{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:16/07/2025<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:08/03/2023<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:16/07/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki ve cari hesap gereği karşı tarafa cam ürünlerinden oluşan mal tesliminin yapıldığını, cam ürünlerinin karşı tarafa teslim edildiğini, verilen mallar karşılığı irsaliye düzenlendiğini ve irsaliyelerin imzalandığını, ürünlerin sözleşme gereği alacaklının fabrikasında borçlu tarafından tam ve eksiksiz olarak teslim alındığını, müvekkilinin karşı taraf borçludan 7.302,12 Euro alacaklı olduğunu, e-faturaların vadesinin geldiğini ancak bedellerinin ödenmediğini, ödeme bakımından yapılan tüm uyarıların neticesiz kaldığını, borçlunun mallarını kaçırma eylemi faaliyeti içinde olduğunun da öğrenildiğini, bu nedenle e-faturaya dayalı olarak Antalya 2. ATM nezdinde ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu ve bu yönde karar verildiğini, davalı tarafça ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini, Antalya 2. ATM tarafından ihtiyati hacze itirazın reddedildiğini, davacı müvekkilinin alacağının ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalı tarafından uygun ve geçerli bir sebep gösterilmeksizin takibe haksız bir şekilde itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafın kötü niyetli ve haksız yaptığı borca itirazlarında vekil edene borcunun olmadığını bildirdiğini, takip konusu alacağın likit ve sevk irsaliyesi ile faturalara dayalı olduğunu bildirerek davanın kabulü ile haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli davalıya %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, taraflar arasında 2021 yılı içinde 3 adet faturaya dayalı ticari ilişki tesis edildiğini, bunların onaylanan siparişe konu 169.416,02-TL'lik 29/09/2021 tarihli fatura, 7.302,12-Euro bedelli 01/10/2021 tarihli teklif formu ile buna dayalı tanzim olunan 75.154,88-TL bedelli 06/10/2021 tarihli faturalar olduğunu, ödeme emri açıklamasında tarih kısmının 10/06/2011 olarak gösterilmesinin maddi hata olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin dayanağının 01/10/2021 tarihli satış şartları nedeniyle düzenlenen 06/10/2021 tarihli karşılığı 75.154,88-TL olan fatura olduğunu, ödemenin 90 gün vade ile ödeneceğini, taraflar arasındaki anlaşmaya göre ödemenin en erken 02/01/2022 tarihinde muaccel hale geleceğini, müvekkili şirket tarafından 8.918,13-TL bir adet çek ile 62.500,00-TL bedelli iki adet çekin alacaklı şirkete kargo ile gönderildiğini, her iki çekin de davacı tarafça ibraz edilip ödendiğini, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesinin gerektiğini, müvekkili aleyhine yapılan ihtiyati haciz kararı ile müvekkil şirkete ait mal varlıkları ve banka hesaplarına haciz konulduğunu, davacının çekleri teslim almasına rağmen haksız ve kötü niyetli takip başlattığını bildirerek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında; davacı yanca, davalı yana cam ürünlerinden oluşan mal tesliminin yapıldığı, cam ürünlerinin karşı tarafa teslim edilmesine rağmen davalı yanca fatura bedelinin ödenmediğinden bahisle eldeki itirazın iptali talepli davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br>Davacı yanca sunulan cevap dilekçesinde ise; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 01.10.2021 tarihli fiyat teklif formuna istinaden düzenlenen 06.10.2021 tarihli ve 75.145,88-TL bedelli faturaya ilişkin olduğunu, 01.10.2021 tarihli, taraflar arasında düzenlenen ve mail yolu ile onaylanan fiyat teklif formu gereğince ödeme için 90 günlük bir vade belirlendiğini, bu sebeple faturaya konu borcun en erken 02.01.2022 tarihinde muaccel hale geleceğini, davalı şirket tarafından 20.12.2021 günlü ... seri numaralı ... ... Ankara Şubesinin, keşidecisi ... Otomatik Kapı Sistemleri...A.Ş. olan 8.918,13-TL bedelli bir adet çek ile 31.12.2021 tarih ve ... seri numaralı, keşidecisi ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. olan, ... Bankası ... Ankara Şubesine ait 62.500,00-TL bedelli iki adet çek alacaklı şirkete kargo ile gönderilerek iki çekin de davacı tarafından ibraz edilerek tahsil edildiğini savunarak davanın reddinin talep edildiği anlaşılmıştır.<br>Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak davacı yan taraflar arasında 01.10.2021 tarihli ve ... referans numaralı sözleşme ile peşin ödemenin kararlaştırıldığı fiyat teklif formunun esas alınmasını, davalı yan ise; 01.10.2021 tarihli ve ... referans numaralı sözleşme ile 90 gün vade ile ödemenin kararlaştırıldığı fiyat teklif formunun esas alınmasını talep ettiğinden bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır. <br>Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporu ve toplanılan delillerin değerlenmesi sonucunda; Dosya kapsamına sunulan 01.10.2021 tarihli ve ... referans numaralı teklif formunun incelenmesinde; 294,68 m2 miktarlı ve 21,00-Euro birim fiyatlı olarak 7.302,12-Euro bedelli ve sözleşme ile 90 gün vade ile ödemenin kararlaştırıldığı, davacı yanın icra takibine konu ettiği faturanın da; aynı miktar ve birim fiyat üzerinden 7.302,12-Euro tutarın TL karşılığı olarak  75.145,88-TL bedel üzerinden düzenlendiği nazara alındığında davacı yanca da bu fiyat teklifinin benimsendiği ve faturanın icra takibine konu edildiğinin anlaşıldığı, bu sebeple davacı şirket temsilcisinin söz konusu fiyat teklifi üzerindeki imzaya itirazına itibar edilmediği, davacı yan ticari defter ve belgelerinde de; icra takibine dayanak yapılan faturaya ilişkin olarak 06.10.2021 ve 07.10.2021 tarihlerinde toplam (2.190,78-TL+1.575,97-TL) 3.736,75-TL ödeme yapıldığı, davalı şirket tarafından 20.12.2021 günlü ... seri numaralı ... ... Ankara Şubesinin, keşidecisi ... Otomatik Kapı Sistemleri ... A.Ş. olan 8.918,13-TL bedelli bir adet çek ile 31.12.2021 tarih ve ... seri numaralı, keşidecisi ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. olan, ... Bankası ... Ankara Şubesine ait 62.500,00-TL bedelli iki adet çek ile toplam 71.418,13-TL ödeme yaptığı nazara alındığında davacı yanın davaya ve takibe konu fatura nedeniyle alacağının bulunmadığı anlaşılmış olup; bu sebeple davanın reddine karar vermek gerekmiştir. <br>2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67/2. maddesinde; \"Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.\" hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda takibinde haksız ve kötüniyetli alacaklı aleyhine istem halinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden; dosya kapsamına sunulan 01.10.2021 tarihli ve ... referans numaralı teklif formunda 90 gün vade ile ödemenin kararlaştırıldığı nazara alındığında; takip tarihi itibariyle borcun muaccel olmadığı, ayrıca davacı yanın davaya konu takipte haksız olduğu, davaya konu borç muaccel olduğu tarih olan 02.01.2022 tarihi itibariyle de ödendiği nazara alındığında aynı zamanda da kötüniyetli olduğu kabul edildiğinden; dava değerinin %20'si üzerinden hesap edilen 23.108,00-TL kötüniyet tazminatının davacı yandan alınarak davalı yana verilmesine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı taraf arasındaki ticari ilişki ve cari hesap gereği davacı tarafından karşı tarafa cam ürünlerinden oluşan mal teslimi yapıldığını, cam ürünlerinin karşı tarafa teslim edildiğini, verilen mallar karşılığı e-fatura ve e-irsaliye düzenlendiği, malların karşı tarafa teslim edildiğinin imzalı irsaliyeler ile sabit olduğunu, davacı vekil eden şirket tarafından ... referans numaralı fiyat teklif formu verilip tarafların anlaştığını ve 01.10.2021 tarihli sözleşme ile ödeme şeklinin sözleşme ile birlikte peşin şeklinde kararlaştırıldığını, müvekkili şirket tarafından davalı tarafından sunulan ... referans numaralı fiyat teklif formu şeklinde bir belge verilmediğini ve imzalanmadığını, kaşelenmediğini ve tanzim edilmediğini, Yerel Mahkemenin ... referans numaralı fiyat teklif formu üzerinde imza ve yazı incelemesi yaptırmadan yetersiz araştırma ile davacı müvekkili şirketin savunmalarını nazara almadan hüküm kurduğunu, kaldı ki davalı tarafından sunulan evrakta bir imzanın dahi görülmediğini, Yerel Mahkemenin delillerin takdir ve değerlendirmesinde hataya düştüğünü, davalı tarafın borca karşılık iki adet çek teslim edildiğini, böylece borcun ödendiğini usul ve yasaya aykırı olarak iddia ettiğini  ve Yerel Mahkeme tarafından davalının savunmalarına itibar edilerek davanın reddine karar verildiğini ancak cari hesap dökümü incelendiğinde görüleceği üzere verilen çeklerin TL olarak verildiğini, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan ve iş bu dava konusu fatura borcunun ise Euro cinsinden olduğunu, davalı tarafın başkaca ve cari borçlarına istinaden verdiği çekleri sanki uyuşmazlık konusu borca karşılık verilmiş gibi davrandığını, bu bağlamda 06.10.2021 tarihli fatura incelendiği takdirde görüleceği üzere vekil edenin alacaklı olduğu miktarın 7.302,12 Euro olduğunu, davalı tarafın iddialarının maddi gerçeğe aykırı olduğunu gösterir bir diğer hususun ise davalı tarafın 1 tanesi 8.918,13 TL bedelli, 1 tanesi 62.500 TL bedelli çek verdiğini iddia ettiğini ancak işbu yargılama konusu alacağın 7.302,12 Euro olup TL karşılığının dahi verilen çekler ile birbirini tutmadığını, bu nedenlerle cari hesaba bağlı olarak yapılan ödemelerin işbu yargılama konusu Euro borcu ile bir ilgisi bulunmadığını, bu nedenle Yerel Mahkeme tarafından bahse konu çekler ile ödeme yapıldığının kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 29.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin alacaklı olduğunun tespit edilmiş olmasına karşılık Yerel Mahkeme tarafından bilirkişi raporuna neden itibar edilmediğinin açıklanmadığını, davacı müvekkili şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı müvekkili şirketin ... referans numaralı fiyat teklif formu şeklinde bir belge vermediği, imzalamadığı, kaşelemediği ve tanzim etmediğinin nazara alınmadığını, varsayıma dayalı olarak cari  borçlara istinaden verilen çeklerin uyuşmazlık konusu borca karşılık verilmiş olarak kabul edildiğini, bu bağlamda Yerel  Mahkemenin kararının davalı müvekkili bakımından adil  yargılanma  ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, müvekkili aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava; fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının ticari defterlerinde, dava konusu faturanın da bulunduğu davalı ile cari hesaba dayalı ticari ilişkisinde davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığının kayıtlı olmasına, faturanın 90 gün vadeli fiyat teklif formundaki birim fiyatları üzerinden düzenlenmesi nedeniyle davacının bu teklif formunu benimsediğinin anlaşılmasına, davacının kendi ticari defter kayıtlarında alacaklı olmadığı halde, fatura alacağının tamamı üzerinden icra takibi başlattığı, davacının icra takibinde ve itirazın iptali davasında haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşıldığından davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde  İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına  Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın  361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.16/07/2025<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bb5fb3b2a30e064f","SID":"65fbfd6149e13f55"}}