{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2020/429 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2020/448<br>DAVA\t\t: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))<br>DAVA TARİHİ\t\t: 25/09/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 29/09/2020<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız) dava dosyası incelendi; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, dava dışı şirket olan ... . Şti.'nin keşideci olarak bir kısım çekleri boş şekilde müvekkilime teslim ettiğini,  müvekkiline teslim edilen çeklerin müvekkilinin kasasında yapmış olduğu arama ve diğer aramalarında bulunamadığını, ... ... kodlu ... Şubesine ait olan ..., ... ve ... numaralı bedelsiz olan iş çekler bu şekilde kaybettiğini çeklerin kötü insanların kullanımına engellenmesini  ve çeklerin  iptaline karar verilmesini talep etmiştir. <br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 818/1-s. maddesi gereğince; iptal hakkındaki 757 ilâ 763 üncü maddelerle 764 üncü maddenin birinci fıkrasının poliçeye ait hükümler çek hakkında da uygulanacaktır.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 757. maddesine göre; iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı kanunun devam eden maddelerinde neler yapılacağı hüküm altına alınmıştır. <br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi  2016/11887 E.  2018/3545 K. Sayılı ilamında \"Davacı vekili, müvekkilinin kendisine ait ve bedelsiz olan 9 adet çek yaprağını düşürmek suretiyle kaybettiğini ileri sürerek dava konusu 9 adet çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, bankadan verildiği belirtilen çek yapraklarının bedelsiz olduğu, bedelsiz olan çek yaprağının 6102 sayılı TTK'nın 780. maddesinde yazılı olan unsurlarının tamamını taşımadığı için çek niteliğinde olmadığı ve kambiyo senedi vasfını taşımadığı ve bu haliyle çek iptali davasına konu edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına\" denilmiştir. <br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/06/2004 tarih 2003/11848E. 2004/5854K. sayılı kararında; \"…davacı vekili dava dilekçesinde sadece dava konusu çeklerin müvekkilinin elinden rızası hilafına çıktığını açıklamış olup, ne dava dilekçesinde ne de yargılama aşamasında mahkemeye çekin elinde iken ziya uğradığı konusunda hiçbir delil sunmamıştır. Oysa, TTK’nun 730/20 nci maddesi hükmü yollaması uyarınca çek iptalleri hakkında uygulanması gereken aynı yasanın 671/2 nci maddesi hükmüne göre, iptal talebinde bulunan kimse, bu konudaki iddiasını kuvvetle muhtemel gösterecek delillerini mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Mahkemece de bu deliller yeterli görülürse TTK’nun 676 ncı maddesi hükmü uyarınca iptal kararı verilebilecektir...\" denilmiştir<br>Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde, davacının talebi kaybolan boş çek yaprağının iptaline ilişkin olduğu görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 818/1-s maddesi, 757 ila 763 maddeler ile 764. maddesinin 1. fıkrasına göre ancak kıymetli evrakların zayi olması durumunda iptale tabi olduğunun hüküm altına alındığı, henüz kıymetli evrak vasfını kazanmayan boş çek yapraklarının zayi nedeniyle iptale konu edilemeyeceği gibi davacının zıya anında çekin zilyedi bulunduğunu da mahkemeye sunacağı delillerle doğrulaması gerekmesi (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 759/2 maddesi), bu yönde bir delil de sunulmamış olması nedeniyle talebin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. \t<br>HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının davasının REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>3-Alınması gereken karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>4-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar verildi29/09/2020<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır  <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imzalıdır  <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ffdcb2b52aabb57d","SID":"9a71c22e5e251a89"}}