{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/791 <br>KARAR NO: 2025/2213<br>KARAR TARİHİ: 10/09/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/02/2025<br>NUMARASI: 2025/4 2025/97<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki davada İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul 9. Tüketici Mahkemesi ve  İstanbul 23.Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>KARAR Dava,  İtirazın İptali talebine  ilişkindir. İstanbul 23.Asliye Hukuk Mahkemesince,\"... Kaçak kullanım iddiasına dayalı yerin abonelik sözleşmesinin bulunduğu belirlenmiştir. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/l maddesinde  tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem, olarak tanımlanmıştır. Her ne kadar mahkememizce davaya bakılmış ve muhakemeye devam edilmiş ise de taraflar arasında abonelik sözleşmesi (mesken) olduğunun anlaşılması karşısında, uyuşmazlığın tüketici mahkemesinin görev alanına girdiği belirlenmekle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine...\" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul 9.Tüketici Mahkemesince,\"... 08.05.2010 tarihli kaçak tespit tutanağında, kullanıcının sözleşmesiz enerji kullandığının tespit edildiği, davacı kurum ile davalı arasında herhangi bir abonelik sözleşmesinin bulunmadığı, bu kapsamda uyuşmazlığın \"abonesiz kaçak elektrik kullanımı\" şeklindeki haksız fiil iddiasından kaynaklandığı ve bu haliyle uyuşmazlığın 6502 sayılı yasa kapsamında kalmadığı anlaşılmaktadır. Davacı firma ile davalı arasında abonelik sözleşmesi imzalanarak davalıya elektrik hizmeti verildiği, elektrik hizmeti sonucu tahakkuk ettirilen faturaların geri ödemelerindeki aksamalar nedeniyle davalı aleyhine İstanbul Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığı, borçlunun itirazı nedeniyle takibin durdurulduğu, icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davacı şirket tarafından ''abonesiz'' kaçak elektrik kullanımın tespit edildiği ve tespit tutanağının 12/09/2020 tarihinde düzenlendiği, Yargıtay ilamları da dikkate alınarak \"abonesiz kaçak elektrik kullanımı\" şeklindeki haksız fiil iddiasından kaynaklandığı ve bu haliyle uyuşmazlığın 6502 sayılı yasa kapsamında kalmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın çözümü genel mahkemenin (Asliye Hukuk Mahkemesi) görevi içerisinde kaldığı anlaşılmış olup bu haliyle de taraflar arasında tüketici işlemi sayılabilecek veya tüketici mahkemesinin görev alanına girebilecek bir konunun bulunmadığı, 6100 Sayılı HMK 114/c maddesi gereğince ''Mahkemenin görevli olması'' nın dava şartı olduğu, HMK 115. maddesi gereğince Mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmasının gerektiği, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davanın usulden reddine karar vereceği hükümleri değerlendirilerek dava şartının bulunmadığı, mahkememizin görevli olmadığına karar verilerek açılan davanın görevsizlik nedeniyle reddine...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir.İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesince,\"... Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, taraflar arasındaki kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik açılan işbu itirazın iptali davasının, TTK' da yahut diğer Kanunlarda düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı açıktır. Davalı ...' ın esnaf kaydının bulunmadığı, Beylikdüzü Vergi Dairesi Müdürlüğünün 15/02/2022 tarihli cevabi yazılarından, davalının 04/11/2013 ila 31/12/2014 tarihleri arasında mükellef kaydının bulunduğu ve işletme hesabına göre defter tuttuğu, yapılan araştırmaya göre davacının dava tarihinde tacir olmadığı, bu nedenle davanın nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava  niteliğinde de bulunmadığı...\" şeklinde bu husus vurgulanmıştır. Davalının 04/08/2011 tarihinde mükellefiyet kaydının sonlandırdığı, 20/08/2024 dava tarihi itibariyle ise tacir sıfatının bulunmadığı açıktır. Yapılan açıklamalar karşısında; kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklanan davanın mutlak ticari dava olmaması, ayrıca davalının tacir sıfatının bulunmaması sebebiyle nispi ticari davanın da söz konusu olmadığı, bu nedenle somut uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin / Mahkememizin görevli olmadığı, davalının sözleşmesiz sayaçtan kaçak elektrik tüketiminde bulunması sebebiyle eyleminin haksız fiil olarak değerlendirilmesi, bu itibarla haksız fiilden doğan uyuşmazlığın ise genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden işbu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğu anlaşılmakla, HMK 114/1-c ve HMK 115/2 madde hükümleri uyarınca mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine...\" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır.6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması  gerekir. Somut olayda davacı,  davalının kaçak elektrik kullandığı gerekçesi ile bedel tahsili talep etmiş olmakla; davacı tarafından tutulan  tutanakta, perakende  satış sözleşmesi olmaksızın kaçak şekilde tüketim yapıldığı tespit edilmekle, kaçak elektrik kullanıldığı belirtilen dönemin davalının aboneliğinin bulunmadığının bildirildiği, dosya kapsamı,  ticaret sicil ve vergi müdürlüğü yazı cevabına göre davalının tacir sıfatının bulunmadığı, kaçak elektrik kullanılan yerin iş yeri olmasının, davalıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli olamayacağı; uyuşmazlık konusunun  işyerinde kaçak  olarak elektrik  kullanıldığı gerekçesiyle tahakkuk ettirilen elektrik bedelinden kaynaklandığı, davalının tacir ve tüketici sıfatı bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel uyuşmazlığın kaçak elektrik tüketiminden kaynaklandığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın haksız fiil hükümlerine göre İstanbul 23.Asliye Hukuk Mahkemesinde  görülüp sonuçlandırılması gerekir. <br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 23.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 10/09/2025 gününde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"44801c556a98e933","SID":"b8ae14ae4c591c45"}}