{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t<br><br>ESAS NO\t\t: 2020/16  <br>KARAR NO\t\t: 2020/356<br><br>DAVA\t\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 22/10/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 13/07/2020<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili, mahkememizin .../... esasında ilk açtığı esas/asıl davada özetle; müvekkillerinden ...'nun ... tarihinde ... plakalı sayılı motorsikleti ile ... ili, ... ilçesi, ... caddesinde seyrederken ... sokak kavşağına geldiğinde aracının ön tarafı ile karşı yönden gelen süürcü ...'in geçiş hakkına uymaması sonucunda ... plakalı aracın sağ yan arka kısmına çarptığını, çarpışmanın etkisi ile davacı sürücünün yola fırladığını, yaralanmalı ve maddi hasarlı kazanın meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı sürücünün %100 kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağının bu durumu gösterdiğini, davalıların müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkil ...'nun kaza nedeni ile ağır yaralandığını, yoğun bakımda kaldığını, maluliyetinin oluştuğunu, ağrılarının devam ettiğini, başkasının yardımı ile hayata devam ettiğini, manevi olarak çok yıprandığını, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek düzeyde olduğunu, diğer davacıların da davacı ...'nun annesi, babası ve ablası olduklarını, onların da üzüntü ve travma geçirdiklerini beyan ederek; davacı ... bakımından ... TL geçici iş gücü kaybı, ... TL sürekli iş gücü kaybı, ... TL refakatçi ücreti, ... TL hastane masrafı, ... TL manevi tazminat, ..., ... ve ... bakımından ayrı ayrı ... TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.<br>Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı ek kararında görüleceği üzere, olayın şüphelisi değil mağduru olduğunu, davacı ...'nun arkadaşı olup, olayda onun kullandığı motorsikletin arkasında oturanın kendisi olduğunu, soyadı benzerliğinden dolayı hakkında dava açılmış olabileceğini beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava, öncelikle, mahkememizin .../... esasına açılmıştır. İlgili dosyada, davalı olarak, ... ve ..., o dosya ile birleşen dosyada da ... yer almaktadır. Esasen ...'e yanlış dava açıldığı anlaşılarak, ek dava olarak ...'e dava açıldığı görülmektedir. İlgili dosyada, Davacı vekili aşamalarda taleplerini ıslah etmiştir ve ... tarihli duruşmada özetle; ıslah dilekçesini tekrar ettiklerini, davalı ... yönünden davalarını takip etmediklerini, isim benzerliği nedeniyle yanlışlıkla ilgiliye dava açtıklarını, bu davalı açısından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Asıl davada, davalı gösterilen ... ile ilgili yukarıda da değinildiği üzere; ... tarihli duruşmada davacı vekili, sehven dava açtıklarını, dosyanın bu kişi yönünden işlemden kaldırılmasını talep etmiş ancak mahkememizce bu yönde bir hüküm kurulmamıştır. Yine, ... tarihli dilekçesinde de bu kişi yönünden davalarını atiye bıraktıklarını belirtmiştir. HMK gereği, davanın atiye bırakılması tabirinin, bu tabirin hukuki açıdan hiçbir hükmü yoktur (Yargıtay 9. HD., 2014/37478 esas,  2016/9244 karar). Davacı tarafın iradesinin netleştirilmesi, dosyanın işlemden kaldırılmasını mı, davayı geri almayı mı, feragati mi kastettiği hususlarını kastettiği hususu davacı vekiline sorulmuş, davacı vekili, dosyanın işlemden kaldırılmasını kastettiklerini beyan etmiş ve mahkememizce davalı ... hakkındaki davanın ayrılarak mahkememizin iş bu .../... esas sayısına kaydedilmiştir. Mahkememizin kabulüne göre de, davacı vekilinin bu yöndeki ilk beyan tarihi olan ... tarihinden itibaren 3 aylık süreyi başlatmak hukuka uygun değildir. HMK uygulamasında (M. 150) davanın açılmamış sayılmasına karar verilebilmesinin ön koşulu duruşma zabtına yazılmış bir \"dosyanın işlemden kaldırılması\" ara hükmünün bulunmasıdır. Bu hem taraflara yenileme fırsatı tanınması ve hem de 3 aylık sürenin hesabının aleniyeti açısından vazgeçilmez bir gerekliliktir. Somut dosyaya bu açıdan bakıldığında sayılan gereklilikler mevcut değildir. Herhangi bir işlemden kaldırma ara kararı yoktur. Ayrcıa tarafın yenileme fırsatı ortadan kaldırılmıştır.(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi.,  2013/4024 Esas, 2014/279 Karar; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2005/1265 Esas, 2006/4445 Karar)<br>İş bu dosya, bu açıklamalar ışığında, sonuç olarak, ... tarihinde işlemden kaldırılmıştır. Tutanağa bu husus, ara karar ile geçmiştir.<br>Önemle söylemek gerekir ki ; HMK’ya göre davanın tarafları açılmış olan bir davayı yürütmek zorunda olmadıkları gibi mahkeme de tarafları, açılmış olan bir davada takibe zorlayamaz(Yılmaz,Zekeriya Medeni Usul Hukukunda Davanın Açılmamış Sayılması, Ankara 2008, s. 528)  Taraflar duruşmaya zorla getirilemezler. İşte, usulüne uygun biçimde çağrıldıkları halde davanın her iki tarafı (ya da vekilleri) duruşmaya gelmez veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirirlerse ya da yalnız bir taraf gelip de davayı takip etmeyeceğini bildirirse, mahkemece dava yenileninceye kadar, dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilir<br>Üç aylık süre içerisinde dava yenilenirse mahkeme davayı görüp karara bağlayacak ya da bu sürede yenilenmezse üç aylık sürenin sonunda açılmamış sayılacaktır.Davanın açılmamış sayılması, açılan davanın taraflarınca uzun süre takipsiz bırakılması (HMK m.150) veya yapılması gerekli bazı usul işlemlerinin yapılmamasının meydana getireceği sakıncaları azaltmak amacıyla öngörülmüş bir çözüm yolu olup, yapısı itibariyle usul hukukuna ilişkin bir kurumdur (İyimaya, Ahmet: Sorumluluk Davasının Açılmamış Sayılması, YD, 1990/1-2, s.46-58, s.46.).Davanın açılmamış sayılması, şartların oluşması durumunda kendiliğinden meydana gelir. Davanın açılmamış sayılmasını gerektiren hallerden birine ait şartlar gerçekleştiği takdirde, dava kendiliğinden açılmamış sayılır (KURU, Baki., Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, C. IV, 6. Baskı, s. 4125)  Mahkemenin söz konusu durumlarda vereceği karar, davanın açılmamış sayılması durumunun meydana gelmesi açısından kurucu nitelikte olmayıp, ortaya çıkan kanuni sonucu tespit edici nitelikte, açıklayıcı bir karardır. Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararlar, mahkemenin davadan elini çekmesini gerektiren usule ilişkin nihai kararlardır (Yargıtay HGK 14.06.2000, 19-936/999) Bu nedenle mahkeme, dosyanın işlemden kaldırılması kararında yargılama giderleri hakkında bir karar vermez.<br>Ancak, mahkeme, vermiş olduğu davanın açılmamış sayılması kararıyla davadan elini çekmiş olduğundan bu karar nihai bir karardır (usule ilişkin nihai karar).<br>Dolayısıyla mahkeme davanın açılmamış sayılması kararında, yargılama giderlerini davacı taraf aleyhine takdir ederek bu giderlere hükmeder(KURU, Baki., Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, C. IV, 6. Baskı, s. 4128’den naklen, Yılmaz,Zekeriya Medeni Usul Hukukunda Davanın Açılmamış Sayılması, Ankara 2008, s.581-582, dn.136’dan naklen) Bu kararda davacı taraf, dava, konusu itibariyle nispi harca tabi olsa da maktu karar ve ilam harcı, davalı taraf kendisini vekille temsil etmiş ise AAÜT’ye göre belirlenecek vekâlet ücreti ve o ana kadar yapılmış diğer yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilecektir.<br>Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya döndüğümüzde yukarıda da belirtildiği üzere, yasal sürede yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, <br>2-Başvuru ve karar harcına ilişkin ana dosyada hüküm kurulduğundan tekrar hüküm kurulmasına yer olmadığına,<br>3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın  hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333)<br>5- Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127)<br>Dair, tarafların yokluklarında, dosya üzerinden, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/07/2020<br><br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır   <br> <br> <br>Hakim ...<br>  ¸e-imzalıdır   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"196f8b77b93b0a57","SID":"c49f28d1725cd7e6"}}