtisas Dairesinin sürücü ...'ın tam kusurlu, muris yaya ...'ın ise kusursuz olduğunu belirten ... tarihli raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş ve ceza kararı temyiz edilmeden  ... tarihinde kesinleşmiştr. B.K'nun 53. maddesi uyarınca hukuk mahkemesinin, ceza mahkemesince belirlenen kusur oranı ile bağlı olmadığı düzenlenmiştir. Ancak somut olayda ceza dosyası kesinleştiğinden, ceza mahkemesinde belirlenen maddi vaka ve kusur da kesinleşmiştir.Bu nedenle mahkemece  iş bu tazminat davasında ayrıca bir kusur raporu aldırılmadan, ceza dosyasındaki kesinleşen kusur durumuna göre hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı ... vekilin bu konudaki  yerinde görülmeyen  temyiz itirazlarının  da reddi gerekmiştir.\"<br>22.Mahkememizce de kesinleşen ceza dosyasındaki (kaza tespit tutanağı ile de çelişmeyen) kusur raporu hükme esas alınmıştır. Davalı sigorta şirketi sigortalısının kusuru ile sorumlu olmakla, sigortalısının kusuru kesinleşmiştir.<br>23.Olay/kaza tarihi ... yılıdır.<br>24.Maluliyete ilişkin alınacak raporların kaza tarihlerine göre; <br>a-)11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü<br>b-)11.10.2008-31.08.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği,<br>c-)01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği,<br>d-)Poliçe tanzim tarihi 01.06.2015-19/02/2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik,<br>e-) Poliçe tanzim tarihi 20/02/2019 tarihinden sonra ise,18 yaşını doldurmuş bireyler yönünden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine  uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>25.Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası, .../... karar sayılı dosyasında aldırılan maluliyet raporu, Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü gereği hazırlanmıştır ve %9 maluliyet oranı tespit edilmiş, iyileşme süresinin 4,5 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.<br>26.Davacının maluliyet oranı yetkin bir kuruluş olan ATK tarafından usulüne uygun yönetmelik hükümleri gereği tespit edilmiş ve ilgili mahkemeden bu konuda bir karar çıkmıştır. <br>27.Sigortalı ve sigorta yapan kişi davalarda ihtiyari dava arkadaşıdır ve davacı isterse birlikte dava açabileceği gibi ayrı ayrı da dava açabilir. Somut durumda, diğer mahkeme birleştirmeye muvafakat verse idi, davalar bir arada görülecek ve maluliyet raporu tek bir esasta görülen davada alınacaktı ve değerlendirilecekti. Birleştirilen davaların sadece tahkikat aşamalarının müşterek olması, hükümlerin ve davaların ayrı olması gerekmesi bu sonucu değiştirecek bir husus değildir çünkü rapor tahkikat aşamasına ilişkin bir husustur.<br>28.Maluliyet konusu özel ve teknik bir bilgi gerektirdiğinden, usulünce tespit edilmiş bir maluliyet oranı mevcut ise kabule göre mahkemece hükme esas alınabilir. Usul ekonomisi, adil yargılanma hakkı, davaların en kısa sürede, en az masrafla bitirmeyi emreden Anayasa hükmü bunu gerektirir.<br>29.Burada dikkat çekilmek istenen husus şudur ki, her ne kadar rapor hükme esas alınabilirse de raporun yukarıda da anlatıldığı üzere, savunma hakkının kullanılması için, itirazların/beyanların sunulması için tarafa tebliği gerekir ki mahkememiz bu hususu tamamlamıştır. Davalıdan her hangi bir raporun doğru olmadığını, hukuka aykırı olduğunu belirtir, hükme esas alınmamayı gerektirir bir itiraz gelmemiştir.<br>30.Mahkememiz bu açıklamalar ışığında, Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası, .../... karar sayılı dosyasında aldırılan maluliyet raporunu hükme esas almıştır.<br>31.Davacı vekili, Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası, .../... karar sayılı dosyasında hesap raporunun alındığı, dosyanın karara çıkabileceğini beyan etmiştir. Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası, .../... karar sayılı dosyasındaki hesap raporu dosya arasındadır. Mahkeme bu rapora göre hüküm kurmuştur. Raporda, kaza tarihinin yanlış belirlendiği mahkememizce anlaşılmıştır.<br>32.Davacı vekili, raporlara göre karar verilmesini talep etmiştir. Dava değeri ... TL dir. Poliçe limiti ise bu miktardan azdır. Bu tür dosyalarda, Yargıtay'ın yerleşmiş içitihatlarında, karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanıp rapor alınacağı hususu belirtilmektedir. 2004 yılı asgari ücret, brüt ..., net ... liradır. Kazanın olduğu ... yılında asgari ücret, brüt ... bin, net ... bin ... liradır. Yine Yargıtay içtihatlarında belirtildiği üzere, asgari ücret kamu düzenindendir ve burada usuli kazanılmış hak söz konusu olmaz. Hesap raporunda, 2004 yılına ait asgari ücretten hesaplama yapılmasına rağmen poliçe limitinin üstü bir rakama ulaşılmıştır. ... yılındaki asgari ücretlerle daha fazla bir rakam çıkacağı açıktır. Hele ki, aradan geçen zaman diliminde, karar tarihinde yürürlükte olan asgari ücretten yapılacak bir hesabın daha da fazla olacağı açık ve hayatın olağan akışına uygundur. Yargıtay da kararlarında tecrübe (yaşam deneyi) kurallarına dayanmakta ve bu konuda genellikle “hayatın olağan akışı” kavramını kullanmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 21.04.982 gün ve E:4/1528, K:412; 17.12.2003 gün ve E:2003/13-787, K:2003/774; 6.6.2007 gün ve E:2007/2-331, K:2007/332; 08.12.2010 gün ve E:2010/19-590, K:2010/640; 12.09.2012 gün ve E:2012/8-365, K:2012/561; 28.03.2014 gün ve E:2013/21-2219, K:2014/411 sayılı kararları). Bu husus özel ve teknik bir bilgi gerektirmemekte olduğundan, dosyamızda sadece davalı Sigorta şirketi olduğundan ve onun da poliçe limiti ile sınırlı sorumluluğu mevcut olduğundan, taleple bağlılık ilkesi de düşünülerek mahkememizce tekrar hesap raporu aldırılmamıştır. HMK'nun 26.maddesi gereğince Hakim, iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Davacının, talebi açıktır ve kanun gereği sigorta şirketinden poliçe limitinden fazlasını talep edemez. Bu nedenlerle, kabule göre, rapordaki hesaplamalar esas alınan tarih bakımından incelendiğinde, incelenme hesaplama usulünde bir hukuka aykırılık görülmediğinden, talep ve yukarıdaki açıklamalar, dosyanın geçirdiği aşamalar, makul sürede yargılanma hakkı da düşünülerek  düşünülerek, bu kabule gidilmiştir. <br>33.Tüm dosya kapsamı, yukarıdaki açıklamalar ışığında, aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Karayolları Trafik Kanunu m. 97 gereği; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Aynı kanun m. 99 gereği de; Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Zorunlu başvuru dava şartına ilişkin hüküm dava tarihinde mevcut olmadığından, dosyada bu husus bir eksiklik değildir. Ayrıca, dava tarihinden önce sigorta şirketine başvuru olmadığından, talep olay tarihi olmasına rağmen, mahkememizce faiz başlangıç tarihi dava tarihi olarak esas alınmıştır.<br>HÜKÜM/ Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;  <br>1-Davanın KABULÜ İLE, ... TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalının poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>2-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL karar harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm tarihi itibariyle alınması gerekli bakiye ... TL nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden,  kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- \"harç tahsil müzekkeresi\" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.)<br>5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafça dosyada davalı ... yönünden yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat  ücreti gideri toplamı ... TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin ilk önce dava kendisine açılan ... na karşı dava açılmasında bir kusuru olmadığından ve ... na karşı yapılan yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi hakkaniyete ve adalete uygun görülmediğinden arta kalan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>8-HMK m. 124 gereği taraf olmaktan çıkartılan ... tarafından yapılan posta-tebligat (Yargıtay yoluna başvuru aşaması) ... TL nin, HMK m. 124/4 gereği davacıdan alınarak taraf olmaktan çıkartılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen  ilk davalı gösterilen ... na verilmesine, temyiz yoluna başvuru harçlarını iadesine Yargıtay bozma ilamında karar verildiğinden bu konuda tekrar karar verilmesine yer olmadığına,<br>9-HMK m. 124 gereği taraf olmaktan çıkartılan ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden ve vekalet ücreti yargılama giderlerinden olduğu için;  ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak taraf olmaktan çıkartılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen ilk davalı gösterilen ... na verilmesine, (Yargıtay 22. HD., 2015/18463 esas, 2017/22680 karar; 2013/18414 esas,  2014/30049 karar sayılı emsal ilamı)(AAÜT m. 7/2 kıyasen/husumet düşünülmüştür)<br>10-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın  hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, \"Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi\" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına,<br>11-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep  ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına,<br>Dair, davacı vekili ...'un yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/03/2020       <br><br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır   <br> <br> <br>Hakim ...<br>  ¸e-imzalıdır   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e664f388b4f9dd1","SID":"280b562346ab8639"}}