{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ<br>T.C<br>ANKARA<br>ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ<br>K A R A R<br><br>ESAS NO\t: 2024/838 <br>KARAR NO\t: 2025/178<br><br>HAKİM\t: ...          ... <br>KATİP\t: ...  ...<br><br><br>DAVA\t: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak)<br>DAVA TARİHİ\t: 18/03/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 27/02/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 04/03/2025<br>Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı finans kuruluşunda 21.11.2000 tarihinde  yatırım amaçlı olarak 538569 hesap numaralı kar ve zarar katılma hesabı açıldığını, davalı şirketin hatalı yönetimi sonucunda BDDK'nın 10.02.2001 Tarih ve 171 sayılı kararı ile, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 20.maddesinin 6. fıkrası hükmüne istinaden davalı şirketin faaliyet izni durdurulmuş ve hakkında  tasfiye süreci başlatılmış olduğunu, tasfiye sürecinin  başladığı 2001 yılından beri, müvekkiline  ait olan ve davalı kuruluşa yatırılmış olan mevduatın ne zaman kendisine ödeneceğine ilişkin olarak herhangi bir bilgi verilmediği gibi, müvekkilince defaten davalı şirkete uğraşılmaya çalışıldığını lakin davalı şirket yetkilisince konuya ilişkin olarak kendisine dönüş sağlanmadığını belirterek davanın kabulü ile müvekkilince davalı şirkete 21.11.2000 tarihinde yatırılmış bulunan 7.641,87 USD'nin müvekkilince davalı şirkete yatırılma tarihinden itibaren işleyecek vadeli döviz mevduatlarına uygulanacak en yüksek faiz oranı ile iadesine, yargılama gideriyle vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6100 sayılı HMK'nın 6. maddesine göre, her davanın açıldığı tarihte davalı gerçek ya da tüzel kişinin yerleşim yeri Mahkemesinde açılabileciğini, müvekkili şirketin yerleşim yerinin, işlerinin yürütüldüğü yer olan, dava dilekçesindeki '.... ... .... ... ... ...  adresi olup, iş bu yerleşim yerinin bağlı bulunduğu adliyenin Bakırköy Adliyesi olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirket hakkında açılacak olan davaların Bakırköy Mahkemelerinde açılmasının zorunlu olduğunu, bu itibarla, iş bu davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, dava konusu uyuşmazlıkta Asliye Hukuk Mahkemesi görevsiz olup, görevli mahkemenin  Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava konusu alacağa itiraz ettiklerini, davacının müvekkili şirket nezdindeki hesabının kar ve zarara katılım akdine dayanmakta olup, davacının dava tarihi itibariyle müvekkil şirketten henüz kesinleşmiş, muaccel ve likit bir alacağı bulunmadığını, genel hükümlere göre görülen ve dava sonunda verilen hükmün kesin hüküm teşkil ettiğini, sebebi ve konusu aynı ve fakat tarafları farklı olan, kar ve zarara katılma hesabına müsteniden açılmış benzer alacak davalarında, muhtelif mahkemelerden davanın reddi yönünde kararlar verildiğini ve bu kararların da, yargıtay ilgili hukuk daireleri tarafından onandığını, şirketleri münfesih olduğundan açılan davanın reddi gerektiğini, dava konusu alacağın dava tarihi itibariyle muaccel ve talep edilebilir, likit bir alacak olmadığından,  bu alacaga ilişkin herhangi bir faiz de talep edilemeyeceğini, davacının hukuki mesnetten yoksun davasının öncelikle mahkemeniz yetkisiz olduğundan yetki yönünden reddine, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olması hasebiyle görev yönünden reddine, ve devamla usul ve yasaya aykırı davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davacı tarafa tahmiline karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; Kar ve zarara katılma hesabına yatırılan paranın vadesinde ödenmemesi sebebiyle yatırılan bedelin iadesine ilişkin alacak davası olduğu görüldü.<br>Davalı finans kurumu hakkında BDDK 'nın 10/02/2001 tarih ve 171 sayılı kararı ile faaliyetinin sona erdirilmesine karar verilmiştir. Faaliyet izni kaldırılan şirketin tasfiye haline girmesine ve tasfiye işlemlerinin 6762 sayılı yasa gereğince yapılmasına fon kurulunca karar verilmiş olup tasfiye işlemleri anonim şirketin tasfiyesi hükümlerine göre devam etmektedir.<br>Somut olayda, davacının 21/11/2000 tarihinde davalı şirkete  hesap açtığı ve hesap bakiyesinin 7.641,87 USD olduğu anlaşılmaktadır.<br>  Davalı Tasfiye Halindeki... .... ... ... ....  Kurumu A.Ş. nin halen tasfiye halinde olduğu, tasfiye sonuçlanıp kar zarar durumu belirginleşmeden davacının kar-zarar hesabına yatırdığı para hakkında bu aşamada talepte bulunmasının mümkün olmadığı, tasfiye süreci devam ettiğinden alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesi mümkün olmadığından tasfiye tamamlanmadan açılan davanın zamansız açılan dava olduğu (Bknz Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16/06/2014 tarih 2014/5732 Esas ve 2014/11490 Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 19 H.D. 26/12/2014 tarih 2013/6602 Esas 2014/3748 Karar sayılı ilamı)  anlaşılmakla  davanın reddine  karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;<br>Davanın REDDİNE, <br>İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 615,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan  TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>Kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine <br>Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde...Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/02/2025<br><br><br>Katip ...<br>   ¸e-imzalıdır.  <br> <br> <br>Hakim ...<br>  ¸e-imzalıdır.   <br><br><br>  ¸e-imzalıdır.  \t\t\t\t                        ¸e-imzalıdır.  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1cf25f4b82121f17","SID":"9ac5660acceb30ad"}}