{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .....-.....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: .....<br>KARAR NO\t: .....<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t: .....  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/01/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas - ... Karar<br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ........  <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>İSTİNAF EDEN DAVALI: 1- ........  <br>VEKİLLERİ\t: Av..... Av.....<br>DİĞER DAVALI\t: 2- ........  <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>DAVA\t: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 10/07/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 11/07/2025<br>Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 25/01/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı davacı ile davalı ........ Ticaret A.Ş.'nin istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ........  arasında \"Serin ve Kuru Muhafaza Edilen ve Taşınan Atıştırmalık Ürünleri Taşıma Şartnamesi ve Sözleşmesi\"nin akdedildiğini, anılan sözleşmenin 'Ödeme ve Tahsilat' Başlıklı 7/1 maddesinde şirket, nakliyeci hak edişlerinden oluşan alacaklarını fatura tarihinden itibaren 60. gün şirketin ödeme gününde havale şeklinde yapacağının belirtildiğini, davalı ........'in ödemelerini geciktirdiğini, müvekkilinin davalılardan alacaklı olduğunu, davalı ........'in diğer davalı ........ Holding'in iştiraki olan bir şirket olduğunu, davaya konu sözleşme her ne kadar davalı ........ ile yapılmasına rağmen müvekkili şirket tarafından kesilecek olan faturaların ise dava dışı ........ A.Ş. tarafından belirlendiğini, davalı ........'in teminatın eksik olduğu, bu yüzden hakedişlere el konulduğunu belirterek müvekkili şirketin herhangi bir alacağının olmadığını belirtmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, davalı ..., diğer dava ve dava dışı firmaların ayrı tüzel kişilikleri olduğunu belirtmesine rağmen vesikalarda da görüleceği üzere tüm şirketlerin iştirat şirketi olduğunu, şirketlere kesilecek faturaları ise hem davalı hem de dava dışı şirketlerin karar verdiği açıkça görüldüğünden aralarında organik bağ olan davalıların tüzel kişilik yapılarını hukuka aykırı olarak kullandığını beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği tutarları tam ve kesin olarak belirleyebilecek durumda olduğunu, bu nedenle işbu davanın belirsiz alacak ya da kısmi dava olarak açılmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, davacı ile müvekkil arasında sözleşmeye dayalı ticari ilişki kurulduğunu ve bu ilişki kapsamında müvekkili şirketin, sözleşmede belirtilen tüm yükümlülüklerini eksiksiz ve zamanında ifa ettiğini, ancak davacının teminat koşulunu yerine getirmediği gibi sözleşmenin imza tarihinden fesih tarihine kadar olan tüm süreçte yükümlülüklerini yerine getirmeyerek müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davacı firmanın müvekkili şirketten hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, davacının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı fiillerinin tüm uyarılara ve bildirimlere rağmen devam etmesi neticesinde 11.10.2021 tarihinde Konya.... Noterliğinin  ........ yevmiye numaralı ihtarı ile sözleşmenin Akdin Feshi başlıklı 9. maddesi uyarınca feshedildiğinin bildirildiğini, bu madde uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak kesin teminat miktarının gelir kaydedildiğini, ayrıca davacının ........ San. ve Tic. A.Ş ile  ........ Tic. A.Ş.'nin aynı çatı Holding altında bulunmasını tarafların ayrı birer şirket niteliğine haiz olduğu gerçeğini değiştireceğini belirttiğini, her iki şirketin de ayrı olarak yönetildiğini ve ayrı ticari defterlere sahip olduğunu, şirketlerin amaçları ve faaliyet alanları, konuları farklı olup farklı yönetim kurulları ile yönetildiğini, işbu yargılamada da yalnızca müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtlarının delil niteliğine haiz olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Dava, alacak isteminden ibarettir. <br>Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında akdedilen 02/03/2021 tarihli sözleşme hükümlerinin taraflarca ihlal edilip edilmediği, sözleşmenin feshedilmesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davalı tarafça davacı alacağının nakdi teminat olarak muhafaza edilmesinin mümkün olup olmadığı, mümkün ise sözleşmenin feshedilmesi karşısında nakdi teminatın gelir kaydedilmesinin mümkün olup olmadığı, davalı tarafın sözleşmenin feshi nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, varsa bu zarar tutarını davacının alacağından mahsup etmesinin mümkün olup olmadığı, dava tarihi itibariyle davacının alacaklı olup olmadığı ile varsa alacak tutarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir. <br>Dava konusu uyuşmazlık hususlarında Mali Müşavir ........ tarafından düzenlenen 09/12/2022 havale tarihli bilirkişi raporu ile, davacı firmaya ait 2021-2022 yılları Ticari defterleri ve dosyaya ekli diğer belgeleri inceledim. Her türlü hukuki yorum ve nihai takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğunu işaret ederek varılan sonucun görülmekte olan bu davada tarafımdan incelemesi istenen ........ Tic. Ltd. Şti. nin 2021-2022 yıllarında E defter uygulamasında olduğu Muhasebe kayıt ve işlemlerinin Elektronik ortamda kayıt ve muhafaza edildiği, tarafların tacir olduğu, karşılıklı Mal/Hizmet alım satımından kaynaklanan, bir ticari ilişkinin var olduğu, tarafların tacir olmasından kaynaklı açık hesap şeklinde çalışıldığı, davalı tarafça yapılan ödemelerin banka vasıtasıyla yapıldığı, 01.01.2021 tarihli Muhasebe açılış fişinde davacı yanın davalıdan 486.306,20 TL alacaklı olduğu yıl içerisinde davalı yanca davacı şirkete 124 Adet 1.542.007,43 tutarlı satış faturasının düzenlendiği davalı yanca yapılan ödemelerin banka vasıtası ile yapıldığı 31.12.2021 tarihinde davacının, davalıdan 740.004,32 TL alacaklı olduğu, 02.03.2021 tarihinden 08.08.2022/ tarihine kadar olan sürede davacı yanca davalı adına 1.423.141,45 TL tutarlı faturanın/110 Adet düzenlendiği, 28.02.2022 tarihinde davacı tarafça 93.575,25 TL nin Davacıya gönderildiği böylece davacının alacağının 646.429,07 TL kaldığı bu tarihten sonra taraflar arasında bir başka işlem/muhasebe hareketinin olmadığı davacı yanın ticari defterlerinden görüldüğü, bunun dışında taraflar arasında bir başka ticari işlem sonunda oluşmuş muhasebe kaydına ve bilgisine rastlanılmadığı belirtilmiştir. <br>Yine taraflar arasındaki uyuşmazlık hususlarında Borçlar Hukuku Nitelikli Hesaplama Uzmanı, Mali Müşavir ile İcra ve İflas İşlemlerinden Kaynaklı Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetinin düzenlediği 10/04/2023 tarihli bilirkişi raporu ile,  <br>birinci ihtimale göre, davacının defterlerle uyumlu 646.429,07 TL alacağı ve <br>davalının defterleri ile uyumlu 5.863,47 TL borcu olduğuna göre, davacının <br>toplam alacağı 652.292,54 TL olacağı, davalının alacağı iddia ettiği gibi <br> 647.250,87 TL ise ve mahsup da geçerli sayılırsa, davacının davalıdan 5.041,67 TL <br> alacağı çıkacağı, ikinci ihtimale göre, davacının defterlerle uyumlu 646.429,07 TL alacağı ve <br>davalının defterleri ile uyumlu 5.863,47 TL borcu olduğuna göre, davacının toplam <br>alacağı 652.292,54 TL olacağı, davalının alacağı defterlerle veya başkaca bir <br>şekilde ispatlanamamış sayılırsa, davacının davalıdan 652.292,54 TL alacağı <br>olacağı, üçüncü ihtimale göre, davacının defterlerle uyumlu 646.429,07 TL alacağı ve <br>davalının defterleri ile uyumlu 5.863,47 TL borcu olduğuna göre, davacının toplam <br>alacağı 652.292,54 TL olacağı, davalının alacağı dosya kapsamından <br>anlaşılamamakta ise de bu konuda teknik bir inceleme yaptırılması yoluyla bu <br>zarar miktarı belirlenebileceği, bu incelemede, davacı tarafından üstlenilen taşıma <br>işinin parasal karşılığı, bu işin oransal olarak ne kadarının davacı tarafından <br>yapıldığı ne kadarının yapılmadığı, eksik kalan işin üçüncü kişilere ne kadar bedelle <br>yaptırıldığı tespit edilirse davalının uğradığı zararın belirlenmesi mümkün olacağı, bu rakam davacının toplam hak edişinden mahsup edilerek davalının alacağı <br>bulunabileceği, miktarın büyüklüğüne göre davanın reddinin de söz konusu olabileceği belirtilmiştir. <br>İtirazlar uyarınca yeni bir rapor tanzimine karar verilmiş, bilirkişi heyetince bu kapsamda düzenlenen 23/08/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporuyla ise;<br> <br>bahse konu faturaların dava konusu olan iş ve sözleşmenin yapılmaması nedeniyle <br> yerine yapılan işler olup olmadığı konusunda, dosya kapsamındaki bilgiler ışığında <br>yargılama yapılarak bir sonucu varılması gerektiğinden bu husus mahkemenin takdirinde olduğu, taraf ticari defter incelemelerinde davalı tarafın çıkarmış olduğu farkın doğruluğunu tespit etme imkânının bulunmadığını, zira, nakliye bedeli işlemlerinin fazla <br>olması, yapılan nakliye işlemlerinin sözleşme kapsamında yapılıp yapılmadığının <br>tespitinin mümkün olmaması, fark olarak çıkarılan ücretin nakliye işlemlerinin yeri, <br>tonajı ve taşıdığı yük durumuna göre farklılık göstermesi, taşıma bedeli farkının <br>ticari defter ve kayıtlardan tespitini mümkün kılmadığı, ancak, mahkeme davalı tarafın çıkarmış olduğu ve dosya ekinde bulunan <br>fark miktarını ispat edilmiş sayarsa, zararın 441.558,09 TL olabileceği sonucuna <br>varılabileceği belirtilmiştir. <br>\tDavalılar vekilinin ek rapora yönelik itirazlarını karşılar nitelikte yeniden rapor düzenlenmesi amacıyla yeni bir rapor tanzimine karar verilmiş, aynı bilirkişi heyetince bu kapsamda tanzim edilen 02/01/2024 tarihli bilirkişi heyeti 2. ek raporu ile, bahse konu faturaların dava konusu olan iş ve sözleşmenin yapılmaması nedeniyle <br>başkası tarafından bunların yerine yapılan işler olup olmadığı konusunda, dosya <br>kapsamındaki bilgiler ışığında yargılama yapılarak bir sonucu varılması <br> gerektiğinden bu husus mahkemenin takdirine bırakıldığı, tüm itirazlara rağmen bilimsel olarak taraf ticari defter incelemelerinde davalı <br>tarafça çıkarılmış olan farkın doğruluğunu teyit ve tespit etme imkânının bulunmadığını, zira nakliye bedeli işlemlerinin fazla olması, yapılan nakliye işlemlerinin sözleşme <br>kapsamında yapılıp yapılmadığının tespitinin mümkün olmaması, fark olarak <br>çıkarılan ücretin nakliye işlemlerinin yeri, tonajı ve taşıdığı yük durumuna göre <br>farklılık göstermesi, taşıma bedeli farkının ticari defter ve kayıtlardan tespitini <br>mümkün kılmadığını, ancak mahkemenin davalı tarafın çıkarmış olduğu <br>ve dosya ekinde bulunan fark miktarını ispat edilmiş kabul ederse, zararın <br>441.558,09 TL olabileceği sonucuna varılabileceği, bunun dışında kök rapordaki <br>tespitlerin geçerli olacağı belirtilmiştir. <br>\tDavacının alacak istemine dayanak 02/03/2021 tarihli Serin ve Kuru Muhafaza Edilen ... Ürünleri Taşıma Sözleşmesi'nin davacı ile davalı ..... A.Ş. arasında imzalandığı, davalı ........ ... A.Ş. ile davacı arasında bu sözleşmeden kaynaklı akdi ilişkinin bulunmadığı, dolayısıyla bu sözleşmeye dayalı olarak davalı ........ ... A.Ş.'ye husumet yöneltilemeyeceği kabul edildiğinden bu davalıya yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\t02/03/2021 tarihli sözleşmenin niteliği itibariyle taşıma sözleşmesi niteliğinde olduğu, sözleşme ile davalıya ait malların sevkiyatının davacı tarafından yapılmasının kararlaştırıldığı, sözleşmenin 1 yıl süreli olduğu, sözleşmenin davacı tarafça süresinden önce 02/07/2021 tarihinde feshedildiği, davacının feshin haklı nedene dayandığının usulünce ispatlanamadığı, dolayısıyla davacı tarafından yapılan feshin haksız olduğunun kabul edilmesi gerektiği, sözleşme ve genel şartname hükümleri uyarınca davalının haksız fesih nedeniyle cezai şart alacağı olarak teminatı irat kaydedebileceği, sözleşme uyarınca verilmesi gereken teminat tutarının 400.000,00 TL olduğu, davalının bu tutarı talep edebilmesinin ya da teminatı irat kaydedebilmesinin zarar şartına bağlı olmadığı, davalı zarara uğramasa dahi bu tutarı irat olarak kaydedebileceği kabul edilmiştir.<br>\tTarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, her iki taraf defterinin kendi lehlerine delil olma özelliğine haiz olduğu, davacı defterlerine göre davacının 646.429,07 TL alacaklı olduğu, davalı defterlerine göre ise davalının 5.863,47 TL tutarında davacıya borçlu olduğu, defter kayıtlarındaki farklılığın davalının tanzim ettiği 647.250,87 TL bedelli nakliye farkı zarar bedelli açıklamalı faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmamasından ve yine davalı defterlerinde kayıtlı 5.041,71 TL'lik ödeme kaydının davacı defterlerinde bulunmamasından kaynaklandığı anlaşılmıştır.<br>\tHer ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin 11.4. maddesi uyarınca davalı defter kayıtları konusunda delil sözleşmesi yapılmış ise de, sözleşmenin bu kısmının Yargıtay 15. HD.'nin 2017/2534 E. 2019/541 K sayılı emsal içtihadında da belirtildiği gibi geçersiz olduğu kabul edilmiştir.<br>\tBu kapsamda davalının sözleşmenin feshi nedeniyle zarara uğradığını usulünce ispatlaması gerekir. Ancak, defaten yaptırılan bilirkişi incelemesine rağmen zarar belirlenemediğinden, davalının zarar iddiasını usulünce ispatlayamadığı ve davalı defterlerindeki 647.250,87 TL bedelli fatura kaydına itibar edilemeyeceği kabul edilmiştir. Yine, davalı tarafça kalan işin sözleşmenin 19.1. maddesi uyarınca ihale suretiyle tamamlatılması gerekirken, davalının sözleşmenin bu hükmüne aykırı hareket etmesi de dikkate alınarak davalının zarar savunmasında bulunamayacağı kabul edilmiştir.<br>\tDavalı defterlerindeki 5.041,71 TL'lik ödeme kaydı yönünden ise 10/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda bu kaydın dayanağı olarak ödeme dekontu gösterildiğinden davalının bu tutarda ödeme yaptığı kabul edilmiştir.<br><br>\t647.250,87 TL bedelli nakliye farkı zarar bedeli açıklamalı faturaya itibar edilmeyip, 5.041,71 TL tutarındaki ödeme kaydına itibar edildiğinde, davacı defter kayıtlarına göre davacının 646.429,07 - 5.041,71 = 641.387,36 TL alacaklı, davalı defter kayıtlarına göre ise yine davacının 5.863,47 + 647.250,87 = 653.114,34 TL tutarında alacaklı olduğu, davacının kendi defter kayıtlarına göre alacağının daha az olması nedeniyle bu tutara itibar edilmesi gerektiği sonucuna varıldığından davacının 641.387,36 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğu kabul edilmiştir. Ancak, davalı sözleşmenin haksız feshi nedeniyle 400.000,00 TL tutarında cezai şart alacağı isteminde bulunabileceğinden bu tutarın davacı alacağından mahsubunun gerekmesi karşısında davacının talep edebileceği alacak tutarı 641.387,36 - 400.000,00 = 241.387,36 TL'dir.<br>\tHer ne kadar yapılan yargılama neticesinde davacının 241.387,36 TL tutarında alacaklı olduğu sonucuna varılmış ise de davacının alacak talebinin 50.000,00 TL olması karşısında taleple bağlılık ilkesi gereğince ancak bu tutara hükmedilebileceği kabul edilerek davanın bu tutar üzerinden kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle,  davalı ........ Holding A.Ş.'ye  yönelik davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ........ Ticaret A.Ş.'ye yönelik davanın kabulü ile 50.000,00 TL'nin dava tarihi olan 08/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı  ........ Ticaret A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece, davalı ........ Holding A.Ş. yönünden sözleşmeden kaynaklı akdi ilişkinin bulunmadığı belirtilmişse de dava konusu 02/03/2021 tarihli sözleşmede davalı ........ adına imzası bulunan davalı ........ Holding A.Ş. olduğunu, davaya konu sözleşmeden kaynaklı olarak iş bu davanın açılmasından önceki ihtarnameler nazara alındığından davalı ........ Holding A.Ş.’nin de keşideci olduğunu ve yine davalı ........ Holding A.Ş tarafından e-postaların gönderildiği ve davalı tarafın cevap dilekçelerinde de akdi ilişkiyi kabul ettiğinin görüleceğini, mahkemece, sözleşmenin davacı tarafça süresinden önce 02/07/2021 tarihinde feshedildiği belirtilse de davalıların Konya.....Noterliği aracılığıyla 08/10/2021 Tarihinde ........ Yevmiye numaralı ihtarnamesiyle sözleşmeyi feshettiğini, dosya arasında bulunan 09/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda davalılarca tanzim edilen ve mükellefin ticari defterine kaydedilen faturaların 02/03/2021 – 12/10/2021 tarihleri arasında olmasının bu hususu gösterdiğini, davalının 29.07.2021, 20.09.2021, 06.10.2021 ve 08.10.2021 tarihli e-postalarda davacının sözleşme gereği temin etmesi gereken yüklemeli araçları temin etmediği iddiasıyla ihtarnamelerin keşide edildiğinin ve iş bu dava konusu sözleşmenin 08/10/2021 tarihinde feshedildiğinin açık olduğunu, davalı tarafın Konya.... Noterliği aracılığıyla ........ Yevmiye numaralı ve 11/10/2021 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeyi fesih ettiğini müvekkiline ihtar ettiğini, bu nedenle mahkemece fesih tarihinin 02/07/2021 olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporları ve gerekçeli kararda da  müvekkili şirketin davalıdan 641.387,36 TL alacaklı olduğunun belirtildiğini, kabul etmemekle birlikte 400.000,00 TL’lik teminatın mahsup edilse dahi sözleşmenin feshedildiği 08/10/2021 tarihinde davacı müvekkilinin 241.387,36 TL alacağının bulunduğunu, bu nedenle davacı tarafça yapılan fesih işleminin haksız olmadığını, davalıların asli ödeme yükümlülüğü olan para borcunu ifa etmediğinden mahkemece sözleşmenin haksız olarak feshedildiği ve bu yüzden teminatı irat olarak kaydedileceği gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın teminat eksikliği nedeniyle ödemezlik def'i hakkını kullanabilmesinin hukuken mümkün olmadığını, ödemezlik definin haklı olarak kullanılması borçlu temerrüdünü engelleyen bir durum olduğundan buna dayanılarak sözleşmeyi fesih hakkının doğmayacağını, davalı tarafça daha önceden yapılan sözleşmeden kaynaklı olarak 25/09/2019 tarihli kesin teminat mektubunu uzun bir süre uhdesinde tuttuğunu ve iş bu davaya konu olan sözleşmenin feshedildiği tarihten sonra 09/11/2021 tarihinde müvekkiline iade edildiğini, bu hususun teminat noktasında dikkate alınması gerektiği yönünde iddiaları bulunmasına rağmen mahkemece bu husus nazara alınmadığını ve gerekçeli kararda da belirtilmediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, ........ Holding A.Ş. yönünden de davanın kabulüne karar verilmesini, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesine rağmen teminat eksikliği nedeniyle teminatın irat olarak kaydedileceği yönündeki gerekçesinin kaldırılmasına  karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ........ Ticaret Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını aynen tekrarla munzam zararlarının belirlenmesi ile birlikte Konya.....Noterliğinin 07.02.2022 tarihli ........ yevmiye numaralı ihtarı keşide edildiğini, müvekkili şirketçe uğranılan zararların mahsubu sonrasında davacının 87.711,78 TL hak edişinin bulunduğunun tespit edildiğini, bu hak edişe sözleşme fesih tarihinden itibaren işleyen ticari faiz de eklenmek suretiyle 93.575,25 TL olarak hesabına ödemesi gerçekleştirildiği, başkaca hak ve alacaklarının bulunmadığının davacıya ihtar edildiğini, bilirkişiler tarafından hazırlanan raporlarda bu hususlara yer verilmediğini, mahkemece kalan işin ihale ile tamamlatılması gerektiğinden bahisle zarar savunmasından bahsedilemeyeceği belirtilmişse de somut olayda gıda satan müvekkili şirketin taşıma işi için yeniden için ihale yapacak süresinin bulunmadığını, davacının, sözleşmeyi ihlal ederek taşıma işlerini yapmadığını, müvekkili şirketin daha yüksek bedel ödeyerek spot taşıma yaptırmak zorunda kaldığını, bilirkişilerin zarar tespitine yönelik faturaları incelemediğini, davacı ile müvekkili arasında sözleşmeye dayalı ticari ilişki kurulduğunu ve bu ilişki kapsamında müvekkili şirketin, sözleşmede belirtilen tüm yükümlülüklerini eksiksiz ve zamanında ifa ettiğini, ancak davacının, teminat koşulunu yerine getirmediği gibi sözleşmenin imza tarihinden fesih tarihine kadar olan tüm süreçte yükümlülüklerini yerine getirmeyerek müvekkili şirketi zarara uğrattığını, müvekkili şirket zararının büyümemesi, ticari itibarının yerle bir olmaması ve kendisince yükümlülük altına girilmiş diğer sözleşmelere aykırı olarak taşıma konusu malları teslim etmemesi neticesinde uğrayacağı, şirketin mahvına sebebiyet verecek zararların önüne geçebilmek için spot taşıma yöntemiyle ürün dağıtımlarını gerçekleştirdiğini, davacının sözleşmeye uymaması nedeniyle işin başkasına gördürülmesine ilişkin tüm bilgi ve belgeler, faturalar, sevk irsaliyeleri tek tek belirtilerek mahkemece dosyası içerisine sunulmasına rağmen bilirkişilerce bu hususların incelenmediğini, mahkemece de eksik ve hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, davacı firmanın müvekkili şirketten hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını beyan ederek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; alacak istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Somut olayda davacı ile davalı ........ Ticaret A.Ş. arasında taşıma sözleşmesi olduğu sabit olup, mahkemece her ne kadar sözleşmenin davacı tarafça süresinden önce 02/07/2021 tarihinde feshedildiği ve bu feshin haklı nedenle fesih olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı kabul edilmiş ise de davacı tarafından gönderilen 02/07/2021 tarihli e-mailin fesih iradesi taşımadığı, kaldı ki bu tarihten sonra da taraflar arasındaki taşıma ilişkisinin devam ettiği, sözleşmeyi davalı ........ Ticaret A.Ş.'nin Konya....Noterliği'nin 11/10/2021 tarih, ........ yevmiye nolu ihtarnamesi ise feshettiği anlaşılmaktadır.<br>Bu sebeple taşıma konusunda uzman bilirkişilerden ve mali müşavir bilirkişiden oluşturulacak bir bilirkişi kurulundan bilirkişi raporu alınması, davalı ........ Ticaret A.Ş.'nin sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedenle fesih olup olmadığı yönünde delillerin değerlendirilmesi bu şekilde tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde olmadığından davacının ve davalı ........ Ticaret A.Ş.'nin istinaf başvuru taleplerinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırma sebebine göre davacının davalı ........ Holding A.Ş.'ye yönelik istinaf talebinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacı ile davalı ........ Ticaret A.Ş.'nin istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/01/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı ........ Ticaret A.Ş. tarafından yatırılan 853,87 TL istinaf karar harcının talep halinde davalı ........ Ticaret A.Ş.'ye iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>6-İstinaf başvurusunda bulunanlar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 10/07/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.<br><br><br>          Başkan ...  \t               Üye ...   \t\t        Üye ...                         Katip ...<br>         e-imzalıdır                       e-imzalıdır                       e-imzalıdır                     e-imzalıdır<br><br><br> <br><br>.....<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ed7aede1aee01864","SID":"7688e42788eb53e0"}}