{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .....-.....<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ..... <br>KARAR NO\t: .....<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>ÜYE\t\t: .....  (...)<br>KATİP\t\t: .....  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/04/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas- ... Karar<br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: .....  <br>VEKİLLERİ\t: Av.....  &  Av.....<br>DAVALILAR\t: 1-........  <br>\t\t2-........  <br>VEKİLİ\t: Av.....<br>DAVA\t\t: Haksız Rekabet <br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 08/07/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 10/07/2025<br>  Taraflar arasında görülen davada Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas- ...  Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>DAVA:Davacı vekili, müvekkil şirketin  ana faaliyet konusunun  hayvan besleme, yem katkı maddeleri konusunda ulusal ve uluslararası üretim ve tedarikçilik olduğunu, davalılardan ........'in şirketin kuruluşuna müteakip belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığını ancak, devam eden süreçte şirket nezdinde husursuzluk çıkarmaya, diğer şirket personellerine karşı hakaretamiz davranmaya başladığını ve müvekkili şirket yetkilileri uyarılması üzerine 12.12.2022 tarihinde  kendi isteği ile  işten ayrıldığını, diğer davalı,  aynı zamanda  davalı ........'in eşi olan davalı  ........'in müvekkili şirkete 09.07.2021 tarihinde ortak olduğunu, iş akdini haklı bir neden olmaksızın fesheden davalı ........'in, ........  Ltd Şti. isimli şirkete  %33 hisse oranı ile ortak olup, genel müdür olarak atandığını, işbu şirketin faaliyet alanının müvekkili ile aynı olduğunu, bu tarihten itibaren davalı  ........'in azmettirmesi ile davalı  ........'in, müvekkiline  maddi ve manevi zarar veren aynı zamanda konusu suç teşkil eden eylemleri ile müvekkili şirketin ticari itibarını ortadan kaldırarak müvekkilinin müşteri çevresine ulaşmaya, müvekkilinin ticari faaliyetlerini sekteye uğratmaya çalıştığını,  müvekkili şirketin ortağı ........'in, asılsız iddialarla ortaklıktan çıkma davası açtığını ve davanın yasal gereği olarak müvekkili şirket aleyhine tedbiren  denetim kayyımı atandığını, davalıların, müvekkili şirketin iş çevresine müvekkili şirket hakkında yanlış bilgiler vererek, müvekkili şirkete denetim kayyımı atanmasına karşın, yönetimine mahkemece el konulmuş, yönetim kayyımı atanmış gibi yanıltıcı açıklamalar ile doğrudan zarar verdiğini ve halen de zarar vermeye devam ettiğini, davalı ........'in, tedbir kararını şahsi kullanımda olan telefon hattında paylaştığını, müvekkili şirketin tüm müşteri çevresine yanıltıcı bilgiler verdiğini ve yanıltıcı mesajlar attığını, müşteri çevresinde tedirginlik yarattığını ve müşterilerin müvekkili şirket ile çalışmayacaklarına dair bildirim yapmaya başladıklarını, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini, davalıların eylemlerinin kötüleme yoluyla haksız rekabet olarak değerlendirilebilmesi için tüm şartların gerçekleştiğini, davalı ortağın da menfaatini gözetmekle yükümlü olduğu şirkete, sırf kendisine ve diğer davalı eşine fayda sağlamak amacıyla zarar verdiğini, özen ve rekabet etmeme yükümlülüğüne de aykırı davrandığını ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, hükmün ilanı, haksız rekabet fillerinin işlenmesinde etkili olan ve müvekkili şirketin müşteri bilgilerinin, ticari bilgi ve belgelerinin yer aldığı davalılara ait tüm telefon, bilgisayar, tablet ve akıllı cihazların imha edilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalılar vekili,  müvekkili ........'in, 03.02.2021-12.12.2022 tarihleri arasında davacı şirkette dış ticaret uzmanı olarak çalıştığını, iş akdinin davacı şirket tarafından haksız ve bildirimsiz şekilde feshedildiğini, işçilik alacakları için davacı şirket aleyhine dava da açıldığını, müvekkilinin çalışmaya başladığı şirket ile davacı şirketin faaliyet alanlarının aynı olduğu iddiasının da yerinde olmadığını, müvekkili hakkında rekabet etmeme yükümlülüğü içeren bir sözleşme olmadığını, müvekkillerinin davacının iddia ettiği şekilde haksız rekabet teşkil eden bir eyleminin bulunmadığını, müvekkili ........ tarafından haklı nedenle açılan davada mahkemece tedbir kararı verildiğini, ticaret sicil kayıtlarının aleni olduğunu, mahkeme tarafından verilen kararın paylaşılmasında hukuka aykırı bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkillerinin hiç bir zaman yanıltıcı bilgi vererek paylaşım ya da bilgi aktarımı yapmadıklarını, şirkete denetim kayyımı atanmasının şirketin itibarını ya da işleyişini aksatacak bir durum da olmadığını, davacı tarafından hukuka aykırı şekilde delil elde edildiğini, bu nedenle görüşme kayıtlarının delil olarak kullanılamayacağını, müvekkillerinin bu kişilerle bir iş ilişkisinin bulunmadığını, müvekkillerinin gerçeğe aykırı ya da yanıltıcı beyanda bulunmadıklarını, haksız rekabet teşkil eden bir eylemlerinin de olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece, \"..Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; mezkur ihtiyati tedbir kararına hükmedilen mahkemenin ilgili kararı irdelendiğinde; davacı firmaya denetim kayyumu atandığı ve denetim kayyum kararında kapsam olarak taşınmazlar ile araçların 3. kişilere iradi olarak satış bedelinin önlenilmesi için kayıtlarına ihtiyati tedbir konulması, ayrıca davalı şirketin hukuki işleyişinin engellememek kaydıyla davalı şirket yönetiminin davalı şirketi borçlandırıcı ve malvarlığını azaltıcı işlemlerinin denetim kayyumunun onayına tabi tutulmasının kararlaştırıldığı, yine kayyum tayininin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde mahkeme tarafından ilan edilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Davacı her ne kadar dava dilekçesi içeriğinde davalı ........'in davacı firmada çalıştıktan sonra aynı alanda iştirak eden ........ ... Şti isimli firmaya ortak olması hususunun haksız rekabet iddialarından evvel belirtmiş ise de; davalı ........'in başka firmada çalışmasını veya iştirakini engelleyici herhangi bir sözleşmeye veya delil sunulmadığından bu yöndeki iddialara itibar edilmemiştir. <br>Yine her ne kadar dava dilekçesi içeriğinde davalı ........'nın davacı firmaya ortak olduktan sonra asılsız iddialar ile ortaklıktan çıkma davasını ikame ettiği iddia edilmiş ise de; davacı firmada ortak olan davalı ........'nın Anayasal hak kapsamında ikame etmiş olduğu davanın haksız rekabet oluşturmayacağı  takdir ve kanaatine  varılmakla ve davalı ........ ile fikir ve hareket birliği içerisinde haksız rekabet oluşturacak mahiyette eyleminin bulunduğuna dair muteber herhangi bir delil sunulmadığından bu yöndeki iddialara itibar edilmemiştir. <br>Yine davacı her ne kadar davalı ........'in sosyal medya hesabından davacı firmaya kayyum tayinini yayınlaması ve yine davacı firma müşterilerine bu kararı göndermesi hususları ve denetim kayyumunun, yönetim kayyumu gibi algılanmasına ilişkin eylemlerin gerçekleştiği iddia edilmiş ise de; dava dilekçesi içeriği ve ekinde sunulan davalı ........'in yazışmalarını gösterir kayıtlarda sadece ilanın yayınlanması ve kayyum atandığına ilişkin ifadelerinin bulunması yönetim veya temsil kayyumu atandığına dair herhangi bir ibarenin yazışmalarda yer almaması hususları dikkate alındığında Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilgili kayyum tayininin ilanı bizzat ilgili mahkemesince hükmedildiğinden ve ilgili hükmün yayınlanması veya ulaşılabilecek kişilerin bildirilmesi haksız rekabet oluşturmayacağından, davacı firma müşterilerinin yapılan bildirim üzerine ticari işleyişi durdurma kararlarının kendi iç ilişkilerindeki yönetim tedbiri kapsamında kalacağı, dolayısıyla davacı firmanın bir kısım müşterilerinin, ticari ilişkileri sonlandırması eyleminin davalı ........'in bildirim üzerine gerçekleşmiş olması kabulünde dahi bildirilen husus mahkeme hükmünün ilan ve icrası kapsamında kaldığından hükme aykırı veya hükmün dışında herhangi bir bildirimin yapıldığına dair dosya muhtevası itibariyle bir delil sunulmadığından davacının bu yöndeki iddialarına da itibar edilmeyerek her iki davalı yönünden ispatlanamayan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilerek....\" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava dilekçesini tekrarla, mahkemece denetim kayyımı atanmasına ilişkin tedbir kararının istinaf incelemesi neticesinde de kaldırıldığını, davalıların 3. kişiler nezdinde \" Ödeme onayı / kayyumla muhatap olma / paranızı alamazsınız \" gibi ifadelerle şirkete denetim kayyumu değil de yönetim kayyumu atandığı izlenimi yarattıklarını, davalıların yaptığı eylemlerin de başarı olduğunu ve davalı ........'in mesajları nedeniyle müvekkilinin birçok müşterisinin imzalanan sözleşmeleri haklı nedenle feshettiğini, müvekkilinin bu eylemler nedeniyle zarara uğradığını, müvekkilinin yeni müşteri edinmek bir yana mevcut müşterileri ile de ilişkilerini devam ettirmekte zorlandığını, sözleşmelerini fesheden müşteriler tanık olarak bildirilmesine rağmen mahkeme tarafından davanın reddine karar verildiğini, davalıların eylemleri nedeniyle Anayasa ile teminat altına alınan rekabet ortamının bozulduğunu, mahkemece davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespiti gerektiğini, davalıların eylemlerinin sadece denetim kayyımı kararını paylaşmaktan ibaret olmadığını, davalıların ilan olunan denetim kayyımı kararını bağlamından kopararak piyasada müvekkili şirketin kayyımın izni olmadan iş yapamayacağı, kayyım izin vermezse kimsenin parasını alamayacağı şeklinde spekülasyon niteliğinde bilgiler yayarak müvekkili şirket ile müşterileri arasındaki ticari ilişki ve güvenin bozulmasına, devamla ekonomik ve manevi kayıpların ortaya çıkmasına sebep olduğunu, söz konusu mesajların, tanık anlatımları ile de ayrıca teyit edilebilecek olduğu halde yargılama içerisinde tam anlamıyla değerlendirilmemesinin, açıkça delillerin objektif ve tam olarak yargılamada tartışılmadığını da gösterdiğini, davalıların eylemlerinin haksız rekabet niteliğinde olduğunun sabit olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i,  hükmün ilanı, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. <br>6102 sayılı TTK'nın 55. maddesinde ''  Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:<br>    a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;<br>    1.Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, <br>    2.Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek,<br>    3.Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak,<br>    4.Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,<br>    5.Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek,<br>    6.Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur,<br>7.Müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak,<br>    8.Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak,<br>    9.Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak,<br>    10.Taksitle satım sözleşmelerine veya buna benzer hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek, peşin veya toplam satış fiyatını veya taksitle satımdan kaynaklanan ek maliyeti Türk Lirası ve yıllık oranlar üzerinden belirtmemek,<br>    11.Tüketici kredilerine ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek veya kredilerin net tutarlarına, toplam giderlerine, efektif yıllık faizlerine ilişkin açık beyanlarda bulunmamak,<br>    12.İşletmesine ilişkin faaliyetleri çerçevesinde, taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmeleri sunan veya akdeden ve bu bağlamda sözleşmenin konusu, fiyatı, ödeme şartları, sözleşme süresi, müşterinin cayma veya fesih hakkına veya kalan borcu vadeden önce ödeme hakkına ilişkin eksik veya yanlış bilgiler içeren sözleşme formülleri kullanmak.<br>b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle;<br><br>    1.Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek,<br>    2.Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak,<br>    3.İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek,<br>    4.Onunla kendisinin bu tür bir sözleşme yapabilmesi için, taksitle satış, peşin satış veya tüketici kredisi sözleşmesi yapmış olan alıcının veya kredi alan kişinin, bu sözleşmeden caymasına veya peşin satış sözleşmesi yapmış olan alıcının bu sözleşmeyi feshetmesine yöneltmek.<br> c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle;<br>      1.Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak,<br>    2.Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak,<br>    3.Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak.<br>    d)Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur.<br>    e)İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur.<br>    f)Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak. Özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine;<br>    1.Doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan, veya <br>    2.Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. '' hükmü düzenlenmiştir. <br>Aynı Yasa'nın 56. maddesinde '' (1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; <br>a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, <br>b) Haksız rekabetin men'ini, <br>     c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet ya nlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını,<br>d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,<br>    e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. <br>    (2)Ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşteriler de birinci fıkradaki davaları açabilirler, ancak araçların ve malların imhasını isteyemezler. <br>    (3)Ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili bulunan diğer meslekî ve ekonomik birlikler ile tüzüklerine göre tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşlarıyla kamusal nitelikteki kurumlar da birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı davaları açabilirler. <br>    (4)Bir kimse aleyhine birinci fıkranın (b) ve (c) bentleri gereğince verilmiş olan hüküm, haksız rekabete konu malları, doğrudan veya dolaylı bir şekilde ondan ticari amaçla elde etmiş olan kişiler hakkında da icra olunur.'' hükmü yer almaktadır. <br>6100 sayılı HMK’nun 27. maddesinde de hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiştir. Bu hak adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir.<br>Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise;  Her ne kadar mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ettiği tüm iş ve eylemler kapsamında, davacıya hukuki dinlenilme hakkı tanınarak, davacı tarafından dayanılan deliller toplanılarak, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği değerlendirilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin  istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/04/2024 tarih, ... Esas- ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 855,20 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Konya.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden tehir-i icra talebi ile ilgili İİK'nın 36/5 maddesi gereğince yatırılan teminatın yatırana iadesine,<br>7-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/07/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi. \t\t<br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır <br><br><br><br>.....  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a1122601987d5df0","SID":"c81190e559b294b2"}}