{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                <br><br>ESAS NO\t\t: 2016/480  <br>KARAR NO\t\t: 2020/357<br><br>DAVA\t\t: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 27/06/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 13/07/2020<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; vekil eden şirketin ana çalışma konusunun ... deki otellerin ... üzerinden ... ve ... yapılması ile otel hakkında bilgi sahibi olmak ve otelde konaklamak isteyen kişiler ile otellerin doğrudan bilgi alış verişi yapma imkanının tanınması gibi hizmetleri sunmak üzere ticari faaliyette bulunmak olduğunu, davalı şirketin müşterileri olan otellerin reklam ve tanıtımını \"...\" adresindeki sitesi üzerinden gerçekleştirdiğini, söz konusu sitenin alan adının ise vekil eden şirketin diğer ortağı olan diğer davalıya ait olduğunu, müvekkil şirketin ... dilini konuşanlara ilişkin olarak ... deki otellerin ... piyasasında tanıtılması için otellerin ilgili web sayfasında görsellerinin ve ve tanıtımı ile sayfaların yönetimi vb. İşlemlerin tamamının, ... merkezli ... ve ... tarafından sağlandığını, bu hizmetlere ilişkin olarak yine vekil eden şirketin çoğunluk payına sahip ortağı davalı ... ... un bilgi ve talimatı uyarınca diğer davalı tarafından vekil eden şirkete hizmet faturasının gönderildiğini, ...'un bilgi ve talimatı uyarınca bu faturaların davacı şirket kayıtlarına alınıp fatura bedellerinin vekil eden şirketçe ödendiğini, konuyla ilgili şirket müdürünün ... dan yapılacak sözleşme ile yayın ücretlerinin neye göre hesaplandığının belirlenebilir olacağının belirtilmiş olmasına rağmen bu taleplerinin davalı tarafından yanıtsız bırakıldığını, ... sitesi ile ... sahibi arasında sözleşmenin de bir türlü yapılamadığını, davacı şirketin diğer ortağı ... tarafından şirket kazancının tamamına yakınının esasen hizmet alımı adı altında kendisine veya kendisinin hakimiyeti altındaki, yakın akrabalarına ait diğer davalı şirkete göndererek müvekkilinin zarara uğratıldığını, tüm delillerini sunduklarını beyan ederek; ... TL alacağın tahsilini talep etmiştir.<br>Davacı şirkete tebligatlar yapılmış, en son Teb. 35 gereği yapılan tebligat muhtarlığa tebliğ edilmiştir. <br>Mahkememizin .../... esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada da davacı ve davalı ... ... taraftır ve o dosyada davacı şirkete ilk başta kayyım atanmıştır. Bir hak kaybı doğmaması ve hukuk usulü gereği mahkememizce aşamalarda kayyım ...'e de duruşma gününü bildirir davetiye çıkartılmıştır. Kayyım verdiği dilekçede özetle, istifa ettiğini beyan etmiştir. Bir nevi duruşmadan haberi olmuştur ancak istifa ettiği gerekçesi ile duruşmaya katılmamıştır.<br>Mahkememizce .../... esas sayılı dosyanın dosyamız arasına alındığı, yapılan incelemede mahkemece ... tarihinde hüküm verildiği, ...'in hükümle birlikte tasfiye memuru olarak atandığı ve yine hüküm kesinleşinceye kadar yönetim kayyumu olarak görevlendirildiği, mahkeme kararının Antalya Bölge Adliye Mahkemesi .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile ortadan kaldırıldığı, mahkememizin heyetle bakılan .../... esasına kaydedildiği, istifa ile ilgili bir işlem yapılmadığı, istifa dilekçesinin mahkeme dosyasından anlaşıldığı kadarıyla Bölge Adliye Mahkemesi incelemesindeyken oraya gönderildiği hususları anlaşılarak tutanağa geçmiştir.<br>Mahkememizce hem dava şirketin belirtilen adresine, hem Teb. Kanunu m. 35 gereği ticaret sicil adresine hem de diğer dosyadaki kayyımına davetiye çıkartılmasına rağmen dosyayı davacı taraf bakımından takip eden olmamıştır. Bu eksiklerin giderilmesi amacıyla aşamalarda dosya işlemden kaldırılmamıştır.<br>Fer-i müdahil vekili, dosyayı kendilerinin takip ettiğini beyan etmişlerdir.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/11-160 esas, 2017/1370 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Hukuk sistemimize göre bir davanın sonunda verilen hüküm, yalnız davanın tarafları ile bunların külli halefleri hakkında kesin hüküm teşkil eder (HMK.m.303/1-3). Eğer hüküm, bir üçüncü kişinin hukuki durumunu dolaylı olarak etkiliyorsa bu kişiye de davaya müdahale imkânı getirilmiştir (Kuru, IV, s.3451). Üçüncü kişinin taraf sıfatını kazanması mümkün olmadığından bu katılma, özel bir usule tabi tutulmuştur. Bir üçüncü kişinin davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar davada yer almasına \"fer'i müdahale\" denir (HMK.m.66; ayrıca bkz. HGK, 11.01.1981 gün ve 1981/275111 E., 1981/733 K. ). Fer’i müdahalenin temel amacı, davanın, yanında yer alınan taraf yararına sonuçlanmasını sağlamaktır. Fer’i müdahale dilekçesi üzerine mahkeme, müdahale talebinin kabulüne veya reddine dair bir karar verir. Müdahale talebinin kabulü halinde talep sahibi fer’i müdahil sıfatını kazanır ve lehine katıldığı tarafla birlikte hareket ederek davayı bulunduğu noktadan itibaren takip eder. Fer'i müdahil yargılamaya katılmak konusunda bir sıfat edinmiş olmakla birlikte hüküm, lehine müdahale edilen taraf hakkında verilir (HMK.m.69); müdahil hakkında karar verilemez.  Buna bağlı olarak fer'i müdahil hükmü ancak, lehine katıldığı tarafla birlikte temyiz edilebilir (Kuru, IV, s.3476).Yanında katıldığı tarafla birlikte hareket etmek zorunda olan fer’i müdahile husumet yöneltilmediği ve onun hakkında karar verilmediği için, yanında katıldığı tarafın kararı temyiz etmemesi halinde fer'i müdahilin tek başına temyiz yoluna başvurması da mümkün değildir. Hukuk Genel Kurulunun süregelen uygulaması da bu yöndedir (bkz. HGK, 08.11.1961 gün ve 1961/4-63 E., 1961/41 K.; 17.02.2010 gün ve 2010/13-114 E., 2010/81 K.). <br>Kurum ile ilgili bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; kabule göre, dosyada taraf sıfatı olmayan fer-i müdahil davayı takip edemez. Bir başka açıdan bakıldığında, HMK m. 150/4 gereği, fer-i müdahilin davayı, taraf olmadığından yenileme talebi de geçerli değildir. <br>Bu nedenlerle, kurumun niteliği de dikkate alınarak; fer-i müdahilin davayı takip etme isteği kabul görmemiştir. Dosyada taraf olmadığından, davacıya kayyım atattırmak için isteği sürede yerinde bulunmamıştır. Davacı taraf davayı açmıştır ve takip iradesi göstermemiştir. İş bu dosya fer-i müdahile karşı değildir.  Davacının adresinin dava dilekçesinde yazması gerekmektedir ancak hem belirtilen adrese hem de ticaret sicil adresine tebligatlar çıkarılmıştır ve dava takip edilmemiştir.<br>Mahkememizce yargılamanın ... tarihli ... Celsesinde taraflarca takip edilmeyen dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Önemle söylemek gerekir ki ; HMK’ya göre davanın tarafları açılmış olan bir davayı yürütmek zorunda olmadıkları gibi mahkeme de tarafları, açılmış olan bir davada takibe zorlayamaz(Yılmaz,Zekeriya Medeni Usul Hukukunda Davanın Açılmamış Sayılması, Ankara 2008, s. 528)  Taraflar duruşmaya zorla getirilemezler. İşte, usulüne uygun biçimde çağrıldıkları halde davanın her iki tarafı (ya da vekilleri) duruşmaya gelmez veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirirlerse ya da yalnız bir taraf gelip de davayı takip etmeyeceğini bildirirse, mahkemece dava yenileninceye kadar, dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilir<br>Üç aylık süre içerisinde dava yenilenirse mahkeme davayı görüp karara bağlayacak ya da bu sürede yenilenmezse üç aylık sürenin sonunda açılmamış sayılacaktır.Davanın açılmamış sayılması, açılan davanın taraflarınca uzun süre takipsiz bırakılması (HMK m.150) veya yapılması gerekli bazı usul işlemlerinin yapılmamasının meydana getireceği sakıncaları azaltmak amacıyla öngörülmüş bir çözüm yolu olup, yapısı itibariyle usul hukukuna ilişkin bir kurumdur (İyimaya, Ahmet: Sorumluluk Davasının Açılmamış Sayılması, YD, 1990/1-2, s.46-58, s.46.).Davanın açılmamış sayılması, şartların oluşması durumunda kendiliğinden meydana gelir. Davanın açılmamış sayılmasını gerektiren hallerden birine ait şartlar gerçekleştiği takdirde, dava kendiliğinden açılmamış sayılır (KURU, Baki., Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, C. IV, 6. Baskı, s. 4125)  Mahkemenin söz konusu durumlarda vereceği karar, davanın açılmamış sayılması durumunun meydana gelmesi açısından kurucu nitelikte olmayıp, ortaya çıkan kanuni sonucu tespit edici nitelikte, açıklayıcı bir karardır. Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararlar, mahkemenin davadan elini çekmesini gerektiren usule ilişkin nihai kararlardır (Yargıtay HGK 14.06.2000, 19-936/999) Bu nedenle mahkeme, dosyanın işlemden kaldırılması kararında yargılama giderleri hakkında bir karar vermez.<br>Ancak, mahkeme, vermiş olduğu davanın açılmamış sayılması kararıyla davadan elini çekmiş olduğundan bu karar nihai bir karardır (usule ilişkin nihai karar).<br>Dolayısıyla mahkeme davanın açılmamış sayılması kararında, yargılama giderlerini davacı taraf aleyhine takdir ederek bu giderlere hükmeder(KURU, Baki., Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, C. IV, 6. Baskı, s. 4128’den naklen, Yılmaz,Zekeriya Medeni Usul Hukukunda Davanın Açılmamış Sayılması, Ankara 2008, s.581-582, dn.136’dan naklen) Bu kararda davacı taraf, dava, konusu itibariyle nispi harca tabi olsa da maktu karar ve ilam harcı, davalı taraf kendisini vekille temsil etmiş ise AAÜT’ye göre belirlenecek vekâlet ücreti ve o ana kadar yapılmış diğer yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilecektir.<br>Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya döndüğümüzde yukarıda da belirtildiği üzere, yasal sürede yenilenmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, <br>2-Peşin alınan ... TL harçtan ... TL karar ve ilam harcının mahsubuyla geriye kalan harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,  başvuru harcının davacı üzerinde bırakılmasına,<br>3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın  hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333)<br>5- Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127)<br>Dair, tarafların yokluklarında dosya üzerinden, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/07/2020<br><br>Katip ...<br>  ¸e-imzalıdır   <br> <br> <br>Hakim ...<br>  ¸e-imzalıdır   <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a3ddb6632e3f73f8","SID":"ba0d1469add90998"}}