{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t        <br>ESAS NO\t\t: 2020/34  <br>KARAR NO\t\t: 2020/299<br><br>DAVA\t\t: İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 06/03/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 01/07/2020<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A.TALEP:<br>1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil banka şubesine borçlu davalı şirketin imzalamış olduğu genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi uyarınca bankadan taksitli ticari kredi kullandığını, borçlu firma kefillerinden ...'in borcun tamamına müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, borçluların kredilerin geri ödenmesinde temerrüde düşüldüğünden borçlunun kredi hesabının kat edildiğini ve ödemeye davet ihtarlarının gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine takip başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.<br>B. TARAF TEŞKİLİ:<br>2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi) uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.  (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261)<br>3.Bu açıklamalar ışığında,\tmahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. <br>C.CEVAP:<br>4.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibine itiraz ettiklerini, bunu tekrar ettiklerini, şirketin borca batık olması nedeni ile ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası ile doğrudan borçlunun talep ettiği derdest olan iflas davasının olduğunu, düzenlenen tensip tutanağı gereği \"İİK 193/a maddesi gereğince rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipler dışındaki tüm açılmış ve açılacak olan takiplerin ihtiyati tedbir kararı gereğince durdurulmasına\" karar verildiğini, bu sebeple Antalya ... İcra Müdürlüğü'nce ... tarihli Tensip Tutanağı ile itirazlarına konu takibin müvekkil şirket yönünden ve müvekkil şahıs yönünden durdurulmasına karar verildiğini, icra Müdürlüğü dosyasında mübrez tensip Zaptı uyarınca durdurulan icra takibinde, itirazları ve durdurma talepleri mahkeme kararına dayandığı cihetiyle iptalinin de mümkün olmadığını, esasen davaya konu itirazlarının iptali söz konusu olamayacağından dava konusuz kaldığını, faize de itiraz ettiklerini belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ:<br>5.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir.<br>6.Belirtmek gerekir ki; Genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkanlarından biri  İcra İflas Kanunun 67. maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır.<br>7.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas,  2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221).<br>8.Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu.,  2006/19-260 esas, 2006/251 karar)<br>9.Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; savunma dilekçesi göz önüne alınarak; ... Asliye Hukuk mahkemesine yazı yazılarak, .../... esas sayılı dosyanın örneği uyaptan istenmiştir.  ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasının  ... tarihli tensip tutanağının ... numaralı fıkrası gereği; \"İİK 193/1. Maddesi gereğince rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipler dışındaki tüm açılmış ve açılacak olan takiplerin ihtiyati tedbir kararı gereğince Durdurulmasına, bu hususta ... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına\" dair karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>10.İş bu davanın açılma tarihi (.../... esasın) ..., davaya temel icra takibinin takip tarihi ise ... dur.  ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında da, ... tarihinde yetkisizlik nedeniyle usulden ret kararı verilmiş ve dosyanın ... Asliye Ticaret mahkemesine gönderilmesine dair hüküm kurulmuş, özellikle, .. numaralı hüküm fıkrasında, \"Tedbir hususunun yetkili mahkemece tekrar değerlendirilmek üzere bu aşamada devamına\" şeklinde hüküm kurulmuştur. Bir başka deyişle tedbirin devamına karar verilmiştir. Tedbir tarihi de yukarıda belirtildiği üzere,  ... tarihidir. Hüküm, bir tane asli müdahil ve davacı tarafça istinaf incelemesine taşınmıştır. ... tarihli istinaf formu dosyadadır. Bu hususlar ve tarihler göstermektedir ki hüküm gereği tedbir devam ederken icra takibi yapılmıştır.<br>11.Anlaşılmaktadır ki, icra takibi takip yapılmaması yönündeki tedbir kararı halen geçerli iken yapılmıştır.<br>12.Mülga iflasın ertelenmesi kurumu dönemindeki Yargıtay ilamlarının bu duruma da kıyasen uyacağı düşünülmektedir.<br>13.İflasın ertelenmesi kurumu döneminde Yargıtay 6. HD nin verdiği, 15/11/2012 tarihli, 9127 esas, 14930 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, ilkesel olarak;<br>\"Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2012 tarih ve 2012/6-238-2012/635 sayılı kararı ile [Görüldüğü üzere, bu hükümde (İİK.nun 179/b maddesi kastedilerek) iflasın ertelenmesi kararının davalara etkisinden söz edilmemiştir. Bu durum karşısında; iflasın ertelenmesi üzerine borçlu hakkında \"hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur\" ise de, iflasın ertelenmesinden önce yapılan (veya tedbiren durdurulan) takiplere ilişkin olarak açılan iflas davası dışındaki, itirazın iptali, borçtan kurtulma gibi takiplere ilişkin davalara, dava bir takip işlemi olmadığından erteleme süresi içinde devam edilebileceği, ancak bu davalar sonucunda verilen ilama dayanarak takip yapılamayacağı konusunda doktrinde bir görüş bulunduğu gibi (Pekcanıtez, Hasan; İflas Ertelenmesi, İBD 2005/2, s.344; Atalay, Oğuz Borca Batıktık ve İflasın Ertelenmesi, İzmir, s.152), benzer konuda Yargıtay kararları da bulunmaktadır. (Y.19.H.D. 26.01.2010 gün ve 2009/2694-2010/552; Y.15.H.D. 25.02.2008 gün ve 2007/4752-2008/1114)] görüşüne yer verilmiştir.<br>Yukarıda açıklanan kanun hükmü ve Hukuk Genel Kurulu kararına göre, iflasın ertelenmesi kararının verilmesinden sonra borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takibin yapılamayacağı, öncesinde başlamış bir takip varsa, başlayan takiplerin  duracağı, iflasın ertelenmesi veya tedbir kararının verilmesinden önce başlatılan takip nedeniyle    açılan itirazın kaldırılması, itirazın iptali ya da menfi tespit davalarına iflasın ertelenmesi (ya da tedbir) kararının etki etmeyeceği ancak, açılan bu davaların sonunda verilen ilamların infazını engelleyeceği anlaşılmaktadır.<br>Öte yandan iflasın ertelenmesi ya da takip yapılmaması yönünde verilen tedbir kararından sonra yapılan takip nedeniyle itirazın iptali ya da itirazın kaldırılmasının istenmesi durumunda ise, davanın reddine karar verilmesi gerekecektir.\" (Benzer ilamlar için bkz; UYAR, Talih., Yeni Konkordato Hukukumuzun Temel İlkeleri, Şanlıurfa Barosu Yayını,  s. 56-63; iş bu ilamlar tahliye ile ilgili hükümlerin infazı ile ilgili olup, konumuzla ilgili kısmı yargılamayı ilgilendirdiğinden burada bahsedilmiştir) <br>14.Davalı şirket yönünden dava ayrılarak iş bu esası alınmıştır. <br>15.Tüm dosya kapsamı, yukarıdaki açıklamalar ışığında; davalı şirket için  ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında verilen tedbir kararından sonra iş bu davaya konu icra takibinin başlatıldığı anlaşılmakla; açılan iş bu itirazın iptali davasının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;  <br>1-Davanın REDDİNE, <br>2-Harçlar konusunda asıl davada hüküm kurulmasına, <br>3-Davacı tarafça, davalı şirket yönünden yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davalı tarafça bir gider yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın  hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, \"Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi\" nin, \"Gider avansının kullanılmayan kısmı hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iade edilir. Davacı tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılır. Hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilir.\" düzenlemesi göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına,<br>7-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından temyiz yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına,<br>Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/07/2020          <br><br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır   <br> <br> <br>Hakim ...<br>  ¸e-imzalıdır   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2689ab7f5189ad1c","SID":"cf20f6d5578d4c75"}}