{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/1014 - Karar No:2025/897<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1014 <br>KARAR NO\t: 2025/897<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/74 E-2023/422 K<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 10/09/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/09/2025<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; müvekkili şirket tarafından davalı şirket hakkında 23/11/2021 tarihli DMR2021000001939 seri numaralı 28.320 TL bedelli fatura- teklif onay formu, 23/11/2021 tarihli  DMR2021000001940 seri numaralı 26.255 TL bedelli fatura- teklif onay formu, 23/11/2021 tarihli  DMR2021000001941 seri numaralı 23.246 TL bedelli fatura- teklif onay formuna dayanılarak Ankara  29. İcra Müdürlüğü'nün 2021/17444 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafça alınan hizmetlerle orantılı tutarlar talep edilmediğinden ve teklif onay formunda imzası bulunan ...'ın tek başına onay yetkisi bulunmadığından bahisle itirazda bulunulması üzerine takibin durduğunu, davalının takibe konu faturalarda yer alan mal ve/veya hizmetin ifa edilmediğine ve/veya teslim edilmediğine yönelik bir itirazı bulunmadığını, takibe konu edilen ve davalı tarafın sigortalı işçisi tarafından onaylanan fatura bedellerinin fahiş ve/veya orantısız olmadığını ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili; davacı şirket ile davalı müvekkili şirket arasında ticari cari hesap ilişkisi bulunmakta olup genel olarak davalı müvekkilinin kullanmakta olduğu (mülkiyeti kendisine ait olan ve/veya olmayan) iş makineleri ve araçların bakım, onarım ve tamirat hizmetlerine ilişkin olarak dava dışı 3. kişi konumundaki ... Proje Müşavirlik A.Ş.’nin doğrudan SGK’lı çalışanı olan ve anılan şirketin talimatıyla hareket eden ... adlı kişi vasıtasıyla muhatap olunduğunu, dava dışı 3. kişi konumundaki ...'ın normal şartlarda ihtiyaç duyulan hizmetlere ilişkin olarak davacı şirketten teklif formu alarak davalı müvekkilinin bilgisine sunması gerekmekteyken iş bu dava konusu faturalarda belirtilen işlerle ilgili olarak davalı müvekkiline herhangi bir teklif formu gönderilmeden doğrudan hizmet alımı yapıldığını,  ancak anılan faturaların müvekkili şirkete tebliğ edildiğinde süresi içinde Ankara 17. Noterliğinin 26/11/2021 tarih ve 18052 yevmiye nolu ihtarnamesi ile faturaların iade edildiğini,  ... (SGK’lı çalışanı olduğu ... Proje Müşavirlik A.Ş.’nin doğrudan talimatıyla) iş makinalarının, malzemelerin ve araçların müvekkil şirketin şantiyelerine sevkini de yaptığından anılan iş makinalarına ve araçlara ilişkin tamirat bakım ve onarım hizmetlerinin de genel olarak ... vasıtasıyla sağlandığını, ancak iş bu dava konusu faturaların müvekkili şirkete iletildiğinde fahiş tutarlı işlemler yapıldığı, alınan hizmetler ile orantılı tutarların talep edilmediği, mevcut alacak kalemlerinin açıklamalarının (detaylarının) yetersiz kaldığı, gerçekte sunulmuş olduğu iddia olunan hizmetler ile faturalar konusu hizmetlerin ayrıştırılamadığı, faturalara konu bazı (malzeme ve hizmet bedeli) alacak kalemlerinin hiçbir şekilde müvekkili şirkete mal/malzeme veya hizmet şeklinde de sunulmadığının, haksız ve hukuka aykırı şekilde karşılığı olmayan ödeme talep edildiğinin anlaşıldığını, durumun ... adlı kişinin bağlı olarak çalıştığı işvereni ... Proje Müşavirlik A.Ş.’ye bildirildiğini ve yapılan incelemelerde anılan şahsın tek başına onay yetkisinin olmamasına rağmen davacı şirketin hazırlamış olduğu teklif ve onay formlarını münferiden imzaladığı ve müvekkili şirketi ağır ve haksız yükümlülükler altına soktuğunun anlaşıldığını, bu gelişmeler üzerine dava dışı ...'ın iş akdinin işvereni şirketçe haklı nedenle sonlandırıldığını, ayrıca hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, dava konusu faturalara ilişkin piyasadan yapılan araştırmalar neticesinde müvekkili şirkete verildiği iddia edilen hizmet ve mallara ilişkin tutarların fahiş olduğunun tespit edildiğini savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tMahkemece, iddia ve savunma, toplanan deliller, alınan bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre; itirazı iptali davasında kural olarak davacı alacağının varlığı ve miktarını ispat yükü altında olup, takip ve dava konusu edile 23/11/2021 tarihli 28.320,00 TL bedelli faturanın 20/10/2021 tarihli teklif ve onay formuna, 23/11/2021 tarihli 23.246,00 TL bedelli faturanın 25/10/2021 tarihli teklif ve onay formuna,23/11/2021 tarihli 26.255,00 TL bedelli faturanın 20/10/2021 tarihli teklif ve onay formuna istinaden davacı tarafından davalıya adına kesildiği, söz konusu teklif ve onay formlarında ...'ın isim ve imzasının yer aldığı, her ne kadar davalı tarafından dava dışı ...'ın müvekkili şirket adına onay verme yetkisinin bulunmadığı savunulmuş ise de, mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporu ile tespit edildiği üzere dava ve takip konusu dışında ...'ın vermiş olduğu onaya istinaden 9 adet toplam 93.320,30 TL tutarında faturalar ve ödeme/tahsilat olduğu, bu fatura ve ödemelerin gerek davacı gerekse davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve bu yönde bir uyuşmazlık bulunmadığı, dolayısıyla davacının süregelen ticari ilişkide davalı adına işlem yapan ...'ın onay verdiği miktarlar üzerinden fatura düzenlenmesinin hukuka uygun olduğu ve davalı şirket açısından bağlayıcı olduğu, alınan bilirkişi kurulu raporu ile piyasa rayiçleri doğrultusunda üç fatura toplamının 65.950,00 TL karşılığında yapılabileceği yönünde görüş bildirilmiş ise de, fatura tutarı ile bilirkişinin belirlediği tutar arasında fahiş bir fark bulunmadığı gibi davalı şirket adına daha önce işlem yapan ve verdiği onaya istinaden kesinlen faturaları davalı şirketçe ödenen ...'ın onayı ile verilen hizmet bedellerinin fahiş olduğuna dair iddianın davacı şirkete karşı ileri sürülemeyeceği, davacı şirketin dava dışı ... ile davalı şirketi zarara uğratmak için işbirliği içinde olduğu yönünde bir iddia ve ispat bulunmadığı, dolayısıyla davalının savunmasının ancak kendisi adına işlem yapan kişiye karşı ileri sürülebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. <br><br>\tDavalı vekili istinaf başvurusunda; iş makinalarının sevki, bakım ve onarımının ... proje müşavirlik şirketi çalışanı ... tarafından sağlandığını, adı geçen kişinin tek başına onay yetkisi olmadan davacı tarafça hazırlanan teklif ve onay formlarını imzaladığını, bu kişi hakkında Cumhuriyet Savcılığında yürütülen soruşturmanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunda icra dosyasına konu edilen faturaların gerçek değeri yansıtmadığının tespit edildiğini, faturaların yüksek miktarda ve hatalı olarak düzenlendiğine yönelik itirazlarını şirkete bildirdiklerini, mahkemece eksik ve hatalı inceleme ile karar verildiğini, lehlerine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.315,95 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.329,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.986,95 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 10/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.   \t<br><br>Başkan<br> e-imzalıdır<br><br>Üye <br>e-imzalıdır <br><br>Üye <br> e-imzalıdır<br><br>Katip <br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br> <br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"84fac43301ca8ff7","SID":"49eac6d02835d191"}}