{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2040 <br>KARAR NO\t\t: 2025/921<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ                         \t: 19/07/2022 <br>NUMARAS\tI\t: 2021/170 Esas - 2022/547 Karar<br>DAVA             \t: Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 05/03/2021<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 11/06/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11/06/2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/07/2022 tarihli, 2021/170 Esas ve 2022/547 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ..... plakalı aracın, davalı sigorta şirketine 530814716 poliçe no ile sigortalı olduğunu, 04.10.2019 tarihinde dava dışı sürücü ..... sevk ve idaresindeyken kaza gerçekleştiğini, İzmir, Güzelbahçe, Narlıdere otobanı üzerinde gerçekleşen bu kazaya dava dışı .... ve ..... plakalı araçların da karıştığını, müvekkili firmaya ait aracın, bu kaza neticesinde pert olduğunu, dava konusu aracın  hurda olarak satıldığını, trafikten çekme belgesi, araç satış sözleşmesi ve müvekkilinin 87.000,00-TL bedelli kesmiş olduğu KDV dahil fatura ile durumun sabit olduğunu, müvekkili firmanın davalı tarafa zararın giderilmesi için başvurduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla zararın şimdilik 110.000,00.-TL'sinin davalı sigorta şirketinden 04.10.2019 hasar tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte alınıp davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; fazlaya ilişkin her türlü alacakları saklı kalmak kaydıyla, zararlarının 111.711,00.-TL’sinin 04.10.2019 hasar tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte  davalıdan alınıp davacıya verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça ayrıca yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucu alman ekspertiz raporunda hasar miktarının tespit edildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamınagelmemekle birlikte, hasara ilişkin yapılmış bir tespit mevcut olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini, davacının müvekkil şirket nezdinde 530814716 numaralı 25.11.2018 - 25.11.2019 vade tarihli kasko poliçesi bulunduğunu, davacının söz konusu kaza ile ilgili olarak 10.10.2019 tarihinde müvekkili şirkete ihbarda bulunduğunu, müvekkili tarafından ödeme yapılmaması sebebinin davacıya da bildirilmiş olup, olayın belirtilen şekilde meydana gelmediğinin yapılan araştırma neticesinde tespit edildiğini, müvekkili tarafından hasar dosyası kapsamında alınan ekspertiz raporunun 6. sayfasında belirtildiği üzere \"ekte sunulan trafik tutanağının tetkiki neticesi .....ün ..... plakalı aracı kendisi kullandığını beyan etse de kazaya karışan diğer araç sürücüleri .... ve ....'ın kazayı başka bir şahsın yaptığını ve o kişininde kaza yerinden hızlıca uzaklaştığını beyan ettiğini, sürücü değişikliği çekincesi meydana gelen hasarın araştırılarak değerlendirilmesi hususu sayın şirketinizin takdirlerine bırakılmıştır\" dendiğini, diğer araç sürücülerinin beyanları dikkate alınarak müvekkili şirketçe araştırma raporu alındığını, bu bağlamda olayın belirtilen şekilde meydana gelmediğinin kaza tespit tutanağı ve araştırma raporunda detaylı belirtilen uyumsuzluklar ile belirli olup davacı tarafından müvekkili şirkete işbu uyumsuzlukları giderecek nitelikte açıklama yapamadığını, bu halde, ispat yükünün davacı tarafa geçtiğini, olayın gerçekten beyan edildiği şekilde olduğu hususunun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini,  iddianın ispat edilememesi halinde hasarın teminat dışı olacağını, belirtilen hususlar çerçevesinde davanın reddedilmesini talep ettiklerini, her ne kadar davacı tarafından dava dilekçesinin 3. sayfasında ....'ün sürücü olduğu konusundaki şüpheleri öğrenince derhal hastaneye rapor aldırmaya gönderdikleri belirtilmişse de raporun kazadan tam 5 gün sonra alındığını, kaza tespit tutanağı tutulurken sürücü olduğu iddia edilen kişinin de orada olup, diğer sürücülerin kaza tespit tutanağına not olarak eklenen sürücünün kendisi olmadığına ilişkin beyanlarından haberdar olduğunu, buna rağmen olaydan hemen sonra değil olaydan 5 gün gibi uzun bir süre sonra hastaneye rapor almak için gidildiğini, bu durum hayatın olağan akışına uygun olmadığını, bu sebeplerle aradan geçen süre de dikkate alındığında ..... için alman adli olgu bildirim belgesinde belirtilen iz ve morlukların başka bir durumdan kaynaklı oluşmuş olma ihtimali mevcut olduğunu,  davacının pert talebinin kabul edilmemesi durumunda araç hasarına ek olarak talep ettiği bedellerden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, değer kaybının kasko poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, işbu sebeple araç onarımının makul olduğu kabul edilse dahi davacının işbu talebinin reddedilmesini talep ettiklerini, ikame araç bedelinden, çekici ücretinden, park ücretinden, ekspertiz ücretinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, dava konusu edilen trafik kazasından sonra müvekkili şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını ve dosyaya eksper atanarak hasar miktarına ilişkin inceleme yapıldığını, meydana gelen kazaya ilişkin ekspertiz raporunda işçilik ve KDV dahil olmak üzere 163.456,58-TL hasar hesaplandığını, davacının aracını hurda olarak 87.000,00-TL'ye sattığı da göz önüne alındığında davacı fahiş miktarda tazminat talep ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte 87.000,00-TL hurda bedelinin rayiç bir bedel olup olmadığın yapılacak bilirkişi incelemesi ile de değerlendirilmesi gerektiğini, aracın hurda bedelinin tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili aleyhine hüküm kurulacaksa bile müvekkili şirketin eksper tarafından tespit edilen zarar miktarı ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafından talep edilen tutarın fahiş olduğunu, hukuka aykırı, haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.  <br>İLK  DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:<br>Mahkemece;  \"...Somut olayda her ne kadar davalı sigorta şirketi tarafından dava konusu kazanın gerçekleşmesinden sonra araçta sürücü değişikliği yapıldığı savunmasıyla zararın teminat dışı kaldığı savunulmuş ise de, davalı şirketin bu savunmasına dayanak olarak kazaya karışan diğer araç sürücüleri ....ve.....'ın gösterdikleri, görgü tanığı olan diğer araç sürücülerin  mahkememiz huzurunda alınan beyanlarında araçta sürücü değişikliği yapıldığına dair görgülerinin olmadığını beyan ettikleri, tanık beyanlarında ittifakla davacı şirkete ait araçtan kaza sonrası bir köpekle birlikte iki kişinin kaza mahallinden uzaklaştıklarını gördüklerini ifade ettikleri, dosya kapsamında dinlenen diğer tanıkların da aracı kaza sırasında .... dışında bir kimse tarafından kullanıldığına veya araçta kaza sonrasında bir sürücü değişikliği yapıldığına dair beyanları bulunmadığı görülmüştür. Mahkemede davacı ve davalı tanıklarının beyanlarında tanıkların araçta sürücü değişikliği yapıldığına dair bir görgülerinin bulunmadığı anlaşıldığı, davacı sigortalının doğru ihbar mükellefiyetine aykırı bir davranışta bulunduğuna dair somut bir delil bulunmadığı, ispat külfeti üzerinde olan sigortalının gösterdiği delillerden araçta sürücü değişikliği yapıldığına dair bir emareye rastlanmadığı, kaza mahallinde çok sayıda araç sürücüsü ve yolcu bulunduğu halde araçta sürücü değişikliğine dair açık bir görgü tanığı bulunmadığı hususu da gözetildiğinde salt kaza sırasında araçta bulunan kişilerin kaza sonrasında bölgeden uzaklaşmış olmasının sürücü değişikliği yapıldığı yönünde bir sonuca ulaştırmasının mümkün olmayacağı değerlendirildiğinden dava konusu hasarı teminat dışı bırakan hallerden birinin gerçekleşmemiş olduğu ve zararın poliçe teminatı kapsamında davalı sigortacı tarafından karşılanması gerektiği değerlendirilmiştir. Dosya maddi zararın hesaplanması hususunda hasar incelemeleri konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 07/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın onarım bedelinin KDV dahil 163.456,58-TL olacağı, aracın sovtaj değerinin 90.000,00-TL olduğu, kaza öncesi değerinin 200.000,00-TL olduğu, aracın onarımının ekonomik olmadığı, aracın hasar öncesi değerinden sovtaj değerinin düşülmesi ile davacının hasar nedeniyle uğradığı zararın 110.000,00-TL olduğu, serbest piyasa rayiçlerinde aracın hasarının belirlenmesi için 295,00-TL ekspertiz hizmeti alınmasının uygun olduğu, benzer nitelikte bir aracın edinilmesinin 7 gün süreceği ve bu süreçte KDV dahil 826,00-TL ikame araç ücreti ödeneceği, davacı tarafça sunulan 590,00-TL çekici ücretinin serbest piyasa rayiçlerine uygun olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı sigorta şirketi vekilince rapora karşı itirazlar sunulmuş ise de dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile belirlenen hasar ve sovtaj değeri miktarlarının mahkememizce görülen emsal sayılabilecek model ve segmentteki araç hasarları ile uyumlu olduğu, davalı tarafın itirazlarında somut bir eksiklik ve hata göstermeyip soyut nitelikte zararın yüksek belirlendiği yönünde itirazda bulunduğu, bu haliyle yeniden rapor alınmasını gerektirecek nitelikte bir hata veya eksiklik bulunmadığı dikkate alınarak dosyaya sunulan 07/07/2021 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen zarar miktarları hükme esas alınmıştır. Davacı tarafça dava dilekçesi ile 110.000,00-TL maddi tazminat talebinde bulunulduğu ancak zarar kalemlerinin tek tek gösterilmemiş olduğu, bilirkişi raporu sonrasında 1.711,00-TL değer artırımı yapılarak dava değerinin 111.711,00-TL'ye yükseltildiği, değer artırım dilekçesi ile bilirkişi raporunda belirlenen 110.000,00-TL hasara dayalı zarar, 590,00-TL çekici ücreti, 295,00-TL ekspertiz ücreti ve 826,00-TL ikame araç ücreti talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Poliçenin incelenmesinde aracın hasar nedeniyle çekilmesinin ve pert-total halleri dahil 15 güne kadar ikame araç klozu bulunduğu, bu haliyle davalının serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplanan çekici ücreti ve ikame araç ücreti zararlarından sorumlu olduğu değerlendirilmiştir. Davacı tarafça ekspertiz ücreti talebinde bulunulmuş olup yerleşik yargısal içtihatlar uyarınca davacının kaza öncesi değer kaybının tespiti için ekspertiz incelemesi yaptırması halinde bunun yargılama giderlerine dahil edilebileceği, ekspertiz ücretinin bir zarardan ziyade yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek, davacı tarafça yaptırılan ekspertiz ücreti olan 295,00-TL'nin serbest piyasa rayiçlerine uygun olduğu, ekspertiz hizmeti ile davacının dava açıp açmama yönünde haklılık durumunu dava öncesi tespit ettirebileceği, bu nedenle gereksiz bir harcama olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek bu harcamanın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine karar verilmiştir. Davacı tarafından davalı sigorta şirketine dava öncesi başvuruda bulunulduğu, dosyaya sunulan hasar dosyası içerisinde yer alan 18/11/2019 tarihli sigorta başvuru ret yazısına göre zararın karşılanmayacağının beyan edildiği bu tarih itibariyle temerrüt gerçekleştiği gözetilerek 18/11/2019 tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Dava konusu aracın maliki ticaret şirketi olduğundan ve tacirin tüm işleri ticari sayıldığından davacı tarafça ticari faiz talep edilebileceği değerlendirildiğinden faiz türü reeskont faizi olarak belirlenmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından 26/04/2022 tarihli sarf kararı ile karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın davalı sigorta şirketine yükletilmesine karar verildiği..\" gerekçesiyle \"...Davanın kabulü ile, 110.000,00-TL araç hasarına dayalı, 590,00-TL çekici ücreti ve 826,00-TL ikame araç ücreti olmak üzere toplam 111.416,00-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına 18/11/2019 tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesine, ekspertiz ücreti talebinin yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine...\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; polis memurları tarafından düzenlenen kaza tespit tutağında; \"NOT: ......, ......plakalı aracı kendisinin kullandığını beyan etse de kazaya karışan sürücüler .... ve ...., kazayı başka bir şahsın yaptığını, o kişinin de kaza yerinden hızlıca uzaklaştığını tarafımıza beyan etmişlerdir.\" şeklinde beyanların yazıldığını, diğer sürücülerin bu şekilde beyanda bulunduğunu ve memurların da bu şekilde tutanak tanzim ettiklerini, hasar dosyasında bağımsız bir araştırma şirketinden araştırma yapması ve rapor düzenlenmesinin istendiğini, düzenlenen araştırma raporunda hasarın ret edilmesi gerektiğinin tespit edildiğini, görüleceği üzere sürücü değişikliği kazaya karışan diğer sürücü beyanları ile net bir şekilde ortaya konulduğunu, kazaya karışan diğer sürücü beyanları tahmine dayalı olmayan görgüye dayalı beyanlar olduğunu, taraflardan alınan imzalı beyan dilekçeleri de dahil olmak üzere araştırma raporuna ek tüm belgeler dilekçe ekinde ibraz edilen hasar dosyasında mübrez olduğunu, ayrıca bununla birlikte polis memurları da kaza tutanağına bu beyanları yazdığını,  tutanağı düzenlenen polis memurunun diğer sürücülerin kendisine sürücü değişikliği yapıldığını söylediği beyanına ve diğer sürücüler..... ve .....'ın kendi el yazıları ile düzenledikleri ve imzaladıkları beyan formlarında sürücü değişikliği yapıldığı beyanlarına rağmen mahkeme sürücü değişikliği yapıldığına ilişkin iddiaların ispatlanamadığı kanaatine vardığını ancak bunun hatalı olduğunu, bildirilen tanıklarının tümünün dinlenmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, ayrıca, 26.04.2022 tarihli duruşma tutanağının 1 numaralı ara kararı ile kaza tespit tutanağını düzenleyen diğer polis memuru .....'ın dinlenilmesinden vazgeçildiğini, teminat dışı halin varlığının yeterince araştırılmadığını,  ayrıca davacı tarafından sunulan doktor raporunun kazadan tam 5 gün sonra alındığını, kaza tespit tutanağı tutulurken sürücü olduğu iddia edilen kişi de orada olup, diğer sürücülerin kaza tespit tutanağına not olarak eklenen sürücünün kendisi olmadığına ilişkin beyanlarından haberdar olduğunu, buna rağmen olaydan hemen sonra değil olaydan 5 gün gibi uzun bir süre sonra hastaneye rapor almak için gidildiğini, bu durum hayatın olağan akışına uygun olmadığını, ikame araç bedeli, çekici ücreti ve ekspertiz ücretinin teminat dışı olmasına rağmen mahkemece hatalı olarak teminat dahilinde kabul edildiğini, ikame araç poliçede bir teminat olarak değil hizmet olarak verildiğini, davacının poliçedeki kloz gereğince müvekkili şirkete ikame araçla ilgili başvuruda bulunduğuna dair dosya kapsamında bilgi ve belgenin olmadığını, ikame aracın, hizmet olarak sunulabilmekte, bedel olarak talebinin mümkün olmadığını, mahkeme poliçe düzenlemelerinin hatalı yorumladığını, ayrıca, çekici ücretinin de teminata dahil olduğunu gösteren hiçbir ibarenin poliçede olmadığını, poliçedeki hangi maddeye dayanılarak çekici ücreti teminata dahil kabul edildiğinin anlaşılamadığını, ekspertiz ücreti yönünden ise, davacı tarafça haricen kendi isteği ile ekspertiz incelemesi yaptırılmış olup müvekkilce alınan bir ekspertiz raporunun dosyada mevcut olduğunu, buna rağmen keyfi olarak yeniden ekspertiz incelemesi yaptıran davacının bu bedelden kendisinin sorumlu olduğunu, tespit edilen rayiç değerin oldukça fahiş ve piyasa gerçeklerinden uzak olduğunu, rayiç değer belirleme yöntemi olarak poliçe özel şartları uygulanması gerekirken bu düzenlemelerin atlandığını, müvekkilin üstlendiği yükümlülüklerden fazlasına hükmedildiğini, belirlenen rayiç bedelin fahiş olduğunu, piyasa gerçeklerinden uzak olduğunu, belirlenen sovtaj değerinin de düşük olduğunu, izah edilen sebeplerle, ilamın kaldırılarak; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, kasko sigorta poliçesi kapsamında hasar bedeli, çekici ücreti, ikame araç bedeli ve ekspertiz ücretine ilişkin maddi tazminat davasıdır.<br>Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dosya kapsamı, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; aynı kazaya ilişkin olarak dava dışı trafik sigortacısı olan .... A.Ş. tarafından eldeki davada davacı olan sigortalı şirkete karşı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan üçüncü kişilere ödenen hasar bedeli zararının rücuen tahsiline ilişkin açılan itirazın iptali davasının, kazada sürücü değişikliği olduğunun ispatlanmaması nedeniyle reddine karar verildiği, anılan kararın İzmir BAM 11. HD'nin 2021/1755 esas-2024/1013 karar sayılı kararı ile istinaf denetiminden geçerek kesinleştiği, olayın sigortalının iddia ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleştiği ve sürücü değişikliği yapıldığının somut delillerle ispat edilememesi karşısında hasarın kasko sigortası teminatı içerisinde kaldığı, bilirkişi raporunda, dosyadaki bilgi ve belgelere göre kaza tutanağı ve resimler incelendiğinde hasar ile kazanın uyumlu olduğunun belirtildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, poliçede \"arıza halinde çekme kurtarma notu\" ve \"kasko ve ikame araç 15/48 onarım süresince üst segment pert dahil teminata dahil edilmiştir\" açıklaması ile kasko ve ikame araç klozu dikkate alındığında çekici ücreti ve ikame araç bedelinin poliçe kapsamında olduğu, (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/765 esas- 2021/2005\tkarar sayılı, 2015/14767 esas-2016/3574 karar sayılı emsal ilamları) davacı tarafından zararın tespiti için yapılan eksper incelemesine neticesinde ödenen ve belgesi sunulu ekspertiz ücretinin TTK'nun 1426. maddesi uyarınca yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, tutanak mümzisi üç tanıktan ikisinin mahkemece dinlenildiği, diğerinin dinlenilmesinden mahkemece vazgeçilmesinde HMK'nun 241. maddesi uyarınca  bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde olmadığından esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/07/2022 tarihli 2021/170 Esas ve 2022/547 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 7.610,83-TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.902,71-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 5.708,12-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından  kalan bakiyenin yerel  mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 04/06/2025 tarihli 32920 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’ de yayınlanan 7550 Sayılı Yasanın 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’ nın Ek-1. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca ve HMK’ nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi’ ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak oy birliğiyle karar verildi. 11/06/2025<br><br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ba0b0ab5f546a9c0","SID":"5dbe19e683fd845c"}}